"Junk DNA"nın Amacı Keşfedildi: "Genomik Noktalama İşaretleri"

Bilim adamları, bundan önce, insan genomunun, % 96’sı gibi DNA’nın büyük bir kısmını oluşturan; ancak protein kodlamayan ‘junk DNA’nın, hiçbir amacının ve değerinin olmadığını düşünüyorlardı. Son zamanlarda, ‘junk DNA’nın, genomdaki varlığının, amaçsız olamayacağını farkettiler. Ancak bu amacın ne olabileceği konusu, bir açıklık kazanamamıştı. 

Kaliforniya Üniversite’sindeki San Diego School of Medicine(UCSD) araştırmacıları, ‘junk DNA’ olarak adlandırılan bu parçanın, önemli bir rolünü(amacını) keşfetti.  

Proteinleri kodlayan ve genomun yaklaşık % 4’ünü oluşturan genler, yaşamın yapı taşlarıdır. Michael G. Rosenfeld’in başkanlık ettiği ve farklı uluslardan bilim adamlarının içinde olduğu araştırma ekibi; genomik materyalin geri kalan % 96’lık kısmın, bu yapı taşlarını en doğru şekilde organize edilmesinde ve sınırlayıcıların oluşumunda, önemli olduğunu keşfettiler. Çalışmaları, Journal Science Bülteni'nde, 13 Temmuzda yayımlandı.

UCSD’de bilim adamı, Victoria Lunyak, çalışmalarıyla ilgili bize şu bilgileri veriyor:

“Junk DNA’nın bazı kısımları, genomun protein kodlayan kısmının anlamlı olmasını sağlayan; 'noktalama işaretleri' olarak düşünülebilir. Tıpkı bir cümle ya da paragrafı anlamlı hale getiren; nokta ve virgüller gibi.”

Farelerde de, aynen insanlarda olduğu gibi, genomun yaklaşık % 4’ü protein kodlarken; geri kalan kısmı ‘junk DNA’dır. Tekrarlanan nükleotid dizileri(aynı nükleotid dizisinin birbiri ardınca sıralanarak oluşturdukları uzun zincirler) ve protein kodlamayan dizilerden oluşur. Araştırma grubu, ‘junk DNA’da bulunan ve SINE B2 olarak adlandırılan; tekrarlanan genom dizisi üzerinde çalıştı. SINE B2 dizisi, yaşlanma süreci ve uzun yaşamla ilgili büyüme hormonunun gen merkezinde konumlanmıştır.

Fonksiyonel alanlar, belirli bir geni aktive etmek veya baskılamak için gerekli düzenleyici sinyaller ve bilgileri içeren ve genom boyunca uzanan DNA parçalarıdır. Her alan, bir hudut çizgisiyle ayrılarak sınırlanmış bağımsız bir bölgedir. Tıpkı bir cümledeki kelimelerin noktalama işaretleri ile ayrılması gibi. Araştırmacıların elde ettiği veriler, tekrarlanan genomik dizilerin, memelilerde ki fonksiyonel alanları organize etmek için çok yaygın kullanılan bir strateji(yol-yöntem) olduğunu gösteriyor.

Rosenfeld, bu durumu şöyle ifade ediyor:

“Şayet, sınır elementler olmazsa, genomun protein kodlayan kısmı , noktalama işaretleri kullanılmadan yazılmış; uzun ve birbiri ardı sıra devam eden kelimeler dizisi gibi olacaktır.”

“Junk DNA” da şifrelenmiş bilgilerin çözülmesi, tıp araştırmalarında, özellikle de gen terapisi alanında yeni açılımlar sağlayacaktır.

Güncelleme: 21/09/07
Kaynak: ‘One Man’s Junk May Be A Genomic Treasure’
, issued by University of California-San Diego(biologynews.net), Çev. Dr. Erman Gündoğdu, 12/07/2007.