Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com




 

Dünyamız/ Küresel Isınma/ Kur'an'da Küresel Isınma

KUR'AN'DA KÜRESEL ISINMA

Keşke onlara, çetin azabımız geldiği zaman yalvarsalardı. Ancak kalpleri katılaştı. Şeytan(İblis), onlara yaptıkları şeyleri(amelleri) süsledi.

Ne zaman ki, o hatırlatıldıkları şeyi(Hakkı) unuttular,
her şeyin(nimetlerin) kapılarını, o verilen şeylerle, ferahlayıncaya(şımarıncaya) kadar açtık.(Arkasından) onları, ansızın yakaladık.O zaman onlar, ümitsiz kalanlar oldular.

(Böylece), zalim kavmin arkası kesildi. Hamd(övgü), Âlemlerin Rabbi Allah içindir.

[EN'AM (6)/43-45]

Göklerde ve Arz'da, nice ayetler(ilim ve işaretler) vardır ki; o ayetlerle karşılaşırlar ve onlardan yüz çevirirler.

Onların çoğu Allah'a iman etmezler, ancak onlar müşriklerdir.

Onlar, 'Allah'ın azabından bir örtünün' veya Saat'in(Kıyamet'in), ansızın ve şuurunda değillerken, gelmesinden emin mi oldular?

[YUSUF(12)/105-107]

O ki size korku ve umutla şimşeği gösterir. Ve O, ağırlaşmış (yağmur) bulutlarını inşa eder.

Ve Ra'd(Melek- Gök gürültüsü), hamd ile O'nu(Allah'ı) tesbih eder. Ve O'nun korkusuyla meleklerde (tesbih eder). Ve O, yıldırımlar gönderir. O, yıldırımları, Allah'la mücadele edenlere ve kime dilerse isabet ettirir. O'nun gücü-enerjisi, şiddetlidir.

[RA'D (13)/12-13]

(Hakkı örtenler), görmüyorlar mı? Biz Arz'a geliyoruz ve Arz'ın etrafından(kutuplarından) eksiltiyoruzAllah, hüküm verdiği zaman, O'nun hükmünü takip edecek(engelleyecek), yoktur. O, hesabı, süratli (çabuk) görendir.

Onlardan önceki Hakkı örtenler de, plan(düzen-tuzak) kurdular. Planların tamamı, Allah'a aittir. O, her nefsin(şahsın), ne kazandığını bilir. Kâfirler(Hakkı örtenler), Yurdun(Dünya'nın) geleceği, kimindir, yakında bilecekler!

[RA'D (13)/41-42]

Yahut sizi, orada bir kere daha (denize) iade etmesinden emin misiniz? Arkasından üzerinize, 'kırıp geçiren bir rüzgâr(kasırga)' gönderir. Sonra da, Hakkı örtmeniz sebebiyle sizi, (denizde) boğar. Bunun üzerine siz, Bize karşı tabi olacak bir (yardımcı) da bulamazsınız.

[İSRA(17)/69]

Muhakkak Biz, Arz'ın üzerini(bitkilerle) süsledik ki, orada insanların hangisi daha güzel amel yapacak bilelim!

Ve muhakkak Biz, o
Arz'ın üzerini 'kurumuş toprak' kılacağız.

[KEHF (18)/7-8]

İnsanların, hesap vermeleri (zamanı) yaklaştı. Onlar ise gaflet içinde yüz çeviriyorlar.

Onlara Rab'lerinden yeni bir hatırlatma gelmez ki, onu dinlerler ve oyalanırlar.

[ENBİYA (21)/1-2]

İnsan aceleci yaratıldı. Ayetlerimi(delillerimi), yakında göstereceğim, acele etmeyin!

(Hakkı örtenler): "Şayet doğru sözlüler iseniz, şu vaad(azap) ne zaman?" diyorlar.

Keşke Hakkı örtenler, bilselerdi! O vakit (geldiğinde), yüzlerini ve sırtlarını, ateşten engelleyemezler. Onlara yardım da yapılmaz.

Bilakis, onlara, ansızın gelir ve dehşete kapılırlar! O azabı, çevirmeye güç yetiremezler. Onlar bekletilmezler de!

[ENBİYA (21)/37-40]

De ki: "Sizi gece ve gündüz, Rahman'dan kim koruyacak?" Bilakis, onlar, 'Rablerinin Zikri'nden, yüz çevirirler.

Yoksa onların ilahları varda, Bize mani mi olacaklar? Onlar, kendilerine yardıma, güç yetiremezler. Onlara, Bizden de yakınlık yoktur.

Bilakis Biz, onları ve babalarını, onların 'ömrü uzayınca'ya kadar yararlandırıp-yaşattık. Görmüyorlar mı, Biz Arz'a geliyoruz ve Arz'ın etrafından(kutuplarından), eksiltiyoruz. Onlar mı, galip gelecekler?

De ki: "Ben sizi, vahiyle uyarıyorum. Sağırlar, uyarıldıkları zaman, çağrıyı duymazlar."

Şayet onlara, senin Rabb'inin azabından bir nefha(koku-gaz) dokunursa, elbette o zaman derler ki: "Vay başımıza, muhakkak bizler, zalimler(Hakkı örtenler) olduk."

[ENBİYA (21)/42-46]

Biz, Gök'ten belli bir miktarda(ölçüde) su indirdik ve onu Arz'da iskân ettik. Şüphesiz Biz, onu (kurutup) gidermeye kadiriz.

[MÜ'MİNUN(23)/18]

İnsanların elleriyle kazandıkları(yaptıkları) dolayısıyla, karada ve denizde fesat(büyük olaylar) ortaya çıkacak. O bazı yaptıkları(şeylerin) karşılığını tatmaları için! Umulur ki dönerler!

De ki: "Yeryüzünde gezip-dolaşın. Öncekilerin akıbetinin, nasıl olduğunu görün! Onların çoğu, müşrik kimselerdi."

[RUM(30)/41-42]

Bilakis onlar, şüphe içinde oyalanıyorlar.

O gün, Göğün, apaçık bir 'duman-gaz' getirmesini gözetle!

İşte bu(duman), insanları örten elim bir azaptır.

(İnsanlar): "Rabb'imiz, bizden (bu) azabı kaldır, muhakkak biz iman edenleriz"(derler).

Muhakkak onlara, apaçık bir elçi gelmişti, şimdi mi hatırlıyorlar?

Sonra, Ondan(Elçi'den) yüz çevirdiler ve dediler ki: "O öğretilmiş bir mecnundur."

Biz, azabı biraz kaldırırsak, muhakkak siz dönenler olursunuz.

O gün (sizi), büyük bir yakalayışla yakalarız, muhakkak Biz, intikam alanlarız.

                                                                                      [DUHAN(44)/9-16]

Onlar beklemiyorlar, ancak Saat'in(Kıyamet'in) ansızın gelmesini bekliyorlar. Muhakkak Onun(Saat'in), işaretleri(alametleri) geldi. Onlara (Saat) geldiği zaman, onların hatırlaması neye yarar?

[MUHAMMED (47)/18]

Yoksa onlar: "Biz, birbiriyle yardımlaşan bir toplumuz" mu diyorlar?

Yakında o toplum, hezimete uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.

Bilakis onlara vaat(tehdit) zamanı, yaklaşan Saat'tir(*). (Arkasından gelecek olan) ikinci Saat(Fiili Kıyamet)(**) ise, daha yaygın ve daha uğrayıcıdır.

(*): Yaklaşan Saat: Dünya'daki yaşamın sonu ve değişimi, birinci kıyamet.
(**): İkinci Saat: Evren'in sonu, büyük çöküş, ikinci yahut fiili kıyamet.

[KAMER(54)/44-46]

Biz ona iki yol gösterdik(Hak ve Batıl).

O, akıbetine(kurtuluşuna) atılmadı.

Bilir misin 'akıbet' nedir?

O, bir köle azat etmek,

Yahut 'açlık ve susuzluğu yaygın bir gün'de doyurmaktır.

[BELED(90)/ 10-14]

 

 


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.