Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com





 

Eski Kavimler/ Lut Kavmi/ Lut Kavmi'nin Merkezi Sodom-Gomorra mı?

LUT KAVMİ'NİN MERKEZİ SODOM-GOMORRA MI?

Bab ed-Dhra, Ölü Deniz'in Ürdün tarafında, Ghor El Mezra'nın doğusunda ve Lisan yarımadasının güneydoğu ucunda bulunur. Yerleşim, deniz seviyesinin 240 m. altındadır. Bölge, Karak vadisinin güneyinde, duvarlı bir şehre sahiptir. Şehir duvarlarının dışında, güney ve doğu tarafında da yerleşim vardır ki; burası, Sahl Ed-Dhra'dır. Şehrin 500 m. güney batısında, büyük bir mezarlık yer alır. Karak ile Mezra arasında uzanan asfalt yolda, mezarlık ile şehrin arasında Safi yerleşimi vardır. Bugün bu bölgede, mezarlığın güneyinde kurulmuş, Arap Taş Şirketi'nin işçilerinin ikamet ettiği, 400 hanelik modern bir kasaba bulunmaktadır.

KALINTILAR SIĞ SULARIN ALTINDA

Bab edh-Dehra bölgesinin, Havza Şehirleri ile olan bağlantısı tartışılmaktadır. Geleneksel görüş; Bab edh-Dehra'nın, Havza Şehirleri'nin kutsal törenlerini yaptıkları "seromoni şehri" olduğudur. Ayrıca Albright'a göre, şehirlerin kalıntıları, büyük ihtimalle Ölü Deniz'in güney havzasındaki sığ suların altındadır. Lapp, 1968'de Bab ed- Dehra'yı diğer şehirler için dinsel nitelik taşıyan bir mezar alanı olarak yorumlamıştır. Erken Bronz Çağı kültürüne ait materyallerin ortaya çıkarıldığı Güney Ghor bölgesinde 4 şehir daha keşfedildi. Bu bölgede çalışmalarını yürüten Rast 1973 ve Schaub 1974'de, bulunan bu şehirlerin Tevrat'ta adı geçen şehirlerle ilgisi olabileceğini öne sürmüşlerdir. Van Hattem 1981'de, bu iddiayı daha da ileri götürerek, Bab edh-Dehra'nın, Sodom olabileceğini söyledi. O sıralarda yayınlanan bir makalede Rast, Sodom kıssasını analiz ederken, tüm Ghor bölgesinin, tarihsel olarak Havza şehirleri ile bağlantılı olduğu, iddiasını tekrarladı. Rast (1984), Tevrat'ın, bu bölgenin merkezi olarak, Sodom ve Gomorra'yı işaret ettiğini delil gösteriyor. Ayrıca Rast, Erken Bronz Çağı şehirleri olan Bab edh-dehra ve Numaira'nın, Tevrat'ta belirtilen özelliklere sahip olduğunu vurguluyor.

SON ARAŞTIRMALAR VE "DUVARLI ŞEHİR"

19. yy'da Sahl edh-Dehra'da bazı kalıntılar bulunmuştur. Ancak, duvarlarla çevrili olan şehir, 1924'te A. Mallon'in keşfine kadar ortaya çıkarılamamıştır. Amerikan Orientel Araştırmaları Okulunun, Ghor bölgesinde yürüttüğü bu çalışmaları, W. F Allbright ve M. C. Kyle yönetiyordu. 1924'te, Allbright ve Mallon'un yazdığı raporda, bir çok yapı, bölgeye dağılmış taş yığını halinde mezarlar ve şehrin doğusunda, 7 yekpare büyük taştan söz edilmektedir. 1964 yılında Babh edh-Dehra'nın mezarlık alanında çömlek ve küplerin ortaya çıkarılması, bölgenin ilgi çekici hale gelmesine sebep oldu. 1973 yılında Rast ve Schaub, araştırmayı devraldılar. 1979-1981 yılları arasında bölgede, geniş çaplı inceleme ve kazılar yapıldı. 1979 yılından beri Harward Üniversitesinden Michael Coogan, Numeira kazılarının bölge yöneticisidir.

İncelemeleri gerçekleştirirken karşılaşılan en büyük problem, çok farklı bilim dallarının da çalışmaya katılması. Mesela inceleme ekibi şu bölümlerden oluşuyor: Değişen yerleşim modelleri üzerine çalışanlar, tarım uygulamaları ve teknolojileri üzerine çalışanlar, toplum büyüklüğü ve toplum içindeki ilişkileri inceleyenler, toplumun beslenme ve hastalıklarını inceleyenler, ticari bağlantılarla ilgili delileri araştıranlar, doğal kaynakları etkileyen çevresel problemleri araştıranlar, Jeologlar ve iklim bilimciler.

JEOLOJİK KALINTILAR

Bölge, Karak vadisinden gelen suların bıraktığı tortu ve çöküntüleri içeren bir alüvyon yelpazesi üzerinde yer almaktadır. Çok büyük bir fay çatlağı bölgenin doğusundan, Ölü deniz kıyısı boyunca kuzeye doğru uzanıyor. Jeolojik araştırmalarda çıkan sonuca göre; Erken Bronz Çağı'nda, Karak vadisinin zemini, şu anki rakımından en az 20 m. daha yüksekteydi. Vadinin alt kesiminin son yer değiştirmesi, Havza şehirlerinde topografik değişime sebep olmuştur. İki büyük nehir yatağı, şehir merkezinde bulunan eski tabakaların büyük bir bölümünü harekete geçirmiştir. Şehrin kurulu olduğu bölge, Lisan yarımadası oluşumundan öncesine ait çakıl ve kum içeriyor. Bazı yüksek bölgeler ise, iki nehir yatağının kesiştiği yere ait gayet iyi taneli ve kumlu çakıllı toprağa sahiptir.

Gökben Coşkun
yaklasansaat.com

2007

Kaynaklar:
1) Dr. Walter Rast, Valparioso Üniversitesi.
2) Dr. R. Thomas Schaub, Indiana Üniversitesi.    


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.