Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com





 

Dünyamız/ Küresel Isınma/ BM-IPCC 2011 Yılı İklim Raporu: "Çevirin Kazı Yanmasın"

BM-IPCC 2011 YILI İKLİM RAPORU: "ÇEVİRİN KAZI YANMASIN"

194 ülkeden bilim adamlarının üç yılda hazırladığı, ancak Gezegenimizi alt-üst eden "iklim değişikliği"ni izah etmekten uzak, geleceğe yönelik iklim projeksiyonu tartışmalı, fazlaca bilimselliğinden dolayı anlaşılamayan; adeta bir Türk deyimiyle "çevirin kazı yanmasın" demekten kendimizi alamadığımız 800 sayfalık raporun küçük bir özeti, aşağıda sunulmuştur:

"Bu yazıda; büyük ihtimalle, yüksek güvenilirlikte, orta güvenilirlikte ve düşük güvenilirlikte gibi ifadeler kullanılmaktadır. Eldeki kanıtların miktarı arttıkça ve bilim adamlarının geliştirdikleri modeller ortak sonuçlara vardıkça; yani konsensüs sağlandıkça, tahminlerdeki güvenilirlik seviyesi artmaktadır. Ayrıca tahminlerin güvenilirlik derecesi, eldeki verilerin miktarına, ne kadar sağlıklı olduğuna, ne kadar zamandır gözlem yapıldığına, kullanılan modellerin doğruluğuna ve sistemi etkileyen faktörlerin ne kadarını hesaba kattığına göre değişiklik göstermektedir.
İklim Değişimi: İklimin özelliklerinin ortalama değerlerinde, ya da varyasyonlarında bir değişim olarak ortaya çıkan, uzun bir dönem boyunca süren iklimin durumundaki değişim. İklim değişimi, bazı doğal iç işlemler, dış güçler ya da atmosfer ve karada meydana gelen devamlı insan kaynaklı değişimler sebebiyle ortaya çıkabilir(*).

İKLİM EKSTREMLERİ VE ETKİLERİ

Sıcaklık Dağılımındaki Değişimin Ekstremler üzerinde Etkileri. Bugün ile gelecek iklim arasında farklı sıcaklık dağılımı değişimleri ve ekstremler üzerine etkileri.
(a) Tüm dağılımın basitçe daha sıcak alana kayması durumundaki etkiler.
(b) Ortalama değer kaymadan değişkenlik arttığında oluşacak olan sıcaklık dağılımı.
(c) Değişmiş bir dağılım şekli olduğunda ve simetri daha sıcak alana doğru değiştiğinde oluşan durum.

1950'den beri derlenen gözlemlerde; bazı (ekstrem) değerlerde değişimler olduğuna dair deliller vardır. Uç değerlerde değişim konusunda güvenilirlik; sahip olunan verinin kalitesine, miktarına ve bu verileri analiz eden çalışmaların varlığına göre değişim göstermektedir. "Düşük güvenilirlik" seviyesinde olan bir değişim gözlemi, ne o değişimin var olduğunu ne de var olmadığını gösterir. Uç olaylar nadirdir, bu sebeple onlarla ilgili veri de azdır. Bir olay nadirleştikçe onun uzun dönemli değişimini belirlemek zorlaşır. Aşağıda 1950'den beri toplanan verilerle elde edilen bazı sonuçlar güvenilirlik derecesiyle birlikte verilmiştir.

Çok büyük olasılıkla, küresel çapta soğuk günlerin ve gecelerin sayısında bir düşüş; sıcak günlerin ve gecelerin sayısında bir artış olmaktadır. Bu değişim büyük olasılıkla Kuzey Amerika, Avrupa ve Avustralya'da da kıtasal çapta meydana geliyor. Günlük sıcaklık uç değerlerinin Asya'nın çoğunluğunda ısınma eğilimi gösterdiğine dair orta güvenilirlikte bilgiye sahibiz. Güney Amerika ve Afrika'da ise bu ısınmanın olduğuna dair düşük güvenilirlikte bilgiye sahibiz. Sonuçta Dünya'nın yeterli hesaplamalar yapılabilen bölgelerinin çoğunda, sıcak günlerin ya da sıcak dalgasının arttığına dair orta güvenilirlikte bilgiye sahibiz.

Bazı bölgelerde, yoğun yağışların istatistiksel olarak belirgin bir trend gösterdiğini görüyoruz. Büyük ihtimalle, bu bölgelerin çoğunluğu bir azalmadan çok artış trendi gösteren bölgelerdir. Ana Kuzey ve Güney tropik siklonların (fırtınaların), kutuplara doğru kaydığı yönünde güçlü ihtimaller mevcuttur. Küçük ölçekli, daha yerel fırtınaların, hortumların ve doluların trendlerinde ise düşük olasılıklı tahminler yapılabilir. Bu, ölçüm sistemlerinin homojen ve denk olmamasından ötürüdür.

Orta düzeyde güvenilirlikle şu söylenebilir: Dünya'nın bazı bölgelerinde, hususi olarak da Güney Avrupa ve Afrika'da daha uzun ve daha yoğun kuraklıklar olmuştur. Bir yandan da Kuzey Amerika ve Kuzeybatı Avustralya gibi bazı bölgelerde kuraklıklar daha seyrek, daha hafif ve daha kısa olmuştur.

Zayıf ile orta arası bir güvenlik mertebesiyle, bölgesel çapta sellerin sıklık ve şiddetinde iklim kaynaklı değişim olduğu söylenebilir. Ancak, gerek uzayda gerekse de Dünya'daki istasyonların az sayıda olması, değişken toprak kullanımının ve mühendisliğin işin içine karışması, güvenilirlik düzeyini düşürmektedir. Dahası bu konuda uzlaşma zayıftır ve sonuç olarak küresel çapta bir değişimin var olup olmadığı ancak düşük güvenilirlikte tahmin edilebilmektedir.

Büyük ihtimalle, ekstrem(uç) kıyı şeridi su yükseklikleri, denizlerdeki ortalama su seviyesi artışı sebebiyle artmıştır.
Atmosferdeki sera gazlarının yoğunluğu gibi bazı uç değerlerin insan kaynaklı faaliyetler sebebiyle arttığına dair deliller vardır. Öyle gözüküyor ki, insan kaynaklı etkilerden ötürü günlük maksimum ve minimum sıcaklıklar, küresel ölçekte artış göstermektedir. Orta güvenilirlikle küresel çaptaki ekstrem yağışların artışında insan kaynaklı faktörlerin rol oynadığı söylenebilir. Ortalama deniz seviyesi yüzünden artan kıyı suyu yüksekliklerinde de insan kaynaklı faktörlerin rol oynaması muhtemeldir.

Tropik siklonların tarihsel kayıtlarındaki belirsizlikler ve siklonları iklim değişiklikleriyle irtibatlandırma güçlüğü sebebiyle tropik siklonlardaki herhangi bir değişimi insan kaynaklı iklim değişimi ile irtibatlandırma ancak düşük seviyede bir güvenilirlikle yapılabilir. İnsan kaynaklı iklim değişimi ile bir doğa ekstremini irtibatlandırmak oldukça güçtür.

FELAKETLERDE OLUŞAN KAYIPLAR

Mevki ve zaman olarak çok varyasyon gösterse de hava ve iklim nedenli felaketlerde meydana gelen ekonomik kayıplar artmıştır. 1980'deki birkaç milyar dolarlık yıllık kayıplar yerini 2010'daki 200 milyar dolarlık yıllık kayıplara bırakmıştır. En yüksek ekonomik kayıp Katrina kasırgasının da olduğu 2005 senesine aittir. Ekonomik kayıplar aslında sadece alt sınırı gösterir çünkü paraya tam olarak dönüştürülemeyen can kaybı, kültürel miras kaybı gibi unsurlar vardır. Belgelenmemiş, resmi olmayan kayıplar ve dolaylı zararlar da, raporlarda hesaba katılmayan unsurlardandır.

Hava, iklim ve jeofiziksel felaket kaynaklı ekonomik kayıplar gelişmiş ülkelerde daha fazladır. Gayri safi milli hasılanın bir oranı olarak ifade edilen ölüm oranları ve ekonomik kayıplar, gelişmekte olan ülkelerde daha fazladır (yüksek güvenilirlikte bir tahmin). 1970-2008 arasında olan kayıpların %95'ten fazlası gelişmekte olan ülkelerde olmuştur.

İLERİYE DÖNÜK İKLİM EKSTREMLERİ, ETKİLERİ VE KAYIPLAR

İklim ekstremlerinin yönü ve şiddeti konusunda yapılan projeksiyonun güvenilirlik derecesi, çok sayıda faktöre bağlıdır. Bunlardan bazıları, iklim ekstreminin çeşidi, bölgesel ve mevsimsel faktörler, gözlemsel verinin hem miktarı hem de kalitesi, altta yatan modelleri anlama gücümüz ve simülasyonların güvenilirlik derecesidir.

Modeller sıcaklık ekstremlerinde 21. yüzyılın sonuna doğru önemli artışlar olacağını tahmin ediyor. 21. yüzyılın sonunda, küresel çapta, günlük sıcak ekstremlerin sıklığının ve büyüklüğünün artacağı ve soğuk ekstremlerin azalacağı neredeyse kesindir. Büyük kara alanlarında, sıcak dalgalarının ve sıcak sürelerin uzunluk, sıklık ve şiddet olarak artacağı da çok büyük olasılıkla beklenmektedir. A1B ve A2 emisyon senaryolarına göre, 20 yılda bir gözüken en sıcak gün, 21. yüzyılın sonuna doğru 2 yılda bir gözükür hale gelecektir. Büyük ihtimalle, bu 20 yılda bir gözüken maksimum günlük sıcaklık değeri ise 21. yüzyılın ortalarında 1 ila 3 derece artış gösterecekken yüzyılın sonunda 3 ila 5 derece artış gösterecektir.

Muhtemelen şiddetli yağış sıklığı veya tüm yağışlardaki yoğun yağışların oranı 21. yüzyılda Dünya'nın büyük çoğunluğunda artacaktır. Bu, özellikle tropik ve yüksek rakımlı bölgelerde geçerli olacaktır. Devam eden ısınmayla beraber, tropik siklonlar nedeniyle ortaya çıkan şiddetli yağış miktarları muhtemelen artacaktır. Orta güvenilirlikle söylenebilir ki, bazı bölgelerde, azalan toplam yağış miktarına rağmen şiddetli yağışların miktarında artma olacaktır. Emisyon raporlarına göre, 20 yılda bir olacak olan maksimum yıllık yağışlar muhtemelen 21. yüzyılın sonunda 5 yıl ila 15 yılda bir gözükmeye başlayacaktır.

Tüm okyanus havzalarında olmasa da tropik siklonlardaki maksimum rüzgar hızları muhtemelen artış gösterecek ve yine muhtemelen tropik siklonların sıklığı ya azalacak, ya da sabit kalacaktır. Orta güvenilirlikle; azalan yağış veya artan buharlaşma sebebiyle, kuraklıkların 21. yüzyılın bazı dönemlerinde ve bazı bölgelerde artması bekleniyor.

Bu bölgeler; Güney Avrupa ve Akdeniz bölgesini de içine alan, Orta Avrupa, Kuzey Amerika, Orta Amerika ve Meksika, Kuzeydoğu Brezilya, Güney Afrika olarak sıralanabilir. Kalan bölgelerde ise kuraklık projeksiyonlarının kararsız olması sebebiyle düşük güvenilirlik düzeyinde tahmin yapılabilir. Tanımsal problemler, gözlemsel verinin azlığı ve var olan modellerin tüm faktörleri hesaba katamaması sebebiyle kuraklıkları orta düzeyden daha güçlü güvenilirlikle tahmin edemiyoruz.

Nehirlerden kaynaklı sellerde bir değişim düşük güvenilirlikte bir beklenti olsa da, öngörülen yağış ve sıcaklık değişimleri sellerde değişimlere yol açabilir. İstisnaları olsa da bölgesel değişimlerin sebepleri karmaşık olduğundan kısıtlı sayıda delil vardır ve bu sebeple güvenilirlik seviyesi düşük olmaktadır. Orta güvenilirlikle artacak olan şiddetli yağışlar yerel sellerde artışa sebep olacaktır.

Çok büyük ihtimalle, ortalama deniz seviyesi artışı, ekstrem kıyı şeridi su seviyelerinde gelecekte de bir artışa sebep olacaktır. Yüksek güvenilirlikle, şu anda kıyı erozyonu ve su baskını gibi kıyı şeridi yükselmesinin olumsuz etkilerini yaşayan yerler, gelecekte de artan su seviyeleri sebebiyle bunları yaşamaya devam edecektir. Özellikle küçük tropik adalar için çok muhtemel artan deniz seviyesi etkileri ile yükselen kıyı şeridi probleminin muhtemel tropik siklon rüzgar hızı artışı ile birleşmesi özel bir durumdur.

Yüksek güvenilirlikle, sıcak dalgalarındaki, buzul erimesindeki değişim yüksek dağ yamaçlarındaki kaymalara, toprak kaymalarına ve buzul göllerin sebep olduğu taşkın sellerine yol açacaktır. Ağır yağışların da toprak kaymalarına yol açacağını yüksek güvenilirlikle söyleyebiliriz.

Doğal iklim değişkenliğinin büyük ölçekli şablonlarında değişim öngörüsü düşük güvenilirliktedir. Muson değişimi düşük güvenilirliktedir, çünkü musonların gelecekteki değişimine dair iklim modelleri üzerinde çok az bir konsensüs vardır. El-Nino değişimi ile ilgili modeller birbirleriyle uyumlu olmadığından bu fenomendeki değişimler de düşük güvenilirliktedir.

(*) UNFCCC'nin iklim değişimi tanımı, biraz daha farklıdır. UNFCCC, insan kaynaklı küresel çapta atmosferde oluşan değişimler sebebiyle ortaya çıkan iklim değişimi ile doğal kaynaklı iklimsel değişkenliği birbirinden ayırmıştı." 

Kaynak: "Special Report on Managing the Risks of Extreme Events and Disasters to Advance Climate Change Adaptation", The Intergovernmental Panel on Climate Change (IPCC), çev. Dr. Alp Bayraktar, yaklasansaat.com, 18/11/2011.

 

Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.