Mücevher Üreten "Kozmik Fabrikalar": "Kuasarlar"

Yeni yapılan bir çalışmanın bulgularına göre; bazı süper kütleli karadeliklerin etrafındaki kaotik bölgeler, tıpkı uzaydaki dev mücevher fabrikaları gibi, şaşırtıcı miktarlarda, cam, yakut ve safir üretiyor.

Bu materyaller, kaçınılmaz bir şekilde daha basit bileşenlerine ayrılırlar. Evrende bulunan uzay tozunun büyük miktarı, muhtemelen bu şekilde oluşmuştur. Uzay tozu, yıldızları, gezegenleri ve yaşamı oluşturacak döngüye katılır.

Kum ve mermer tozu gibi, bu minerallerin kalıntıları da, yakın zamanda, NASA’nın Spitzer uzay teleskopu yardımıyla, süper kütleli bir karadeliğin etrafında bulundu. Bu kalıntılar, karadeliğin etrafındaki ışığın analizinden ortaya çıktı. Kuasara gömülü bir karadelik, inanılmaz parlak ve aktif olan galaksi kurulum aşamasındadır.

İngiltere’deki Manchester Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olan Markwick-Kemper, bu yeni çalışma hakkında şunları söylüyor:

"Bizler, süper kütleli karadeliklerden yola çıkarak, uzay boşluğunda, rüzgarlarla savrulan tozun, ilk oluştuğu aşamada, neye benzediğini görünce çok şaşırdık."

Çalışmada elde edilen sonuçların ayrıntıları, Astrophysical Journal’ın yeni sayısında yayınlandı. Bu bulgular, aynı zamanda evrendeki birinci nesil yıldızların inşasında kullanılan tozun, nereden geldiği gizemini çözmemize de yardımcı olabilir.

Evrende bulunan uzay tozunun, bizim Güneş'imizin daha büyük kütleli versiyonları olan eski yıldızların, yaşamlarının sonuna doğru, süpernovalar gibi patlamasından oluştuğu düşünülüyordu. Ancak evrenin ilk zamanlarında, ölüp ve toz oluşturacak, Güneş benzeri yıldızlar etrafta bulunmuyordu. Peki o zaman bu yıldızların inşası için gereken toz, nerden gelmişti?

Bir başka fikir de, bu tozun, kuasarlardan gelmiş olabileceğidir ki; bunlar süper kütleli karadeliklerdir. Süper karadeliklerin, etrafında bulunan çörek şeklindeki çok miktarda toz ve radyasyon bulutlarından, uzay tozu gelmiş olabileceğidir. Bunlar, henüz büyümekte olan ve bilinen en aktif galaksilerdir. Çekim kuvvetleri neticesinde, içlerine çektikleri materyalleri, basınçla geri püskürtürler. Sonuç olarak, yüksek oranda yıldızlar meydana gelirken, bir miktarda yeni element oluşur.

Los Angeles, California Üniversitesi’ndeki araştırma ekibi üyesi Sarah Gallagher, bu konuda şunları söylüyor:

“Kuasarlar, kurabiye canavarı gibidirler. Onlar, tükettiklerinden daha fazla maddeyi, rüzgârlar içinde geri püskürtürler.”

Teorinin doğruluğunu kanıtlamak için; Gallagher ve takımı; PG2112+059 adında ve 8 milyar ışık yılı uzaklıktaki bir galaksinin merkezindeki bir kuasarı araştırmak üzere, Spitzer teleskobunu kullandılar. Ekip, yakut gibi maddeler için delil olabilecek; kum ve bir takım mineraller buldu. Bunlarda aynen yakut gibi, uzayın hırçın boşluğunda, uzun süre kararlı kalamadılar. Bu da onların, henüz oluştuğunu doğrular nitelikteydi.
 
Araştırmacılar, daha kesin deliller bulmak için, başka kuasarların etraflarındaki tozlarla ilgili, ipucu arıyorlar. Uzay tozunun, kuasarlardan gelebileceğini; ancak evrenin erken aşamalarındaki tozun kaynağının, sadece kuasarlar olamayacağı söyleyen bilim adamları, Süpernovaların, tozun oluşturulmasında, kuasarlardan daha önemli olduğunu, dile getiriyorlar.    

Güncelleme: 17/11/07
Kaynak:
Ker Than, "Cosmic Factories Produce Rubies and Sapphires", space.com, Çev. Furkan Kargıoğlu, yaklasansaat.com, 9/10/2007.