Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com





 

Dünyamız/ Dünya'nın Katmanları(Tabakaları) ve İç Yapısı/ Hadis'te "Altın" ve "Gümüş"

HADİS'TE "ALTIN" VE "GÜMÜŞ"

Nafi'den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ben ve İbn Ömer, Ebu Said'in yanına gittik.
Resulullah(s.a.v.) şöyle buyurdu: "Altını, altın mukabilinde ancak misli misline, gümüşü, gümüş mukabilinde ancak misli misline değiştirin! Birbirinden eksik veya fazla olmasın. Satış meclisinde mevcut olanı, mevcut olmayanla mübadele etmeyin!"
Timizi,
(O. Z. Mollamehmetoğlu), C.2, H.no: 1257, s. 383.

İbn Ömer'den rivâyet edilmiştir; "Baki" denilen pazar yerinde deve satardım. Bazen Dinar; altın para mukabilinde satar ve yerine gümüş para alırdım. Bazen de gümüş para karşılığında satar ve yerine altın para alırdım. Bunun üzerine Resulullah(s.a.v.)'in yanına geldim ve kendisini, Hafsa'nın evinden çıkarken buldum. Bu meselenin hükmünü sorduğumda:
"Kıymeti mukabilinde olursa sakınca yoktur!" buyurdular.  
Timizi, (O. Z. Mollamehmetoğlu), C. 2, H.no: 1258, s. 384.

Malik b. Evs b. Hadesan'dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ömer b. Hattab'ın da bulunduğu bir toplantı yerine: "Bu paraları kim değiştirmek ister diyerek geldim." Talha b. Ubeydullah: "Önce altınını göster bize ve sonra yanımıza gel de, hizmetçimiz geldiğinde onun karşılığı olan gümüşünü sana verelim." dedi. Bunun üzerine Ömer: Hayır vallahi olmaz ona gümüş paraları, hemen vererek altını da ondan peşin olarak hemen alacaksın, çünkü Resulullah(s.a.v.) şöyle buyurdu:
"Gümüş karşılığında altını veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka… buğdayı buğdayla veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka… arpayı arpayla veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka… hurmayı hurmayla veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka…"

Timizi, (O. Z. Mollamehmetoğlu), C. 2, H.no: 1259, s. 385.

Ubade bin Sabit şöyle dedi:
Resulullah(s.a.v.)
buyurdu: "Altına mukabil altın, gümüşe mukabil gümüş, buğdaya mukabil buğday, arpaya mukabil arpa, tuza mukabil tuz misli misline, müsavisi müsavisine ve elden ele peşin olarak mubadele edilecektir. Şayet bu sınıflar başka nevi şeylerle mubadele ediliyorsa, artık bunları teslim, tesellüm satış yerinde olmak ve sonradan yapılacak bir teslime dayanmamak üzere istediğiniz tarz ve şekilde satabilirsiniz."
Müslim, (Mehmed Sofuoğlu), C.5, Hno: 81, s. 108

Ebu Said el Hudri dedi ki:
Resulullah(s.a.v.) şöyle buyurdu: "Altınla altın, gümüşle gümüş, buğdayla buğday, arpa ile arpa, hurma ile hurma, tuz ile tuz, misli misline ve elden eledir. Her kim artırır yahut fazla almak isterse, muhakkak riba(faiz) yapmış olur. Bunda alan ve veren müsavidir."
Müslim
, (Mehmed Sofuoğlu), Hno: 82, s. 108

Ebu Hureyre'den:
Resulullah(s.a.v.) şöyle buyurdu: "Fırat (nehrinin suyu çekilerek) kıymetli altın hazinesinin ortaya çıkma zamanı yaklaşıyor. Her kim o zaman orada bulunursa ondan bir şey almaya uğraşmasın!"
Buhari
, C. 12, Hno: 2122, s. 305, Müslim, (M. Sofuoğlu), C. 8, H.no: 2894, s. 426.

Ebu Hureyre'den rivâyete göre:
Resulullah(s.a.v.) şöyle buyurdu: "Cennette gövdesi altından olmayan hiçbir ağaç yoktur."
Timizi, (O.Z.Mollamehmetoğlu), C. 4, H.no: 2645, s. 303

Enes bin Malik'ten rivayet edildiğine göre Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Ademoğlunun iki vadi dolusu altını olsa üçüncü vadinin de kendisinin olmasını ister. Ne var ki insanoğlunun ağzını ancak toprak doldurur. Yine de Allah, tevbe edenin tevbesini kabul eder."
Tirmizi, (A. Parlıyan), C. 2, Hno: 2337, s.254

Ebu Hureyre diyor ki: "Ey Allah'ın Resulu! Yaratıklar neden yaratılmışlardır?"
Resulullah(s.a.v.): "Sudan" buyurdu.
"Cennetin binası neden yapılmıştır?" diye sordum:
"Bir kerpici altından, bir kerpici gümüşten, harcı keskin kokulu misk, çakılları inci ve yakut, toprağı zaferan. Oraya girenler nimetler içersinde refah bulur, sıkıntı çekmezler. Ebedî olurlar, giydikleri eskimez gençlikleri yok olmaz..."
Timizi
, (O. Z. Mollamehmetoğlu), C. 4, H.no: 2646, s.304.

Abdullah b. Kays'dan rivayete göre, şöyle demiştir:
Resulullah(s.a.v.) buyurdu: "Cennette kapları ve her şeyi gümüşten olan iki cennet, aynı zamanda kapları ve her şeyi altından olan iki cennet vardır. Adn Cennetinde ise Cennet ehli ile Rab'lerine bakmaları arasında ancak O'nun yüzünü örten bir kibriya(büyüklük) perdesi vardır."
Timizi
, (O. Z. Mollamehmetoğlu), C.4, H.no: 2648, s.306, Buhari, C. 11, Hno. 1743, s. 194

Said b. Müseyyeb'den rivâyete göre, kendisi Ebu Hureyre ile karşılaştı ve "Allah'tan ikimizi Cennet çarşısında bir araya getirmesini isterim" dedi. Said: "Cennette çarşı pazar var mıdır?" diye sordu. Ebu Hureyre: "Evet" dedi ve şöyle devam etti.
Resulullah(s.a.v.)'in bana bildirdiğine göre: "Cennetlikler, cennete girdiklerinde amellerine göre oraya yerleşeceklerdir. Sonra dünya günlerinden cuma günü kadar bir süre izin verilecek ve insanlar Rab'lerini ziyaret edeceklerdir. Rabb'in Arş'ı onlara görünecek ve Rab, kendilerine cennet bahçelerinden bir bahçede tecelli edecektir. O müminler için nurdan minberler, altından minberler, gümüşten minberler kurulacak ve o kimselerin derece bakımından en aşağı durumda olanları ki; onların aşağılıkları yoktur, misk ve kâfur tepelerinde oturacaklar ve kendilerinden daha yükseklerde oturan kimseler olduğunu sanmayacaklar."
Timizi, (O. Z. Mollamehmetoğlu), C. 4, H.no: 2673, s. 322.

Ebu Hureyre'den: Resulullah(s.a.v.) şöyle buyurdu: "Cennete ilk girecek olan zümrenin yüzleri, ayın on dördüncü gecesindeki sureti üzeredirler. Cennetlikler cennette tükürmezler, sümkürmezler, dışkı çıkarmazlar. Onların cennetteki kapları ve tarakları altından ve gümüştendir. Onların buhurdanlıklarının udları Hind ududur. Onların teri misktir..."
Müslim, (M. Sofuoğlu), C.8, Hno: 17, s. 361

Enes dedi ki:
Allah'ın Peygamberi: "Orada(Kevser Havzı'nda) semanın yıldızları adedince altın ve gümüş ibrikler görünür." buyurdu.
Müslim, (M. Sofuoğlu), C. 7, Hno: 43, s. 185.

Enes'ten rivâyet edildiğine göre dedi ki: Resulullah(s.a.v.)in kılıcının kabzasının üstü gümüştü.
Ebû Davud, C. 3, Hno. 2583, s. 450ž

Enes'ten rivayete göre; Resulullah(s.a.v.) gümüşten yüzük bir mühür edinmişti, üzerine de "Muhammed Resulullah" nakşettirmişti. Bunun üzerine Resulullah: "Hiç kimse bu yazıyı yüzüğüne nakş ve taklit etmesin" buyurdu.
Buhari, C.12, Hno: 1953, s. 106

Arfece b. Es'ad'dan şöyle rivâyet edilmiştir: "Cahiliyye döneminde meydana gelen Külab vakasında burnumdan yaralanmıştım ve burnum kesilmişti. Sonra gümüşten bir burun yaptırdım ve fena koktu. Bunun üzerine Resulullah(s.a.v.) bana, altından bir burun takmamı emretti."
Timizi, (O. Z. Mollamehmetoğlu), C. 3, H.no: 1826, s. 274.

Bera b. Azib'ten şöyle rivâyet edilmiştir:
Nebi(s.a.v.) bize yedi şeyi işlememizi emretti. Yedi şeyden de bizi nehyeyledi. Resul-i Ekrem bize; cenaze arkasında gitmeyi, hastayı ziyaret etmeyi, davete icabet eylemeyi, mazlume yardımı, yemini kabul etmeyi, selamı karşılamayı, aksırana dua etmeyi emreyledi. Yine Nebi(s.a.v.) bizi; Gümüş kapkullanmaktan, altın yüzük takmaktan, harir, diba, kasıy, istebrak denilen ipekli kumaş kullanımından da nehyetti.
Buhari, C.4, Hno: 619, s. 276

Huzeyfe'den rivayete göre, müşarün-ileyh şöyle demiştir. Nebi(s.a.v.) bizi: "Altın, gümüş kap içinde su ve meşrubat içmekten ve böyle kap içinde yemek yemekten, harir(ipek) ve dibac elbise giymekten ve böyle ipekli kumaş üzerinde oturmaktan" nehyetti.
Buhari, C. 12, Hno:1948, s.104

Ebu Musa el Eşari'den:
Resulullah(s.a.v.) buyurdu ki: "İpek elbise giymek ve altın takmak, (dünyada) ümmetimin erkeklerine haram, kadınlarına helal kılındı."
Timizi, (O. Z. Mollamehmetoğlu), C. 3, H.no: 1774, s. 245

 


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.