Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com







 



Altın, Gümüş ve Platinin: Tıpta Kullanımı Araştırılıyor

Altın minerali
Gümüş minerali
Platin minerali

Altın enjeksiyonu arteriti tedavi edebiliyor, gümüş kaplama ise hastane enfeksiyonları ile mücadele ediyor. Peta Bee, değerli metallerin tıpta nasıl kullanıldığını açıklıyor.

Değerli metaller, muhtemelen giderek artan bir şekilde, yazılan ilaç reçetelerinde yer alacaklar. Altın, gümüş ve platin metallerinin her biri son günlerde yapılan titiz bilimsel çalışmaların konusu oldular ve bu çalışmalarda, en şaşırtıcı alanlarda beklenmedik sonuçlar ortaya çıktı.

ALTIN

Altınkalp pili ve ensülin pompasından gebelik testi ve kanser tedavisine kadar her şeyde kullanılmaktadır. Dünya Altın Konseyi'nde endüstriyel uygulamalar bölümünün başkanı Dr. Richard Holliday:

"Altının tıpta kullanımının uzun bir tarihi vardır. Eski Çin'de doktorlar, altının sağlık alanında şöhretinden ötürü içeceklere ince altın parçaları ekliyorlardı ve hala altın Hint Ayurveda tıbbının bazı alanlarında yaygın bir şekilde kullanılmaktadır" diyor. 

Batı tıbbında, altın ilk kez 100 yıl önce ortaya çıktı. Romotologlar(romatizmal hastalık uzmanları), altının anti-enflamatuar(iltihap önleyici) etkisinden dolayı onu keşfettiler, saf altından yapılan  enjeksiyonlar, (genellikle uyluk ve kalça kaslarına) eklemlerin ağrılı ve yangılı olduğu otoimmün bir hastalık olan eklem iltihabı tedavisinde bazı başarılar gösterdi. Arthritis Research Campaign (Artrit Araştırma Kampanyası- ARC)'den bir sözcü:

"Kas içine yapılan altın enjeksiyonları, şişme-kabarma, sertlik ve ağrıyı azaltması nedeniyle kullanıldığını, ancak bunların mide bulantısının yanı sıra, kan, böbrek ve deri problemlerini kapsayan bazı muhtemel yan etkiler ortaya koyabildiğini bu sebeple de altın enjeksiyonlarının diğer ilaçlar başarısız olduğunda uygulanacak son çare olduğunu doğruladı."

Bununla birlikte, yeni geliştirilen araştırmalar durumu değiştirebilir. Washington Üniversitesi'nde yapılan deneyler, eklem iltihaplı insanların %50'sinden fazlasının -ki İngiltere'de 350.000 kişi bu hastalıktan etkilenmektedir- altın enjeksiyonlarından faydalanabileceğini göstermektedir.

Danimarka'da henüz geliştirilme aşamasında olan bir çalışma, genellikle yıpranma ve aşınma ile eklem yüzeyleri zarar gördüğü zaman meydana gelen ağrılı bir rahatsızlık olan diz osteoartritinden muzdarip kişilere, altın enjeksiyonunun fayda sağlayıp sağlamayacağını araştırıyor. Altının, kıkırdak ve kemiğe olan zararın, eklemlerdeki ağrıyı azaltarak yavaşlattığı düşünülüyor.

Dr. Richard Holliday bu konuda şunları söylüyor:

"Minik altın taneleri, prostat kanserinin tedavisinde de kullanılıyor. Altın X ışınlarını geçirmez. Öyle ki prostat etrafına bu taneciklerin yerleştirilmesi, doktorların tedavilerine daha etkili bir şekilde odaklanmalarına yardım ediyor. Bu gelişmiş hassasiyet, ışın tedavisi için daha çok hedeflenmiş alana ve daha duyarlı bir radyasyon dozuna imkân vermektedir. Bu çok potansiyelli kanser ilaçları, altın partiküllerine tutunarak, daha sonra vücutta bulunan tümörleri seçerek onlara tutunurlar. Normal kemoterapi tedavisi, hastalıklı hücrelerin yanı sıra sağlıklı olanları da öldürürken, bu yöntem, çok iyi odaklanarak, sadece kanserli hücreleri hedef almaktadır."

Cy rImmune Science adlı bir Amerikan şirketi, şu an insanlı deneylerinde, kemoterapi ilaçlarını vücutta dağıtmak için altın kullanıyor. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)'ndeki bilim adamları, HIV için de aynı yolla çalışan tedaviler geliştiriyor.

PLATİN

70'li yıllardan bu yana, testis ve yumurtalık kanserini tedavide kullanılan ilaçlar, en nadir ve değerli metal olan platin içermektedirler. Şimdi, hastalığın diğer formları da listeye eklendi. Birleşik Krallık Kanser Araştırma Kurumu'nun, kanser bilgi direktörü Dr. Lesley Walker bu konuda şunları söylüyor:

"Sıklıkla kullanılan kemoterapi ilaçlarının çeşitli tipleri, platinden elde edilmektedir. Bizim bilim adamlarımız, akciğer, testis, yumurtalık, baş ve boyun kanserlerinin en başarılı tedavilerinden ikisi olan ve içerisinde platin bulunan carboplatin ve cisplatin isimli ilaçları geliştirmeye yardımcı oldular." Platin, kanser hücrelerinin RNA ve DNA'larına etki ederek sonuç olarak onları imha eder."

GÜMÜŞ

1940'dan önce gümüş, tehlikeli bakterileri öldürmenin güçlü bir yolu olarak, yaygın bir şekilde kullanılıyordu. Ancak antibiyotiklerin keşfiyle gözden düştü. Şimdi bilim adamları, gümüşün, potansiyel etkilerini ve yapışkan plasterlerden, yanık sargılarına ve mide ülseri tedavisine kadar her şeye dahil edilebilen kollodial gümüşü (gümüş partiküllerinden yapılmış sıvı bir süspansiyon, bazen nanogümüş olarak da adlandırılır) tekrar keşfediyorlar. Kollodial gümüş, aynı zamanda yenidoğan göz enfeksiyonlarında önleyici bir tedbir olarak da kullanılmaktadır.

Geçen yıl gümüşün, hastanelerdeki bakteri seviyesini nasıl düşürebildiğini araşıtran ilk çalışma the Heart of England NHS vakfı tarafından gerçekleştirildi. BioCote firması tarafından üretilen ve üretim aşamasında içinde gümüş, kullanılan malzeme ve mobilyalar, araştırmacılar tarafından test edildi.

Bilim adamlarının sonuçları, gümüş bazlı ürünler içeren hastane servislerinin – buna perde, çöp bidonu, fayans, kapı kolu ve elektrik düğmesi de dahil – hastanenin diğer servislerine oranla çevredeki bakteri sayısını %95,8 oranında düşürdüğünü gösterdi. Gümüş içeren mobilyalarda ise, %92,6 daha az yüzey bakterisine rastlandı.

Gümüşün mikropları defeden gücünü daha ileri düzeyde incelemek için, çeşitli NHS kurumlarından sağlık uzmanlarının katıldığı özel bir panel düzenlendi. BioCote'da çalışan polimer kimyacısı Matthew Harte:

"Romalılar, gümüşün suyu arıttığını keşfetmişlerdi" diyor.

UCLH'de hizmet direktörü Trvor Payne ise bu konuda şunları söylüyor:

"Londra Üniversitesi Koleji hastanesi (UCKH), Birmingham hastanesi ve Kraliyet ortopedi hastanesi de dahil yüzlerce Birleşik Krallık hastanesi bununla tanıştırıldı. Gümüş içeren ürünler, hayat kurtarıyor. Çoğu hastane zaten bunları kullanıyor. Çünkü bir kapıyı açtığınız da veya el kurutucusunu kullandığınızda, daha düşük bakteri seviyesi ve daha az kontaminasyon riski söz konusu olur."

Royal London homoeopatic hastanesi Marigold Kliniği şefi Dr. Tariq Khan, Great Ormond Street çocuk hastanesi uzmanları ile birlikte, Carnation Silversocks (Karanfil Gümüş Çoraplar) adı verilen bir ürün geliştirdi. Çoraplar öncelikle, gümüş kaplanmış pamuk ipliğinden yapıldı ve en ufak dokunuşta cildin kabarmasına neden olan bir hastalık olan epidermoliz büllozalı hastalar için geliştirildi. Ancak sonradan çorapların, kokuyu emme gibi başka faydalara sahip olduğu da anlaşıldı. Bunun dışında   gümüş, metaller arasında en yüksek termal iletkenliğe sahiptir ve ayakları kışın sıcak, yazında serin tutar.

Örneğin; Brita firması tarafından yapılan bazı su filtreleri, su kartuşu kullanımdayken, bakteri artışını engelleyen özel bir gümüş uygulaması (arındırıcı) içermektedirler. Kolloidal gümüş malzemeleri, sağlık malzemeleri satan dükkanlardan satın alınılabilir. Bununla beraber, Harvard Üniversitesi'nden yayınlanan bir rapor, geçen sene ağızdan gümüş almanın, her hangi bir faydası olduğuna dair bir kanıt bulunmadığı ile ilgili uyarmıştı. Gerçekte, gümüş partikülleri, vücutta biriktiği takdirde, baş ağrısı, mide bozukluğu ve cildin mavimsi gri renge dönmesi gibi yaygın yan etkilere neden olmaktadır. Leeds Metropolitan Üniversitesi'nde diyetisyen olan Louise Sutton, bu konuyla ilgili olarak:

"Gümüş, temel minerallerden biri değildir, bu yüzden günlük diyetimizde gümüş tüketmeye ihtiyacımız yoktur" şeklinde açıklama yaptı.

Güncelleme: 20/10/2008
Kaynak:
Peta Bee, "The Golden Touch", The Guardian, Çev. Kader Demirpehlivan, yaklasansaat.com, 26/8/2008.


 

Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.