yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 



Nazizm Gibi Irkçı Akımların Kaynağı: Darwinizm

Milyonlarca insanı, evrimci- ırkçı görüşlere dayanarak öldüren, Nazi Hitler, bir törende görülüyor.

Richard Dawkins, PZ Myers ve diğer bazı Darwin takipçilerini, "Expelled"(Akla İzin Yok) isimli belgesel film korkutuyor. Yakında 1000'den fazla sinema salonunda gösterime girecek filmin, Akıllı Tasarımı büyük bir kitleye tanıtacak olması, Darwinci evrimcileri endişelendirdi. Ancak gelin görün ki, Darwincilerin, filmi ve filmin yapımcısı Ben Stein'i karalamak için yürüttükleri karalama kampanyası, tam da filmin ana fikrini tasdik ediyor.

Filmde, Darwin teorisini eleştirmeye cüret edenlerin, Darwinciler tarafından maruz bırakıldıkları zulüm vurgulanıyor. Dawkins ve yandaşlarının başına bela olan "Expelled" filminde işlenen bir başka konu da, Darwinizmin ahlaki durumu ve özellikle de, Darwinizm ve Nazizm arasındaki tarihsel bağları, tartışmaya açmasıdır. İlk bakışta, Darwinizmin-Nazizm bağlantısı, biraz aşırılık gibi görünüyor. Çünkü her şeye rağmen, bugün Darwinistler, Nazi değil ve Darwinizmin, anti-semitizmle bir ilgisi yok.

Peki, Nazilerin dünya görüşünün, en çok itiraz edilen yanı nedir? Onların, insan yaşamına hiç saygılarının olmayışı değil mi? Nazi rejiminin,insan yaşamının kutsallığını reddetmesi sebebiyle, milyonlarca yahudi, yüzbinlerce çingene ve yaklaşık 200 000 özürlü Alman insanı katledilmiştir. Acaba Nazilere, bazı insanların, "yaşamayı hak etmediği" düşüncesi nereden geliyor?

Richard Weikart, Naziler'in insan yaşamını değersiz görmesinin, Darwin ideolojisinden  kaynaklandığını "From Darwin to Hitler: Evolutionary Ethics, Eugenics and Racism in Germany" (Darwin'den Hitler'e: Evrimsel etik, öjenikler ve Almanya'da ırkçılık) isimli kitabında, son derece dikkatli ve detaylı bir şekilde işledi. Darwin teorisi, insan yaşamını değersiz sayanların felsefesine şu 6 özelliği ile katkıda bulunur:

  1. Darwin, insanların, hayvanlardan nitelik olarak farklı olmadığı düşüncesini iddia etti. Almanya'daki öncü Darwinistler'den Ernst Haeckel ise, insanların tek ve özel olduğunu savunan  "anthropocentric" görüşüne karşı cephe aldı.
  2. Darwin, insanların manevi bir ruhunun olmadığını savundu. O ve diğer Darwinistler'e göre; insanın ruhu, aklı, ahlaki değerleri, güzel duyguları ve hatta dini, tamamen doğal süreçler sonucu ortaya çıktı.
  3. Darwin ve Darwinciler'e göre; ahlak kuralları, bilinçsiz bir evrimin ürünüdürler. Bu yüzden  gerçek, yani objektif ahlak kuralları, dolayısıyla objektif insan hakları diye bir şeyden söz edilemez. Darwin, kendi otobiyografisinde, bu konuyla ilgili görüşünü şöyle dile getirmiştir: "Anladığım kadarıyla bir kişi, kendi hayatını kendisi düzenleyip yönetebilir.Bunun için yapması gereken, kendisine en güçlü ya da iyi görünen, dürtü ve içgüdülerini takip etmekdir."
    Evrimcilerin babası Darwin
  4. Evrim, çeşitliliği gerektirdiği için, Darwin ve ilk takipçileri insanların eşit olmadığına inandılar. Haeckel, insanlar arasındaki farklılığın altını çizerek, bu kapsamda insan ırklarını, 12 farklı tür olarak sınıflandırmış ve en aşağı gruptaki insanların, en üst insanlara göre, primatlara daha yakın olduğunu vurgulamıştır.
  5. Darwin ve çoğu Darwinciler, insanların hayatta kalmak için kaçınılmaz ve ölümcül bir mücadeleye mahkum olduğuna inanıyor. Darwin "The Descent of Man"(İnsanın Kökeni)adlı kitabında, bu mücadelenin ne doğuracağını şu sözleriyle yazıya döktü:

    "Yüzyıllarla ölçülmeyecek kadar yakın bir gelecekte, medenileşmiş insan ırkları, tüm dünyadaki alt insan ırklarının(vahşi –yabani) kökünü kazıyıp, onların yerini dolduracaklar."
  6. Darwinizm, Judeo-Hıristiyanların; ölümü, bir düşman olarak niteleyen görüşünü, alt üst etmiştir. Bunun yerine Darwinciler, ölümü işleyen, karlı(faydalı) bir makine olarak yorumlarlar. Darwin, "Türlerin Kökeni" adlı kitabında bunu şöyle vurgular:

    "Doğadaki savaş, açlık ve ölüm… bu konuyla ilgili düşünebileceğimiz en yüce şey, tüm bunların ardından, daha üstün hayvanların üretileceği gerçeğidir."

Bu altı düşünce, 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında, pek çok öncü Darwinci biyolog ve Darwin'den etkilenen sosyal düşünürler tarafından pompalandı. Bu altı özelliğin tümü birden, Hitler ve çok sayıda Nazi lideri tarafından gönülden kabul edildi. Hitler, "aşağı-alt insanlar"ın öldürülmesinin, evrimsel işleyişin bir gereği olduğunu düşünüyordu. Nazi dönemi üzerinde uzmanlaşmış birçok tarihçi, Hitler'in ideolojisinin, Darwinizmi temel ya da destek aldığını onayladı.

Peki, tüm bunların, günümüzle ne alakası var? Bu günkü Darwinciler Nazi değiller.

Şayet, yukarıda altı çizilen 6 maddeye geri dönüp bakarsanız; bugün pek çok Darwinci'nin, aynı veya benzer düşüncelerin öncüsü olduğunu görürsünüz. Bugün pek çok Darwinci, ahlak değerlerinin, evrimin doğal bir ürününden başka bir şey olamadığını öğretmektedir. Tabi böyle bir düşünce, insan haklarının da altını oymaktadır. Dünya'nın en ileri gelen Darwinci biyologlarından, E. O. Wilson ve ünlü bilim felsefecisi Michael Ruse, ahlaki değerler için:  "Bize, genlerimiz tarafından yutturulan bir illüzyondur" demişlerdir.

Dawkins, 2001 yılında yazdığı bir makalede; insanların özel ve kutsal olduğunu savunan  "tür ayrımcılığı" yalanını yok etmek için; evrimsel değişimin, genetik mühendisliğiyle denenmesi gerektiğini belirtti. Aynı makalede Dawkins; irade dışı ıstırapsız ölümü (ötenazi) desteklediklerini açıkladı. "Tür ayrımcılığı"nın bir başka eleştirmeni, dünyadaki öncü biyoetikçilerden Peter Singer, Darwinizmin Judeo-Christian, yaşamın kutsallığı görüşünü yıktığını; sırf bu yüzden, yeni doğmuş bebekleri, öldürme ve ötenazinin hoş görülebileceğini ileri sürer. Dünya'nın en ünlü genetikçilerinden, Darwinizmin sadık bekçisi James Watson da; insanların "kutsal ve özel olduğu düşüncesi"ne dil uzatmaktadır.

Bugünün Darwincileri, nazi değil. Aynı  zamanda bütün Darwinciler de,  Dawkins, Wilson, Ruse, Singer ve Watson gibi düşünmüyor. Ancak Darwinizm adı altında, öncü Darwinciler tarafından bugün pompalanan bazı düşünceler, Nazi-öncesi dönemde, insan yaşamına duyulan saygıyı aşındıran ideolojilerle, ürkütücü derecede benzerlik gösteriyor.

Güncelleme: 12/06/2008
Kaynak: Richard Weikart “Darwin and the Nazis”,
spectator.org, çev. Dr. Erman Gündoğdu, yaklasansaat.com, 16/04/2008



ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat