Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com




 

Esk Kavimler/Küresel Yok Oluş: Nuh Tufanı/ Taberi'ye Göre: "Nuh Tufanı" ve "Cudi" Dağı

TABERİ'YE GÖRE: "NUH TUFANI" VE "CUDİ" DAĞI

El Cehzami, Avn bin Şeddad yoluyla şunu rivayet eder: "Allah, Nuh'u 350 yaşında iken, kavmine Peygamber olarak göndermişti. Nuh, kavmi arasında 950 yıl yaşadı."

İbn Ebu Mansur, Selmanı Farisi yoluyla şunu rivayet eder: "Nuh, gemisini 400 yılda yaptı, Hind ardıcı ağacı, 40 yılda büyüdü. Ağacın uzunluğu 30 arşını buldu(Arşın: Parmak uçlarından enseye kadar olan mesafedir). Nuh, gemisini Allah'ın irşad ve vahyile yaptı."

Bişr bin Mu'az'ın, Katade yoluyla naklettiğine göre: "Gemi'nin uzunluğu 300, eni 50, derinliği 30 arşındı. Kapısı, yan tarafında idi."

İbn Humeyd, Ubeyd bin Umeyr Leysi yoluyla şunu nakleder: "O, kavminin Nuh'a cebir ve şiddetle muamele etmiş olduklarını, kendisini kaybedinceye dek onu boğduklarını söylüyordu. Nuh, kendine geldikten sonra: "Ey Allah'ım! Kavmimi yarlığa, çünkü onlar bilmiyorlar" derdi.

İbn İshak diyor ki: "Onlar küfür ve isyanlarına devam edip, yeryüzünde katlandıkları suç ve günahları çoğaldıkça ve Nuh'a karşı olan tecavüzleri arttıkça, hal ve işleri de o nispette kötüleşti. Nuh, onlardan pek çok eziyet çekti, belalara katlandı. Bir nesil gelip geçtikten sonra, gelecek olan nesillerin iman edeceklerini beklediyse de, onlardan sonra gelen nesiller, ötekilerinden daha kötü oluyordu. Onlardan bazıları: 'Bu adam bizim atalarımızla birlikte yaşadı, o zamanda şimdiki gibi mecnundu, atalarımız onun hiçbir sözünü kabul etmediler' derlerdi. Nihayet Nuh, Yüce Allah'a şikayetlerde bulundu. Allah, onun bu şikayetlerini Kitabı'nda şöyle hikaye eder:

"Rabb'im yeryüzünde, kafirlerden bir diyar(yurt) bırakma! Şüphesiz Sen, şayet onları bırakırsan, Sen'in kölelerini saptırırlar. Ve onlar, facirden, kafirden(örtenden) başkasını doğurmazlar." [NUH (71)/26-27]

Böylece kıssayı sonuna dek anlatır. Nuh, Yüce Allah'a onların bu halinden şikayet edip, onlara karşı yardım istedi. Allah, bunun üzerine Nuh'a :

"Bizim gözetimimizde ve vahyimizle gemiyi yap. Zalimler(müşrikler) konusunda, Bana hitap etme(seslenme). Muhakkak onlar, (suda) boğulacaklardır." [HUD (11)/ 37]

dedi. Nuh, bu emri aldıktan sonra gemiyi yapmaya başladı, kavmini dine çağırmaktan vazgeçerek, ağaçları kesmeye, demirleri dövmeye, gemi yapmak için gereken zift gibi maddeleri hazırlamaya başladı. Bunlardan her birini, yalnız kendisi hazırlayıp yapıyordu. Nuh, geminin yapısıyla meşgulken kavmi; O'nunla alay ederek eğleniyor ve O da şöyle cevap veriyordu:

"Eğer bizimle alay ederseniz, biz de sizlerle, alay ettiğiniz gibi, alay edeceğiz Aşağılatıcı azabın kime geleceğini ve kalıcı azabın kimin olacağını, ileride bileceksiniz" dedi. [HUD (11)/ 39]

Haris, İbn Abbas yoluyla şunu nakleder: "Allah, 40 gün ve 40 gece yağmur yağdırdı, yağmurlardan müteessir olan bütün hayvan ve kuşlar Nuh'un yanına gelerek, hepsi de onun emrine boyun eğdiler. Nuh, bu hayvanlardan Yüce Allah 'ın emrettiği gibi birer çift aldı. Gemi, Cudi dağına geldi. Burası, Musul toprağındaki düz arazide, bir dağdır. Altı ay yedi gün, diğer bir rivayete göre altı ay sonra, Cudi dağı üzerine oturdu. Zalimler rahmetten uzak ve helak olsunlar, denildi. Gemi, Cudi dağı üzerine oturduktan sonra yere: "Ey toprak, sularını yut! Yani kendinden çıkan suyu kurut, Göğe de: Ey Gök! Sen de bulutlarını sıyır denildi. Böylece sular çekildi".

Haris, İbn Abbas'dan şunu rivayet eder: "Nuh, gemisine, oğulları Sam, Ham, Yasef'le, onların eşleri olan gelinlerini aldı. Bunlardan başka, Şis oğullarından kendisine iman etmiş olan 73 kişiyi aldı ki, hepsi bir arada 80 kişi eder". Bazıları, Nuh'a iman edenlerin ancak 8 kişi olduğunu söylerler.

İbn Humeyd, Seleme yoluyla şunu nakleder: "Gemi, Cudi dağı üzerindeki Karda adını taşıyan yerde durmuş ve Nuh orada bir köy kurarak buna Semanin(seksen) adını vermiştir. Bu köyde, kendisine iman eden ve sayıları sekseni bulan müminlerden her biri için, birer ev yaptı. Bu köy halen de Semanin adını taşımaktadır."

Haris, İbn Abbas yoluyla şunu nakleder: "Nuh bir köye indi, orada gemiden çıkanlardan her biri için birer ev kurdu. Bundan dolayı köy, Semanin(seksen) adını aldı. Kabil oğullarının hepsi de suda boğuldu. Nuh ile Adem arasında gelip geçen bütün atalar, İslam dininde idiler."

Bişr Bin Mu'az, Katade yoluyla şunu nakleder: "Bize söylediklerine göre, Gemi, Recebin onunda hareket etti ve suda 150 gün yüzdükten sonra, Cudi üzerinde durdu. Onlar, Muharremin onunda aşura günü gemiden indiler."

Kaynak: Taberi, Milletler ve Hükümdarlar Tarihi, C.1, çev. Zakir Kadiri Ugan Ahmet Temir, M.E.B, İst.,1991.

 

TARİH-İ TABERİ'DEN

Nuh (a.s.), Cudi dağının çevresinde köy kurdu. O seksen kişi, başlı başına birer ev yaptılar. Gün geçtikçe köy büyüdü, koskoca bir şehir oldu. O'nun adına Sukul Semaim(Seksen çarşı) derlerdi. Rivayetlere göre Nuh (a.s.), tufandan sonra 300 yıl daha yaşadı.

Nuh (a.s.), Babil şehri dolaylarında yaşamıştı. Ancak, Nuh Tufanı'nın, o memleketlerde mi, yoksa bütün dünyaya mı yayıldığı hakkında, görüş farklılıkları vardır. Hak Teala, Kuran-ı Kerim'de şöyle buyurur :

"Yeri de 'coşkun kaynaklar' halinde fışkırttık." [KAMER(54)/12]

Bu ayet-i kerimeden anlaşılan; Tufan'ın bütün Dünya'yı kapladığıdır.

Kaynak: Tarih-i Taberi, C.1, çev. M. Faruk Gürtunca, Sağlam Yy. İst.