Kanser Hücrelerinin "Yeni Taktiği"

Kanser için uygulanan tedavilerin çoğu, tümörleri etkin biçimde küçültebiliyor. Ancak ABD, Atlanta'da gerçekleştirilen uluslararası bir konferansta sunulan bulgular ışığında, kimi tedaviler de tam tersi etkide bulunarak; kanser kök hücrelerini artırabiliyor. Sayıları artan bu hücrelerse, artık yeni kanser odakları oluşturma; yani metastaz yeteneğine sahip hale geliyorlar.

Bu bulgular, bazı kök hücre işaretlerinin, kemoterapi ve radyoterapi uygulamalarında karşılaşılan direncin nedeni ortaya çıkmaktadır. Kanser kök hücresi işaretleri arasında sayılan Nanog ve BMI1, kök hücrelerin tanımlayıcı özelliklerine; yani kendilerini yenileme ve başka hücre tiplerine farklılaşma yeteneklerine katkıda bulunan moleküllerdir.

Bu moleküller, embriyonik kök hücrelerde de bulunuyor. ABD'deki Silahlı Kuvvetler Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nde yapılan çalışma, bu iki moleküler işaretin, metastaz yapan; yani yayılım gösteren tümörlerde, birincil tümörlere göre çok daha fazla sayıda olduğunu ortaya çıkarmıştır. Araştırmacılardan Vasyl Vasko'ya göre bu sonuç, işaretin metastazda rol oynadığının bir göstergesidir. Bunun da ötesinde, bazı kanser tedavileri, tümörleri küçültebilse de Nanog ve BMI1 etkinliğini artırabiliyor; sonuç yine olumsuz.

Vasko'nun varsayımı şöyle:

"Tümör, kök hücre işaretlerinin etkinleşmesiyle kemoterapiden kaçabilir. Çünkü tedaviden sağ çıkmış az sayıdaki kanser hücresi, bu şekilde metastaz yapabilen yeni bir tümör oluşturmayı başaracaktır."

Araştırmacılar, mekanizmanın içine inebilmiş değiller. Ancak tahminlerine göre, ölmekte olan hücreler; diğer kanser hücrelerinde kök hücre işaretlerinin etkinliğini tetikleyecek birçok madde salgılıyor.

Vasko bunu şöyle açıklıyor:

"Ne yapıp edip bu kanser hücreleri,hayatta kalmaya çalışıyorlar. Bunun için de embriyonik yaşam deneyimlerinden kalma bir mekanizmaya başvuruyor olabilirler."

Güncelleme: 15/10/07
American Association for Cancer Research Basın Duyurusu, (Bilim ve Teknik, Ekim 2007)