yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 



Genetiği Değiştirilmiş: Riskli İnsan Deneyleri!

Memeli Akciğer dokusundan alınan mitokondrinin, elektron mikroskobundaki görünüşü. Mitokondrinin içindeki sıvı ve zarlar görülüyor.

Masallara özgü korkunç bir düşünce gibi gelse de, üç ebeveynli çocuklar, çoktan günlük yaşamdaki yerlerini aldı, bile. 199O'lı yılların sonunda ABD'deki bir araştırma grubu, kısırlığı tedavi etmek için, bir kadının yumurtalarının bir bölümünü, bir başka kadınınkilere ekleyerek, genetiği değiştirilmiş insanı yarattı. Bu durumdan haberi olan ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), söz konusu yöntemi hiç vakit kaybetmeden yasakladıysa da, başka ülkelerde benzer yöntemler kullanılmaya devam etti.

Bugünlerde de bir İngiliz araştırma ekibi, üç ebeveynli bir embriyon üretmeye çalışıyor. Amaçları, hücrelerimizin enerji kaynağı mitokondrilerdeki genetik bir hatanın yol açtığı, ender görülen bazı ciddi hastalıkların, kalıtım yoluyla çocuklara geçmesini önlemek. Mitokondri hastalıkları, her 8000 kişiden birinde görülür ve herhangi bir tedavisi yoktur.

Mitokondriler, anneden geçer. Mitokondrileri sorunlu olan kadınların yumurtalarındaki mitokondrilerin, sağlıklı bir donörden alınanlarla değiştirilmesi, doğacak çocuğun dünyaya sağlıklı doğmasını sağlıyor. Ancak bu yaklaşımı tartışmalı yapan bir nokta var: Mitokondrilerin kendi DNA'ları var ve bu şekilde doğacak çocuklar, "ikinci anneden de bazı genler" taşır.

Bu yaklaşımın savunucuları, mitokondrilerin, 20.000 dolayındaki insan geninden, yalnızca 37 tanesini içerdiğine dikkat çekiyor ve bunları değiştirmenin, pil değiştirmekten çok da farkı olmadığını öne sürüyor. Yine de mitokondrideki genlerin, insan üzerindeki etkilerinin, bilinenin çok ötesinde olduğu yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Farklı gen varyasyonları, nasıl bir birey olacağımızı belirleyen enerjimizi, sağlığımızı, atletik yapımızı, doğurganlığımızı ve hatta zekamızı bile etkileyebiliyor.

KARIŞIM

Erkeklerin mitokondrileri, evrimsel olarak bir tür çıkmaz sokaktır. Her spermin kuyruğunda, spermin hareketliliğini arttırmaya yarayan, 100'e yakın mitokondri olur. Ne var ki döllenme yarışını kazanan spermin, 100.000'in üzerinde mitokondrisi olan bir yumurtaya girmesiyle, hepsi bir çırpıda yok edilir. Bunun sonucunda, mitokondri DNA'ları, her zaman yumurtadan yumurtaya, yani anneden kıza geçer.

Cinsiyetler arasındaki en derin ayrım da burada yatar. Sürüngenlerin, böceklerin ve bitkilerin; cinsiyet ayrımını belirleyen, birbirinden farklı sistemleri vardır. Hatta çok basit bazı alglerle, mantarlarda bile, iki ayrı cins söz konusudur. Ancak onlarınkiyle bizim cinsiyetimiz arasındaki tek ortak nokta, mitokondrinin anne üzerinden kuşaktan kuşağa geçmesidir.

1990'lı yıllarda ABD'de, New Jersey'deki St. Barnabas Araştırma Enstitüsü'nden Jacques Cohen'in öncülüğünü yaptığı üreme tekniğiyle; farklı bireylerin mitokondrilerini içeren hücreleri taşıyan çocuklar dünyaya getirildi. Bu doğal yollarla gerçekleşemeyecek bir durumdur. Kısaca, umut edilen sonuca ulaşmak için, bir parça iyi yumurta, kötü yumurtaya enjekte edilir. He ne kadar kesin sonuçlar veren kontrollü deneyler yapılmamışsa da, şaşırtıcı bir biçimde bunun belli bazı yararları olduğu görülmüştür.

ÖNGÖRÜLMEYEN SONUÇLAR

Mitokondrileri aktardığından tam emin olamayan çalışma grubu, ne gibi sonuçlarla karşılaşacağını da öngöremiyordu.

İki kadının mitokondrilerinin bir karışımını taşımalarının sonucu olarak, bu çocukların hastalanacağını gösteren herhangi bir kanıt olmasa da, tersininin olacağının da bir garantisi yoktur. Zaten birçok kişi, etkileri tam olarak anlaşılıncaya kadar, FDA'nın ooplazmik aktarımı yasaklamasını bu açıdan haklı buluyor.

Ne var ki Boulder'daki Colorado Üniversitesi'nde, gelişim biyolojisi alanında çalışan ve aynı zamanda ilgili FDA komitesinde de yer alan Jonathan van Blerkom; İngiltere'de gerçekleştirilen çalışmaları, başka bir gözle değerlendiriyor. Bu yaklaşımın büyük umut vaadettiğini ve onu yasaklamanın, suç sayılması gerektiğini düşünüyor.

"HER KAZANIMIN, BİR BEDELİ VARDIR"

Peki öyleyse, "tasarlanmış üç ebeveynli embriyonlar" üreterek, zekamızı ve ömrümüzü arttırabilir miyiz? Bunun yanıtı, en azından yakın bir gelecekte, büyük olasılıkla hayır olacak. Bunun iki ana nedeni var. İlki, Tanaka'nın aktarımıyla, "biyolojide her kazanımın bir bedeli vardır" şeklindeki eski bir sözle açıklanabilir. Japonya'da örneğin, IQ düzeyi en yüksek mitokondri grubundaki insanlar, kalp hastalıklarına da en yatkın grubu oluşturuyor.

YAPILAN YANLIŞLAR: CİDDİ RİSKLER OLUŞTURABİLİR

Sözü edilen bu uyum sorunu, mitokondri aktarımı yoluyla, sağlık, ömür, doğurganlık, atletiklik ya da IQ gibi öğeleri geliştirme yönünde yapılan her girişimin; aslında çok ciddi tehlikeler barındırabileceğini ortaya koyuyor. Yanlış mitokondri ve çekirdeği bir araya getirmek, çocuklara bir yarar sağlamaktan çok, onlara zarar verebilir. Etik değerler bir yana bırakılsa bile, bu yaklaşımın riskleri, yararlarından daha çok gibi gözüküyor.

Güncelleme: 27/09/2008
Kaynak: Nick Lane, "One Baby Two Mums", New Scientist, 07/06/2008 (Çağatay Gülabioğlu, Bilim ve Teknik, Eyül, 2008.)


 

ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat