Marmara’da Tsunami Kanıtı: "Bir Deve ve Dört At"

Marmaray için Yenikapı’da yapılan kazı çalışmaları sırasında, ortaya çıkan bulgular, muhtemel İstanbul depreminden sonra, meydana geleceği düşünülen tsunami riskini artırdı. M.S. 6.yüzyıla ait toprak katmanlarında; o devirde yaşanan tsunamiye ilişkin veriler bulunduğunu söyleyen Prof. Doğan Perinçek:

"İlk kez, 553 yılındaki depremin ardından, tsunami olduğuna dair kanıtlara ulaştık" dedi.

18 Mart Üniversitesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Doğan Perinçek, Marmaray çalışmaları sırasında, ortaya çıkartılan Yenikapı antik liman kazılarında, altıncı yüzyılda yaşanan tsunamiyi ortaya koyan somut izlere rastlandığını söyledi. İstanbul Arkeoloji Müzesi öncülüğünde yürütelen kazılarda, gün ışığına çıkan Theodosius Limanı’ndaki toprak tabakalarını inceleyen Prof. Perinçek:

"Tarihsel belgelerde sözü geçen tsunami dalgalarının, denizden getirdiği çökeller, İstanbul’un bazı kesimlerinde korunmuş olmalıdır. Altıncı yüzyıla ait farklı malzemeler sayesinde, ilk kez Bizans kaynaklarında adı geçen M.S. 553 yılındaki depremin ardından, tsunami olduğuna dair kanıtlara ulaştık" dedi.

İstanbul’un deniz kıyısındaki bazı semtlerinin, 553 yılındaki depremin ardından, oluşan tsunami dalgalarının altında kaldığının kesinleştiğini belirten Prof. Perinçek, şunları söyledi:

"Bu düzeydeki çökellerin, tsunami ile ilgili olduğunu gösteren veriler mevcut. Kazı alanında, bütün bir deve ve dört at iskeleti bulunmuştur. Su kütlesi, yoğun(çok ağdalı) olduğu için, beraberinde getirdiği hayvanlar, öldükten sonra şişip, yüzmeye fırsat bulamadan, sözkonusu ağdalı(yoğun) malzeme içine gömülmüşler. Eğer sözü edilen dört at ve bir deve, sel sularıyla denize taşınmış olsaydı, bu hayvanlar, denize ulaştıktan sonra ölecek, şişip, yüzmeye başlayacaklardı. Bu durumda, hayvanların çürümesi sözkonusu olacaktı. Çürüme olduğunda ise hayvanların iskeletinin, bütün olarak korunması mümkün olmayacaktı. Bulunan beş iskelet de, eksiksiz ve bütün olarak korunmuştur. Sonuç olarak; limana ulaşıp burada korunmuş bulunan çökeller, tsunami kontrolünda çökelmişlerdir. Bunun nedeni, M.S. 553 yılında olan deprem ve bunun ardından oluşan tsunami dalgalarıdır."

GEBZE’DEN KUMBURGAZ’A

Endonezya’da görülen ve bütün Dünya'yı dehşete düşüren ölçekte bir tsunami beklenmediğini; ancak 1-5 m.arasındaki bir tsunaminin bile, İstanbul kıyılarında, yüzlerce insanın ölümüne sebep olabileceğini hatırlatan Prof. Perinçek:

"Bizim amacımız, insanları korkutmadan bilgilendirmektir. Yenikapı’da bulunan kalıntılar, önümüzdeki yıllarda, Marmara dolayını etkileyen depremler sonrasında, tsunami olabileceğini göstermektedir" dedi.

Hatırlanacağı üzere, Prof. Dr. Celal Şengör de, Hava Harp Okulu için Sinan Özeren ve Nazmi Postacıoğlu ile birlikte, bir tsunami raporu hazırladıklarını belirtmiş, tsunami sırasında denizin yedi metre birden yükselebileceğini hatırlatarak, "Denizin birdenbire yedi metre yükselmesi demek, büyük bir risk demektir. Üstelik bu tür dalgalar, önleri düz olduğu zaman kilometrelerce gidebilir. Gebze’den Kumburgaz’a bütün bir sahili vurabilir" demişti.

Sefa Kaplan
hürriyet.com 07/11/07