Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com







 

Dünyamız/ Küresel Isınma/ "Ozon Kalkanı" İncelirken "Ozon Kirliliği" Artıyor/Ozon Tabakasının Oluşumu ve Yıkımı

OZON TABAKASININ OLUŞUMU VE YIKIMI




Ozon yıkımı

Ozon(O3), üç oksijen atomundan meydana gelen, kararsız bir moleküldür. Atmosferin oldukça ince bir tabakasını oluşturan ozon tabakası, yeryüzünde yaşamın devam etmesi için hayati önem taşır. Ozonun büyük bir kısmı, yoğun bir tabaka olarak, stratosferde bulunur. Stratosfer, atmosferin, yeryüzünden 12- 40 km yükseklikleri arasında bulunan tabakasıdır. Dünya'yı, zararlı ultraviyole radyasondan koruyan, 2-3 mm kalınlığında koruyucu bir tabakadır. Burada bulunan ozon tabakası, yeryüzüne Güneş'ten gelen zararlı ultraviyole radyasyonuna karşı koruyucu bir kalkan görevi yapar. Bu kalkanın incelmesiyle, bizler deri kanseri, katarakt ve bağışıklık sistemi bozukluklarına karşı daha hassas oluruz. Yeryüzü'ne daha yakın olan troposferde artan ozon ise, akciğer dokusu ve bitkilerde hasara sebep olan zararlı bir kirleticidir. Troposfer ise, atmosferin yeryüzünden 10 km yüksekliğe kadar olan tabakasıdır.

İYİ OZON VE KÖTÜ OZON

Stratosferik "iyi ozon"un ve troposferik "kötü ozon"un miktarları, ozonu meydana getiren ve yıkımına sebep olan olayların dengesine bağlıdır. Bu dengedeki bozulma, yeryüzü hayatını çok ciddi biçimde etkiler.

Bugün, bilim adamları da, bu tehlikeye dikkatleri çekmek istiyorlar. Bilim adamlar, Ozon tabakasının ve yeryüzüne yakın atmosferdeki ozon miktarının değişimiyle ilgili, kanıtlar elde ettiler. Bilim adamlarına göre, soluduğumuz havada, troposferik ozon (kötü ozon) artıyor. Bizim koruyucu ozon tabakamızdaki stratosferik ozon (iyi ozon) azalıyor. Stratosferdeki ozon, temel olarak ültraviyole radyasyonu tarafından oluşturulur.
  
ULRAVİYOLE IŞINLARI RADYASYONU VE OZON OLUŞUMU

Yüksek enerjili ultraviyole ışınları, herhangi bir oksijen molekülüne (O2) çarptığında, molekülü iki ayrı oksijen atomuna ayırır ve bu atomik oksijen olarak bilinir. Serbest bir oksijen atomu, bir ozon molekülü oluşturmak üzere, başka bir oksijen molekülü ile birleşir. Atmosferimizde çok fazla oksijen olduğu için yüksek enerjili ültraviyole ışınları, stratosferde tamamen emilir. Ozon, ultraviyole enerjisinin emilimini sağladığı için çok kıymetlidir. Bir ozon molekülü, düşük enerjili ultraviyole radyasyonunu emdiğinde, bir oksijen molekülü ve serbest bir oksijen atomuna bölünme gerçekleşebilir. Genellikle bu serbest oksijen atomu, hızlı bir şekilde, yeni bir oksijen molekülü ile birleşir ve bir başka ozon molekülünü oluşturur. İşte bu "ozon-oksijen çevirimi" sayesinde, zararlı ultraviyole radyasyonu, devamlı olarak ısıya çevrilir.
 
VOLKANİK PATLAMALAR VE OZON TABAKASI

Ozon-oksijen çevirimi dışında, diğer doğal reaksiyonlar da, stratosferdeki ozon yoğunluğunu etkiler. Çünkü ozon ve serbest oksijen atomları, oldukça kararsızdırlar ve dünya atmosferinde bulunan nitrojen, hidrojen, klorin ve bromin bileşikleriyle kolayca reaksiyona girerler. Bu element ve bileşikler ise, kara ve okyanus kaynaklarından salınırlar. Örneğin, tek bulunan klorin atomları, ozonu, oksijen molekülüne dönüştürür. Bu ozon kaybı, yüksek enerjili ultraviyole ışınlarının, oksijen moleküllerini ayırmasıyla meydana gelen ozon üretimini dengeler. Buna ek olarak bilim adamlarının bulgularına göre, doğal ozon dengesi, değişen iklimler, rüzgârlar ve uzun süreli Güneş ısı derecelerindeki farklılıklar gibi; düzenli doğal çevirimler aracılığıyla meydana gelen periyodik değişimlere de bağlıdır. Ve son olarak da, volkanik patlamalar, stratosferik ozonun(ozon tabakasının) yıkımını başlatacak materyaller püskürtürler. Dünya'nın yaşam döngüsünde, doğal olaylar, stratosferdeki ozon tabakasını, düzenler.   

CFC YIKIMI VE OZON DENGESİNİN BOZULMASI

Ozon
dengesini en basit şekilde anlayabilmek için, delik bir kova düşünelim. Eğer kovaya, deliğinden sızdığı miktarda su doldurmaya devam edersek, kovadaki su seviyesi aynı kalacaktır. Aynen bunun gibi, eğer yıkıldığı kadar ozon yapılanmaya devam ederse, toplamdaki ozon miktarı aynı kalacaktır. 1970'lerin başında, bilim adamları, insan faaliyetlerinin, ozon dengesini bozduğunun kanıtlarını buldular. İnsan üretimi olan, klorin-kloroflorokarbon (CFC) içerikli kimyasalların, ozonu yıkıma uğrattığı ortaya çıktı. Kloroflorokarbon bileşikleri; klor, flor ve karbonun bağ oluşturduğu maddelerdir. Bunlar, son derece kararlı yapıya sahip moleküller olduklarından dolayı, atmosferin aşağı kesimlerinde diğer kimyasallarla kolayca reaksiyona giremezler. CFC molekülleri içindeki bağları kırabilen ender kuvvetlerden biriside, ultraviyole radyasyonudur. Yakın atmosferde, CFC'ler, ozon tabakası sayesinde, ultraviyole radyasyonundan korunurlar.

CFC MOLEKÜLLERİNİN YOLCULUĞU

CFC molekülleri, hiç bozulmadan, stratosfere kadar yolculuk edecek kabiliyettedirler. Her ne kadar CFC molekülleri, havadan daha ağır olsalar bile, hava akımları ve karmaşık atmosfer hareketleri onları stratosfere taşır. CFC'ler, bir kere stratosfere ulaştığında, artık orada uzun süre ultraviyole radyasyonuna karşı, ozon tabakası tarafından korunmazlar. Güneş'in ultraviyole enerjisi tarafından bombardımana tutulan CFC molekülleri, parçalanırlar ve klorin atomlarını salarlar. Serbest klorin atomlarıyla reaksiyona giren ozon molekülleri, bir oksijen atomlarını klorinmonoksit oluşturmak üzere, klorin atomuna verirler ve böylece bir oksijen molekülü açığa çıkar.

OZON YIKIM SÜRECİ 

Eğer CFC molekülünden salınan her bir klorin atomu, sadece tek bir ozon molekülünü yıkıma uğratacak olsaydı, CFC'ler, ozon tabakası için, hiç de ciddi bir tehdit oluşturmazlardı. Fakat ne zaman bir klorinmonoksit molekülü, serbest bir oksijen atomuyla karşılaşsa, bu oksijen atomu klorinmonoksiti parçalar. Bir oksijen atomunu da çalarak, klorin atomunu, daha çok ozon molekülünü yıkıma uğratması için stratosferde serbest bırakır. Tek dolaşan bir klorin atomunun katalizör rolü oynamasına izin vererek, ozon molekülünün yıkıma uğratıldığı bu reaksiyon süreci, defalarca tekrarlanır. Neyse ki, klorin atomları, stratosferde sonsuza kadar kalamazlar. Serbest bir klorin atomu, metan(CH4) gibi gazlarla reaksiyona girdiğinde, hidrojenklorür(HCI) molekülünü oluşturmak için, hidrojenle bağ yapar. Böylece stratosferden troposfere taşınan HCI, yağmurlar tarafından yıkanarak temizlenir.

STRATOSFERE POMPALANAN KİMYASALLAR VE DELİKLER

Şayet insanlar, stratosfere, CFC ve diğer ozona zarar veren kimyasalları, pompalamayı durdursalar, ozon tabaksı, kendisini onarabilir. Ozon tükenmesiozon tabakasının tahribinin, onarımından daha fazla olduğu durumlarda ortaya çıkar. Yeniden, sızdıran kova örneğini düşünelim. Atmosfere CFC'ler gibi, ozonu yıkıma uğratan bileşenler pompalamak, kovadaki delikleri büyütmek ile eşdeğerdir. Daha büyük delikler, ozon tabakasının, yapılanmasından daha hızlı oranda yıkıma uğraması anlamına gelir. Sonuç olarak bizi, ültraviyole radyasyonundan koruyan ozon tabakası incelir ve yer yerde delinir.

ANTARTİKA'DA OZON DELİĞİ 

Tüm bunlara ilave olarak, son 15 yıldır, Antarktik ve Arktik bölgelerindeki ozon tabakasını, hızla yok eden bir mekanizma daha bulundu. Dünya'nın kutupları üzerinde geçirdiği şiddetli kışlarla, stratosfer, çok düşük derecelere kadar soğur. Kutupsal stratosferik bulutlar, oluşurlar. Kutupsal stratosferde, neredeyse tüm klorin, ya aktif değildir ya da rezerv(yedek) gazlar da denen, Hidrojenklorür(HCI) ve Klorinnitrat (CIONO2) gibi bileşiklerin yapısında bulunarak, ozonla reaksiyona girmez. Fakat bu rezerv(yedek) klorin gazlarının kimyasal tepkimeleri, kutupsal stratosferik bulut parçaları üzerinde gerçekleşirse, klorin gazları, yeniden aktif hale geçerek, ozon tabakasını, hızla yok etmeye başlarlar.

İşte bu kutupsal stratosferik bulut parçaları üzerinde gerçekleşen kutupsal kimyasal olay, Antartik ve Arktik üzerindeki ozon yoğunluğunu, çok büyük ölçüde azaltmıştır. Ve bu yüzden bilim adamları, Antartika üzerindeki ozon kaybına, Antartik ozon deliği adını vermişlerdir.

Kaynak: NASA Dünya Gözlemevi Web Sitesi.         

 


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.