Untitled Document
www.yaklasansaat.com





 

 

HADİS DE "YAKLAŞAN SAAT"

Ebu Saîd EI-Hudrî (r.a.), şöyle rivayet etmiştir:

Rasûlullah (s.a.v.), şöyle buyurdu:

"Nefsim, yed-i kudretinde olan Zata(Allah'a) yemin ederim ki; yırtıcı hayvanlar insanlarla konuşmadan, kamçısının ucu veya pabucunun kemeri, kişi ile konuşmadan ve kişinin uyluğu, arkasında ailesinin ne yaptığını kendisine bildirmeden 'Kıyamet' kopmayacaktır."

Sünen-i Tirmizi, C.4, Hno:2272, s.54

 

Ebu Hüreyre (r.a.), şöyle rivayet etmiştir:

Rasûlullah (s.a.v.), şöyle buyurdu:

"Ganimet, muayyen çevrelerin çıkarı yapıldığı, emanet, kelepir ve zekât, cereme sayıldığı, ilim, (Allah'tan) başka gaye için tahsil edildiği, kişi karısına itaat edip, annesine asi olduğu ve dostunu kendisine yaklaştırıp babasını uzaklaştırdığı, mescitlerde gürültüler baş gösterdiği, fasık(sapkın) adamın kabilenin başına geçtiği ve aşağılık adamın milletin lideri olduğu, şerrinden korkularak kişiye ikramda bulunulduğu, şarkıcı kızlar ve çalgı aletleri türediği, şaraplar içildiği ve bu ümmetin sonu evvelini lanetlediği vakit, işte o zaman; kızıl bir rüzgâr, zelzele, yere batma, kılık değiştirme, taşlanma ve ipi kesilen eskimiş bir kolyenin tanelerinin, ardı sıra gitmesi gibi birbirini takip eden 'alametler' beklesinler."

Sünen-i Tirmizi, C.4, Hno:2308, s.78

 

El-Müstevrid bin Şeddâd El-Fihrî (r.a.), şöyle rivayet etmiştir:

Rasûlüllah (s.a.v.), buyurdu ki:

"Ben kıyametin soluğunda gönderildim ve kıyametten şahadet parmağı ile ortaparmak arasındaki fark kadar önde geldim."

Sünen-i Tirmizi, C.4, Hno:2310, s.80

 

Abdurrahman bin Abd-i Rabbi'l-Kabe (r.a.), şöyle demiştir:

Bir gün Abdullah Bin Amr bin el-As (r.a.), Kâbe'nin gölgesinde oturmuş, başında halk toplanmış iken ben onun yanına vardım. Abdullah'tan, (bu esnada) şunu işittim:

"Biz bir yolculukta Resulullah (s.a.v.)'ın beraberinde idik. O, bir ara bir konakta konakladı. Bunun üzerine, kimimiz kendi çadırını kuruyor, kimimiz ok atışı yapıyor ve kimimiz otlanan hayvanı ile meşgul oluyorduk. Bu sırada, Resul-i Ekrem (s.a.v.), ayağa kalkarak bize şunları söyledi:

"Benden önceki her peygamber üzerine, kendi ümmeti için 'hayır' bildiği şeyleri onlara göstermesi ve 'şer' bildiği şeylere karşı, uyarıp-korkutması şüphesiz bir hak, görev oldu. Sizin ümmetinizin afiyeti, evvelinde kılındı.

Bu ümmetinizin son kısmının başına, bela ve hoşlanmayacağınız bir takım işler muhakkak gelecektir. Sonra, öyle fitneler gelecek ki bazısı bazısını hafifletecek (yani sonra gelen fitne bir önceki fitneden daha şiddetli olacağından öncekini hafif bırakacaktır.)

Artık Mü'min köle, bir fitne(bela) geldiğinde: İşte beni helak edecek fitne(bela) budur, der. Bir süre sonra o fitne geçer. Bunun arkasından başka bir fitne gelir ve mü'min köle, İşte beni helak edici fitne budur, der. Sonra o fitne de açılıp gider."
 
Sünen-i İbni Mace, C.10, Hno:3956, S.168

 

Abdullah bin Ömer (r.a.), şöyle demiştir:

Rasûlullah (s.a.v.), bize yönelerek şöyle buyurdu:

"Ey muhacirler cemaati! Beş şey vardır ki onlarla müptela olacağınız zaman (hiç bir hayır kalmaz). Ben sizlerin o şeylerin (dönemine) erişmenizden Allah'a sığınırım (O şeyler şunlardır): Bir milletin içinde zina - fuhuş ortaya çıkıp nihayet o millet bu suçu aleni olarak işlediğinde, mutlaka içlerinde taun hastalığı ve onlardan önce gelip geçmiş milletlerde vuku bulmamış 'hastalıklar' yayılır.

Ölçü ve tartıyı eksik yapan her millet, mutlaka kıtlık, geçim sıkıntısı ve başlarındaki hükümdarın zulmü ile cezalandırılırlar.


Mallarının zekâtını vermekten imtina eden her millet, mutlaka yağmurdan menedilir (kuraklık cezasıyla cezalandırılır) ve hayvanlar olmasa onlara yağmur yağdırılmaz.

Allah'ın ahdini ve Resulünün ahdini (yani düşmanla yaptıkları antlaşmayı) bozan her milletin başına, mutlaka Allah, kendilerinden olmayan düşmanı musallat eder ve düşman, o milletin elindekinin bazısını alır."

Sünen-i İbni Mace, C.10, Hno:4019, S.244-245

 

Ebû Ümâme el-Bâhilî (r.a.), şöyle demiştir:

Resulullah (s.a.v.), bir kere bize bir konuşma yaptı. Konuşmasının çoğu bize Deccal'ı anlatan ve bizi ondan sakındıran buyruk teşkil etti. Buyruğunun bir bölümü şu idi:
".Deccal'ın çıkmasından evvel, (kıtlığı) şiddetli üç yıl bulunur. O yıllarda, insanların başına büyük bir açlık (felâketi) gelecektir.

Allah, birinci yılda, buluta, yağmurunun üçte birisini tutmasını emredecek ve yere bitkisinin üçte birini tutmasını (vermemesini) emredecektir.


Sonra Allah ikinci yılda, buluta emredecek, bulut da yağmurunun üçte ikisini hapsedecektir ve Allah yere emredecek ve yerde bitkisinin üçte ikisini hapsedecektir.


Sonra Allah üçüncü yılda, buluta emredecek bulut da yağmurunun tamamını hapsedecektir. Artık bir damla yağmur bile yağmayacaktır. Allah yere de emredecek ve yer, bitkisinin tamamını hapsedecektir. Artık yer, yeşillik diye hiç bir şey bitirmeyecektir.


Artık çift tırnaklı (geviş getiren) hiçbir hayvan kalmayıp hepsi helak olacak, Allah'ın (yaşamasını) dilediği hayvan hariç, buyurdu
."

Sünen-i İbni Mace, C.10, Hno:4077, S.331-335

 

Ebû Hûreyre (r.a), şöyle demiştir:

Rasûlullah (s.a.v.),
şöyle buyurmuştur:

"Zaman yaklaşıp (kısalacak), dinde ilim azalacak, fitneler ortaya çıkacak, (insanların içine) cimrilik atılacak ve 'herç' çoğalacak"

Rasulullah'a, " Herç" nedir? diye soruldu, o da:
'öldürmek, öldürmek' diye buyurdu.

Sünen-i Ebu Davud, C.14, s.361

 

Ebu Sa'lebe el-Huşeni (r.a.), şöyle demiştir:

"Peygamber (s.a.v.)'e, (Maide:105) ayeti hakkında sorulunca, şu cevabı verdi:

"Ma'rufla amel edin, kötülükten uzak durun. Cimri insana itaat edildiğini, heva ve hevese uyulduğunu, dünyanın ahirete tercih edildiğini ve herkesin kendi görüşünü beğendiğini, gördüğünüz zaman; sen kendine bak, avamı (halkı) bırak! Sizden sonra, öyle bir zaman gelecek ki, o zamanda sabretmek, avucuna köz (kor) almak gibidir. O zaman bir kişi, sizin yaptığınız amelin benzeri bir ameli yaptığında, bugün sizden bu ameli yapan elli kişinin alacağı ecri alacaktır."

(Ebu Davud ve Tirmizi)
Rudani, c.5, Hno:9764, s.335

 

Avf bin Malik (r.a.), şöyle demiştir:

Allah Resulü (s.a.v.), buyurdu:

"Deccal öncesi, 'aldatıcı seneler' olacak, 'yağmur çok yağacak, bitki az olacak.' Doğru kimseler yalanlanacak, yalancı kimseler doğrulanacak. Haine güvenilecek, güvenilir olan kişi hain sayılacak. Ruveybida söz sahibi olacak."

'Ruveybida' nedir ey Allah'ın Resulü?' diye sordular:

"Kendisine önem verilmeyen ayak takımından olan kişi" diye buyurdu.

(Tebrani, Mu'cemu'l-Kebir)
Rudani, c.5. Hno:9811, s.343

 

Sevban (r.a.), şöyle demiştir:

Allah Resulü (s.a.v.), buyurdu:

"Yemek yiyenlerin büyük tabağa üşüştükleri gibi insanların, size (Araplara) karşı birleşip üşüşmeleri yakındır."

Biri sordu:

"Acaba o zaman biz sayıca az mı olacağız?"

Peygamber(s.a.v.), cevap verdi:

"Hayır, bilakis siz o zaman sayıca çok olacaksınız. Fakat siz, selin sürüklediği çer-çöp gibi dağınık olacaksınız. Allah, düşmanlarınızın kalbinden, sizin korkunuzu çıkaracaktır. Sizin (Arapların) kalplerinize de 'vehen' atacaktır."

'Vehen' nedir? Ey Allah'ın Resulü diye sorduklarında da şöyle buyurdu:

"Dünya sevgisi ve ölüm korkusu"

(Ebu Davud)
 Rudani, c.5, Hno:9820,s.345-346

 

 


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com
anasayfa|evren|gezegenler|dünyamiz|dinler|eski kavimler|haberler|site haritasi|forum|iletisim

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.