Taberi'de Ad Kavmi
Untitled Document
www.yaklasansaat.com





Site Içi Arama

 

 

TABERİ'DE AD KAVMİ

*Bu kıssayı, İbni İshak bize, İbni Humeyd'den haber veriyor. O Seleme'den rivayet ederek şöyle diyor:

Ad Kavmi, kıtlığa tutulduktan sonra yağmur duasında bulunmak üzere, Mekke'ye adamlar göndermek hususunu görüştüler ve Kayl bin Asr, Lukaym bin Hezal ve Mersed bin Saddan mürekkep bir heyet gönderdiler. Mersed, İslam dinindeydi. Fakat bunu arkadaşlarından saklıyordu. Bu delegelerden her biri, yanlarında kendi boylarından bir gurup olduğu halde, yola çıktılar ve sayıları 70'i buldu. Mekke'de, Muaviye bin Bekir'in evinde kaldılar ve eğlenceye dalıp yağmur duasında bulunmayı geciktirdiler. Bunun üzerine arkadaşları siz yağmur duasında bulunmayı geciktirdiniz, haydi şu Harem'e gidin de, kavminiz için yağmur duasında bulununuz dedi. Mersed, onlara:

" Allah adına and içerek teyit eylerim ki yağmur duasında bulunmakla, Allah size yağmur yağdırmayacaktır, fakat peygamberinize itaat ve iman edip tövbe ederseniz, yağmur yağacaktır "

dedi ve İslam dininde olduğunu, açığa vurdu. Muaviye'nin dayısı ,Cülhüme bu sözleri işitince, onun Hud'un Dini'ni kabul etmiş olduğunu anladı ve şöyle dedi :

"Ey Sad'ın babası! Sen şeref sahibi ve saygıdeğer bir kavimdensin, anan da Semud Kavmi'ndendir. Biz dünyada yaşadığımız müddetçe, sana uyacak ve senin arzunu yerine getirecek değiliz. Sen bizi Refd,Remi,Zedd ve Abud putlarına tapmaktan mı alıkoymak istiyosun? Senin sözünle saygılı ve doğru fikirli olan atalarımızın dinini bırakarak, Hud'un Dini'ni kabul edecek değiliz."

Adları geçen bu 4 put onların ilahları idi.

Daha sonra, Ad Kavmi için yağmur duasında bulunmak üzere, Mekke'ye gittiler. Mersed de Muaviye'nin evinden çıkarak, Allah'a duada bulunmadan önce, onların arkalarından yetişti. Mersed, Harem'e geldikten sonra, Ad'ın temsilcileri de orada duada bulunurken, yüce Allah'a şöyle dua etmeye başladı:

"Ey Rabbim !Yalnız benim kendi dileğimi kabul eyle,beni Ad Kavmi'nin duasından hiçbir şeye karıştırma."

Kayl bin As, Ad Kavmi Heyeti'nin başkanı idi. Ad Kavmi temsilcileri:

"Ey Rabbim Kayl'a dilediklerini ver,bizim Sen'den dilediklerimizi de onun diledikleri ile beraber kabul et"diye dua ettiler... "

Bundan sonra, Allah, biri beyaz, diğeri kırmızı, üçüncüsü siyah olmak üzere, 3 bulut yarattı. Bulutlardan, ey Kayl! Kendin ve kavmin için şu bulutlardan birini seç, diye bir ses geldi. Kayl bu bulutlar arasında, suyu en çok olanı siyah bulut olduğu için, ben siyah bulutu seçtim dedi. O sırada, hafiften şu ses işitildi:

"Sen her şeyi ince kül haline getiren bulutu seçtin.Bu bulut, Ad Kavmi'nden hiç kimseyi sağ bırakmayacaktır. Babaları,oğulları da mahvedecektir, ancak hak dinini kabul etmiş olan Beni Levziye sağ kalacaktır."

(Ad Kavmi'nden sağ kalanlar, bunların neslindendir-Adı Ahire)

Rivayet edildiğine göre:

"Allah, Kayl bin As'ın seçtiği siyah bulutu, içindeki felaketlerle birlikte Ad Kavmi üzerine gönderdi.Bu bulutlar, Muğis adlı ova tarafından geliyordu.Onlar, bu bulutu gördüklerinde, sevinerek işte bu yağmur yağdıran buluttur "

 

dediler.Allah, kitabında şöyle diyor:

Derken, o azabı vadilerine doğru yönelerek gelen bir kütle olarak gördükleri zaman; "Bu bize yağmur yağdıracak bir kütledir" dediler. Hayır, o, kendisi için acele ettiğiniz şeydir. Kendisinde elim bir azap bulunan rüzgardır.

Rabbinin emriyle herşeyi yerle bir eder. Böylece meskenlerinden başka, hiçbir şey(leri) görünemez duruma düştüler. İşte Biz, suçlu bir kavmi böyle cezalandırırız.

[AHKAF(46)/24-25]

*Bu bulutta neler olduğunu, ilk anlayan bir kadın olmuştur.Rivayete göre bu kadın, Ad Kavmi'nden olup, Mehded adında idi. O, bu bulutun bir rüzgardan ibaret olduğunu bilmiş, bu hali gördükten sonra, bağırarak kendisini kaybetmiş ve yere düşmüştür. Ayıldıktan sonra, ondan Ey Mehded neler gördün? diye sorduklarında:

"Bir rüzgar ve bu rüzgarın içinde parlıyan ateş parçaları gördüm.Bu bulutun ön tarafında ,sürükleyip getiren adamlar vardı. "

diye cevap vermişti. Yüce Allah, kitabında anlattığı gibi ,bu azap bulutunu, 7 gün 8 gece onlara musallat etti. Yağan taşlar, Ad Kavmi'ni kırıp geçiriyor ve parçalıyordu.

*Diğer bir rivayete göre, o zamanlar, Ad Kavmi'nin başkanı El Helecan isminde biri idi. Azap Rüzgarı ovadan gözüktüğü zaman:

Ovanın ağzında duran 7 grup vardı. El Helecan da bunların arasındaydı. Fakat rüzgar, birbiri arkasından olmak üzere, onları götürerek yere atıyor, boyunlarını paramparça ediyordu. Bu azaptan, ancak El Helecan, bir dağın arkasına sığınarak kurtuldu. Rüzgar onu sarsıyor, o da titriyordu.

Hud ona:

"Ey El Helecan, Müslüman ol kurtulursun" demişti.

O:

" Müslüman olursam, Rabbinin katında benim için ne var ?"diye sorduğunda, Hud:

"Cennet var", cevabında bulundu.

El Helecan:

"bu buluttaki buhti cinsi develere benziyenler kimlerdir"

diye sorduğunda, Hud:

"onlar Rabbimin melekleridir" dedi.

El Helecan:

"Müslüman olduğum takdirde, Rabbin beni onlardan korur mu?"

dediğinde, Hud:

"Sen, kendi askerinden korunmayan hükümdar gördün mü?" cevabında bulundu.

El Helecan

"Rabbin bunları verse dahi, Müslüman olamam diye mukabele etti. Bundan sonra, Azap Rüzgarı gelerek onu da diğerleri gibi yoketti."

Rivayete göre, Hud, 150 yıl yaşamıştır.

Kaynak: Tarih-i Taberi, Çev. M. Faruk Gürtunca, Sağlam Yy., C.1, S.285-300, İst.

Derken o azabı, vadilerine doğru yönelerek gelen bir kütle olarak gördükleri zaman; "Bu bize yağmur yağdıracak bir kütledir" dediler. Hayır, o, kendisi için acele ettiğiniz şeydir. Kendisinde elim bir azap bulunan rüzgardır.

[AHKAF(46)/24]

AD KAVMİ İLE İLGİLİ BİR HADİS

Aişe´den rivayet edilmiştir:

Rasulullah (s.a.v.), yağış yüklü bir bulut görünce, çehresi renkten renge değişir, girip çıkar ve buluta karşı durup, geri dönerdi. Buluttan yağmur yağınca, üzüntüsü giderdi. Sonra Aişe, onda gördüğünün bazısını ona anlatmış. Bunun üzerine Rasul-i Ekrem şöyle buyurmuştu:

"Ne bilirsin? Belki o Hud Kavmi'nin dediği gibi bir şeydir".

Kaynak: İbn-i Mace

Erdal Nevruzoğlu
Hilal Nevruzoğlu


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com
anasayfa|evren|gezegenler|dünyamiz|dinler|eski kavimler|haberler|site haritasi|forum|iletisim

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.