Keşke Hakkı örtenler, bilselerdi! O vakit (geldiğinde), yüzlerini ve sırtlarını, ateşten engelleyemezler. Onlara yardım da yapılmaz.
[ENBİYA(21)/39]
Şayet onlara, senin Rabbi'nin azabından bir nefha(koku-gaz) dokunursa, elbette o zaman derler ki: "Vay başımıza, muhakkak bizler, zalimler(Hakkı örtenler) olduk."
[ENBİYA(21)/46]
Bilakis onlar, şüphe içinde oyalanıyorlar.
O gün, Göğün, apaçık bir 'duman-gaz' getirmesini gözetle!
İşte bu(duman), insanları örten elim bir azaptır.
(İnsanlar): "Rabbimiz, bizden (bu) azabı kaldır, muhakkak biz iman edenleriz"(derler).
Muhakkak onlara, apaçık bir elçi gelmişti, şimdi mi hatırlıyorlar?
Sonra, Ondan(Elçi'den) yüz çevirdiler ve dediler ki: "O öğretilmiş bir mecnundur."
Biz, azabı biraz kaldırırsak, muhakkak siz dönenler olursunuz.
O gün (sizi), büyük bir yakalayışla yakalarız, muhakkak Biz, intikam alanlarız.
[DUHAN(44)/9-16]
|