yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 


 
Gönderen  Aranacak Kelime
Gönderen:
Çetin

Yer:
Ankara

Tarih:
16 Nisan 2019, Salı
22:21


Teşekkürler, yazıyı okudum. Aslında ben de farklı düşünmüyorum. Birkaç yerde google ve yapay zekanın deccali düzen ya da dabbe olduğunu anlatan yazılar okudum.

Lost adlı dizide de, Cell (2016)de de Bird Box'ta da Deccal'e işaret ediliyor. Yapay zeka, ışık işçileri, cin şeytanları şeytani yapıyı kurarak deccale hizmet ediyorlar.
Yukarı  
 
Gönderen:
Berrak

Yer:
Diger

Tarih:
16 Nisan 2019, Salı
19:37



DECCAL YAPAY ZEKA ROBOT DEĞİLDİR!
“Deccal, Yahudi bir ailenin oğludur ve kendisine şeytan tohumu karışmıştır. Bir taraftan insandır, diğer taraftan şeytani yeteneklere sahip; robot gibi ruhsuz bir kimsedir. Sözde insanlığı kurtaracak olan bu adamın kıymetini(!) en iyi bilen İblis ve adamlarıdır. Tüm cin-şeytanlar kendisinin emrinde ona güç vereceklerdir.” 
Yukarı  
 
Gönderen:
Çetin

Yer:
Ankara

Tarih:
16 Nisan 2019, Salı
12:06


Merhaba. Biz insanlar teknolojiye, akıllı telefona, bilgisayarlara ne gözle bakıyorsak cin şeytanlar da bize o gözle bakıyor. Oluşturulan yapay zeka için işçilik yaptırılıyor bizlere. Veri toplanıyor milyarlarca insanın zihni ve gözünden. Deccal yapay zeka olsa gerek. Kafes (Bird Box 2018) filmi incelenmeye değer bir film. Duru görü adı altında insanların nasıl büyülenip zihin kontrolü altına alındığı işleniyor. Yalnız körler etkilenmiyor. Bir de dün Fransa'da Notre Dame Katedrali yangını çıktı. Pet Goat II animasyonundaki senaryoyu işletiyorlar.
Yukarı  
 
Gönderen:
Davut

Yer:
Diger

Tarih:
15 Nisan 2019, Pazartesi
21:29



Tasavvuf gerçeği, şeytani bir aşıyla "uçup-kaçma"ya; "şeytani kerametler"e dönüştürmüştür. "Muhsin" dairesinin merkezinde Peygamberler yahut Peygamberimiz vardır. Bir Müslümanın ulaşamasa da, yaklaşmaya çabalayacağı hedef o merkezdir. Ancak Tasavvuf, o merkeze Peygamber yerine Allah'ı koyarak; "İslam'ın merkezi"ni bombalamıştır. Böylece en büyük yalan olan "Allah'a yaklaşma, fenafillah" küfrünü meşrulaştırmıştır.








Yukarı  
 
Gönderen:
Selim

Yer:
Diger

Tarih:
14 Nisan 2019, Pazar
12:32


İBLİS'İN ŞİRK DENİZİNDE YÜZME…

İblis tarih boyunca "Hak Dinler"i bozmak ve kavimleri "helak"a sürüklemek için elinden geleni arkasına koymamıştır. "Kadim Planı"nı işleten ve âdemoğlunu cehenneme sürüklemek için intikam hırsıyla tutuşan İblis ve köleleri, son bir hamle daha yapmışlardır. İnsanlığın en son kurtuluş reçetesi olan Kur'an'a ve Kur'an'daki İslam'a, "şirk kanalları" açarak; "İslam potansiyeli"ni, bugünkü küresel çağdaş "New Age pis suları"nın "havuz"una kanalize ederek, dünyayı ele geçirmenin bir manivelası yapmak amacındadırlar”.
Yukarı  
 
Gönderen:
Berra

Yer:
Diger

Tarih:
14 Nisan 2019, Pazar
12:30



"VAHDETİ VÜCUT FELSEFESİ": "NEW AGE FELSEFESİ":

“İnsanlığa gönderilmiş en son evrensel din İslam'ın kitabı Kur'an, her türlü tahrifattan uzak ve insanlığın elinde korunmuş olmasına rağmen; "din adamları"nın ve "tarikat-tasavvuf" erbablarının tefsir ve tevilleriyle kavramlar buharlaştırılmış; "Yaşanan İslam"da, "Kur'an İslam"ı olmaktan uzaklaşmıştır.”
"Tasavvuf" ve özellikle de "vahdeti vücut felsefesi"nde ileri sürülen düşünce sistemlerinin tamamı, İblis'in tezgâhında dokunmuş "abalar"dır. Bu "abalar"ı giyenlerin ve pazarlayanların, İslam'la hiçbir ilgisi yoktur. Bunlar, koyun postuna bürünmüş "kurt sufiler"dir, "şeytanın velileri"dir.”

“Sonuç olarak İslam etiketli "tasavvuf felsefesi"; Eski Mısır, Eski Yunan,"antik felsefeler"den, Hint-Budizm, İran-Mecusi, Yahudi-Kabala, Hristiyan felsefelerinden beslenen ve İslam mahallesinde pazarlanan "İslam dışı bir felsefe"dir. Bu felsefe, beslendiği kaynaklar itibariyle, "İslam Denizi"ne açtığı "şirk kanalları"yla İblis'in amacına hizmet eden ve "Din'in Merkezi"ni, "Allah"tan "insan"a kaydıran "küfri bir sistem"dir.” 
Yukarı  
 
Gönderen:
Faruk

Yer:
Diger

Tarih:
14 Nisan 2019, Pazar
12:04



İŞTE TASAVVUFUN ÖZETİ…
“Tasavvuf "İslam'ın takva-züht" gerçeğini, şeytani bir aşıyla "uçup-kaçma"ya; "şeytani kerametler"e dönüştürmüştür. "Muhsin" dairesinin merkezinde Peygamberler yahut Peygamberimiz vardır. Bir Müslümanın ulaşamasa da, yaklaşmaya çabalayacağı hedef o merkezdir. Ancak Tasavvuf, o merkeze Peygamber yerine Allah'ı koyarak; "İslam'ın merkezi"ni bombalamıştır. Böylece en büyük yalan olan "Allah'a yaklaşma, fenafillah" küfrünü meşrulaştırmıştır. 
Yukarı  
 
Gönderen:
Elif

Yer:
Diger

Tarih:
14 Nisan 2019, Pazar
11:39



“İBLİS'İN İSLAM'A TUZAĞI: "TASAVVUF FELSEFESİ":

"Tasavvuf felsefesi"nin, İslam'a dayandırılması; İslam'ın "derin bir algılama"sı olarak takdim edilmesi, tam anlamıyla bir aldanma ve aldatmadan ibarettir. Taşıdığı etiket, İslam olsa da; İslam'ı, temellerinden çökertmek için İblis'in hain planlarıyla dokunmuş; yücelik peşinde olan hastalıklı kalplere-zihinlere enjekte edilmiş bir "şeytani felsefe"dir.” 
Yukarı  
 
Gönderen:
Köle

Yer:
Diger

Tarih:
13 Nisan 2019, Cumartesi
03:31


Merhaba sayın Kutbettin
Teşekkür ederim cevapladiginiz için,aslında tartışma ortamının sorunu buradaki yazıların tamamen yanlış olduğunu iddia etmelerinden dolayı oluyor.Kendi hocalarının dediklerine uymadığı için, zaten ben tartismak taraftarı değilim çünkü tasavvufa karşı olan ve bu şekilde düşünen çevremde, ailemde, iş yerimde vs benim dışımda hiç kimse yok.tekfirci olup çıkarsın bunları okuma diyorlar.vesaire
Yukarı  
 
Gönderen:
Kutbettin

Yer:
Diger

Tarih:
13 Nisan 2019, Cumartesi
01:11


Merhaba sayın köle,
Neden başkalarına anlatmaya çalışıyorsunuz ki? YS'nin amacı Hakkı, gerçeği söylemek; Allah'a teslimiyete çağrıda bulunmaktır.. ve bizlerin yani okuyucuların da yapması gereken bu çağrıya uymaktır.
Sizinde yapmanız gereken bu çağrıyı kavramanızdır. Başkalarıyla tartışarak bir sonuca varamazsınız...
Tasavvuf felsefesinin tek amacı; İslam'ın temel amacını değiştirmektir...
Size tavsiyem! Bu adamlar eğer tasavvufu savunuyorsa bence onlardan uzak durun...
Yukarı  
 
Gönderen:
Şeref

Yer:
Diger

Tarih:
12 Nisan 2019, Cuma
15:31


Selam
“Nefsin karadeliği” yazısında, Yaratıcı ve yaratılan ilişkisi, toplum ve insan ilişkisi, ruh, akıl ve nefis ilişkisi yani daha da anlaşılır şeyler vardır. Allah razı olsun..

Bu yazınızdan sonra nefsin bir karadeliği olması hatta nefsin bir karadelik olması, anlaşılır ve dikkate değer olmakla beraber, günümüz bilim adamları böyle pozitif olsalardı, daha da ileri gidebilirlerdi diyerek maalesef duruma üzülüyorum!..

Bugün bir fotoğraf bile insanları düşündürdü!.. Ama bir fotoğraf, bu değerli yazınızdan sonra,
maalesef beni tatmin etmedi! Ve de tatmin edecek bir adım olmayacağından da eminim.
Zaman ilerledikçe Allah’ın yasaları bir bir ortaya çıkıyor ve kanıtlanıyor.

Şu bir gerçek; yazınızda, bir karadelik fotoğrafının yayınlanmasından daha tatmin edici bir şey var; Evren’in yasası ile insanın sosyal ilişkileri yasası aynı. Bu iki noktanın aynı olması gerçekten akledenler için işarettir.

Kur’an’da Bu sosyal ilişkilerin nasıl olacağıyla ilgili Allah çok örnekler vermiştir. Bu örnekler Evrenin yaratıcısının delilidir...Allah Sonsuz Yüce'dir...Kim böyle ihtişamlı ve Sonsuz Yüce bir Rabb’e köle olmak istemez ki!

Fakat Günümüz insanlarının durumu maalesef ortada. Herkes “elhamdulillah Müslümanım” diye geçiniyor...

Oysa; Mümin bir altın gibidir. Altın ile mü'min çok güzel örneklenir...
Yukarı  
 
Gönderen:
köle

Yer:
Diger

Tarih:
12 Nisan 2019, Cuma
12:50


merhabalar size danısmak istedigim bir durum var
arkadaşlar arasinda tasavvuf üzerine tartişirken
İBLİS'İN İSLAM'A TUZAĞI: "TASAVVUF FELSEFESİ"
kitabında altını çizdiğim örneklerden bahsettim vadeti vucut felsefesinin şeytan işi oldugunu vs anlatmaya calistim fakat bazi cemaatlere bagli olan arkadaşlar "sen yaşayamiyorsun diye tasavvufu inkar edemezsin" diyorlar.ayni sen yüzme bilmiyorsun diye benim yüzme bilmem gerçegini kabul etmemek gibidir bu diyorlar.bu gerçeği insanlara anlatmak için nasıl yöntemlere başvurmak gerekir ne yapmayi öneriyorsunuz
Yukarı  
 
Gönderen:
Gūlsen

Yer:
Diger

Tarih:
12 Nisan 2019, Cuma
01:59


Bizim için hayati olan Islam Kuranda vazedilmiş..
Bir yandanda bize yaşarken gerekecek her konu da, en detayına kadar hadislerle anlatılmış insanın hayret ve hayranlığını artırıyor ...Allahtan başka buna kimin gücü yetebilirki?
Yukarı  
 
Gönderen:
Ismail

Yer:
Diger

Tarih:
04 Nisan 2019, Perşembe
19:21



"İslam"ı, sahih akılla kavrayıp kabul ettikten sonra, şüphesiz bir şekilde tasdike dönüştürenler; yani "iman" edenler, dünyada ve ahirette kurtuluşa erenlerdir.

İman" giderek aklın işletilmesiyle güçlenir ve "ihsan" mertebesine ulaşır ve böyle bir kimse de, feraset-basiret sahibi olur, fitnelere düşmez, kimselerin göremediği, anlayamadığı şeyleri görür- anlar-hisseder. "Kalp gözü"nün açık olması da budur. Bu sadece İslam'da değil, aklın işletildiği başka alanlarda da Sonsuz Yüce Allah, insana böyle bir meleke kazandırmıştır. Mesela, bir alandaki bilim adamı, konusuna ne kadar hakim olur ve sürekli aklını işleterek araştırmalar yapar ve yoğunlaşırsa; o oranda kendi alanının gerçeklerini keşfeder, başka bilim adamlarının göremediklerini görür, feraset sahibi olur.

Tasavvuf bu gerçeği, şeytani bir aşıyla "uçup-kaçma"ya; "şeytani kerametler"e dönüştürmüştür. "Muhsin" dairesinin merkezinde Peygamberler yahut Peygamberimiz vardır. Bir Müslümanın ulaşamasa da, yaklaşmaya çabalayacağı hedef o merkezdir. Ancak Tasavvuf, o merkeze Peygamber yerine Allah'ı koyarak; "İslam'ın merkezi"ni bombalamıştır. Böylece en büyük yalan olan "Allah'a yaklaşma, fenafillah" küfrünü meşrulaştırmıştır. 
Yukarı  
 
Gönderen:
Elif

Yer:
Diger

Tarih:
30 Mart 2019, Cumartesi
23:02



İSLAM'IN İMANA-İHSANA DÖNÜŞMESİ VE "NEFSİN KARADELİĞİ" yazısı yayınlanmış. Okuyuculara duyrulur. 
Yukarı  
 
Gönderen:
Kork-ut

Yer:
Diger

Tarih:
28 Mart 2019, Perşembe
10:38



Selamlar

Uygurlar1949 yılından beri giderek artan ve şuan günümüzde en yüksek seviyesini yaşayan zulüm ve asimilasyon projesine denek olmaktadırlar islam coğrafyası denen bulunduğumuz coğrafyada Türkiye dahil hiçbir devlet gerekli duruşu sergileyememiş her zaman ki gibi sınıfta kalmışlardır. Arap coğrafyasındaki yeraltı kaynakları ile zenginleşen suudlar Amerika, Çin gibi emperyalist güçlere en büyük yaltakçılığı yapmaktadırlar. Suriyede ,arakanda ve diğer zulüm gören coğrafyalarda tepki gösteren Türkiye uygur Türklerine ciddi bir tepki verememiştir.

Ve her zalimin olduğu gibi Çinde bir bedel ödeyecektir. Günümüz de dünyanın neresine bakarsak bakalım zulüm hakim, yeni zelanda da yaşanan alçakça katliam sonrası islamla alakası olmayan Daeş avrupadaki üyelerine kiliselere saldırı emri vermiş.Bu yaşanan olaylar iblis ve uşaklarının kurduğu planın bir parçası ama kimse unutmasın ki Allahında planı var vesselam.....

“”””Onlar(inanmayanlar), bir plan-tuzak kurdular. Allah da, bir plan-tuzak kurdu. Allah, plan-tuzak kuranların en hayırlısıdır””””
Ali imran(3)/54

Site okuyucuları bilirler ki YS yaptığı haberler ve yorumları ile iblisin ve uşaklarının planlarını ifşa etmektedir.Aşağıdaki linkleri okumanızı tavsiye ederim.

Bknz; 
Yukarı  
 
Gönderen:
Kork-ut

Yer:
Diger

Tarih:
26 Mart 2019, Salı
09:58



Selamlar

Son zamanlarda ki felaketler ,artan doğal afet sayısı ve her gün televizyonda izlediğimiz yeni felaket haberleri son zamanlarda Felaketlerin ne kadar arttığını göstermektedir. yapılan araştırmalarda son 50 yılda felaketlerin arttığı çok net bir şekilde gözlemlenmektedir. İfade yerinde ise dünyanın çivisi çıkmış her geçen gün durum daha kötüye gitmektedir. Dünyada iklimler adeta yer değiştirmiş ,küresel ısınmaya bağlı felaketler artmıştır. Yıldırımlar ,yangınlar,sel,toprak kayması,devasa obruklar....vs

İzleyip neler olacak göreceğiz

“”İnsanların elleriyle kazandıkları(yaptıkları) dolayısıyla, karada ve denizde fesat(büyük olaylar) ortaya çıkacak
O bazı yaptıkları(şeylerin) karşılığını tatmaları için! Umulur ki dönerler!”””
Rum(30)/41-42

Yaklaşansaatin yaklaşık 8-10 sene önce yaptığı haberler dikkat çekiçi Bknz; 

Yukarı  
 
Gönderen:
Çetin

Yer:
Ankara

Tarih:
25 Mart 2019, Pazartesi
23:49


Merhaba. Yeni Dünya Düzenine zekileri(!) çekmek kolay. Egolarını yüceltecek bir din çünkü. Elde ettikleri sanal güçler geçici dünya hayatında gözlerini boyuyor. Nefislerini cinlere teslim ediyorlar. Hedef alınan ortalama akıllılar da zaafları üzerinden avlanmaya çalışılıyor. Önce bir yandan vuruluyor sonra başka yandan sözde yardım ediliyor. İyi polis kötü polis hesabı. Tutmayınca yardım edildiği, nankörlük ettiği vurgulanıyor. Yakın çevresiyle ve sanal ortamda taciz ediliyor. Bazı insanlar farkında olmadan bile onlar aracılığıyla mesaj verdiriliyor. Mücadele devam ediyor. Akıllı insan egosundan önce ebedi akibetini düşüneceği için öncesi-sonrasını irdeliyor. İyi niyette arıyor, hüsnü zan etmeye çalışıyor bir yandan. Araştırıyor, ölçüyor, düşünüyor. Akaidi sağlamsa direniyor. Metafizik savaş yaşıyor. Zayıf düşürülüyor ama yılmıyor. Çünkü ebedi yurdu önemsiyor. Sayenizde çok bilgi sahibi oldum, sağ olun. Herkese selamlar.
Yukarı  
 
Gönderen:
ibrahim

Yer:
Bursa

Tarih:
24 Mart 2019, Pazar
23:50



Merhaba YS'de bir makale okudum ve hoşuma gitti okumayanlar ile de paylaşmak istedim.
ayrica YS 'nin ve okurların da o zamanki yorumu gibi şuandaki ülke yöneticileri ile ilgili görüşlerini ve analizlerini de öğrenmek isterim
http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/ekim/ekim24.asp
"Unutmayınız ki her "megaloman"; "nefsinin ilahlığı peşinde koşan kibirli insanlar ve toplumlar"; şeytanın kölesi olmaya, Dünya ve Ahiret'te hüsrana uğramaya mahkumdurlar."
Yukarı  
 
Gönderen:
Salim

Yer:
Malatya

Tarih:
22 Mart 2019, Cuma
21:51



Sayın köle,
Yaklaşan Saat' de sadece İslam'ı açıklayan ayetlerin meali KUR'AN'DA "İSLAM" başlığı altında bulunmaktadır. Aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Yukarı  
 
Gönderen:
Köle

Yer:
Diger

Tarih:
22 Mart 2019, Cuma
17:48


Sayın Bir köle
Kıymetli yorumunuz için teşekkür ederim verdiğiniz linklerdeki içerikleri de okudum, fakat mesela abd in köle olarak çevrildiği bir Kur'an meali olmaması yüzünden hangi ayeti nasıl okuyacağım bunlar kafamı dolandırıyor.sitedeki içerikler gerçekten çok faydalı ve büyük emek gösterilerek hazirlanmis.hazirlayanlara çok teşekkür ediyorum
Yukarı  
 
Gönderen:
Bir köle

Yer:
Diger

Tarih:
22 Mart 2019, Cuma
16:03



Sayın Allah’a köle olmayı anlıyan arkadaş,
Herhalde sizde birşeylerin farkına varmışssınız. Gerçekten durduğunuz yolun ne kadar önemli olduğunu ve bundan sonra attığınız adımların ne kadar hayati olduğunu söylemek istiyorum ve size büyük içtenlikle, samimiyetle tavsiye vermek istiyorum...tabi ki YS İnşallah daha güzel söyleyecektir. Bu yazıların amacı sizin başkalarına söyleyerek bunu teyit etmek değildir. Bu yazıları, Sizin aklınız bunu kavraması ve kabul etmesi lazımdır. Çünkü Rabbimize bu anlayış ve kavrayışla teslim olacaz ve hesaba çekilecez.
Tabiki Allah’a köle olmayı anladıktan sonra iblis hizbileri sizi gerçek yoldan alıkoymak için, aslında bu yolun hayati olmadığını düşündürmek için ellerinden gelenlerini ardına koymayacaktır..
Sizin üstünde durduğunuz bu yol sitenin kalbi; temel amacı yani İslam’ın temel konusudur. Size bazı linkleri vericem. Ve bu linklerde O bazı şeytanlarla nasıl başa çıkılmak gerektiğini anlıyacağınızı düşünüyorum. Eğer ki samimiyetle bu gerçeğin peşinde iseniz bu badireleri inşallah atlatıcaksınız..
Allah hepimize acısın ve hidayet versin.
Yukarı  
 
Gönderen:
Köle

Yer:
Diger

Tarih:
21 Mart 2019, Perşembe
16:40


Merhaba, arkadaşlarımla konuşurken "abd"ın kul değil "köle" anlamında olduğuyla ilgili yazıdan bahsettim. Sonuç olarak bunu kimsenin bu şekilde düşünmediğini anladım. Hiç bir hoca vs. gerçekten de "köle" kelimesini kullanmıyor. Yazıda söylendiği gibi "yakıştıramadıkları için" büyük ihtimalle. Bu konu ile ilgili konuşurken "tevhid"in tam anlamını, "ilah" kelimesinin anlamının iyi anlaşılması gerektiğinden de bahsettim fakat gerçekten herkes sanırım bu konulara çok uzak. Takma kafanı, o kadar takva sahibi değiliz, düşünme bunları diyorlar. Ayrıca şu video paylaşım sitelerindeki herkesin farklı farklı attığı şeylerden ötürü herkes bir fikir edinmiş. Birisi ye'cuc me'cuc Antartika'da diyor, birisi velilerin gaybı bildiğini bilebileceğini savunuyor. Tasavvufa ve tarikat şeyhlerine karşı olduğumu söyleyince Kur'an'ı anlayamazsın sen deniyor. Bu sefer de vahabi kafalı olanlardan mi öğreniyorsun bunları deniyor. Sizler bununla nasıl başa çıkıyorsunuz. Selamlar
Yukarı  
 
Gönderen:
Mutlu

Yer:
Diger

Tarih:
18 Mart 2019, Pazartesi
06:40


Merhaba yazıdaki ilk yalancıların yalancisi yazısını okuduğum an bu soruyu sordum devamını okuyunca feto olduğunu anladim fakat yazıyı kaldiramadim kusura bakmayın
Yukarı  
 
Gönderen:
Ali

Yer:
Diger

Tarih:
18 Mart 2019, Pazartesi
00:00



Gerçekten bu açıklamayı okudunuz da anlamadınız mı? Yoksa anlamak mı istemediniz? Buyurun bir kere daha okuyunuz, bakınız bu dört dörtlük tanımlama Fetoşa uymuyor mu?

"Bütün bu Hadislerin bize açıkça bildirdiği gibi İblis'in tezgahında dokunacak üç tane önemli "Deccal" mevcuttur:

Birisi "yalancıların yalancısı"dır. Bu "yalancılar yalancısı Deccal" çıkalı çok oldu. Bu Deccal bozuntusunu, Türk halkı gecikmiş de olsa acı bir deneyimle anladı ve ona karşı savaş açtı. Bugün o, "Küresel Güç" baronlarının kucağında oturmaya devam etmektedir." 
Yukarı  
 
Gönderen:
Mutsuz

Yer:
Diger

Tarih:
17 Mart 2019, Pazar
23:55


Bu apacik ve basit gerceği nasıl anlamadiniz Mutlu bey... Bunun Feto oldugu gayet açık. Hangi ümmet liderinden bahsediyorsunuz siz?
Yukarı  
 
Gönderen:
Mutlu

Yer:
Diger

Tarih:
17 Mart 2019, Pazar
23:34


Selamün aleyküm okuyuculara bir soru sormak istiyorum yapay Mehdi yazısındaki kullanılan Türk milletinin yakından tanıdığı yalancılar yalancisi sözü benim anladığım gibi sözde ummet liderinden mi bahsediliyor acaba sizin fikirleriniznedir
Yukarı  
 
Gönderen:
İsmail

Yer:
Diger

Tarih:
15 Mart 2019, Cuma
14:04


Sayın bir köle
Teşekkür ederim bu yazıları okudum fakat tekrar tekrar okuyacağım herkese teşekkür ediyorum Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun
Yukarı  
 
Gönderen:
Bir köle

Yer:
Diger

Tarih:
15 Mart 2019, Cuma
10:08



Sayın İsmail,
Bakın en sonda demişssiniz amacım “Allah’a kul olmak” bakın, burada ne kadar güzel açıklamışsınız. Ben bunu, kendinizi bu görüşlerden “Allah’a teslim oluyorum” demek istediğinizi anlıyorum. Bakın! Gönderdiğim YS yazılarını okudunuz mu, okumadınız mı bilmiyorum ama “ben yalnız Allah’a teslim oluyorum” diyerek gerçeğe yakınlaşmışsınız. Allah’ın izniyle biraz daha okursanız yazıları daha da yol katedeceksiniz.
Bahsettiğiniz görüşlerin ve özellikle “19” cu geçinen o iblis sıfatlının yine temel amacı islam değil. Onlar(19’cular) kendi görüşlerini İlah edinmiş, hatta bir tanesi programda açık açık vahiy aldığını söylemiştir. Çok ilginçtir; bunlar görüşlerini yazılarını yani amaçlarını öldükten sonra başka adamlarına devam etmesi için teslim ediyorlar.

Hatta, dediğiniz gibi 2 ayeti “19” matematiğine uygun olmadığından “bunlar fazla” diyerek silmeye bile gittiler. Bunlar ve diğerleri tek amaçları yaldızlı laflar söylerek insanları tek amacı olan Allah’a teslim olmaktan uzaklaştırmak. Bunlar ve diğerleri iblisin askerleridir..

Peygamberimizin insanların en kamili olması, ve Allah tarafından peygamberimize verilen hikmet tarafını yok saymaları sebebiyle, Allah da onları alçaltacaktır. Bu adamlar şeytana hizmet ettiğinden dolayı, kendi heva görüşlerine uygun şeyleri alırlar, uygun olmayanları da atmakta çekinmezler! İster ayet ister hadis olsun..

Önemli olan Allah’a teslim olmaktır. Allah’a köle olmaktır. İnsanların bütün acizliğiyle Rabb'ine sığınması gerektiğini belirtmektir. Allah bizi sadece sadece ona teslim olmaya çağırmaktadır.

Şeytanlaşmış görüşlerin, yazıları okuduktan sonra, nasıl çekip gittiğini hissedeceksiniz. Bence siz gelişme kaydetmişsiniz ama şeytan kafanızı bulandırıyor. Devam edin...

Gönderdiğim linklerden yazılara ulaşarak tekrar tekrar okuyabilirsiniz.
Yukarı  
 
Gönderen:
İsmail

Yer:
Diger

Tarih:
14 Mart 2019, Perşembe
23:58


Kıymetli cevaplarınız için teşekkür ediyorum, beni bir an düşündüren şey bu sayılar üzerinden yorum yapıp konuşan kişilerin yaptıkları bazi tahminlerin doğru cikmasi olmuştu.
ilim öğrenmeye çalışırken iblisin bize kurduğu tuzaklardan çevrili bir yolda yürürken yanlışa düşmemek için neyin ne olduğunu bilmek gerekirken yanlış şeyleri doğru diye kabul etmek yani istemeden iblisin tuzağına düşmüş olmaktan korkuyorum.bir cemaat bir şey diyor öbürü onu yalanlıyor ys de tarikatlar cemaatler ile ilgili yazı yok.birisi çıkmış 19 mucizesi diyor iki ayet fazla diyor.kendince ispatlıyor.oburu çıkıp şeyhine secde ediyor.kendini savunurken de bir bize bak nasıl dini yaşıyoruz görmüyor musun diyorlar.birisi diyor Kur'an'ı kendince anlayamaz yorumlayamazsin vs vs uzadıkça uzar liste.kime güvenecegiz Allah'tan başka ? Ysnin Kur'an'ı anlamak için Arapça kitabını aldım fakat camiide bile Kur'an öğrenme kursuna gitmemiş birisi olarak harflerin seslerini bile bilmediğim için anlayamıyorum.amacim sadece Allah'a kul olup yanlışa düşmemek.herkese selamlar
Yukarı  
 
Gönderen:
Nehir

Yer:
Diger

Tarih:
14 Mart 2019, Perşembe
19:11


İnsanlık tarihi boyunca tek amaçları, insanoğlunu Hak'tan saptırarak kandırmak olan İblis ve avanesi, çağların koşullarına paralel tuzaklar kurmuş ve insanoğlunu avlamaya devam etmiştir. İblis ve ordusu tarih boyunca avcı, insanoğlu ise adeta av olmuştur.
Günümüzde kurdukları tuzaklardan biri de kendilerini insanlara melek olarak tanıtmalarıdır. Kendilerini Baş Melek Mikail, Baş Melek Cebrail, Baş Melek Metatron vb gibi tanıtarak kanallar(medyumlar) aracılığıyla insanlara mesajlar veriyorlar. Bugünün de sözde çağdaş-aydınlanmış cahilleri, meleklerle konuşuyorum diye kitaplar yazıyorlar.
İblis ve avenesi, sayılarla sözde meleklerin insanlarla iletişime geçtiğini, insanlara mesaj verdiğini ve günlük yaşantılarını karşılarına çıkan bu sayıların anlamlarıyla geçirmelerini telkin ediyorlar. Rüyada, gerçek hayatta, okunan metinlerde, seyredilen filmlerde, telefon numaralarında, önde giden arabanın plakasında dahi bazı sayıların sürekli insanların karşısına çıkmasının bir anlamı olduğunu söylüyorlar. Her bir sayıya şeytani anlamlar yükleyerek insanları yönlendirip, yönetiyorlar.
Melek kartları, melek sayıları gibi şeytan palavralarını yutan cahillere söylenecek bir söz yoktur. Onlar uyandıklarında kendilerini cehennemin ortasında bulacaklardır...
Yukarı  
 
Gönderen:
Bir köle

Yer:
Diger

Tarih:
14 Mart 2019, Perşembe
19:01



İsmail arkadaş,
Öncelikle demek istiyorum ki, şeytanın oyunlarının başlıkları farklı olsada temel amacı hiç bir zaman değişmez; insanlığı amacından saptırmak.. (forumda bunun çok örnekleri mevcut)
İnternetten bakıldığında zaten yazar: ışık işçileri vs..
bu olayın temelinde sayıların anlamı olduğu, güya Melekler sayılarla bir şeyler söylüyor. Her bir sayının bir anlamı olduğu, sayılara bakılarak yapılan günlük sosyal hareketlerin doğruluğunu teyit edilmesini, bu sayılardan çıkarılan sonuç ile iç ses birleştirerek yine iç sese sorulması gerektiğini söylüyor ve kalpten geçenleri dinlenilmesini söylüyor. Sayıların tek tek anlamları verilmiş. Özellikle “8” rakamında sonsuzluk olmasını belirtmek istiyorum.
Hangi şeytani felsefeye bakılsa “Sonsuzluk” mevcut. Ayrıyetten aldatıcı Allah ile aldatıyor yani Özellikle Allah ismini en başa konulması ayrı bir taktik! Maksatları kendilerine her yerden köle toplamak.
Sayın ismail, size tavsiyem YS yazılarından iyice faydalanın. Çünkü YS’nin amacını anlıyan birisi bu taktiklere kanmaz. Biz insanlar Allah’a köle olmaktan başka sıfatımız yok. Bizim Kendimizi Allah’a teslim etmekten başka amacımız yok. Bizim Allah’tan başka İlah’ımız yok. Bir konu üzerinden sıkıntı yaşanıldığı zaman Müminin yapacağı şey amacını hatırlamasıdır. Mümin, bütün acizliğiyle Allah’a teslim olması lazım. Bunun anlamı her zaman her an Allah aklınızda olsun. Yaptığınız hareketlerin doğruluğunu amacınız olan “Allah’a teslim olmak” ile teyit edin. Bunu yapmanızın yoluda amacınız anladıktan sonra aklınızı işletmenizde... gayet açık değilmi? Şeytan insanı yaldızlı laflara nereye çekiyor. Ya
Lütfen bunları tekrar tekrar okuyun. 
Yukarı  
 
Gönderen:
İsmail

Yer:
Diger

Tarih:
13 Mart 2019, Çarşamba
23:13


Merhabalar
İnternette gördüğüm bir konu hakkında soru sormak istiyordum.
Acaba melek sayıları dedikleri şey nedir? Gerçek midir? Sayilarla metafiziksel mesajlar mi gönderiliyor acaba anlayabilenlere?
Yukarı  
 
Gönderen:
Musa

Yer:
Diger

Tarih:
09 Mart 2019, Cumartesi
18:10


Ahmed bey size verilen son derece aydınlatıcı ve tatmin edici cevaplara, çok küçük bir eklemede bulunmak isterim.
Dördüncü sorunuza cevaben, bu kavmin sonunun nasıl ve neden lanetli olduğu zaten Abdullah bey tarafından yazılmış.
Bu kavmin başının lanetli olması hususu ise özetle şöyledir:

Peygamberimiz (s.a.v)’in Kisra’yı islama davet ettiği mektubunu, Kisra’nın büyüğü Perviz okuduğunda çok öfkelendi ve devamının okunmasına müsade etmeden Rasululllah’ın mektubunu yırttı attı.

Medine`ye geri dönen elçi , Peygamberimizin huzuruna çıktı. Olup bitenleri haber verdi. Peygamberimiz ellerini kaldırarak Kisrâya şöyle beddua etti:
"Yâ Rabbi! Nasıl o benim mektubumu parçaladı, Sen de onu ve onun mülkünü parçala!"
Kaynak: Zadü’l –Mead 3:71

Abdullah bin Abbas (R.A) şöyle haber vermiştir.Rasulullah bir adama bir mektup verip Bahreyn büyüğüne teslim etmesini emretti.Bahreyn’in büyüğü mektubu Kisra’ya ulaştırdı, Kisra onu okuyunca yırttı. ( Arada ravi olan Muhammed ibni Şihab) dedi ki: Zannederim ki Said ibni Müseyyeb’den işittim, şöyle dedi: Rasulullah Kisra ile kavmine “ Parça parça olsunlar” diye beddua etti.
Kaynak: Sahihi-i Buhari, ilim Kitabı 6, sf:224,
Not: Başka sahih hadis kaynaklarında da aynı hadis mevcuttur.


Yukarı  
 
Gönderen:
Abdullah

Yer:
Diger

Tarih:
09 Mart 2019, Cumartesi
02:24



Sayın Ahmed sorularınızın cevapları benim anladığım kadarıyla şöyle:
1) Dediğiniz gibi, ayet İsa’nın sözünü naklettiğine göre İsa’nın kendi ölümü için gelecek zaman kullanması normaldir. Yani tek başına bu ayetten İsa (as)’nın ilk yaşantısında ölmeyip Yaklaşansaatte geleceği anlamı çıkmaz. Ama İsa’yı öldüremediklerini ve asamadıklarını ve İsa’nın yükseltildiğini söyleyen ayetle (4/157) birleştirince İsa’nın dünyaya yeniden gelip öleceğini gösterir. Yani teveffa (görevini sonlandırma) kelimesi değil mevt kelimesi kullanılması İsa’nın yeniden gelip ölmesinin gerekliliğine işaret etmektedir. Peygamberimizin yazıda da işaret edilen İsa’nın dönüp evleneceği, umre yapacağı ve öleceği hakkındaki hadisi de buna işaret etmektedir. Anladığım kadarıyla ayete buna binaen yazıda yer verilmiş.

2) Tabii ki bu ayetle kast edilen tüm gelmiş geçmiş Kitap Ehlinin İsa’ya ölmeden önce iman edeceği değildir. Çünkü böyle bir şey zaten olmamıştır. Aslında yazıda bu ayet gayet detaylı anlatılmış. Ama kısaca, Yaklaşansaatte olacaklara baktığımızda İsa’nın Deccal’i öldürüp Deccal’e tabii olanları yargılayacağı gün her şey ortaya çıkacak. Firavun’un ölürken iman etmesi gibi o gün herkes İsa’ya iman edecek. Bundan ötürü o gün yeryüzünde ne kadar Ehli Kitap varsa hepsi gerçeği anlayacak ve İsa’ya iman edecek ama önceden iman etmemişse bu iman geçerli olmayacak. Dolayısıyla bu sadece o gün gerçekleşebilecek olan durumu ifşa eden bir ayet olduğu için yazıda yer verilmiş.

3) Dediğiniz gibi tabii ki sadece Deccal’e işaret ediyor diye ayeti daraltamayız. Ama yazı da zaten bunu iddia etmiyor. Sadece Deccale işaret eden ayetlerin izini süreceğiz dedikten sonra Deccale işaret ettiğine inandığımız ayetler denilerek bu ayet konulmuş. Yani ayette ifade edilen durumun Deccal’e işaret ettiği, Deccal’in vasfıyla örtüştüğü söyleniyor. Örneğin, Deccal öncesi çıkıp Allah hakkında iftiralarda bulunan çok sayıda Deccal müsveddesi de bu ayetin kapsamındadır elbette.

4) Peygamberimizin Kisra’ya lanet ettiğini biliyoruz. Müslümanların Rum suresinde belirtildiği üzere müşrik olduğu halde Rumların Mecusi İran’ı yenmesine sevindiklerini ve ayetlerle Allah’ın da bu durumu tasdik ettiğini biliyoruz. Dahası İran’ın taa Osman’ın öldürülmesinden başlayarak İslam içine eski mecusi gelenekleriyle harmanlayarak tamamen lanetli bir kanal açtığını, bugün bile en büyük katliamların ve zulümlerin arkasında aynı kanalın olduğunu biliyoruz. İran’daki sapkın inanışın ve lanetin kaynağını daha iyi anlamak için sitedeki "İRAN DİNİNİN TARİHSEL KÖKENLERİ" VE "MEHDİYET FELSEFESİ" yazısına bakılması gerekir.
Yukarı  
 
Gönderen:
selam

Yer:
Diger

Tarih:
09 Mart 2019, Cumartesi
02:05



Selam Ahmet Bey;

"Yaklaşan Saat"te Beklenen "Mehdi" Değil “İsa”dır- yazısıyla ilgili sorduğunuz sorularda dikkatinizden kaçan ve atladığınızı düşündüğüm birkaç konuyu ifade etmek istedim.

1) Öleceği günü gelecek zaman olarak ifade etmesi Allah tarafından göğe yükseltildiği NİSA(157-158) ayetleriyle birleştirildiğinde İsa'nın dönüp öleceğine işarettir.

NİSA(157-158): Onlar(İsrailoğulları), şöyle dedi: "Biz, Allah'ın Resulü Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük. Onu(İsa'yı), ne öldürebildiler, ne de çarmıha gerebildiler. Ancak onlara, o(İsa), benzetildi. Muhakkak onlar, ondan(öldürülmesinden), şüphe içinde ihtilaf etmektedirler. Onların, onunla ilgili bir bilgileri yoktur. Ancak onlar, zanna uymaktadırlar. Onu, yakinen öldüremediler. Bilakis Allah, onu, Kendisi'ne yükseltti. Allah, Aziz ve Hakim'dir.”

Şu ayet de buna başka bir delildir:
ANKEBUT(57): “Her nefis(canlı) ölümü tadacaktır, sonra bize döndürülürsünüz.”

Bunun zamanının YS'de olacağıyla ilgili yazıda birçok delil verilmiş zaten.

2) Yazıda bu ayet yorumlanırken sizin de sorduğunuz gibi aslında çelişki gibi görünenin İsa’nın YS de geleceğinin delillerinden birisi olduğu açıkça anlatılmış. Yazıda ilgili maddeyi okursanız mesele açıkça ortaya konmuş. Yazıdan ilgili yerin bir kısmı:

"…İsa'ya iman etmeyen, hatta ona düşman olan Yahudiler gibi "Ehli Kitap" olanlar, ölürken neden İsa'ya iman etsinler? Bu Sünnetullah'a tamamen aykırıdır. İslam'ı kabul etmeyen ve Yahudi-Hristiyan olanların, İsa'ya, Hristiyanlar gibi şirk koşması değil, "iman" etmesi nasıl mümkün olur? İsa gelmeyecekse; değil İsa'ya düşman Yahudilerin "iman" etmesi, Hristiyanların tamamının bile bir Müslüman gibi İsa'ya "iman" etmesi imkansıza yakın bir olaydır. Bugünkü Hristiyanların "teslis inançları", "iman" değil "azim bir şirk"tir.
O halde, anlamı açık olan bu ayette "çelişki gibi görünen durumu" nasıl gidereceğiz? Buraya kadar sıraladığımız "deliller sistemi"nin ışığında; İsa'nın, "Yaklaşan Saat"te dönüşü bir gerçektir. Bugün "dünyanın hakimleri-zalimleri","Ehli Kitap" olanlardır. Bunlar elbette "Deccal"in adamlarıdır ve Sünnetullah gereği "helak" olacaklardır. "Deccal"e karşı duran ve daha sonra da İsa'ya tabi olanlar, elbette "İsa'ya iman edenler" ve "kurtuluşa erenler"dir. Deccal'le, İsa arasındaki Peygamberimiz'in haber verdiği "kıyamet savaşı"; Deccal'in ve yanında saf tutanların; yani Hristiyanların, özellikle de Yahudilerin ölümüyle son bulacaktır. İşte bu şekilde ölen Hristiyan ve Yahudiler de son anda; yani "ölüm anı"nda; Mesih diye yanında saf tuttukları adamın "Deccal", "Deccal" diye karşı durup savaştıklarının ise Son Rahmet Elçisi'nin habercisi olan gerçek "Mesih İsa" olduğunu anlayacaklardır ve ona "iman ederek ölecekler"dir.

Ancak bilindiği gibi bu iman geçerli değildir. Nitekim "Firavun" da son anda iman etmişti ve bu geçerli bir iman değildir. Bilinmelidir ki; her helak olan kavim, helak oluş anında gerçeği anlar ve iman eder ancak bu iman ve pişmanlık geçersizdir. İşte böylece; "Ehli Kitap" olanlar; ya İsa'ya gerçek anlamda iman edip Müslüman olacaklar ve kurtuluşa erecekler, ya da "son ölüm anı"nda gerçeği kavrayıp iman edeceklerdir ki; bu iman da geçerli olmayacaktır. İsa'ya karşı Deccal safında yer aldıkları için mahşer gününde İsa, "Ehli Kitab"ın; yani Yahudi ve Hristiyanların aleyhinde şahitlik yapacaktır. İşte ayetin anlamı ve çelişkiye yer vermeyen doğru tefsiri budur bizce."

3) Ayette ifade edilen “Allah’a karşı yalan söyleyerek iftira eden…” in parantez içerisinde deccal olabileceği belirtilmeden önce, yazıda “Deccal meselesinin Kur’an da açıkça yer almadığı ancak kapalı-saklı olarak Deccal’e işaret ettiğine inandığımız bazı ayetler…” denilerek ayetler verilmiş, yani kesin bağlayıcı bir ifade kullanılmamakla beraber ayetlerde “Kıyamete doğru gelecek ve azabın kötüsüne sürükleyecek” tekil-özellikli birisine karşı insanoğlu ileriye dönük uyarıldığına işaret edilmiş.

4) Bu meselenin anlaşılması için "İRAN DİNİNİN TARİHSEL KÖKENLERİ" VE "MEHDİYET FELSEFESİ" yazısını okumanızı tavsiye ederim.
Yukarı  
 
Gönderen:
Bir köle

Yer:
Diger

Tarih:
09 Mart 2019, Cumartesi
01:17


Sayın ahmed, bence bir kere daha okuyun. Atlamış olabilirsiniz. Sorularınızın cevapları zaten yazının tamamı. 2 ci verdiğiniz soru özellikle açıklaması geniş olarak verilmiş.
Yukarı  
 
Gönderen:
Ahmed

Yer:
Diger

Tarih:
08 Mart 2019, Cuma
13:41


Sa. Mehdi ile ilgili yazınızı okudum. Genel olarak dediklerinize katılmakla beraber aklıma takılan bir kaç yer var:

1) 4. maddede "...Selam; 'wulidtu'(doğduğum) gün, 'emutu'(öleceğim) gün ve diri olarak kaldırılacağım gün, üzerimedir." İşte Meryem oğlu İsa hakkında şüpheye düştükleri 'Hak Söz'." [MERYEM (19)/29-34], ayetindeki "öleceğim" kelimesinin gelecek zaman olarak ifade edilmesini İsa'nın yaklaşan saatte öleceğine yorumlamışsınız ancak İsa o sırada konuştuğu için ve henüz hayatta olduğu için öleceği günü gelecek zaman olarak ifade etmesi zaten doğal değil midir? Yani bu ayetten sadece yaklaşan saatte değil o konuşma yapıldıktan sonra öleceği çıkmaz mı?

2) 6. maddede "...Şayet bir kimse 'Kitap Ehli'nden ise elbette ölmeden önce, ona (İsa'ya) iman edecektir. Kıyamet günü de o(İsa), onların üzerine şahit olur." [NİSA(4)/157-159], ayetinde kitap ehlinden ölmeden once İsa'ya iman etmeyen kalmayacak diyor. Siz sadece yaklaşan saatte olacaklardan bahsetmişsiniz peki ya yaklaşan saate kadar olan süreçte yaşayan ve ölen kitap ehli nasıl İsa'ya iman edecek?

3) Deccal konusunda 1. maddede "Allah'a karşı yalan söyleyerek iftira eden'(Deccal)den veya O'nun(Allah'ın) ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir? Muhakkak o, iflah etmez zalimlerdendir." [EN'AM(6)/21], ayetindeki "yalan söylerek iftira eden" kısmını sadece Deccale yormak ne kadar doğru? Bu ifadenin kapsadığı bir çok kişi olamaz mı? Mesela yazınızın sonunda da ifade ettiğiniz yalancıların yalancısı da buna bir örnek değil midir?

4) Sonuç kısmında 8. maddede hadislerde iran için "başı ve sonu lanetli" kavramı kullanılmış çokça. Bunu nasıl anlayabiliriz?
Cevabınız için şimdiden teşekkürler.
Yukarı  
 
Gönderen:
YS

Yer:
Diger

Tarih:
04 Mart 2019, Pazartesi
23:31


Sayın Nurullah, sorunuzun cevabı için twitterinize mesaj atılmıştır.
Yukarı  
 
Gönderen:
Zühd

Yer:
Diger

Tarih:
03 Mart 2019, Pazar
01:06


YS'nin Form'da Yusuf Peygamberle ilgili bir yorumunun kanıtı:

Enes şöyle demiştir: “Allah Teala Yusuf’a vahyederek: ‘Seni kardeşlerin öldürmeye azmettikleri vakit ölümden kim kurtardı?’ diye sormuş, o da :’Sen, Ya Rabb’i!’ demiştir. ‘Peki, seni, kuyuya attıkları vakit oradan kim kurtardı?’ diye sormuş, yine: ‘Sen, ya Rabb’i!’ demiştir. Peki, ‘Sana ne oldu bir ademoğlunu hatırladın da Beni unuttun?’ deyince; ‘Bu ağzımdan kaçırdığım bir sözdü’ demiştir. Allah Teala da: ‘İzzetime yemin olsun ki seni hapiste bırakacağım’ demiştir.
Ahmed ibn-Hanbel, Kitabü’z-Zühd, C.1, Rno: 422, s. 129
Yukarı  
 

 

Toplam Kayıt Sayısı: 1380 Toplam Sayfa Sayısı: 35
[««] [«] 1. 2. 3. 4. 5. . . . 33. 34. 35. [»] [»»]  

 

Untitled Document
ys@yaklasansaat.com
anasayfa|evren|gezegenler|dünyamiz|dinler|eski kavimler|cin-seytanlar|haberler|yorum-analiz|seslendirmeler|videolar|site haritasi|iletisim|forum|ys kitaplari
Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Yaklasan Saat'in resmi twitter adresi asagidadir. Bu hesabin disindaki diger hesaplarla Yaklasan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat