Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com




 

Evren / Büyük Patlama, Evren Teorileri ve "Kur'an Evreni" / Kur'an'ın Işığında: Evrenin Yarıçapı

KUR'AN'IN IŞIĞINDA: EVRENİN YARIÇAPI

Yaklaşansaat'te yayınlanan ve daha sonra da kitap olarak neşrettiğimiz "BÜYÜK PATLAMA, EVREN TEORİLERİ VE "KUR'AN EVRENİ" araştırmamızda "Evrenin Yarıçapı ve 1019 "arasındaki ilişkiye dikkat çekmiş ve bu meseleyi ayrı bir çalışma ile ele alacağımızı söylemiştik. Sözünü ettiğimiz önceki araştırmamızın sonuç bölümünde yer alan konuyla ilgili tespitlerimize bir kere daha göz atalım:    

"Evrenin mikro ve makro boyutları, 10'un 19'uncu kuvvetleri (10±19) cinsinden biri birine bağlanmıştır. Evrenin en küçük yapıtaşı(tuğlası) kuarkların boyutu, 10-19 metreden küçüktür. Yani kuarkların boyutu <10-19 metredir. Kur'an'daki ME'ARİC(70)/4 ayetine dayanarak yaptığımız hesaplamadan; "evrenimizin ve tüm evrenlerin yarıçapları"; 1019un bir katı olarak tarafımızdan elde edilmiştir. Bu sonuç, astrofiziğin hesaplarına uygundur ve 1/R yarıçaplı "mikro evren"le, R yarıçaplı "makro evren"in fiziği aynıdır. (1/R= 10-19 ‹-› R=1019)

"Yine evrenimizdeki tüm protonlar, 1,6 x 10-19C değerinde pozitif yüke sahiptir. Elektronun kütlesi, protondan 1836 kez daha hafiftir, ancak yükü, protonla aynıdır ve 1,6 x 10-19C'dir. Acaba evrenle ilgili bütün bu şaşırtıcı sayısal ilişki ve sayılar tesadüf müdür dersiniz? Kur'an'da MÜDESSİR(74)/30 ayeti, bir taraftan Fiili Kıyamet(Büyük Çöküş) sonrası ortaya çıkan Cehennem'in melek bekçilerine atıf yaparken, diğer taraftan semalar(evrenler) üzerinde 19 olduğuna işaret etmektedir. İşte evrenin üzerinde 19 olduğunu ifade eden ayet:

"Onun üzerinde 19 vardır."
[MÜDESSİR(74)/30]

"19'un, tüm sayı sistemlerini ve evrenleri oluşturan baz kümesinin; (1,2,3,4,5,6,7,8,9), birinci ve sonuncu rakamlarından(1,9) oluştuğu; 1'in 1. evreni; 9'un da ARŞ'ı temsil ettiği hatırlanmalıdır.

"Kütle ya da enerji, Planck ölçeği olan 10-33 cm boyutlarına indirildiğinde, yaklaşık 10-19 proton kütlesi olan 22 mikrogramlık Planck Kütlesine eşdeğer olur. Planck boyutları denen ölçeğe ve sınıra inince, zamanın ve evrenin başlangıcına inmiş oluruz. Bu ölçekte uzay ve zaman anlamsızlaşır. Görünen-fiziki evren; her şey Planck ölçeğinde geçersiz olur. Planck ölçeğinin ötesinde fizik yasaları çalışmaz... Planck–altı ölçek, maddeyi ve evreni oluşturan ancak madde olmayan "melekut enerji alanı"dır. Bu enerji alanı, reel değildir, sanaldır ve melekidir."

Biz bu çalışmamızda ise "evren"in; elbette "evrenlerin(8 evrenin) yarıçapı"nı, Kur'an'a ve Sünnet'e; yani Peygamber'imizin sahih haberlerine dayanarak hesaplayacağız. Daha açık ifade edecek olursak, bir ayet ve iki ayrı hadise dayanarak; iki yoldan birbirini teyid eden "evrenlerin yarıçapı"nı elde edeceğiz.

Bilimin yahut evren bilimcilerin bu konuyla ilgili ulaştıkları bir sonuç ise henüz ortada yoktur. Hatta evrenin, sayı ve büyüklük itibarıyla sonlu mu, yahut sonsuz mu olduğu konusu, astrofizik biliminin henüz çözemediği bir konudur. Bize göre ise evrenlerin varlığı, sayısı ve sonlu olduğu açık ve kesindir. "BÜYÜK PATLAMA, EVREN TEORİLERİ VE "KUR'AN EVRENİ" kitabımızda bu mesele net bir şekilde ortaya konmuştur.

Her zaman ifade ettiğimiz gibi astrofizik bilimi dahil çağdaş tüm bilimler, Kur'an'daki ilmi prensiplerin ve işaretlerin gerisindedir ve böyle olmaya da devam edecektir. İşte bu tespitimizi önceden kayda geçiren ifadelerimiz:

"İnsanoğlu, sonsuza kadar gelişse ve bilimi geliştirmeye devam etse de; bilimdeki "eksiklik", "çözümsüzlük" ve "tam olmama", ne biter, ne azalır, sonsuza kadar devam eder. Bu nedenledir ki; insanoğlu ve bilim, her zaman gerçek vahye muhtaçtır. Yol gösterici, düzeltici, kuşatıcı ve onaylayıcı, "sonlu olmayan bir Akıl"a muhtaçtır. Çünkü Sonsuz Yüce Rabb'imiz "Tam"dır, O'nun her planı, yaratması ve işi "Tam"dır. Sonuç olarak, Rabb'imiz hiçbir kimseye, hiçbir bilime, hiçbir alime muhtaç değildir.

"Bugün ve her zaman, yaratılmışlar, cinler, insanlar ve onların bilimleri, Allah'a muhtaçtır. Evrenimizin ve evrenlerin bunca bilinmezlerine rağmen, az bilgiye dayanarak bir kısım evrimci-evrenci bilim insanlarının yaptıkları genellemeler; evrenin her aşamasında ortaya çıkan "olağanüstü bilinçli, hiyerarşik ve sistematik madde-evren yapısı"nı ve bu yapının, Sonsuz Boyutlu Sonsuz Yüce Yaratıcısı'nı örtmeye yetmez. Sonsuz Yüce Allah'ı ne kadar örtmeye çalışsalar da, örtemeyeceklerdir, sonsuza kadar O'na ve Vahyine muhtaç olacaklardır, keşke bilselerdi..."

BİLİM: "EVRENİN YARIÇAPI"NI BİLEMİYOR

2004 yılında Nobel fizik ödülünü alan David Gross'un söylediği şudur: "Neyi bilmediğimizi çok iyi biliyoruz. Evrenin %95'ini bilmiyoruz." Bu ifade, gerçeğin bir tescilidir. Harcanan müthiş paralara, bilimsel ve CERN benzeri deneysel çalışmalara rağmen bugün gelinen nokta budur.

Tüm çabalara ve çalışmalara rağmen astrofizin geldiği nokta, bir gerçek olarak yukarıdaki tespitten ibarettir. Bugün evrenin başlangıcı bilinmesine rağmen, sonlu yahut sonsuzluğu, sınırları, büyüklüğü ve evrenin yarıçapı bilinmiyor, bilinemiyor. Yakın gelecekte de bilinebilecek gibi gözükmüyor. Nitekim Oxford Üniversitesi Astrofizik bölümü başkanı Joseph Silk, evrenin sınırlı olup olmadığını belki hiçbir zaman öğrenemeyebiliriz diyor. O halde astrofizik bu konuda bugün bize ne söylüyor? Ancak şunları söylüyor:

1) Evrenin yaşı; 2013 yılı itibari ile 13 772 ± 0,059 milyar ışık yılı olarak hesaplanmıştır. Bazı bilim adamları, hiçbir şeyin ışıktan hızlı gidemeyeceğini düşünerek evrenin yarı çapının da 13 772 milyar ışık yılı olduğunu düşünmektedir. Bu, ancak evrenin uzay-zamanının statik Minkowski uzay-zamanı olması halinde doğru olabilirdi. Oysa, Hubble Kanunu tarafından da delillendirildiği üzere gerçek evrende uzay-zaman, uzayın genişlemesine bağlı olarak bükülüdür.

2) Gözlemlenebilir evren; teorik olarak ışığı bize ulaşabilecek olan galaksilerin ve diğer maddelerin yer aldığı küreye denir. Gözlemlenebilir denmesi, bu nesnelerden çıkan ışığın kozmolojik şişmenin başından bu yana geçen zamanda Dünya'ya ulaşabilmesinden ötürüdür. Bu ifade, teorik olarak, prensipte bugüne kadar ışığı bize ulaşabilecek olan nesneleri içine alan bir küredir. Bu gözlemlenebilir evrenin yarıçapının; %2'lik bir sapmayla 46,6 milyar ışık yılı olduğu düşünülmektedir. Yani bugün Dünya'ya ışığı ulaşmış olabilecek en uzak galaksinin, Dünya'dan 46,6 milyar ışık yılı uzakta olduğu tahmin edilmektedir.

Aynı zamanda gelecekte daha uzaktaki galaksilerin ışığı da ulaşabileceğinden bugün gözlemlenemez olan alanlar, zamanla gözlemlenebilir hale gelebilir ve "gözlemlenebilir evrenin yarıçapı" değişebilir. Ancak, Hubble Kanununa göre belli uzaklıktan daha uzakta olan nesneler, gelecekte bile hiçbir zaman gözlemlenemezler. Bunun sebebi, evrenin genişlemesi sebebiyle çok uzaktaki nesnelerle Dünya arasındaki uzaklığın ışık hızından daha hızlı bir şekilde açılıyor olmasıdır. Eğer karanlık enerji sabit kalırsa ve bugünkü gibi hızlanarak genişleme sürerse gelecekte maksimum "gözlemlenebilir evren"in yarıçapının ancak 62 milyar ışık yılı olacağı tahmin edilmektedir.

3) Evrenin gerçek büyüklüğü için alt sınır: 2003'te Kozmik Mikrodalga Fon Işımalarını(KMFI) inceleyen Cornish ve ekibi, "Evrenin çapının 78 milyar ışık yılı"ndan daha küçük olamayacağını buldular. Bu da küre varsayımıyla "39 milyar ışık yılı yarıçap"a karşılık geliyor. Aynı araştırmacıların 2012 makalesinde ise, daha yüksek çözünürlü KMFI incelemeleri sonucunda bu alt sınırı, yaklaşık 84 milyar ışık yılı çapa; yani 42 milyar ışık yılı yarıçapa yükseltmişlerdir.

Sonuç olarak bugün evrenin yarıçapıyla ilgili kesin olmayan bir sonuç şudur: Evrenin yarıçapı, tahmini olarak 42 milyar ışık yılından daha büyük olmalıdır. Böylece "evrenin yarıçapı" için tahmini bir alt sınır ortaya konmuştur. İşte astrofiziğin, "evrenin yarıçapı"yla ilgili ortaya koyabildiği yaklaşık sayısal sonuç bundan ibarettir.

CEVAPSIZ KALAN SORULAR VE "KUR'AN  EVRENİ"NİN CEVABI

Astrofiziğin kesin olarak cevap veremediği temel sorular şunlardır: Evrenin başlangıcı ve sonu var mıdır? Evren mi, evrenler mi ve bunların sayısı sonlu mu, sonsuz mu? Evren sınırlı mı, sınırsız mı? Şayet sonlu ve sınırlı ise evrenin yahut evrenlerin yarıçapları nedir?

Bu soruların cevabı "KUR'AN EVRENİ"nin de mevcuttur ve açıktır. Bu soruların cevapları, "BÜYÜK PATLAMA, EVREN TEORİLERİ VE "KUR'AN EVRENİ" isimli kitabımızda açıklanmıştır, ancak burada çok kısa özetleyeceğiz. Bu cevapların delili olan ayetleri ve açıklamalarını ise konuyu amacından uzaklaştırmamak ve uzatmamak için zikretmeyeceğiz. İşte astrofiziğin cevaplayamadığı yukarıdaki soruların Kur'an'daki cevapları:

Evrenin yani evrenlerin, başlangıçı ve sonu vardır. Ayrıca bilinmelidir ki başlangıcı olan her şey-varlık, sonlu olmak zorundadır. Başlangıcı ve sonu olmayan Sonsuz Boyutlu, Sonsuz Yüce Allah'tır. Evrenler ve hiçbir şey-varlık yokken sadece ve sadece O vardı, O'nun Nuru, sonsuzluğu kaplamıştı. O sonsuz latif(ince) Nuru'ndan "Melekut"u, Melekut'tan "Sicimleri(Hubbük'ü)", Sicimler'den de "Kuark Gluon Sıvısı"nı ve "evrenler"i yarattı. Hiçbir varlık-şey, sonsuz olamaz, evrenler de sonludur, ölümlüdür ve de sınırlıdır. Evrenlerin sayısı da sonsuz olamaz ve de değildir, yani sonlu sayıdadır, sınırlıdır ve birbirini kapsayan içiçe 8 evrenden meydana gelmiştir.

Yaratılmış her şeyin, evrenlerdeki her şeyin sayısal bazı olan (1,2,3,4,5,6,7,8,9) sayı sistemi, tüm "matematik sistemler"in de "baz"ını oluşturmaktadır. Bu sayıların her biri, bir evrene karşı gelir, 9 ise Sonsuz Yücenin ARŞ'nı temsil eder. Sonuç olarak evrenler sonludur ve her biri diğerinin alt uzayı olacak şekilde genişleyen "8 evren"den(hiper küreden) ibarettir. Evrenler sonlu, sınırlı olduğuna göre bu evrenlerin büyüküğünü ölçen bir "yarıçap"tan söz edebiliriz. işte bu çalışmamızın amacı da tamı tamına budur. Evrenimizin ve diğer evrenlerin yarıçapları sonlu olacağına göre büyüklüğü sayısal olarak nedir? Bu soruyu cevaplamadan önce "KUR'AN EVRENİ"nin bazı kavramlarına da kısaca ışık tutup, "evrenin yarıçapı"nı hesaplamaya esas teşkil edecek olan alt yapıyı oluşturmalıyız.

ARZ'DAN ARŞ'A EVRENLER VE ARŞ'I TAŞIYAN MELEKLER

Önceki çalışmamızda da temas ettiğimiz gibi tüm yaratılmış olan evrenlerin sayısı 8 dir, 9'uncusu Arş'dır. 1. evren, içinde bulunduğumuz "madde evreni"dir, 2. evrenden "8. Kürsi'ye kadar olan 7 evren, "antimadde evrenler"dir. 8. Evren olan Kürsi, Kur'an'da "Ayet-el Kürsi" ayetiyle ifade edilmiştir. 8. evren; 7 evreni kapsayan en yüksek evrendir ve Levhi Mahfuz(Ana Bilgisayar-Yönetim Merkezi) buradadır. "8. Evren(Kürsi)"nin genişliğini mukayeseli bir şekilde veren ve diğer 7 evrenin genişliklerinin toplamı kadar olduğunu bize bildiren hadis, aşağıda verilecektir. Ayrıca BAKARA(2)/255) ayeti de şöyle der: ".. O'nun Kürsüsü, gökleri ve yeri kaplamıştır.."

Sonsuz Yüce Allah, sonsuz latif Nuru'ndan "Melekut"u, "Melekut"tan "Sicimleri" ve "Sicimler"den de "Kuark-Gluon Sıvısı"nı yarattı. ARŞ'ını, bu "sıvı küre" üzerine koydu, arkasından da "Ol" emriyle; yani "Büyük Patlama"yla tüm evrenleri(8 evreni) yarattı ve genişletti. Sonsuz Yüce Rabb'imizin Arş'ı(Taht'ı), "8. Evren(Kürsi)"nin üzerindedir, Kürsi de; yani 8. Evren(Sema)de yukardaki ayetin ifade ettiği gibi tüm 7 evreni kuşatmış-kaplamıştır.

O'nun Arş'ı su üzerinde iken, amel bakımından hanginizin daha iyi olduğunu denemek için 'Gökler'i ve 'Arz'ı 'altı gün'(altı devir)de yaratan O'dur. Şayet sen onlara: "Gerçekten siz, ölümden sonra yine diriltileceksiniz" dersen, elbette Hakk'ı örtenler: "Bu, apaçık bir büyüden başkası değildir" derler.
[HUD (11)/ 7]

Kur'an bize ARŞ'ı "taşıyan melekler"den söz eder. Başlangıçta, Arş'nı yaratıp Su(Kuark Gluon Sıvısı) üzerine koyan Alemlerin Rabb'i, bu "Su"dan tüm evrenleri hiyerarşik olarak yaratmış ve ARŞ'ını, son evren olan "8. Evren(Kürsi)"nin üzerine koymuştur. "Su"yun ve "evrenler"in yaratıldığı "Melekut"; elbette Rabb'inin emrinde bilinçli bir "melek enerjisi"dir ve Rabb'ine saygısı ve bağlılığı mutlaktır. "Melekut"un çözülüp-dönüştüğü "Sicimler" de yine Rabb'inin emrinde ve elinde bilinçli bir "meleki-yaratım enerjisi"dir, başka bir ifadeyle "sanal(ruh) enerjisi"dir, Evrenlerin başlangıcından, sonuna(kıyamete) kadar, Sonsuz Yüce Rabb'imizin ARŞ'ı, görevli melekler(melekut) tarafından taşınmaktadır:

Gök yarılıp-açılmıştır. Artık o gün o, "gevşeyip-zayıflamıştır".
Melekler, onun çevresi üzerindedir. O gün, Rabb'inin Arş'ını, onların üzerinde sekiz (melek) taşır.
[HAKKA(69)/16-17]

Arşı taşıyanlar ve O'nun çevresindekiler (melekler), Rablerini, hamd ile tesbih ederler ve O'na iman ederler. İman edenler için de bağışlanma dilerler: "Ey Rabb'imiz! Rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O, tevbe edenleri ve senin yoluna tabi olanları bağışla, onları cehennem azabından koru!"
[MÜ'MİN(40)/7]

Peygamber'imiz(s.a.v.)den gelen birçok sahih haberde de "ARŞ'ı taşıyan melekler"den bahsedilir. Biz burada evrenlerin yarıçapını hesaplamada yararlanacağımız bu hadislerden birisini aşağıya alıyoruz.

Cabir İbn-i Abdullah'tan rivayet edildiğine göre Resulullah(s.a.v.) şöyle buyurdu:
"Allah'ın Arş'ını yüklenen meleklerinden bir melek hakkında söz söylememe izin verildi. O meleğin kulak memesi(yumuşağı) ile omzu arasındaki mesafe yedi yüz(700) yıllık yoldur."
Ebu Davud,
C. 5, H.no: 4727

"Nur"dan yaratılan "Melekut"; "Sicimler"e dönüşerek tüm evrenleri oluştururken, diğer taraftan ARŞ'ı yüklenen "Melekut-Sicimler", evrenlerle beraber genişleyerek uzamış ve ARŞ'ı taşımaya devam etmişlerdir. Sicim Teorisi'nin matematik modelini geliştiren matematik-fizikçi Edward Witten, "uzayan sicimler"den söz eder ve şöyle der:

"Büyük Patlama'nın, bugünkü evrende de uzamaya devam eden büyük bir sicim üretmiş olabileceği makul bir düşüncedir."

Ayrıca Sicim kuramcıları, ortalama bir "sicim"in sahip olduğu gerilimin 1039 ton olduğunu, ancak bu gerilimin, sicimden sicime farklılık gösterebildiğini, gerilimi yüksek olan bir "Sicim"in ise enerjisinin daha yüksek olacağını ifade etmektedir.

Evet geldiğimiz bu noktada, "evrenlerin yarıçapı"nın hesabına geçmeden önce; birinci adım olarak Kur'an'da; "özel rölativite(izafiyet) teorisi"ne de ışık tutan bir ayete dayanarak "melek hızı"nı hesaplayacağız.

KUR'AN'A DAYANARAK "MELEK HIZI"NIN HESABI

Melekler ve Ruh(Cebrail), O'na(Allah'a), miktarı 'elli bin yıl' olan 'bir gün'de yükselir.  
[MEARİC(70)/4]

Ayetin bize bildirdiği açık anlam şudur: Cebrail ve beraberindeki melekler, Dünya'dan, Allah'a; yani O'nun Tahtı'na; ARŞ'a, "elli bin yıl"(50 000 yıl) karşılığı olan "bir günde" yükselir(çıkar). Bu ayet, açıkça bizim mahkum olduğumuz "ışık hızı"(dünya hızı) ile "melek hızı" arasındaki "oranı-bağıntı"yı bize vermektedir. Işık hızına IH; melek hızına MHdiyelim. Bu iki hıza bağlı "zamanların oranı"na da, ORAN diyelim. Yani ışık hızına bağlı zamanın, melek hızına bağlı zamana oranına da ORAN diyoruz.

ORAN= 1Gün/ 50 000 Yıl = 1Gün / 50 000 x 360 Gün = 1Gün / 18 000 000 Gün. Bu iki "zamanın oranı", tabii ki bu iki zamana ait "hızların oranı"na eşittir. Sonuç olarak buradan ORAN = IH / MH eşitliğini yazarız:

ORAN = 1Gün / 18 000 000 Gün = IH / MH = 300 000 km/sn / MH. Bu eşitlikten de melek hızı MH'yi elde ederiz:

MH = 18 000 000 x 300 000 km/sn = 54 x 1011 km/sn = 5,4 x 1012 km/sn = 5,4 Trilyon km/sn.

Böylece ARZ'dan ARŞ'a yükselen Cebrail ve beraberindeki meleklerin hızını; MH = "5,4 trilyon km/sn" olarak hesaplamış bulunuyoruz. Bundan sonraki adımda bu hızdan yararlanarak, "evrenlerin yarıçapı"nı hesaplayacağız. Ancak ARZ'dan, ARŞ'a evrenlerin mesafesinin zaman cinsinden bilinmesi gerekmektedir. Bu mesafeleri, zaman cinsinden tanımlayan sahih haberler, son evrensel elçi Muhammed(s.a.v.) tarafından bize bildirilmiştir.

"EVRENİN-EVRENLERİN YARIÇAPI"NIN HESABI

Bu bölümde, hadislerden de yararlanarak "evrenlerin yarıçapı"nı hesaplayacağız. Yukarıda bir ayetten elde ettiğimiz "melek hızı"nı kullanarak ve "iki hadis"ten elde edeceğimiz zaman-mesafe verilerine dayanarak birbirini destekleyen iki sonucu; yani evrenin yarıçapını elde edeceğiz. Böylece "evrenin-evrenlerin yarıçapı"nı, iki ayrı yolla hesaplayacağız ve sonuçların ne kadar yakın olduğunu ve adeta bir doğrulama sağladığını göreceğiz. Bu hesaplamalardan birinci çözüm; doğrudan-kesin(tam) bir hesaplamadır, ikincisi ise yaklaşık bir yöntemle elde edilen çözüm(hesaplama)dür.

Özetle ifade edecek olursak; yukarıda görüldüğü gibi MEARİC(70)/4 ayetine dayanarak melek hızı(MH) hesapladık, arkasından da iki hadisle, iki yolla elde edeceğimiz evrenin "zaman-mesafe yarıçapı"na dayanarak; kilometre cinsinden yarıçapını bulacağız ve bu iki yarıçapın anlamlı bir şekilde yaklaşık olarak aynı olduğunu göreceğiz.

a) Birinci Çözüm / Tam Hesap: Evrenin Yarıçapı

Evrenler arasındaki zaman mesafeleri. Resmi büyültmek için üzerini tıklayın.
Evrenimizin ve Evrenlerin Yarıçapı

Aşağıya aldığımız hadis bize "8 evren"in, "zaman" cinsinden genişliğini ve aralarındaki "hiyerarşik-kapsama ilişkisi"ni açık bir şekilde tanımlamaktadır. İşte hadisin ifadesi:

Ebu Zer'in bildirdiğine göre Resulullah(s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"
Dünya Seması ile Yer arası, 500 yıllık mesafedir. Her Sema'nın genişliği 500 yıllık mesafe kadardır. (Semaların Yerleri arasındaki mesafe de böyledir.) 7. Sema ile Arş'ın arasındaki mesafe ise bu 7 Sema'nın genişliğinin toplamı kadardır."
İbn-i Hacer El-Askalani, El-Metalib Ul-Aliye, C. 3, H.no: 3443

Evrensel elçiden bize ulaşan bu hadise göre; 1. Sema'nın genişliği; yani ARZ'dan 2.Sema'ya olan mesafe 500 yıldır. 2. Sema'dan, 7. Sema'ya kadar olan semalar arası zaman-mesafeleride, eşittir ve 500 er yıldır. 7. Sema ile ARŞ (8.Sema-Kürsi) arasındaki zaman-mesafesi ise bu "7 sema"nın zaman-mesafeleri toplamı kadardır. Yani 7-8 arası zaman-mesafesi; 7 x 500 yıl = 3500 yıldır. Hadis'te bahsedilen "semalar"ın, "evrenler" olduğunu; dolayısıyla 8 evren(sema) bulunduğunu, sürekli vurguladığımız unutulmamalıdır.

ARZ'dan 2. Sema'ya kadar olan bizim semamızın(evrenimizin) zaman cinsinden mesafesi T = 500 yıl ise 1.-7. sema arsındaki mesafe 7 x T= 3500 yıl olur. 7. ve 8. Sema(evren) arasındaki mesafe ise diğerlerinin toplamı kadar olduğuna göre; 7 x T = 3500 yıl olur. Sonuç olarak ARZ'dan ARŞ'a; tüm evrenlerin toplam yarıçapı, zaman cinsinden 14 x T = 7000 yıldır, bunu T* ile gösterirsek; T* = 14 x T = 7000 yıldır.

Sonuç olarak ARZ'dan ARŞ'a tüm evrenlerin(8 evrenin) zamana bağlı mesafesi T* = 14 x T = 7000 yıl; 1. Evrenin(bizim evrenimizin) zaman mesafesi ise T = 1/14 x T* dir. T = 500 Yıl olduğuna göre; T* ı saniye cinsinden hesaplayalım:

T* = 14 x T = 7000 Yıl = 7000 yıl x 360g x 24s x 3600sn = 217 728 x 106 saniye olur.

Benzer şekilde T zaman mesafesine karşı gelen 1. Sema'nın yarıçapına R; T* a karşı gelen ARZ'dan ARŞ'a tüm evrenlerin yarıçapına da R* diyelim. Melek Hızı = MH = 54 x 1011 km/sn. olduğuna göre; evrenlerin yarıçapı = R* = MH x T* olacaktır:

R* = MH x T* = 54 x 1011 km/sn. x 217728 x 106 sn. = 11 757 312 x 1017 = 117 573,12 x 1019 km elde edilir. Çok küçük olan ondalık kısmını atarsak; tüm evrenlerin(8 evrenin) yarıçapı R* = 117 573 x 1019 km olur.

Buradan 1. evrenin yarıçapı R = 1/14 x 117 573 x 1019 km = 8398,08 x 1019 km olarak elde edilir. Ondalık kısmı atılırsa; 1. evrenin(bizim evrenimizin) yarıçapı R = 8398 x 1019 km olarak elde edilir.

Sonuç: Evrenlerin(8 evrenin) yarıçapı R* = 117 573 x 1019 km ; 1. Evrenin(bizim evrenimizin) yarıçapı ise R = 8398 x 1019 km olarak elde edilmiş olur.

b) İkinci Çözüm / Yaklaşık Hesap: Evrenin Yarıçapı

Şekil1

Yukarıda da zikrettiğimiz ikinci hadisi aşağıya alalım ve bu hadisin nasıl bir bilgi taşıdığını açıklamaya çalışalım.

Cabir İbn-i Abdullah'tan rivayet edildiğine göre Resulullah(s.a.v.) şöyle buyurdu:
"Allah'ın Arş'ı yüklenen meleklerinden bir melek hakkında söz söylememe izin verildi.
O meleğin kulak memesi(yumuşağı) ile omzu arasındaki mesafe yedi yüz(700) yıllık yoldur."
Ebu Davud,
C. 5, H.no: 4727

Ayetlerde de ifade edlen ARŞ'ı taşıyan meleklerden birisinin omuz boyunu hesaplamaya yarayacak bir bilgi, evrensel rehberimiz Muhammed(s.a.v.)e bildiriliyor. Meleğin kulak memesi(yumuşağı) ile omuzu arasındaki mesafenin 700 yıllık bir mesafe olduğu ifade ediliyor. Aynı hadis, söz konusu meleği, insana benzetiyor ve insan ölçülerinden yararlanmamız için bize bir kıyas-oranlama sağlıyor. Ayrıca ARŞ'ı taşıyan meleklerin, ARŞ'ın su üzerinde yaratılmasından itibaren uzayan melekut-sicimler olduğunu bilmeliyiz. ARŞ'ı taşıyan melekler, adeta evrenleri geren meleklerdir.

Sonuç olarak ARŞ'ı omuzlarında taşıyan bir meleğin OMUZ-TABAN mesafesini hesaplıyabilirsek; Evrenlerin(8 evrenin) yarıçapını hesaplamış oluruz. Bu hesaplamanın yaklaşık bir hesap olduğu açıktır. Çünkü insan formunun boyutları, ancak yaklaşık olarak hesaplanabilir. İnsanların bedensel ölçümleri; ırktan, ırka ve insandan, insana değişir. Ancak istatistiki bir ortalama bizi amacımıza ulaştırır ve evrenlerin yarıçapını yaklaşık olarak hesaplayabiliriz.

İnsan ölçüleri konusunda; İngiliz, Fransız, Alman, ABD ve Türk erkekleri üzerinde yapılan istatistiki araştırmalarla ortaya çıkan verilerden yararlanacağız.(7)

Bu verilere dayanarak Şekil 1'de bir erkeğin ölçümleri gösterilmiştir. Bir erkeğin ortalama omuz-taban mesafesi(yüksekliği) OMUZ-TAB-M = 143,6 cm dir. Aynı erkeğin, kulak memesinin, omuzuna olan mesafesi; KU-OM-M = 14,5 cm yaklaşık olarak elde edilir. İnsan formunda olan bir meleğin omuz mesafesi(yüksekliği)ni; ME-OM-TAB-M ; meleğin kulak memesi ile omuzu arasındaki "700 yıllık mesafeyi" de; ME-KU-OM-M ile gösterelim. Bu mesafe; önceden hesapladığımız 7000 yıllık mesafenin onda biridir. Yani R* =117 573 x 1019 km idi, bunu 10'a bölersek; ME-KU-OM-M= 117 573 x 1018 km olur.

Sonuç olarak şöyle bir orantı kuracağız: Kulak memesi-omuz mesafesi; KU-OM-M = 14,5 cm olan bir erkeğin Omuz-taban mesafesi; OMUZ-TAB-M = 143,6 cm ise; kulak memesi-omuz mesafesi; ME-KU-OM-M=117 573 x 1018 km olan meleğin, omuz-taban mesafesi; ME-OM-TAB-M ne olur? Bu orantıdan ME-OM-TAB-M= ? bulmak için santimetre cinsinden olan ölçümlerin de kilometreye çevrilmesi gerekir. Orantıyı yeniden yazarsak:

KU-OM-M = 14,5 x 10-5 km OMUZ-TAB-M = 143,6 x 10-5 km (insan)
   
ME-KU-OM-M = 117 573 x 1018 km ME-OM-TAB-M=? (melek)

Evrenlerin yaklaşık yarıçapı (melek omuz-taban uzunluğu) ME-OM-TAB-M = 116 438 x 1019 km = R** olarak elde edilir.

Yukarıda, a) Birinci Çözüm / Tam Hesap: Evrenin Yarıçapı başlığı altında elde ettiğimiz evrenlerin yarıçapı R* = 117 573 x 1019 km ile b) İkinci Çözüm / Yaklaşık Hesap: Evrenin Yarıçapı başlığı altında elde ettiğimiz yaklaşık yarıçap R** = 116 438 x 1019 km olarak ortaya çıkmıştır. Evrenlerin iki yolla; iki hadisle elde edilen yarıçaplarını yaklaşık olarak eşitleyebiliriz: R*R** Elde ettiğimiz bu yakın sonuçlar, evrenlerin yarıçap hesabının bir doğrulaması olarak da görülebilir.

SONUÇ

1) "Evrenlerin yarıçapı"nı hesaplama yöntemimizi tekrar özetleyecek olursak; önce MEARİC(70)/4 ayetinden yararlanarak melek hızı MH = "5,4 Trilyon km/sn. olarak hesaplanmıştır. İkinci aşamada, bu "melek hızı"nı kullanarak, iki hadisin "zaman mesafeleri" tanımından yararlanarak iki yolla evrenlerin yarıçapı; (R*, R**) hesaplanmıştır.

2) R* = 117 573 x 1019 km; R** = 116 438 x 1019 km olarak elde edilmiştir. Bu iki yarıçap; 1019 cinsinden aynıdır. Sadece katsayılar farklıdır, ancak bu katsayılar da oldukça birbirine yakındır. Bu iki değerin az da olsa farklı olması gerekir, çünkü birisi "kesin hesap"la, diğeri ise "yaklaşık hesap"la elde edilmiştir.

3) Evrenlerin yarıçapı R* = 117 573 x 1019 km idi. Bunu "ışık yılı"na çevirirsek; R* = 123,761,052,600 ışık yılı eder. Bu da yaklaşık olarak R*≈ 124 milyar ışık yılı demektir. Astrofiziğin evrenin yarıçapı için öngördüğü 42 milyar ışık yılı, bir alt sınırdır. Yani evrenin yarıçapı 42 milyar ışık yılından daha az olamaz, denmektedir. Bizim bulduğumuz evrenin(evrenlerin) yarıçapı ise 124 milyar ışık yılı olarak anlamlı ve tutarlıdır.

4) Burada şunu açıkça vurgulamalıyız ki; vahye dayalı bilgi kırıntıları bile son derece değerlidir. Nitekim bu bilgi kırıntılarına dayanarak birçok isabetli hesaplamalar-sonuçlar elde etmek lütfundan dolayı Sonsuz Yüce Rabb'imize, sonsuz teşekkürlerimizi sunarız. Bugün insanlığın muhtaç olduğu tek şey, ama tek şey; bozulmamış, nefsi-şeytani saptırmalara maruz kalmamış, "şirksiz-sahih vahy"e ulaşmaktır. Bu temiz, şirksiz vahyin kaynağı Kur'an, Peygamberi Muhammed(s.a.v.)dir.

5) Bozulmuş, karıştırılmış ve miadı dolmuş dinleri-yolları-kaynakları izleyenlerin; özellikle nefsi-dünyevi hegemonyaları peşinde koşanların ve insanlığın beynini "şeytani masallar, hikayeler ve propagandalar"la zehirlemeye çalışanların yakın geleceği büyük hüsran olacaktır. Unutulmasın ki Vahye ve vahyin temiz kaynaklarına koşan kurtulacak, Gerçek Vahye-Kur'an'a kör olanlar, ona sırtını dönenler adı-sanı ne olursa olsun Yaklaşan Saat'te pişman olacaklar, ancak bu pişmanlıkları hiçbir fayda sağlamayacaktır.

6) Bugün CERN deneyleri de, astrofizik çalışmaları da tıkanmıştır ve bilimsel gelişmelerin yolu ancak evrene ve hayata "Hak Bakış"la açılabilir. Maddeci ve evrimci bakış, çıkmaza girmiş ve yolun sonuna gelmiştir. İnsanlık ve bilim her zamankinden daha çok Vahye muhtaçtır.

Durmadan "Tanrı parçacığı"nı keşfettiklerini söyleyenler, doğru konuşmuyorlar. Bugün bilim, küresel sermayenin hem hizmetkarı ve hem de aldatıcı silahı olarak fütursuzca kullanılmaktadır. Küresel sermayenin yönlendirmesi dışında bağımsız çalışmalara ihtiyaç vardır. Bugün bilimi, bizzat hegemonlar dondurmakta ve amaçlarına hizmet edecek şekilde bilimsel kurumları yönlendirmekte, parayı veren düdüğü çalmaktadır.

Bilinmelidir ki bütün bu aldatmanın ve aldanmanın bedeli insanlık için ağır olacaktır. "Gerçek bilim", Yaratıcı'sının emrindedir, "O'nun Vahyi"yle uyumludur, O'na muhtaçtır ve muhtaç olmaya da devam edecektir. Heyhat nerede o gerçek bilim, nerede o bilim insanları!

7) İlk söz de-son söz de, yaratma da- yönetme de, tüm ilimlerin mutlak ve tam olanı da Allah'a aittir. Yaşam da-ölüm de- diriltme de; ceza da-mükafat da; cennetler de-cehennem de-evrenler de O'na aittir. İşte Evrenlerin-Alemlerin Rabb'inin sözü, söylenecek sözlerin özü:

Onun üzerinde 19 vardır.
[MÜDESSİR(74)/30]

Dr. Halil Bayraktar
yaklasansaat.com

28/03/2013

Kaynaklar: 
1) Kur'an
2) Kütübü Sitte
3) Ebu Davud,
C. 5, H.no: 4727
4) İbn-i Hacer El-Askalni, El-Metalib Ul-Aliye, C. 3, H.no: 3443
5)
Dr Halil Bayraktar, Büyük Patlama, Evren Teorileri ve "Kur'an Evreni", Yaklasansaat Kitap Serisi, Seri:3, Tuva Yy, İst. Kasım, 2012.
6) Bilim ve Teknik, Eylül 2004, Sayı: 442(Physics Today, Temmuz 2004)
7) "Determining the Anthropometric Characteristics of Turkish People", Ali İşeri, Fatih Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi, Aralık 2007.
6) Edward Witten, pbs.org/wgbh/nova/elegant
8)
Zeynep Camat, Evreni Dokuyan İplikler Süper Sicimler, Evrim Yy. İstanbul, Eylül, 2008
9) http://en.wikipedia.org/wiki/Observable_universe#cite_note-cornish-12
10) http://en.wikipedia.org/wiki/Universe#cite_note-17
11) http://www.esa.int/esaSC/SEMR53T1VED_index_0_iv.html
12) http://arxiv.org/abs/astro-ph/0310233
13) http://boards.straightdope.com/sdmb/showthread.php?t=527145

14) wikipedia, observable universe makalesi.

 

 

 



 

 

 

 


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.