Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com





 

Dünyamız/ Genom: "Şifrelenmiş Kitap"/ Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar(GDO)/ Moleküler Boyutta: Genlerle Oynamanın Sonuçları

MOLEKÜLER BOYUTTA: GENLERLE OYNAMANIN SONUÇLARI

Genetik mühendisliğinin ana yöntemi, dışarıdan herhangi bir türden alınan "yabancı gen"in (transgen), başka bir organizmanın genine aktarılmasıdır. Bu aktarma işlemi sırasında henüz bilinmeyen birçok parametre rol oynamaktadır. Yerleştirilen "transgen"in yerleştiği bölgede ve tüm genomda ne tür etkilere neden olduğu, ne tür mekanizmaları hareket geçirdiği ise bilinmemektedir.

Genetik mühendisliği yöntemleri, transgenin hemen yanına yerleştiği DNA'da ve genom üzerindeki binlerce lokasyonda, geniş çapta mutasyonlara neden olmaktadır. Çoğu bilim adamı ve kanun düzenleyici tarafından bu görmezlikten gelinen DNA bozulmaları, "önceden düşünülenden çok daha büyüktür" diyor moleküler genetikçi Michael Antoniou ve uyarıyor:

GENDEN PROTEİNE: ZİNCİR BİLİNMİYOR

"Bu bozulmalar ve değişiklikler; bizleri yeni alerjiler, toksik etkiler ve besleyici değeri değişmiş gıdalardan oluşan yeni bir döneme götürebilir."

Bu mutasyonlar(DNA bozulmaları) üzerindeki araştırmalar, biyoteknoloji avukatlarının temel argümanlarını tersine çevirmektedir. Savundukları bu temel argüman ise; "teknoloji kusursuz, tahmin edilebilir ve güvenlidir, günümüzde yapılan bilimsel çalışmalar ise yeterlidir" şeklindedir. ETH İsveç Federal Teknoloji Enstitüsü'nden Cesare Gessler bu konuda şunu söylemektedir:

"Bugün genetik mühendisliği ürünleri hala dinozor teknolojisi seviyesindedir. Bir türe yabancı olan genleri, nereye yerleştirileceğini veya genden proteine uzanan zincirde neleri değiştireceğini bilmeden kullanmaktayız."

Genin Yerleştirilmesinde: Yabancı Genler, DNA Yapısını Bozuyor

Genler rastlantısal olarak DNA içerisine yerleştirildiklerinde, bu yeni yerleşim yeri, doğal genlerin olduğu kadar, dışarıdan konulan genin fonksiyonunu da etkilemektedir. "Yerleştirme mutasyonları", yerleştirme yerine yakın genetik kodu karıştırmakta, silmekte ve yerlerini değiştirmektedir.  

"GM(GENETİK MODİFİKASYON) BİTKİSİ": NASIL ÜRETİLİYOR, HANGİ AŞAMALARDAN GEÇİYOR?

GM bitkisi oluşturmak için, ilk önce bilim adamları, laboratuvarda hücre kültürü olarak da bilinen yöntemi kullanarak, bitki hücrelerini ayırıyorlar ve çoğaltıyorlar.

GM bitkisi oluşturmak için, ilk önce bilim adamları, laboratuvarda hücre kültürü olarak da bilinen yöntemi kullanarak bitki hücrelerini ayırıyorlar ve çoğaltıyorlar. Transgenler, eklendikten sonra biçim değiştirmiş genler (antibiyotikler kullanarak) seçilir ve daha sonra tekrar bu seçilmiş genlerin hücreleri, hücre kültüründe çoğaltılır. Ancak bu defa hücre kültürüne konan besinler değiştirilir. Bu yeni koşullar, bitkinin kök ve filizlerinin gelişmesine müsaade ederek değişime olanak sağlar. Bitki hazır olduğunda, toprağa ekilir ve gerçek bir bitkiye dönüşür.

Doku kültürü bir üçüncü kez daha, tek bir GM bitkiyi, tıpatıp aynı DNA'yı taşıyan çok sayıda aynı bitkiye çoğaltılmak için kullanılabilir. Böylece, GM bitkiler, tek bir GM hücreden klonlanmış olurlar. Ancak buradaki önemli nokta, yapılan bu doku kültürleri sırasında, genom boyunca birçok mutasyonlar gerçekleşir. Aslında bazen doku kültürleri, bitki DNA'larında özellikle mutasyonlar oluşturmak için de kullanılır. Yanı kısacası dışarıdan gen eklenmesi ve doku kültürü, küçük silinmeler, yer değiştirmeler, eklentiler, genetik kodda büyük kromozomsal değişikler gibi büyükten küçüğe, DNA'da yüzlerce hatta binlerce mutasyona neden olmaktadır.

Mutasyonlar: Ciddi Sonuçlar Doğurabilir

Mutasyonlar ve dışarıdan gelen alakasız gen eklentileri, genlerin kalıcı olarak aktif olmasını ya da kapanmasına neden olabilir, fonksiyonlarını bozabilir, veya oluşturdukları proteinin yapı veya fonksiyonunu değiştirebilir. Tek bir baz çiftindeki değişiklik bile, ciddi sonuçlara neden olabilir.

GEN EKLENMESİ: GEN ANLATIMINDA, GENOM ÇAPINDA DEĞİŞİKLİKLERE SEBEP OLUR

Salk Biyolojik Çalışmalar Enstitüsü'nde moleküler biyolog ve protein kimyacısı olan David Schubert, bu konuda şunu söylüyor:

"Bir genin girişi, tüm hücrenin gen anlatım şeklini değiştirir ve tipik olarak organizmaların her bir hücre tipi farklı yanıtlar verecektir."

Daha önce bahsi geçen silinmeler ve mutasyonlara ek olarak, bu değişiklikler tahmin edilemez ve piyasadaki GM ürünler, geçirdiği mutasyonlar yönünden tam olarak incelenmemiştir. Bu da çok yönlü sağlık sorunlarını beraberinde getirir. Çünkü bir gende değişiklik, genin anlatımının değişmesine; gen anlatımının değişmesi, proteinin değişmesine; proteinin değişmesi de yapının, enzimlerin ve fonksiyonların değişip bozulmasına ve de çeşitli yeni hastalıkların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Proteinlerdeki Değişimler: Bitkilerdeki Toksinlerin Artmasına ve Doğal Kimyasalın Değişimine Yol Açıyor

Bitkiler, hastalıklarla mücadele edebilen, davranışı etkileyebilen veya toksik olabilen binlerce kimyasal üretmektedir. Bu bölümde anlatılan genom değişiklikleri, bu kimyasalların bileşimini ve konsantrasyonunu değiştirebilir. Örneğin GM soya bitkisi, daha az kanserle savaşan izoflavon üretmektedir.

Birçok bitki, doğal ürün(ikincil metabolit de denir) adı verilen başka bir bitkide olmayan, kendine has bir kimyasal karışım üretir. Yaklaşık olarak, 100.000 doğal ürün saptanmıştır ve araştırmacılar bu ürünlerin sayısının yarım milyondan daha fazla olduğunu söylemektedirler. Tek bir bitki, 5000'den fazla doğal ürün üretebilir. Tarım profesörü Sharad Phatak:

"Bitkiye yabancı bir gen eklediğinizde, tüm metabolik süreci değiştirmiş oluyorsunuz. Siz sadece tek bir şeyi değiştirmiş olmuyorsunuz. Her bir değişim, diğer metabolik yollar üzerinde bir etki oluşturuyor" diyor.

Bu da bitki metabolizmasını ve bu metabolizmanın doğal ürünlerini değiştirerek bozuyor. Fonksiyon bozuklarının yanı sıra bu bitkiyi tüketen insan ve hayvanlarda, beklenmedik toksik etkiler ve hastalıklar ortaya çıkıyor. Çünkü genetiği değiştirilmiş mısır, domates, buğday; bildiğiniz mısır, domates veya buğday olmaktan çıkıp, ne olduğunu bilmediğiniz yeni maddeler üreten bir bitki haline dönüşüyor. Bu konuda çarpıcı bir açıklamayı da mikrobiyolog Mark Rasmussen yapıyor:

"İnsanlığın gıda olarak tükettiği başlıca ürünlerin çoğunun, bir zamanlar verimi düşüktü ancak zararlılara (böcek, mantar, küf vb.) karşı çok dayanıklıydılar. Bu dayanıklılık, bitkide geniş çapta bulunan koruyucu kimyasal bileşimlerden kaynaklanıyordu."

Kanada Bilim Akademisi ise: "Bu ikincil metabolitler, fevkalade zengin kimyasal deposudurlar ve bu da hareket edemeyen bir organizma olarak, bitkinin zorlu çevre şartlarında hayatta kalmasına olanak sağlamaktadır."

Aralık 2002'de "Science" dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre:

"Yiyecek molekülleri, hormonlar gibi davranırlar, vücut fonksiyonlarını düzenlerler ve hücre bölünmesini başlatırlar. Bu moleküller, dikkat eksikliği, hiperaktivite, ciddi akıl hastalıkları gibi zihinsel dengesizliklere neden olmaktadır."

"GDO'LU ÜRÜNLER"DE: BESİN DEĞERİ VE TOKSİTİTE DEĞİŞİYOR

GDO'larda yapılan çok sayıda çalışmada, besin değerlerinde, toksititede, alerjenlerde, küçük moleküllü metabolizma ürünlerinde beklenmeyen değişimler ortaya çıktı. Bu, durumun genetik mühendisliğine bağlı olarak yapılan değişiklikler ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu değişimlerin, sağlıkla ilgili potansiyel risklerine karşı korumak için yeterli güvenlik önlemleri alınmamaktadır.

Bilindiği üzere, gen transferi işlemleri, GM bitkinin içeriğini tamamen değiştirmektedir. Maalesef biyoteknoloji şirketleri, bitkideki besin maddeleri, antioksidanlar, mutagenler, kanserojenler ve toksinlerin miktarını ve kimliğini belirlemek için modern yöntemleri kullanmaktan kaçınmaktadırlar. Onun yerine, sadece birkaç maddeyi inceleyerek, total karbonhidrat ve total protein gibi daha kabaca hesaplar yapmaktadırlar. Bunun da ötesinde, GM'li ve normal bir bitkinin içerikleri arasındaki belirgin farkların saptanmasını zorlaştıracak şekilde deney ve çalışmalarını tasarlamaktadırlar. 

GDO'LARDA: ÖNCEDEN TAHMİN EDİLEMEYEN DEĞİŞİKLİKLER

Tütün: Belli bir asidi üretmesi için yeni bir gen yerleştirildiğinde, bitki normalde üretmediği bir toksini (zehri) üretti.

Maya: Alkol üretimini artırması için kendi genlerinin aynısından birkaç kopya daha eklenen maya hücresinde, beklenmeyen yüksek bir oranda, kendisinin normalde ürettiği toksinin ve kanserojen maddenin 40-200 kat fazlasını ürettiği görüldü.

Patates: Daha fazla protein üretmesi için tasarlanan GM patates, kontrol grubuna göre daha az protein ürettiği, vitamin oranının azaldığı ve solanin gibi toksinlerin arttığı görüldü. Böcek öldürücü ilaç (GNA lektin) üretmesi için tasarlanan başka bir patateste ise, %22 daha az protein oranı saptandı.

Buğday: Bir GM buğday varyetesinde, bir takım lezyonlar gözlendi, diğer bir varyetede ise yüksek oranda toksin bulundu.

Pirinç: Bir GM pirinç, beklenmeyen bir şekilde %50 daha fazla B6 vitamini üretmeye başladı. Bir diğeri ise A vitamini üretmek üzere tasarlandı, ancak bu vitamini oluşturan maddelerin miktarı azaldı.

Bezelye: GM bezelyelerde, leptin miktarının dörde katlandığı ve tripsin inhibitörünün iki kat arttığı saptandı.

Balkabağı: GM balkabağının, normal bir balkabağına göre; 67 kat daha az beta-karoten ve dört kat fazla sodyum içerdiği bulundu.

Soya: Monsanto'nun Roundup Ready adıyla piyasaya sürdüğü soyanın kül, yağ ve karbonhidrat içeriğinde, bir alerjen olarak bilinen tripsin inhibitörü miktarında; % 27 oranında kayda değer bir artış görüldü. Tripsin inhibitörü, normal soyada pişince parçalanarak tüketen için daha güvenli hale gelmektedir. Ancak GM soyada, tripsin inhibitörü, çok az parçalanmamaktadır. Normal soya ile GM soya arasındaki diğer farkları ise Monsanto, önce makaleden çıkardı ancak daha sonra makale arşivine bu bilgiler geri konuldu.

Mısır ve kanola bitkilerinde de bu durumlara benzer kanıtlar ortaya çıkarıldı. Genetic Roulette kitabının yazarı Jeffrey Smith ise, bu konuda şunu söylüyor:

"Türler arasında taşınan genetik materyalin etkilerini anlamadaki eksikliğimiz, hayvan ve bitkilerin içindeki işleyişin kompleksliliğini kavramaktaki yeteneksizliğimiz ile birleşmektedir."

Kader Demirpehlivan
yaklasansaat.com

2010

Kaynaklar:
1) Jeffrey M. Smith, Genetic Roulette -The Documented Health Risks of Genetically Engineered Foods, Yes Books, Iowa/USA, 2007.
2) Mae Wan Ho, Genetik Mühendisliği Rüya mı Kabus mu? çev. Emral Çakmak, Türkiye İş Bankası Kültür Yy, İstanbul, 2001.
3) "Health Risks of Genetically Modified Foods", The Lancet, Volume 353, Number 9167, 29 Mayıs, 1999.
4) Arpad Pusztai, "Genetically Modified Foods: Are They a Risk to Human/Animal Health?", actionbioscience.org, Haziran, 2001.
5) naturalnews.com
6) truefoodnow.org
7) responsibletechnology.org

Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.