Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com




 

Gezegenler/ Mars/ Mars'ta İlk Hayat Bulgusu

MARS'TA İLK HAYAT BULGUSU

ALH84001 adlı bu meteorit, 1984 yılında, Allan Hills bölgesi Antarktika' da bulunmuştu.

NASA, 6 Ağustosta bilimsel alanda yapılmış olan en büyük keşiflerden birini açıkladı. Mars'ta 3,6 milyar yıl önce, ilkel bir hayat vardı. Bu sonuca, Dünya'ya 13.000 yıl önce düşen bir Mars meteoritinin incelenmesiyle varıldı. Bu meteorit, şu anda bilinen 12 Mars meteoriti arasında en yaşlı olanıydı. NASA bilim adamları, hayat belirtisi olarak; karmaşık organik moleküller, biyolojik aktivite sonucu ortaya çıkabilecek bazı mineraller ve Dünya'daki en küçük bakteriler olan ve büyüklükleri nedeniyle nanobakteri olarak anılan, bakterilere benzeyen fosiller buldular. Tüm bu deliller, meteoridin aynı bölgesinde ve bir aradaydı.

Hayat belirtilerinin bulunduğu meteorit, 2 kg ağırlığında ve büyük bir kısmı 4,5 milyar yaşındadır. Bu meteorit, zamanla çatlamış ve aralara dolan su, bu çatlaklarda 4 milyar yıl öncesinden 3,6 milyar yıl öncesine kadar, canlıların da yardımıyla karbonat birikintileri oluşturmuş. Bu sırada bazı canlılar fosil haline gelmiş.

16 milyon yıl kadar önce Mars'a çarpan bir kuyruk luyıldız ya da asteroit, çarpma bölgesindeki bazı kayaların kaçış hızına ulaşmasını sağlamıştır. Bu kayalardan elimizde olan meteorit, 16 milyon yıl boyunca, Güneş etrafında dolanan sonra yörüngesinin Dünya ile kesişmesiyle, 13.000 yıl önce Dünya'ya düşmüştür. ALH84001 adlı bu meteorit, 1984 yılında Allan Hills bölgesi Antarktika'da bulunmuştur. Bileşimi, diğer 11 Mars meteoridinin aksine, 1976 yılında Viking iniş araçları ile incelenen kayaların bileşimleri ile tam olarak uyuşmaktadır. Tüm bu buluşların, bir kaç sene öncesine kadar yapılması mümkün olmamıştır. Dünya'da nanobakterilerin yakın zamanda bulunması ve elektron mikroskoplarının çözünürlüğünün artması, bu buluşu mümkün kılmıştır.

VARILAN SONUÇLAR

Şimdi ortada dört önemli faktör vardır. Birincisi, kaya Mars gezegeninin bir parçasıydı. İkincisi, organik bileşimlere sahip olması ve bunun da Mars'ta organik yaşam anlamına gelmesidir. Üçüncüsü ise, kayada demir oksidi ve demir sülfit oluşumlu minik kristallerin bulunması, bu da ancak biyolojik bir aktivitenin sonucunda ortaya çıkabiliyor. Ve dördüncü önemli olay ise, biyolojik bir süreç olan karbon kökenli küreciklerin var olması, bu da fosillerin veya fosilleşmenin varlığını kanıtlıyor.

Sonuç olarak; kayada dört önemli gerçek saklı:
1. Kayanın Mars'tan geldiği biliniyor.
2. Organik yaşam izleri taşıyor.
3. Biyolojik bir aktivitenin kanıtları var.
4. Fosilleşmenin kanıtları görülebiliyor.

"MARS'TA ŞU ANDA HAYAT VAR"

16 Şubat'ta, NASA bilim adamları, Washington'da, uzay araştırmalarından sorumlu devlet görevlileri ile özel bir toplantı yaptılar. Mars'ta şu anda, gizli mağaralar ve su izlerinin olduğu yerlerde yaşam olabileceğine dair güçlü kanıtlar bulduklarını söylediler.

Silikon Vadisi'ndeki NASA AMES Araştırma Merkezi'nde görevli bulunan Carol Stoker ve Larry Lemke adlı bilim adamları, bulgularını Mayıs ayında yayınlayacaklarını da eklediler. Pazar günü yapılan ve birçok katılımcının yer aldığı bu özel toplantıda, Mars'ta şu anda hayat olduğuna dair direk bir kanıt olmadığını, fakat mağaralarda gözlenen metan gazı izleri ve diğer aktif olan biyolojik bulguların, Dünya üzerinde yeni keşfedilen mağaralar ile çok benzerlik gösterdiğini iddia ettiler.

DONMUŞ DENİZ BULUNDU

Bilim adamları, Mars'ın yüzeyinin altında, "donmuş deniz tabakası" bulunduğuna ilişkin kanıtlara ulaştı. Donmuş deniz tabakası, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından gönderilen ve Mars'ın yörüngesinde bulunan uzay aracı tarafından tespit edildi. Çalışmalarını bilim dergisi "Nature"de gelecek ay yayımlanacak olan araştırmacılar, donmuş deniz tabakasının, Mars'ta yaşam işaretlerinin araştırılacağı en elverişli bölge olduğuna inanıyor. Mars'ın kuzey ve güney kutuplarında, buz tabakalarının var olduğu biliniyordu. Ancak bu son bulgular, gezegenin diğer bölgelerinde donmuş su tabakalarından oluşan geniş bir alan olduğunu gösterdi. Söz konusu tabaka, gezegenin ekvator bölgesinde Elysium olarak adlandırılan alanda bulundu. Bu alan, 800 kilometre eni, 900 kilometre boyu olan bir alandır. Yani tabakanın genişliği, Dünya'daki Kuzey Denizi'nin kapladığı alana yakın.

BÜYÜK SELLERİN ARDINDAN


Bilim adamlarına göre bu tabaka, beş milyon yıl önce meydana gelmiş olan büyük sellerin ardından oluştu. Uzmanların varsayımlarına göre, bu büyük felaketten sonra da toprak tabakası zamanla buzları örttü. Buz sahrasına ilişkin kanıtları, Mars Express adlı uzay aracında bulunan kamera saptadı. Araç, bir yıldır Mars yörüngesinde araştırmalar yapıyor. Bilim adamları, donmadan önce suyun milyonlarca yıl süreyle bu bölgede var olabileceğini söylüyorlar. Yine bilim adamlarına göre, gezegende eğer ilkel bir canlı yaşam evrimleştiyse, bu ilkel yaşam hala orada olabilir. Bilim adamları, gelecekte yapılacak dünya dışı canlı yaşamları araştırmalarında, bu donmuş su tabakasının bulunduğu bölgenin başlıca araştırma alanı olacağını düşünüyorlar.

Stoker, yukarıda söz edilen toplantıda, 2003 senesinde Rio Tinto nehrinde bulunan organizmalar ile metan gazı izlerinin büyük bir ipucu olabileceğini ve bunun da Mars üzerinde bir biyosfer(canlı tabaka) olduğuna işaret ettiğini söylüyor.  

NASA
şu anda, Mars yüzeyini derinden araştırmak için kazı yapabilecek bir uzay aracı göndermeyi planlamıyor. Ancak 2009 senesinde, çok gelişmiş bir gezgin aracı yollamayı hedefliyor. Bu makine o kadar gelişmiş olacak ki, üzerindeki spektrometre ile metan gazını koklayarak, izini takip edebilecektir. Araştırmacılar, şimdiye kadar yapılan tüm araçlardan daha hassas olduğu için de, bu konuya daha çok ışık tutabileceğini umuyorlar.   

Mehmet Ünlü
yaklasansaat.com

 

Kaynaklar:
1) Bilim ve Teknik, Şubat 2002, Ağustos 2003, Temmuz 2004, Aralık 2004, Nisan 2005.
2) Atlas, Nisan 2006.
3) bbc.co.uk
4) dw-world.de
5) ntvmsnbc.com
6) kho.edu.tr
7) akat.org-Mars Dosyası
8) kilim.net
9) voanews.com
10) science.ankara.edu.tr
11) bilbirgec.org

 


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.