Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com





 

Dünyamız/ Göktaşları/ Kur'an'da Asteroit ve Kuyruklu Yıldız

KUR'AN'DA ASTEROİT VE KUYRUKLU YILDIZ

Emrimiz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle, o gün Salih'i ve onunla birlikte iman edenleri, aşağılayıcı azabdan kurtardık. Şüphesiz senin Rabb'in, Kavi(güçlü) ve Aziz(üstün-şerefli) olandır.

O zalimleri, 'sayha'(ses) yakaladı ve onlar yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar.

Sanki orada, hiç refah içinde yaşamamışlar gibi. Dikkat et! Muhakkak Semud (Kavmi), Rab'lerini örttüler. Dikkat et! Semud Kavmi, (Allah'ın Rahmeti'nden) uzak oldu!

[HUD(11)/66-68]

Azabın onlara geleceği günle, insanları korkut. (O gün) zalimler der ki: "Rabb'imiz, bizi yakın bir ecele(vakte) ertele, Senin davetine(çağrına) uyalım ve Resul'e(Muhammed'e) tabi olalım." (Allah der ki): "Sizler, kendiniz için bir zevalin(sonun) olmadığına önceden yemin etmemiş miydiniz?"

"Siz, kendilerine zulmedenlerin meskenlerinde oturmuştunuz. Onlara ne yaptığımız, size açıklanmıştı ve size misaller vermiştik."

Muhakkak onlar, plan(tuzak-düzen) kurdular. Şayet onların planları, dağları(göktaşlarını) yerinden oynatacak olsa da bu planlar, 'Allah'ın Planı'nın içindedir.

Sen sakın, Allah'ın, elçilerine olan vaadine(sözüne) uymayacağını sanma! Muhakkak Allah, Aziz'dir(üstün-şereflidir) ve intikam sahibidir.

[İBRAHİM(14)/44-47]

Onları(Lut Kavmi'ni), doğu yönünden 'sayha'(kuyruklu yıldız) yakaladı.

Arkasından, (yurtlarının) üstünü altına çevirdik ve üzerlerine, (Ana Kitap'ta) yazılı taşlar yağdırdık.

[HİCR(15)/ 73-74]

Muhakkak Hicr Halkı (Semud), elçilerini yalanladı.

Onlara, ayetlerimizi(mucizelerimizi) verdik de, onlar ondan yüz çevirdiler.

Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

(Derken) sabahladıklarında, 'sayha'(kuyruklu yıldız), onları yakaladı.

Kazandıkları şeyler, onlara yarar sağlamadı.

[HİCR(15)/ 80-84]

(Allah'ın) kara tarafında(yanında) sizi yere batırmayacağından yahut üzerinize 'taş-dolu kasırgası' göndermeyeceğinden emin misiniz? Sonra kendinize bir vekil de bulamazsınız.

[İSRA(17)/68]

Görmedin mi! Muhakkak Allah bulutları yürütür, onun arasını birleştirip-kaynaştırır, sonra onu yoğunlaştırır, arkasından onun arasından yağmur damlalarının çıktığını görürsün. (Allah) Gök'ten içinde 'buz bulunan dağlar'(buz dağı-kuyruklu yıldız) indirir. Onu(kuyruklu yıldızı) dilediğine isabet ettirir. Dilediğini ondan korur. Neredeyse 'onun ışığı' gözleri giderir(kör eder).

[NUR(24)/43]

(Şuayb'ın kavmi dedi ki): "Şayet doğru sözlü isen, Gök'ten üstümüze bir kütle(kuyruklu yıldız) düşür."

(Şuayb) dedi ki: "Rabb'im, yaptıklarınızı daha iyi bilir."

Arkasından onu yalanladılar. Böylece 'gölge gününün azabı', onları yakaladı. Muhakkak o, büyük bir günün azabıydı.

Şüphesiz, bunda bir ayet(delil) vardır, onların çoğu, iman etmiş değildirler.

 [ŞUARA(26)/187-190]

De ki: "Yeryüzünde gezip- dolaşın da, mücrimlerin(suçlu-günahkârların) akıbeti nasılmış görün!"

(Ey Muhammed), onlar için üzülme! Onlar (hakka) tuzak kuruyorlar diye, göğsün daralmasın.

Onlar diyorlar ki, şayet doğru sözlüler iseniz, vaat(tehdit) ne zaman?

De ki: "Umulur ki, o acele ettiğiniz (tehditin) bir kısmı; 'takipçi'(kuyruklu yıldız) (ile) gerçekleşir.

[NEML(27)/69-72]

Hakkı örten kimseler dedi ki: "(Yaklaşan) saat bize gelmez." De ki: "Bilakis (gelir). Ve gaybın alimi olan Rabbim, elbette onu size getirecektir. Göklerde ve Yer'de zerre miktarı ve ondan büyük yahut küçük hiçbir şey, O'ndan gizli değildir. (Her şey) Apaçık Kitap'ta(Ana Bilgisayar'da)dır.

(Bu yaklaşan saat aynı zamanda), iman edip salih amel işleyen kimseleri mükafatlandırmak içindir. Böyle olanlar için, bir bağış ve kerim bir rızık vardır.

Ayetlerimizi aciz bırakmaya çalışan o kimseler için, sarsıcı-titreticiden(kuyruklu yıldızdan) acı bir azap vardır.

[SEBE(34)/3-5]

Onlar, Gök'ten ve Arz'dan, arkalarında(geçmişte) ve önlerinde(gelecekte) olacakları görmüyorlar mı? Şayet dilersek, onları 'Arz'a batırırız' veya üzerlerine 'Gök'ten bir kütle(göktaşı)' düşürürüz. Muhakkak bunda, (Allah'a) yönelen köleler için bir ayet vardır.

[SEBE(34)/9]

Sen onlara bak! İleride onlar görecekler.

Bizim azabımıza mı acele ediyorlar?

Onların sahalarına(yurtlarına) indiği zaman, uyarılanların sabahı ne kötüdür.

Bir vakte kadar onlardan yüz çevir.

Bak sen! İleride onlar görecekler.

[SAFFAT(37)/175-179]

(Ey Muhammed) şayet onlar yüz çevirirlerse, de ki: "Ben sizi, Ad'ın ve Semud'un 'saika'sı(yere vuran çarpılışı) benzeri bir 'saika' ile uyarıyorum."

[FUSSİLET(41)/13]

Böylece, Biz de onlara dünya hayatında aşağılanma azabını taddırmak için, o uğursuz (felaketler yüklü) günlerde, üzerlerine 'dondurucu(kavurucu) rüzgar' gönderdik. Ahiret azabı ise daha (büyük) bir aşağılanmadır. Ve onlara yardım da edilmeyecektir.

[FUSSİLET(41)/16]

Böylece (Ad kavmi), o azabı vadilerine doğru yönelerek gelen bir 'kütle' olarak gördükleri zaman: "Bu bize yağmur yağdıracak bir kütledir" dediler. Hayır o, kendisi için acele ettiğiniz şeydir. Kendisinde 'elim bir azap bulunan rüzgardır'.

Rabb'inin emriyle herşey yok oldu. 'Meskenleri hariç, hiçbir şey görülmedi.' İşte Biz, suçlu(mücrim) bir kavmi böyle cezalandırırız.

[AHKAF(46)/24-25]

"Onların(Lut Kavmi'nin) üzerine çamurdan taşlar yağdıracağız."

"(Bu taşlar), müsrifler için Rabb'inin indinde işaretlenmiştir."

[ZARİYAT(51)/33-34]

Ad (Kavmi'ne) de, 'kökünü kesen bir rüzgar' gönderdik.

Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, 'ancak her şeyi yakıp kül ediyordu.'

O zaman, Semud (Kavmi'ne) denildi ki: "Bir vakte kadar yararlanın."

Ancak, Rab'lerinin emrine baş kaldırdılar ve onlar, bakıp-dururlarken onları, 'saika' (yere vuran çarpılış) yakaladı.

Böylece, ne ayağa kalkmaya güç yetirebildiler, ne yardım bulabildiler.

[ZARİYAT(51)/41-45]

Muhakkak O Allah, rızık veren ve Metin(şiddetli) kuvvet sahibidir.

Muhakkak o zalimler için, (geçmişteki) arkadaşlarının benzeri bir pay-ceza(kuyruklu yıldız) vardır. Şu halde acele istemesinler.

Onlara 'vadedilen o günler'den ötürü, o örtenlerin vay haline!

[ZARİYAT(51)/58-60]

Düştüğü zaman yıldıza(kuyruklu yıldıza) andolsun!

[NECM(53)/1]

Muhakkak, 'Şi'ra'(yıldızı)nın Rabb'i O'dur.

Şüphesiz, önce gelen Ad (Kavmi'ni), O(Allah), yıkıma uğrattı.

Ve Semud'u da bırakmadı.

Daha önce Nuh Kavmi'ni de. Çünkü onlar, daha zalim ve daha azgındılar.

Altı üstüne gelen (Lut Kavmi'ni) de, 'O, (Şi'ra ile), yerin dibine geçirdi.'

Örten, (Lut kavmini) örttü-kapladı.

[NECM(53)/49-54]

Ad (Kavmi) de yalanladı. Şu halde Benim azabım ve uyarmam nasılmış?

Biz, o gaz-duman uğrayan bir günde, üzerlerine 'dondurucu(kavurucu) rüzgar' gönderdik.

İnsanları, 'hurma kütükleri gibi, kökünden söküp atıyordu.'

Benim azabım ve uyarım nasılmış?

[KAMER(54)/18-21]

Muhakkak Biz, onların üzerine tek bir 'sayha(ses)' gönderdik. Böylece onlar, bir araya toplanmış 'kuru ot gibi, çer-çöp' oldular.

[KAMER(54)/31]

Gök'te ki o kimsenin(Mikail'in), 'sizi Arz'a geçirmesinden' emin mi oldunuz? O zaman, 'Arz sarsılır(depremler olur)'.

O'nun üzerinize 'taş-dolu kasırgası', göndermesinden emin misiniz? Yakında bileceksiniz, Benim uyarım(korkutmam) nasılmış?

Muhakkak sizden öncekiler de yalanladı. Benim inkarım nasılmış?

Orada(Gök'te), üstünüzde dizi dizi dolaşanları(göktaşlarını) görmediler mi? Onları, (melekler) kabzeder(yönetir). Onları, Rahman'dan başkası tutmaz. Muhakkak O(Rahman), her şeyi görendir.

Şu sizin için olan orduya karşı size, Rahman'dan başka kim yardım edecek? Muhakkak kafirler bir aldanmışlık içindedir.

[MÜLK(67)/16-20]

Ad (Kavmi'ne) gelince; 'yakıp kavurucu, azgın bir rüzgarla' helak oldular.

(Allah), onu, 'yedi gece ve sekiz gün', kavmin kökünü kesen bir bela olarak, aralık vermeksizin üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o kavmin orada, 'sanki içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp, yere yıkıldığını' görürsün.

Şimdi hiç onlardan bir bakiye görüyor musun?

[HAKKA(69)/6-8]

O gün, o 'sarsıcı'(kuyruklu yıldız) sarsar.

Ona, 'takipçi'(kuyruklu yıldızın kuyruğu) tabi olur.

O gün kalpler, şiddetle çarpar.

Onu gören gözler, dehşetli korku içindedir.

[NAZİ'AT(79)/6-9]

 


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.