Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com







 


 

KAYITLAR  |  DEFTERE YAZ
Gönderen:
MERT

Yer:
İstanbul

Tarih:
24 Kasım 2007, Cumartesi
14:05

Alıntı Yap: MERT

ARKADAŞLAR BENİM ADIM MERT YILMAZ, 19 YAŞINDAYIM.HEPİNİZLE ARKADAŞ OLMAK İSTİYORUM. "MSN"DE, BİRBİRİMİZE BİRKAÇ ŞEY YAZALIM, GÖNDERELİM ARKADAŞLAR.HERKES EMAİL ADRESİNİ YAZIP GÖNDERSİN LÜTFEN. ŞİMDİDEN HEPİNİZE ÇOK TEŞEKÜR EDERİM.
Yukarı Mail: kamilmertyılmaz@hotmailcom 
 
Gönderen:
MERT

Yer:
İstanbul

Tarih:
24 Kasım 2007, Cumartesi
13:59

Alıntı Yap: MERT

GEZEGENLER, BULUTLAR VE GÜNEŞLER, ÇOK GÜZELLER. ÇOK TEŞEKÜRLER.
Yukarı Mail: kamilmertyılmaz@hotmail.com 
 
Gönderen:
Dila

Yer:
Kırklareli

Tarih:
11 Kasım 2007, Pazar
17:19

Alıntı Yap: Dila

Gökyüzündeki bulutları görürsünüz. Çoğu zaman ipeksi bir yapıda görünürler. Siz, bunun hakkında ne düşünüyorsunuz? Bulutlar, nelerden oluşur? Şimdiden teşekkür ederim.


YS:
Sayın Dila, sizler, bu ve benzeri konuları, kendiniz kaynaklardan rahatlıkla araştırabilirsiniz. Okuyucularımızın, her sorusuna cevap vermemiz, takdir edersiniz ki, elbette mümkün değil. Bunu anlayışla karşılayacağınızı umuyoruz. Ancak şimdilik, sorunuzu cevaplandırmaya çalışacağız:

Bulutlar, havadaki nemin yoğunlaşması sonucu ortaya çıkan atmosfer olaylarıdır. Yükselen hava akımlarının etkisiyle, ya da bir hava katının soğumasıyla oluşurlar. Farklı yüksekliklerde, atmosfer durumunun incelenmesi, çeşitli bulut tiplerinin tanınmasına yol açar. Bulutların sınıflandırılması, yükseltilerine göre yapılır. Her bir bulut tipinin, belli bir yükseltide bulunduğu, gözlemlerle anlaşılmıştır.

Sirrus Bulutları: Beyaz renkte, çok ince iplikler halinde veya dar şeritler şeklinde bağımsız bulutlardır. Görünümleri, lif veya ipek parlaklığındadır. Bu bulutlar genellikle, Sirro-kümülüs ve Alto-kümülüs bulutları ile Kümülo-nimbus bulutlarının, üst kısımlarından meydana gelir.

Sirruslar, troposfer katmanında 8000- 12000 m yüksekliklerde bulunurlar. Çok küçük buz kristallerinden oluşmuşlardır. Çünkü bu yüksekliklerde sıcaklık; -30 derece ile -50 dereceler arasında değişir.

Güneş ışınlarının, bu çok küçük buz parçacıklarında yansımasıyla, ipeksi görünürler. Aynı şekilde alt katmanlardaki çok küçük su damlacıklarının, Güneş ışınlarını yansıtmasıyla, bu alt katmanlardaki bulutlar da, pamuk gibi bembeyaz gözükürler.

Bulutların oluşmasının ana ilkesi; yükselme, soğuma ve yoğunlaşmadır. Ama her bulut, aynı değildir. Bulutlar, içinde taşıdığı su miktarı, toz parçacıkları, yüksekliği, doyma oranı gibi; birbirlerinden farklı özelliklere sahiptir.

Ancak zamanla, bu su damlacıkları, birleşip büyüdükçe, gelen ışığı daha az yansıtarak; koyu bir renk alırlar. Bu nedenle, alt katmanlarda daha fazla bulunan nem yüklü toz zerrecikleri, rüzgârlarla sürüklenip; daha büyük nem yüklü parçacıklara yoğunlaşıp, yağmur bırakırlar.

Her bulutun, belli bir taşıma kapasitesi vardır ve koyu renkli bulutlar ağırlaşmış bulutlardır. Bu tür bulutlar, yağmur bulutu olarak bilinirler. Yağmur bulutlarındaki su damlacıkları, bulutun altına toplandığından, bu tip bulutların alt kısımları, üst kısımlarına nazaran daha koyu renkte görünürler.


Yukarı Mail: dila-549@hotmail.com 
 
Gönderen:
Soner

Yer:
İzmir

Tarih:
08 Kasım 2007, Perşembe
18:57

Alıntı Yap: Soner

"Evrim Bilimcinin Kehanetleri Üzerine"
yazınızı okudum. Kişisel olarak hem evrim teorisi hem de hristiyanların futurist mantığı(!) çok hassas olduğum bir konudur. Sizler de, taraf tutmadan(din-bilim ile ilgili) çok güzel bir makale yazmışsınız. Her iki tarafın da, içinden çıkamayacak hal aldığı evrim teorisi ile ilgili yazılarınızı merakla bekliyorum.
Mevcut makalenizdeki bilim adamının, öne sürdüğü teorinin ise tamamen art niyetli bir görüş olduğunu düşünüyorum. İleride oluşabilecek iki tür insandan; zeki ve dominant olanla batılıları, aptal ve küçük olacaklarla da 3. dünya ülkelerini kastediyor. Bu bir paranoya değil, tam aksine, batının dünya insanlığı üzerinde oynadığı oyunların sonucudur.Çeşitli sebeplerle, değişik milletlerin ilik ve kan örneklerini toplayıp; gen dizilimindeki zayıf halkaları keşfedip daha kolay yönetilebilir insan ırkı için hormonal değişiklikler üzerine araştırmalar yapıyorlar.
Sözü geçen teorinin sahibi kişi, bunu bildiği için böyle bir düşünce geliştirmiş olmalı. Üstelik bunun, onbinlerce yıl sonra değil, çok uzak olmayan bir gelecekte -bir veya iki bin yıl ya da daha kısa süre içinde- olacağını düşünüyorum...
Yukarı Mail: mutamannius@yahoo.com 
 
Gönderen:
Nihan

Yer:
Diğer

Tarih:
02 Kasım 2007, Cuma
21:59

Alıntı Yap: Nihan

Sevgili yaklaşan saat ekibi "Dünya üzerinde canlılar ve canlılık" yazınızı bir solukta okudum. Daha önce bu konuda hiç bu kadar doyurucu ve kolayca anlaşılır bir araştırma yazısı okumamıştım. Hem heyecanım hem de Yaratıcı'ya olan inancım bir kat daha arttı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, çalışmalarınızın devamını diliyorum.
Yukarı  
 
Gönderen:
halit

Yer:
Bursa

Tarih:
01 Kasım 2007, Perşembe
08:57

Alıntı Yap: halit

Ellerinize sağlık.. Sitedeki konular süper..
Yukarı Mail: halit 
 
Gönderen:
Mehmet Erden

Yer:
İstanbul

Tarih:
31 Ekim 2007, Çarşamba
00:37

Alıntı Yap: Mehmet Erden

Canlılar dosyanız gerçekten çok güzel olmuş. Maddeci ve Darvinci bilim dünyasının acizliğini, düştüğü çıkmazı; yine bilimin ışığında delilleriyle ortaya koymuşsunuz. Softa kafalı yaklaşımlarla bir şeye karşı olmak yetmiyor. Karşı olduğunuz yada inanmadığınız saçmalığı işte böyle kendi karanlığına yine kendi dayanaklarıyla beraber gömmek gerekiyor. Ne acıdır ki Türkiye'deki bilim çevreleri Canlıya can veren Yüce Yaradanı görmezlikten gelirken, bir kesimde onun karşısında olmaz böyle şey demekle yetiniyor. Siz bu yazınızla her iki kesime de çok iyi bir ders vermişsiniz. Çalışmalarınızın devamını dilerim.
Yukarı Mail: mali971@hotmail.com 
 
Gönderen:
Kamil

Yer:
Balıkesir

Tarih:
29 Ekim 2007, Pazartesi
23:31

Alıntı Yap: Kamil

Evrim'le ilgili haberin sonuna yazdığınız yorumları, çok beğendim. İşte bu, bütün insanların gizleyipte söyleyemediği gerçek.Tebrikler.
Yukarı  
 
Gönderen:
servet yıkılmaz

Yer:
Samsun

Tarih:
26 Ekim 2007, Cuma
16:06

Alıntı Yap: servet yıkılmaz

Pompei halkı ile ilgili araştırma yaparken ulaştım siteye ve o günden sonra, sık kullanılanlar bölümünde, baş köşeyi aldı. Allah bu siteyi hazırlayanlardan razı olsun. Müthiş bir site.
Yukarı  
 
Gönderen:
mehmet

Yer:
Sivas

Tarih:
22 Ekim 2007, Pazartesi
23:36

Alıntı Yap: mehmet

Selamlar. Allah, çalışmalarınız da yar ve yardımcınız olsun. Gelecekteki hayatınız da başarılar dilerim. Allah'a emanet olunuz.
Yukarı Mail: dur_jeofizik@hotmail.com 
 
Gönderen:
kursat

Yer:
Bursa

Tarih:
18 Ekim 2007, Perşembe
19:50

Alıntı Yap: kursat

Arama motorundan volkan kuşaklarını araştırırken buldum bu siteyi. Çok güzel, ellerinize sağlık.
Yukarı Mail: zattiribot@hotmail.com 
 
Gönderen:
kaan

Yer:
Diğer

Tarih:
18 Ekim 2007, Perşembe
16:32

Alıntı Yap: kaan

sizi seviyorum
Yukarı Mail: kaan_64_50@hotmail.com 
 
Gönderen:
nilgün

Yer:
Ordu

Tarih:
07 Ekim 2007, Pazar
21:24

Alıntı Yap: nilgün

Harika bir site. Allah'ım bana ışık yaktı sanki, içime bir ateş düştü.
Yukarı Mail: feryadi_isyanim_0@hotmail.com 
 
Gönderen:
HAMZA

Yer:
İçel

Tarih:
05 Ekim 2007, Cuma
23:41

Alıntı Yap: HAMZA

YÜCE RABBIM BU SITEYI YAPANDAN RAZI OLSUN.GOOGLE DA ARAMA YAPARKEN TESADÜFEN BULDUM VE CIKMAK ISTEMIYORUM.MÜSAIT OLDUGUM SÜRECE BURADAKI KONULARDAN IBRET VE FEYZ ALMAYA DEVAM EDECEGİM...
Yukarı Mail: bestmasterboy@hotmail.com 
 
Gönderen:
dila

Yer:
Kırklareli

Tarih:
30 Eylül 2007, Pazar
11:59

Alıntı Yap: dila

Siteniz gercekten cok güzel.Bu siteye ilk defa giriyorum.Butün merak ettiğim konuları öğrendim sadece şu karadelik aklımı karıştırdı. Nasıl olurda insan onun içine girerken uzar ve karadeliğin içinde yaşam varmı?

YS: Sayın okuyucumuz, karadelik yazımızı tekrar okursanız, sorularınızın cevaplarını orada bulursunuz. Ancak anlaşılması öyle kolay bir mesele değildir. Verilecek her cevap, başka soruları davet edecektir. Yinede sorularınıza cevap teşkil eden bir bölümü, karadelik yazısından tekrar dikkatinize sunuyoruz. İlginiz için teşekkür ederiz:

"Karadeliğe düşen bir madde ve astronot için, zamanın başlangıcı değil, zamanın sonudur. Bu karadelik tekilliğinde, fizik yasalarını ve bu yasalara dayanarak, geleceği tahmin etmek imkânsızdır. Bu tekillikte, madde gibi, zamanda son bulmaktadır.

Hiçbir parçacık, hatta fotonlar, ışık ışımasını oluşturan parçacıkların kendileri de, bu kütlesel çekime tabii olduklarından, dışarı kaçamazlar. Ne karadeliğin olay ufkuna giren bir gök cismi veya parçacık, nede karadeliğe dönüşen yıldıza ait parçacık, artık karadeliği terk edemez.

Gerçekte, karadeliğe düşen astronot, ayaklarından çekilerek, önce iplik gibi uzayacaktır. Astronotun, karadelikten kurtulması için, ışıktan daha hızlı hareket etmesi gerekir. Adeta astronot, 'iplik', karadelikte, 'iğnenin deliği' olmuştur. Sonuçta, birkaç saniye içerisinde, paramparça olacaktır. Başındaki ve ayağındaki kütlesel çekim arasındaki farkla, çekilerek iplik gibi uzar ve parçalara ayrılır. Vücudunu oluşturan parçacıklar bile, hayatta kalamaz.

Öyleki, astronot, bu tekillikte, moleküllere; molekül, atomlara ve atomlarda, çekirdeklere parçalanacak. Hatta çekirdekleri ve tüm atom altı parçacıkları da, parçalanacak ve ezilecektir. Neredeyse ezilmenin sonu yoktur.
Bu tekillikte, bilgi de yok olmaktadır.'Bilginin korunduğu' fizik prensibi gibi, diğer fizik yasaları da, burada işlememektedir."

Yukarı  
 
Gönderen:
yusuf

Yer:
İstanbul

Tarih:
26 Eylül 2007, Çarşamba
02:26

Alıntı Yap: yusuf

Arkadaşlar, benim bir sorum olacak.
Buzulların, dipte kalan kısmınınn eridiği bilinmektedir.Bunun sebebi nedir?

Sayın Emrah,
Sorunuzun cevabı:
Buzulların alt kesimlerinde temele uyguladıkları basınç, buz kütlesinin yüksekliği nedeni ile çok büyüktür. Basınç arttıkça erimenin de artması ile, buzulun alt kesimlerinde buz eriyebilir ve bir yağ gibi kaydırıcı etkisi olan bir su tabakası oluşabilir.
Bu suyun oluşumu, donma noktasının altında sıcaklıklarda dahi olabilir   buz pateninde, patenin altındaki ince çelik sırtın buzda yaptığı büyük basınçla buzu eritmesi ve kayma olması gibi.

Kaynak:
Kadir Dirik,Fiziksel jeoloji II Ders Notları, Buzullar, 2006
Yukarı  
 
Gönderen:
sema

Yer:
Siirt

Tarih:
24 Eylül 2007, Pazartesi
22:20

Alıntı Yap: sema

slm ben orta okul öğrencisiyim ve sitenize bir ödev araştırmak için girdim gerçekten çok güzel bir site aradığımıda hemen buldum :)
Yukarı  
 
Gönderen:
emrah

Yer:
Diğer

Tarih:
23 Eylül 2007, Pazar
12:28

Alıntı Yap: emrah

Arkadaşlar, benim bri sorum olacak.
Buzulların, dipte kalan kısmınınn eridiği bilinmektedir.Bunun sebebi nedir?
Yukarı Mail: emooo_1993_gs@hotmail.com 
 
Gönderen:
Ekrem Karcı

Yer:
Ankara

Tarih:
17 Eylül 2007, Pazartesi
13:41

Alıntı Yap: Ekrem Karcı

Siteniz çok güzel olmuş.Ellerinize sağlık.
Yukarı Mail: ekremkarci@yahoo.com 
 
Gönderen:
mesut

Yer:
İzmir

Tarih:
09 Eylül 2007, Pazar
21:21

Alıntı Yap: mesut

Rabbim, her yoluyla biz insanlığın gözünü açmaya ve bizi, o gün gelmeden uyandırmaya çalışıyor. Bu, kimi zaman sizin gibiler vasıtasıyla, kimi zaman yarattığı eserleriyle, kimi zamanda gazabıyla oluyor. Rabbim, bizi, o gün gelmeden uyananlardan eylesin inşallah.
Yukarı Mail: mesuteroglu@mynet.com 
 

 

Toplam Kayıt Sayısı: 1232 Toplam Sayfa Sayısı: 62
[««] [«] 1. 2. 3. . . . 58. 59. 60. 61. 62. [»] [»»]  

 

Untitled Document
ys@yaklasansaat.com
anasayfa|evren|gezegenler|dünyamiz|dinler|eski kavimler|cin-seytanlar|haberler|yorum-analiz|seslendirmeler|videolar|site haritasi|iletisim|forum|ys kitaplari
Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Yaklasan Saat'in resmi twitter adresi asagidadir. Bu hesabin disindaki diger hesaplarla Yaklasan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat