Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com




 

Dünyamız/ Dünya'yı Koruyan Manyetik Kalkan: "Manyetosfer"/ Güneş Sistemi'ndeki Gezegenlerin Manyetik Alanları

GÜNEŞ SİSTEMİ'NDEKİ GEZEGENLERİN MANYETİK ALANLARI

Dünyamızın manyetik alanı, bizi, uzaydan gelen radyasyondan korumakta, hayatın devamında büyük rol oynamaktadır. Bununla birlikte, manyetik alanın, dünyamıza başka etkileri de bulunmaktadır.

Güneş Sistemi'ndeki gezegenlerin, bir çoğunun manyetik alanlarının varlığı, kanıtlanmıştır. Yapılan araştırmalar, manyetik alanı olmayan veya çok az olan gezegenlerin, Güneş'ten gelen radyasyonun etkisiyle, sularını kaybettiklerini, göstermektedir. Bir tufan yaşamış izlenimi veren komşumuz Mars'ın, manyetik alanı yok denecek kadar azdır. Güneş'ten gelen kozmik radyasyonun etkisindedir. Venüs de aynı şekilde, bütün suyunu kaybetmiştir. Ancak, Merkür, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün gibi gezegenlerin ve bir kısım uydularının, manyetik kalkanları, keşfedilmiştir.  

MERKüR'üN MANYETİK ALANI

Güneş sistemindeki küçük gezegenimsilerden Merkür, sonra da Jüpiter'in uydusu Ganymede'nin, manyetik alana sahip olduğu keşfedildi.
1974 ve 1975 yıllarında, Mariner 10 uzay aracı, Merkür'e, üç başarılı yakın geçiş gerçekleştirdi. Bunlar, Gezegen'in ilk yakın gözlemleriydi. Ölçümler, Gezegen'de zayıf (Dünya'nınkinin 1400'de biri) bir manyetik alanın varlığını gösterdi. Bu, jeofizikçilerin tahminlerinin aksine, katı kabuğun altında, Gezegen'in hala ergimiş katmanlara, sahip olduğunun bir göstergesiydi.

JÜPİTER'İN DEV MANYETİK KALKANI

1955 yılında, Jüpiter'in, düzensiz radyo dalgaları  patlamaları, yaydığı gözlendi. 22,2 megahertz frekanslı yayın, sıcak bir cismin yaydığı ışımadan daha farklıydı. Jüpiter'den kaynaklan güçlü radyo ışıması, öteki bilim adamlarının da ilgisini çekti. Gözler, Jüpiter'e çevrildi. Ancak, yerden yapılan gözlemler pek yeterli olmadı. 1973 ve 1974 yıllarında, arka arkaya Jüpiter'e ulaşan Pioneer 10 ve 11 uzay araçları, Dünya'dakinden çok daha güçlü bir manyetik alanla, burada yakalanmış, çok hızlı hareket eden yüksek enerjili elektronlarla karşılaşmıştır. Böyle bir bölgede, ne bir canlının yaşaması, ne de iyi korunmamış bir uzay aracının, sağlam kalması, pek mümkün değil. Nitekim, her iki uzay aracı da, birtakım sorunlarla karşılaştı.

Jüpiter'in manyetosferinin biçim, Dünya'nınkine oldukça benzer. Ancak boyutları, Dünyada'kinin yaklaşık 1200 katı. Voyager uzay araçlarının yaptığı ölçümler sonucu, Gezegen'in manyetik kuyruğunun, Satürn'ün yörüngesinin ötesine uzandığı keşfedildi. Yani, Jüpiter'in manyetik kuyruğu yaklaşık 650 milyon km uzunlukta. Jüpiter'in manyetosferinin, bu denli büyük olmasının nedenleri, hem onun Dünya'dan çok daha güçlü bir manyetik alana sahip olması (yaklaşık 20 000 kat) hem de buradaki Güneş rüzgârı, yoğunluğunun Dünya'dakinin %4'ü kadar olmasıdır.

Jüpiter'in manyetosferinin, bazı kendine has özellikleri var. Manyetik alanın en zayıf olduğu bölge olan, manyetik ekvatordan içeri sızan plazma, manyetik alanı şişirir. Jüpiter, ekseninde hızlı dönen bir gezegen olduğu için, yakınındaki plazmanın da dönmesine yol açar. Böylece, dönmeye başlayan plazma, Gezegen'in çevresinde bir disk halini alır.

SATÜRN'ÜN MANYETİK KALKANI

Satürn'ün manyetosferinin keşfi, 1979 yılında, Pioneer 11'in, gezegene 1,44 milyon km ötedeki yay biçimli şok dalgasını, keşfiyle oldu. Şok dalgasını geçen uzay aracı, yoğun manyetosferin içine daldı. Ancak, halka sisteminin dış kenarına ulaştığında, ölçülen yüklü parçacık yoğunluğunda, bıçakla kesilmiş gibi, büyük bir azalma oldu. Pioneer 11'i izleyen Voyager uzay araçları, birbiri ardına, Kasım 1980 ve Ağustos 1981'de, Satürn'e ulaştı. Araçların ölçümleri sonucu, Satürn'ün manyetik alanı, Dünya'nınkinin yaklaşık 600 katı olduğu ortaya çıktı.

Satürn ve Jüpiter'in manyetosferleri, birbirine büyük benzerlik gösteriyor. Bir kere, ikisinde de plazmanın ana kaynağı uydular. İkisinde de, dönmenin ve kütleçekiminin etkisiyle, plazma disk biçimini almış. Aralarındaki en belirgin farksa, Satürn'deki halkaların neden olduğu, plazmasız bir katman.

Satürn'ün halkaları, bir yandan o bölgedeki plazmayı soğururken, bir yandan da gezegen'in manyetosferindeki  plazmaya kaynak oluşturuyor.

Satürn'ün bir başka plazma kaynağıysa, en büyük uydusu Titan. Manyetosferin dış kısımlarında kalan yörüngesinde dolanan Titan, büyük oranda azottan oluşan atmosferinin bir bölümünü, Satürn'ün manyetosferine bağışlıyor.

URANÜS'ÜN MANYETOSFERİ

Voyager 2 uzay aracı, Ocak 1986'da Uranüs'e ulaştı. Ölçümler, manyetik eksenle, dönme ekseninin beklenmedik derecede büyük bir açı yaptığını gösteriyordu: 59°. Gezegen'in manyetik alan kuvvetiyse beklendiği gibiydi.

Uranüs'te, Satürn'de de olduğu gibi, manyetosferdeki parçacıkları,
baskın olarak uydulardan gelen madde sağlıyor. Satürn'ünki kadar olmasada, ince halka sistemi, buradaki parçacıkları kontrol altında tutuyor. Ancak, manyetik alan ekseninin, uyduların dönme ekseniyle yaptığı büyük açı, uydular ve manyetik alan arasında karmaşık bir ilişkiye neden oluyor.

Uranüs'ün manyetik kuyruğu, Dünya'nınkiyle benzerlik gösteriyor. Manyetik ekvatorundaki plazma, yaklaşık 250 000 km uzuyor. Ancak,Gezegen'in manyetosferi, parçacık bakımından pek de zengin değil. Uydular, küçük ve bir atmosferden yoksun olduklarından, madde sağlayamıyorlar. Uranüs manyetosferi, çok büyük oranda proton içeriyor. Uranüs hakkında, henüz yeterli bilgi elde edilememiştir.

NEPTÜN'ÜN MANYETOSFERİ

Voyager 2, Neptün'e Ağustos 1989'da ulaştı. Uzay aracı, bu Gezegen'de de güçlü bir manyetik alan ölçtü. Neptün'ün, manyetik ekseninin eğikliği de, Uranüs'ünkine yakın değerde. Dönme ekseniyle 47° açı yapıyor. Uzay aracı, Gezegen'e ulaştığında, Neptün'ün kuzey yarıküresi, kış mevsiminin ortasındaydı. Manyetik eksenin, dönme ekseniyle yaptığı açı nedeniyle, Gezegen'in 16 günlük her dönüşünde, Güneş rüzgârının doğrultusunun manyetik eksenle yaptığı açı, 20° ile 114° arasında değişiyordu. Açı 90° olduğunda gayet simetrik yapıda olan manyetosferin biçimi, açı değiştikçe bozuluyordu. Neptün'ün ünlü uydusu Triton, manyetosferin içinde yer alıyor. Bu uydu, her saniye yaklaşık 1025 azot iyonunu (N+) manyetosfere kaptırıyor.

Aysel Kargıoğlu
yaklasansaat.com

2008

Kaynak: Bilim ve Teknik

 


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.