yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 

Dünyamız/ Dünya'yı Koruyan Manyetik Kalkan: "Manyetosfer"/..

ÜZERİMİZDEKİ DAMLAMAYAN OKYANUS: MANYETİK KALKAN(MUHAFIZ)

İnsanoğlu kendisini kuşatan tehlikelerden habersiz bir şekilde sahte bir güven duygusu içerisinde yaşıyor. Gerçekte Allah'a olan ihtiyacını ve kendi aczini-zaafiyetini bu sahte güven hissiyle perdeliyor. Sahte güven hissinin temelinde bugüne kadar meydana gelenlerden ders almaması ile beraber içinde yaşadığı camdan kalesi var. Kale, çünkü içinde yaşayan herkes kendini güvende sanıyor; camdan çünkü çok güçlü ve güvenilir bir düzen var gibi gözükse de insanoğlunun kurduğu tüm düzenler aslında pamuk ipliğine bağlı. Etraftaki yüzlerce bekçi, polis, evimizdeki kilitler, hastaneler, türlü vasıtalar, onca teknoloji, görsel ve işitsel iletişim sistemleri, ısınma-soğutma ve barınma sistemleri; etrafımızı kuşatmış tüm potansiyel felaketlerde bir anda işlemez hale geliyor.

Bu camdan kale sistemlerin zaafiyetini Japon depreminde dağdan yuvarlasan bir şey olmaz denen Fukişima Santrali patladığında, Endonezya'da yaşanan yüz binlerce insanın bir anda öldüğü Tsunami gibi mega felaketlerde görsek de kısa sürede unutuyoruz. Gökte, Yer üzerinde ve Yer'in altında bekleyen yüzlerce felaket yanında bir de insanın kendi eliyle yaptıkları, insanları yok etmeye fazlasıyla yeterli. Evrendeki tehditlere ve insanın ihtiyaç ve zayıflığına baktığımızda insan oğlunun yaşaması bir mucize.

En büyük felaket kaynaklarından biri de uzay. Uzay, bize dışarıdan olağanüstü güzel gözükebilir ama gerçekte insanın yaşaması tamamen imkansız, oldukça vahşi bir yerdir. Uzayda ne hava, ne su, ne de ısı insan yaşamına uygudur. Kimilerinin çok hayranlıkla baktığı astronotlar idrarlarını içmek zorundalar. Yer çekimi farklılığı gibi fiziksel özellikler bile uzayda tüm koruma tedbirleri alınsa bile insanın belli bir müddetten fazla yaşamasına olanak sağlamıyor.

Uzaydaki en büyük tehditlerden birisi de özellikle Güneş kaynaklı aşırı radyasyon. Güneş rüzgarları ve fırtınaları aracılığıyla çok sayıda yüklü parçaçık uzaya saçılır. Güneş rüzgarı ile saniyede 1031 yüklü parçacık yani 10,000 kg'lık bir kütle saatte 1.5 milyon km gibi olağanüstü hızlarla uzaya fırlatılır. Bu sebeple Güneş her sene 2 x 10-19 oranında kütlesini kaybeder. Ayrıca taçküre kütle atımı (coronal mass ejection (CME)) denilen Güneş fırtınaları, devasa manyetik enerji salınımına sebep olur.

Ancak yeryüzünde sahte emniyet içinde yaşayan insanoğlu bunların varlığını bile ancak 1859'da İngiliz astronom Richard Carrington'un gözlemiyle fark etti. Dünya'daki yaşamı kolayca bitirebilecek güçte olan bu fırtınaların bu kadar geç fark edilmesinin sebebi, Dünya'yı saran Manyetosfer dediğimiz koruyucu katman. Ekseriyeti din karşıtı bilim adamlarının sevdiği tarzda konuşacak olursak; bir çok gezegen bu konuda Dünya kadar şanslı(!) değil, çünkü onların böyle güçlü bir manyetik kalkanı yok. Mesela Mars'taki tüm suyun, manyetik kalkanının zayıf olması sebebiyle bu fırtınalarla yok olduğu düşünülüyor. NASA'nın MAVEN misyonuyla yapılan ölçümler Mars'ın atmosferinin her saniye Güneş rüzgarlarıyla 100 gr soyulduğunu gösterdi. Seyrek olan Mars atmosferinin üçte birinin bu sebeple yok olduğu düşünülüyor. Manyetik kalkanla ilgili daha detaylı bilgi için; DÜNYA'YI KORUYAN MANYETİK KALKAN: "MANYETOSFER" yazımıza bakabilirsiniz:

Kaynağı kesin olarak bilinmese de Dünya'nın içerisindeki iyonların hareketleri sebebiyle adeta bir mıknatıs gibi etrafında manyetik kalkan oluştuğu düşünülüyor. Bu kalkan bizleri Güneş'ten gelen tüm rüzgar ve fırtınalardan ve dış uzaydan gelen her türlü kozmik ışımadan koruyor. Bazen Güneş fırtınası o kadar yoğun oluyor ki sızan parçacıklar yüksek enlemlerde gözüken yeşil renkli Aurorayı oluşturuyor. Normalde ölümcül olabilecek güçlü bir fırtına manyetik kalkan sayesinde Dünya'da ancak elektriklerin kısmi kesilmesine sebep olacak güce düşürülebiliyor. Tabii eğer Dünya'da ciddi anlamda elektrikler 1-2 hafta bile kesilse, pamuk ipliğine bağlı olan sistemin ipi kopmuş tespih taneleri gibi yerle bir olacağı açık. Örneğin, içine tıkıldığımız mega şehirlerdeki gıda, güvenlik, sağlık, lojistik gibi tüm hizmetlerin tamamen elektriğe bağlı olduğunu hatırlamakta fayda var.

2003'teki Halloween Güneş fırtınası, NASA'nın uydularının üçte birine hasar verdi. Kaydedilmiş en büyük fırtına 1859'da gerçekleşti. Telgraf hatlarının kısa devre olmasına sebep olacak ve Kuzey ışıklarının Hawaii kadar güneyde gözükmesini sağlayacak kadar güçlüydü.

Manyetik kalkanın altında yer alan Dünya Atmosferinin de hem gelen meteor yağmurlarına karşı hem de özellikle ozon tabakasıyla manyetik kalkandan sızan radyasyona karşı adeta bir beton kütlesi gibi karşı durduğunu ve Dünya'yı aksi halde ölümcül olacak çok sayıda beladan koruduğunu unutmamak gerek. Atmosferin bu kalınlık ve yoğunlukta kalmasını ve şiddetli Güneş rüzgarlarıyla Mars gibi soyulmamasını sağlayan ise yine manyetik kalkan.

Neyse ki, Dünya şanslı(!) Manyetik kalkana rağmen Dünya'daki tüm elektriği kesecek, uyduları işlevsiz hale getirecek denli güçlü bir fırtına ya da kozmik ışıma henüz Dünya'ya gelmedi. Öyle ya, koca Güneş sistemine ve tüm gezegen ve uydularına baktığımızda insanın ve canlıların tek hayatta kalabileceği yer olması, biraraya gelmesi imkansız gibi olan tüm hayat için gerekli şartların Dünya'da hep bir arada bulunması ve bilim adamlarının tüm hırslarıyla araştırmalarına rağmen Dünya gibi bir gezegeni gözlenebilir evrende bulamayışları belki de evrendeki tek şanslı(!) gezegen olduğumuzu göstermiyor mu?

Yandaki resimdeki gibi manyetik kalkan, gelen yüklü parçacıkların şekillendirdiği alan çizgileriyle gösterilir. Aynen denizdeki dalgalara benzer olan manyetik alan çizgileriyle Dünya'yı saran devasa bir okyanus gibidir.

İşte Dünya'nın manyetik kalkanının tasviri:
"Güneş rüzgarı beraberinde manyetik rüzgar taşır. Bir okyanus gemisinin dalgalar arasında ilerlemesi gibi Dünya, kendi manyetik alanıyla Güneş rüzgarı içinde ilerler."(2)

"Manyetosfer Güneş'ten gelen zararlı radyasyon ve parçalara karşı kalkan görevi görür. Güneş'in 'egzoz dumanı' bizim gibi canlılar için çok kötüdür. Manyetosfer bir kalkan gibi vazife görse de, gerçekte o daha çok bir okyanus gibidir – Pasifik'ten milyarlarca kat daha büyük bir okyanus. Okyanus gibi Manyetosfer de Dünya'nın etrafındaki hava durumunu belirler."(3)

Şimdi bu yakın zaman bilimi sayesinde elde ettiğimiz kıymetli bilgilerle, günümüzden 1400 sene geriye gidelim. Kur'an'da, Sonsuz Yüce ve Her Şeyin Alimi şöyle buyuruyor:

Hakk'ı örtenler görmedi mi, muhakkak gökler ve Arz bitişik(aynı) idi, o ikisini ayırdık. Ve her canlı şeyi sudan kıldık(yarattık), iman etmiyorlar mı?
Ve onları sarsmasın diye, Arz da dağları kıldık(yarattık). Yine onda(dağlarda) yollar açtık, umulur ki hidayet(doğru yolu) bulurlar.
Ve Arz(Dünya) Göğünü, korunmuş tavan kıldık, onlar onun(Göğün) ayetlerinden yüz çevirirler.
Ve O(Allah) ki, geceyi, gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı yarattı, her biri, bir yörüngede yüzerler.

[ENBİYA(21)/30-33]

Bu arka arkaya bilimsel konularda bombardıman niteliği taşıyan ayetlerden Gök ile ilgili olana bakacağız. Bilim adamlarının "Kalkan" dediği, "Uzay Muhafızı" dediği Göğe, Sonsuz Yüce, Kitabı'nda "Mahfuz Tavan" diyor. Yani muhafız ile aynı kökten olan korunmuş anlamına gelen mahfuz kelimesi ile üstümüzdeki göğü tanımlamak için kullandığı tavan kelimesinin birleşiminden oluşan ifade. Kur'an bize, bugünün bilim insanlarının onun ayetlerinden nasıl yüz çevirdiğini açıkça bildiriyor: "Onlar Göğün ayetlerinden yüz çevirirler"

Son olarak bu konuyla ilgili Resulullah(sav)dan bir hadis:
İbni Abbas, Resulullah(sav)den şöyle naklediyor:
"Allah, aynı zamanda göğün aşağısında bir deniz yarattı. Bu deniz, üç fersahlık bir kareyi işgal eder. Bu deniz, her tarafı sarılıp tutturulmuş olan bir dalga olup, Tanrının emriyle gökte bulunur. Bu denizden bir damla olsun su damlamaz. Adette bütün denizler bir yerde sabit olduğu halde, bu deniz atılmış ok süratinde akar. Bu dalga, havada doğu ile batı arasında uzatılmış bir ip gibi dosdoğru hareket eder. Güneş, ay ve seyyareler, bu denizin dalgalarının derinlikleri içinde seyir ve hareket ederler. Bunlardan her biri kendi feleğinde yüzer. Felek, arabanın bu denizin derin dalgaları içinde yürümesinden ibarettir. Muhammed'in vücudunu, kudret elinde bulunduran Allah adına and içerek: Güneş, bu denizin dışarısına çıktığı takdirde, yerdeki kaya ve taşları yakacağını, Ay bu denizin dışarısından doğarsa, yeryüzünde yaşayanların onun güzelliğine düşkün ve aşık olup, Allah'ı bırakarak ona tapmış olacaklarını teyit ederim."

Bu Hadis'te Resulullah(sav) o günkü insanların anlayabileceği şekilde şunları söylüyor:
1) Gökte dalgalardan oluşan ama sıvı olmayan, bir damla bile su damlamayan devasa bir deniz var. (Bu manyetosfer için bilim adamlarının yaptığı tanımın aynısı.)
2) Bu denizin dalgalarının hızı çok yüksek. (Manyetosferdeki dalgalanma hareketinin hızını saatte 1.5 milyon km hızındaki Güneş Rüzgarı belirler.)
3) Dünya'nın doğusundan batısına doğru Dünya'yı sarar ve o yönde ilerler. (Manyetosfer Güneşin olduğu taraftan Güneşi görmeyen tarafa doğru uzar. Hatta Güneş'in görmediği taraftaki kuyruk daha uzundur.)
4) Eğer Güneş bu denizin dışında olsa yani ışınları denizden geçmese yerdeki kaya ve taşlar yanardı. (Manyetosfer olmasaydı Dünya'daki her şeyin radyasyonla yanıp kavrulacağını biliyoruz. Bakınız Mars.)

O gün vay o yalanlayanların haline!
(Allah'ın ayetlerinden) sonra hangi söze inanacaklar?

[Mürselat (77) / 49-50]

Dr. A. Bayraktar
yaklasansaat.com

21/09/2019

Kaynaklar:
1) Milletler ve Hükümdarlar Tarihi I, Taberi, çev: Zâkir Kadiri Ungan, Ahmet Temir Yy. İstanbul, 1991    
2) Steve Miller, The Chemical Cosmos: A Guided Tour, Springer
3) California Institute of Technology Jet Propulsion Laboratories'den Diane K. Fischer, "Uzay Muhafızı", Gettysburg Times
4) pnas.org/content/110/40/15914.full
5) science.gc.ca/default.asp?lang=En&n=A3C7F29D-1&offset=8&toc=show
6) ase.tufts.edu/cosmos/view_chapter.asp?id=28&page=4
7) science.nasa.gov/heliophysics/big-questions/how-does-solar-variability-affect-human-society-technological-systems-and-the-habitability-of-planets/
8) news.sciencemag.org/2001/02/earths-turbulent-magnetic-field
9) ask.com/science/its-magnetic-field-protect-earth-9e55b847f0c26b67
10) askamathematician.com/2014/07/q-how-does-earths-magnetic-field-protect-us/
11) futurism.com/6-horrible-consequences-earth-losing-magnetic-field/
12) en.wikipedia.org/:Van Allen Radiation Belt, Solar Wind, Magnetosphere, Earths Magnetic Field maddeleri
13) space.com/11187-earth-magnetic-field-solar-wind.html


ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat