Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com





 


 

KAYITLAR  |  DEFTERE YAZ
Gönderen:
dila

Yer:
Kırklareli

Tarih:
30 Eylül 2007, Pazar
11:59

Alıntı Yap: dila

Siteniz gercekten cok güzel.Bu siteye ilk defa giriyorum.Butün merak ettiğim konuları öğrendim sadece şu karadelik aklımı karıştırdı. Nasıl olurda insan onun içine girerken uzar ve karadeliğin içinde yaşam varmı?

YS: Sayın okuyucumuz, karadelik yazımızı tekrar okursanız, sorularınızın cevaplarını orada bulursunuz. Ancak anlaşılması öyle kolay bir mesele değildir. Verilecek her cevap, başka soruları davet edecektir. Yinede sorularınıza cevap teşkil eden bir bölümü, karadelik yazısından tekrar dikkatinize sunuyoruz. İlginiz için teşekkür ederiz:

"Karadeliğe düşen bir madde ve astronot için, zamanın başlangıcı değil, zamanın sonudur. Bu karadelik tekilliğinde, fizik yasalarını ve bu yasalara dayanarak, geleceği tahmin etmek imkânsızdır. Bu tekillikte, madde gibi, zamanda son bulmaktadır.

Hiçbir parçacık, hatta fotonlar, ışık ışımasını oluşturan parçacıkların kendileri de, bu kütlesel çekime tabii olduklarından, dışarı kaçamazlar. Ne karadeliğin olay ufkuna giren bir gök cismi veya parçacık, nede karadeliğe dönüşen yıldıza ait parçacık, artık karadeliği terk edemez.

Gerçekte, karadeliğe düşen astronot, ayaklarından çekilerek, önce iplik gibi uzayacaktır. Astronotun, karadelikten kurtulması için, ışıktan daha hızlı hareket etmesi gerekir. Adeta astronot, 'iplik', karadelikte, 'iğnenin deliği' olmuştur. Sonuçta, birkaç saniye içerisinde, paramparça olacaktır. Başındaki ve ayağındaki kütlesel çekim arasındaki farkla, çekilerek iplik gibi uzar ve parçalara ayrılır. Vücudunu oluşturan parçacıklar bile, hayatta kalamaz.

Öyleki, astronot, bu tekillikte, moleküllere; molekül, atomlara ve atomlarda, çekirdeklere parçalanacak. Hatta çekirdekleri ve tüm atom altı parçacıkları da, parçalanacak ve ezilecektir. Neredeyse ezilmenin sonu yoktur.
Bu tekillikte, bilgi de yok olmaktadır.'Bilginin korunduğu' fizik prensibi gibi, diğer fizik yasaları da, burada işlememektedir."

Yukarı  
 
Gönderen:
yusuf

Yer:
İstanbul

Tarih:
26 Eylül 2007, Çarşamba
02:26

Alıntı Yap: yusuf

Arkadaşlar, benim bir sorum olacak.
Buzulların, dipte kalan kısmınınn eridiği bilinmektedir.Bunun sebebi nedir?

Sayın Emrah,
Sorunuzun cevabı:
Buzulların alt kesimlerinde temele uyguladıkları basınç, buz kütlesinin yüksekliği nedeni ile çok büyüktür. Basınç arttıkça erimenin de artması ile, buzulun alt kesimlerinde buz eriyebilir ve bir yağ gibi kaydırıcı etkisi olan bir su tabakası oluşabilir.
Bu suyun oluşumu, donma noktasının altında sıcaklıklarda dahi olabilir   buz pateninde, patenin altındaki ince çelik sırtın buzda yaptığı büyük basınçla buzu eritmesi ve kayma olması gibi.

Kaynak:
Kadir Dirik,Fiziksel jeoloji II Ders Notları, Buzullar, 2006
Yukarı  
 
Gönderen:
sema

Yer:
Siirt

Tarih:
24 Eylül 2007, Pazartesi
22:20

Alıntı Yap: sema

slm ben orta okul öğrencisiyim ve sitenize bir ödev araştırmak için girdim gerçekten çok güzel bir site aradığımıda hemen buldum :)
Yukarı  
 
Gönderen:
emrah

Yer:
Diğer

Tarih:
23 Eylül 2007, Pazar
12:28

Alıntı Yap: emrah

Arkadaşlar, benim bri sorum olacak.
Buzulların, dipte kalan kısmınınn eridiği bilinmektedir.Bunun sebebi nedir?
Yukarı Mail: emooo_1993_gs@hotmail.com 
 
Gönderen:
Ekrem Karcı

Yer:
Ankara

Tarih:
17 Eylül 2007, Pazartesi
13:41

Alıntı Yap: Ekrem Karcı

Siteniz çok güzel olmuş.Ellerinize sağlık.
Yukarı Mail: ekremkarci@yahoo.com 
 
Gönderen:
mesut

Yer:
İzmir

Tarih:
09 Eylül 2007, Pazar
21:21

Alıntı Yap: mesut

Rabbim, her yoluyla biz insanlığın gözünü açmaya ve bizi, o gün gelmeden uyandırmaya çalışıyor. Bu, kimi zaman sizin gibiler vasıtasıyla, kimi zaman yarattığı eserleriyle, kimi zamanda gazabıyla oluyor. Rabbim, bizi, o gün gelmeden uyananlardan eylesin inşallah.
Yukarı Mail: mesuteroglu@mynet.com 
 
Gönderen:
onder

Yer:
Diğer

Tarih:
08 Eylül 2007, Cumartesi
03:45

Alıntı Yap: onder

merhaba, siteniz güzel olmuş.
Yukarı Mail: bilgi@zenginolmakistiyorum.com 
 
Gönderen:
adem

Yer:
Aydın

Tarih:
07 Eylül 2007, Cuma
00:31

Alıntı Yap: adem

Gerçekten bilgilendirici ve aydınlatıcı bir site. Yapanları ve emek verenleri kutluyorum.
Yukarı Mail: ademmafya@mynet.com 
 
Gönderen:
Gül

Yer:
Ankara

Tarih:
06 Eylül 2007, Perşembe
16:34

Alıntı Yap: Gül

Bugün Hürriyet gazetesinde, Etna yanardağı ile ilgili habere Pompei'den bahsedilen bir bölüm eklenmişti. Konu ilgimi çekti. İnternette arama yaptım ve bu site(yaklaşansaat) karşıma çıktı. Üstelik bir şey farkettim, eğer hürriyet gazetesi aynı kaynaktan almadıysa, gazetede yazılanlar birebir bu siteden(yaklaşansaatten) alınmıştı. Bunu yazmamın nedeni, başka bir mesajda da belirtildiği gibi, bu siteyi hazırlayan yazar isimlerinin bulunmaması. Sebebi çoğu bilginin bizzat Kur'an-ı Kerim'den alınıyor olması da olabilir, herhalde.
Ama bütün bu gevezeliğim bir tarafa; geliştikçe daha da güzelleşecek çok faydalı bir site olmuş. Emek verenlerin ellerine sağlık. Allah razı olsun.
Yorulmadan devam etmenizi diliyorum..
Yukarı  
 
Gönderen:
bilal

Yer:
Aksaray

Tarih:
06 Eylül 2007, Perşembe
09:01

Alıntı Yap: bilal

Tebrikler, güzel bir site olmuş.
Yukarı  
 
Gönderen:
Murat

Yer:
Elazığ

Tarih:
06 Eylül 2007, Perşembe
08:49

Alıntı Yap: Murat

Allah razı olsun. Gerçekten hoş bir site olmuş. Bende tam bu tip bilgileri arıyordum. İnşallah diğer kısımların da tamamlanması dileğiyle... Başarılar..
Yukarı  
 
Gönderen:
UĞUR

Yer:
Çankırı

Tarih:
05 Eylül 2007, Çarşamba
20:56

Alıntı Yap: UĞUR

Bu sitenin varlığından yeni haberdar oldum. Konular ve işleniş yönleri çok ilginç aradığım bazı bilgileri eksiksiz buluyorum. Yalnız bu siteyi kim hazırlıyor ve kimler ilgileniyor yani siteyle ilgili fazla bilgi yok. Lütfen bunları belirtirseniz sevinirim hem de güvenimiz artar.
Yukarı Mail: tcgugurreis@hotmail.com 
 
Gönderen:

Yer:
Diğer

Tarih:
29 Ağustos 2007, Çarşamba
09:53

Alıntı Yap:

'yaklaşansaat'te, ilimde aradığım herşeyi buldum. Allah razı olsun.
Yukarı  
 
Gönderen:
Kemal Yeşilçimen

Yer:
Diğer

Tarih:
25 Ağustos 2007, Cumartesi
20:22

Alıntı Yap: Kemal Yeşilçimen

*Uyanın! Küresel felaket geliyor. Dünyamızda, küresel ısınmaya yol açan gaz oluşumu, son 20 yıl içinde inanılmaz derecede artarak 650.000 yılda oluşan miktarı geçti. Son 100 yıl içindeki ısı artışı ise son 200. 000 yılın ısı artışına ulaştı. Küresel ısınmaya yol açan bu hızlı artış ne anlama geliyor? Küresel ısınmanın acımasız sonuçları ise kuraklık, susuzluk, açlık, kıtlık, doğal afetler, salgın hastalıklar... Bunların hepsi birer sonuç değil mi? Bu açık ve basit gerçeği yorumlayacak akıl ve önseziyi mi yitirdik?

* Bütün çabalar şu gerçeği gizlemeye yönelik:
Tüketim toplumu olma kişilerin özgür seçimi değil, dayatılan küresel yaşam tarzının amacı ve sonucu! Asıl gizleme ve koruma ise küresel yaşam tarzını ve bunun mimarları olan küresel şirketleri unutturma üzerine kurulu.

*Sorunu yaratanlar çözümü de dayatıyor. Çözümün öncülüğünü de yine onlar yapıyor. Kirlettikleri dünyada pislik kendilerine bulaşınca hemen harekete geçtiler. Sabahtan akşama konser vermekle, şarkı söylemekle, şaklabanlık yapmakla küresel ısınma azalmıyor. Önce bu zevatın özel uçak saltanatından vazgeçmesi gerekiyor. Tercüme aydınlarımız ise onlardan gelen her mesajı en ince ayrıntısına kadar beynimize kazımakla meşgul. Şimdi de diş fırçalarken akıttığımız suya, aydınlanmak için kullandığımız lambaya göz diktiler. Dünyayı asıl kirleten ve kaynaklarını tüketen kim? Binlerce yılda yetişen Brezilya'nın balta girmemiş ormanlarını, dev ağaçlarını acımadan buldozerlerle talan eden ve küreselleşme masalıyla dünyanın öbür ucuna satan anlayış, bu ağaçların küresel ısınmanın sigortası olduğunu bilmiyor mu?

*Bu vahşi yaşam tarzı yüzünden dünyamız hızla kirleniyor ve hayatımızın en temel ihtiyacı olan oksijen maalesef azalırken karbondioksit hızla artıyor. Bundan 200 yıl önceye göre havadaki oksijen miktarı, günümüzde yarıya düşmüş bulunuyor. Büyük şehirler ve sanayi bölgelerinde ise durum daha da vahim. Bu olumsuzluklara rağmen oksijen barlarına takılma tarzında "sağlıklı yaşam" bilinci hızla yayılıyormuş(!). Bu bilince ulaşmış kitleler parayla oksijen soluma ayrıcalığına kavuşmuş bulunuyor, haberiniz olsun.

*Seks ve sefa turizmi uğruna dünyanın bir ucundan öbür ucuna her dakika kalkan devasa uçaklarla petrol tüketen ve gördüğü her şeyi iğfal eden anlayış her çeşit kirlenmenin asıl nedeni. Küresel ısınmanın önemli nedeni olan milyarlarca ton petrolü tüketen bu uçak ve gemilerin sayısı hızla artarken, su tasarrufu için klozetin su deposuna pet şişe yerleştirme gibi zırvalarla uğraşıyoruz. Gücümüz buna yetiyor.

*Öte yandan kişi başına bizden on misli fazla et tüketmekle övünen Batı ülkeleri, bizlere kırmızı et yemeyin diye öğütlüyor. Asgari kölelik ücretine mahkum ettiği ülkelerin et yiyecek hali mi kaldı? O masum hayvanları besihanelere hapseden, genetik ve hormonal yapısıyla oynayan ve sonra da bunların, küresel ısınmaya yol açan önemli oranda metan gazı ürettiğini keşfeden nasıl bir anlayış?

*Petrolü ele geçirmek için dünyayı cehenneme çeviren yok ediciler hangi yaşam tarzının temsilcisi? Aşırı enerji tüketerek küresel ısınmayı artıran modası geçmiş geri teknolojileri kar hırsıyla fakir ülkelere dayatan kim? Tertemiz suyumuzu kirleterek bizi susuz bırakan ve sonra da deniz suyunu arıtarak içirmeye çalışan nasıl bir anlayış? Hastalık üreten yaşam tarzının mimarları dünyayı kirletirken de, temizletirken de faturayı bize ödetiyor, parasını da cebe indiriyorlar. Hem kirlet hem kazan. Ne kadar adil değil mi?

Yeşilçimen K: Hastalık Üreten Yaşam Tarzımız Nasıl Değişir. Hayy kitap 9. Baskı, 2007


Yukarı  
 
Gönderen:
okuyucu

Yer:
İstanbul

Tarih:
30 Temmuz 2007, Pazartesi
23:26

Alıntı Yap: okuyucu

"27/07/07 istanbul" yazısındaki endişelere genel olarak katılmakla beraber,sitenin dünyamız sayfasında "bilim ve teknoloji"bölümündeki "İlim,Bilim,İnsan Bilgisinin Sınırları,ve İlmi Çalışmanın Prensipleri" başlıklı yazıları okuyunca,insan bu site için endişelenmeye gerek olmadığı kanaatine varıyor... şu ana kadar okuduğum bölümlerde anlatılan prensiplere aykırı herhangi bir şey görünmüyor...arkadaşa bu yazıyı okumasını tavsiye ederim....siteyi hazırlayanlarada çalışmalarından dolayı teşekkürler...bilimsel çalışmanın prensiplerinden taviz vermeyecekleri umuduyla.....
Yukarı  
 
Gönderen:

Yer:
İstanbul

Tarih:
27 Temmuz 2007, Cuma
06:33

Alıntı Yap:

Bilimsel çalışmaları takip etmek, bilim kitapları okumak ve bilimsel konularda akıl yürütmek insanı ileri götürmekle, aydınlatmakla ve insanın hem kendisine hem de çevresine daha hayırlı olmasıyla sonuçlanır.
İslam'la ilgili birçok sitede bilimsel konular yanlış anlatılıyor, termodinamik yasası her kurama bağlanılmaya çalışılıyor, evrim çürütülmeye çalışılıyor, evrenin yoktan varedildiği söyleniyor, büyük patlamanın dinamit patlaması gibi bir hadise olduğu yazılıyor ve daha neler neler.
Umarım bu sitede bunları görmeyiz ve Müslüman kardeşlerimizi kandırmaya çalışmayan, bizi doğru bilgilerle aydınlatan yazılar okuruz.
Saygılarımla.
Yukarı  
 
Gönderen:
NURULLAH AKIN OKTEM

Yer:
Diğer

Tarih:
20 Haziran 2007, Çarşamba
23:15

Alıntı Yap: NURULLAH AKIN OKTEM

YAPILAN CALISMALARI TAKDIR EDIYORUM,BASARILARINIZIN DEVAMINI DILIYORUM.UMIT EDERIM INSANLARIMIZA IBRET VERIR,DERS ALIRLAR..SAYGILAR.
Yukarı Mail: oktem495@yahoo.com 
 
Gönderen:
gülten

Yer:
Ankara

Tarih:
14 Haziran 2007, Perşembe
09:48

Alıntı Yap: gülten

İnsanların her canlıdan alacağı dersler vardır. Karıncanın çalıskanlığı, Arının üretkenliği, Kelebeğin ise bir güne sığdırdığı kısacık hayatındaki tevekkülü ve yaşama sevinci. Yaradan'ın yarattığı herşeyde ibret vardır. Bakıpta görmesini bilen için ne mutlu ne güzeldir.

Yukarı Mail: gultenyksel@yahoo.com 
 
Gönderen:
heartlesgirl

Yer:
İstanbul

Tarih:
21 Mayıs 2007, Pazartesi
23:28

Alıntı Yap: heartlesgirl

Arkadaşlar, eski dönemlerde bir olay olmuştu bir kavim iyice sapıtmış. Allah da, volkanı patlatarak onları; taş keserek cezalandırmıştı. O sapkınlık olayının adı neydi? Bilen varsa bana mail atabilir mi? Bu siteye şans eseri girdim, adrese mail atarsanız çok sevinirim.

YS : Sorunuz yeterince açık olmadığı için, söz ettiğiniz kavim ve helakı konusunda, birden fazla cevap sözkonusudur. Geçmişte bazı kavimlerin helakına volkanik patlama eşlik etmiştir. Lut kavmi(Sodom ve Gomora) gibi..Ancak burada söz konusu ettiğiniz kavmin, Roma ve patlayan volkanında Vezüv olduğunu sanıyoruz. Roma imparatorluğu yakın çağın en putperest imparatorluğudur. Vezüv yanardağının eteklerindeki Pompei şehri, Romalı yönetici-aristokrat ve zenginlerinin; sapkınlık,şımarıklık ve debdebe içinde yaşadığı;bağlar, bahçeler ve villalarla çevrili çok güzel bir yerdi. M.S. 79 da patlayan Vezüv yanardağı, bir kaç saat içinde kenti mezarlığa, orada yaşayan Romalıları da, tapındıkları putlarının benzeri taşlaşmış insanlara dönüştürdü.
Sitemizde Yanardağ(Volkanlar) bölümünü incelerseniz, sorunuzun cevabını ve pompei galerisinde şehir halkının nasıl taşlaştığını bulursunuz. Bugün maalesef herkesin bilmesi gereken yakın tarihin ibretli azabını, insanlar ya bilmiyor ya da bilmek; üzerinde düşünmek ve konuşmak istemiyor. Bu ise insanlığın geleceği bakımından ne yazik ki büyük bir talihsizliktir.       
Yukarı Mail: heartlessgirll_15@hotmail.com 
 
Gönderen:
yunus AKTAŞ

Yer:
İstanbul

Tarih:
21 Mayıs 2007, Pazartesi
19:41

Alıntı Yap: yunus AKTAŞ

Siteniz gerçekten güzel olmuş. Hem
sayfalar,
hemde
içindeki konular titizlikle hazırlanmış.
Çok bilgilendirici. Keşke daha önceden bulsaydım.
Herkese iyi çalışmalar.
Yukarı Mail: ynss_93@hotmail.com 
 

 

Toplam Kayıt Sayısı: 1178 Toplam Sayfa Sayısı: 59
[««] [«] 1. 2. 3. . . . 55. 56. 57. 58. 59. [»] [»»]  

 

Untitled Document
ys@yaklasansaat.com
anasayfa|evren|gezegenler|dünyamiz|dinler|eski kavimler|cin-seytanlar|haberler|yorum-analiz|seslendirmeler|videolar|site haritasi|iletisim|forum|ys kitaplari
Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.