Volkanın Domino Etkisi

İzlanda'da 1783'de meydana gelen volkan patlamaları, atmosferde birbirine tetikleyen bir etki yaratarak Mısır ve Nil deltasında kuraklığa neden olmuştu.

Doğada domino efektinin etkilerini araştıran bilim adamları, insanı hayrete düşüren bir sonuç buldu. Araştırmacılar, volkan patlamalarının, küresel iklim üzerinde binlerce kilometre uzaklıkta etki yaratabileceğini vurguluyor.

İzlanda'da 1783'teki patlamanın Mısır'da iklimi olumsuz etkilemesi, gelecekte meydana gelecek volkan patlamalarının, küresel iklim üzerindeki etkilerinin öngörülmesi için bir örnek oluşturacak.

ABD'nin önemli araştırma kurumlarından Rutgers Üniversitesi'nden Luc Oman ve Edinburgh Üniversitesi'nden Alan Robock, İzlanda'da 1783'te meydana gelen volkan patlamasının, saldığı gazın etkilerini bir bilgisayar simülasyonunda denedi. Patlamayla çıkan gazların, rüzgarın etkisiyle atmosfere yayılışı ve bunun coğrafi bölgelere dağılımı simüle edildi.

KÜKÜRT DİYOKSİT GÖLGE YARATIYOR

Söz konusu volkan patlaması Haziran 1783'te başlamış, Şubat 1784'e kadar devam etmişti. Patlamanın yaklaşık 12 milyar metre küp lav ve 100 milyon ton'dan fazla kükürt dioksit ve benzeri toksik gaz çıkardığı tahmin ediliyor. Patlama yaklaşık 9.000 İzlandalı'nın da ölümüne neden olmuştu.

.İzlanda'daki Laki yanardağının patlaması aynı zamanda 9.000 adalının da ölümüne neden olmuştu.

Ağaç halkaları üzerinde yapılan önceki araştırmalar, volkan patlamasının hemen ardından gelen 1784 yazının, önce son 400 yıl için en soğuk yaz olduğunu, Alaska ve Sibirya'da ise son 600 yılın en soğuk döneminin yaşandığını ortaya koymuştu.

Araştırmacılar bunun nedenini şöyle açıklıyor; volkanın saçtığı sülfür diyoksit, atmosferdeki su buharıyla kümeleşince kükürt asit oluşturuyor. Kükürt asit, Güneş ışınlarını bloke ederek, yeryüzünü gölgede bırakıyor.

NİL NEHRİ KURUDU

Nil nehrinin 1784'de kurumaya yüz tutması, Kahire nüfusunun yüzde 17'sinin ölümüne neden olmuştu.

Bilim adamları, M.S. 622'den 1784'e kadar Nil nehrinin su seviyesini inceledi. Ortaya 1783 ve 1784 yıllarının Nil nehrinin su seviyesi itibariyle en düşük yıllar olduğu sonucu çıktı. Bu bulguyu doğrular nitelikte bir diğer veri de, 20'inci yüzyılda Nil'de su seviyesinin en düşük olduğu yılın Alaska'daki, Katmai yanardağının patladığı 1912 yılı olduğu.

Kısacası yanardağ patlamalarının çıkardığı kükürt diyoksit atmosferi kaplayarak Dünya'yı soğuturken, Afrika üzerinde ters etki yaratıyor. İzlanda'da 1783 yılında meydana gelen volkan patlamasının, Hindistan'da da kuraklık yarattığını gösteren tarihi belgeler bulunuyor.

TARİHİ BELGELER BİLİMİ DOĞRULUYOR

Robock ve Oman'ın yaptığı simülasyonda tahminlerden farklı olarak Hindistan ve Afrika'da aşırı ısınma meydana geldiği farkedildi.

1783'teki patlamanın ardından Mısır'ın Nil deltasında bulanan Fransız gezgin Constantin Volney günlüğüne şu gözlemleri yazmıştı: "Nil bu yıl hiç olmadığı kadar kuru, sulama yapılamadığı için tarım üretimi düştü. 1784'te , Nil eskisi gibi çoşmadı, bu sene kuraklık başgösterdi."

Gerçekten de, 1784 yılı Nil deltasında kuraklık artmış ve tarım üretiminin düşmesinden dolayı nüfusun yüzde 17'si ölmüştü.
(Araştırma Geophysical Research Letters dergisinde yayımlanmıştır.)

ntvmsnbc, 24/11/2006