Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com




 

Dünyamız/ Dünya'nın Katmanları(Tabakaları) ve İç Yapısı/ Altından Sonra Gelen Element: Gümüş

ALTINDAN SONRA GELEN ELEMENT: GÜMÜŞ

Kimlik Kartı:
Sembolü: Ag
Atom Numarası:
47
Sınıfı:
Metal
Rengi:
Metalik beyaz
Kristal Yapısı:
yüzey-kübik merkezli
Grubu:
1 B, (geçiş elementi)
Periyot:
5
Seri:
Geçiş metalleri
Atom Kütlesi:
107,8682(2) g/mol
Erime Sıcaklığı:
961,78 °C
Kaynama Sıcaklığı:
2162°C
Standart Hali:
Katı
İzotopları:
107Ag, 109Ag, kararlı izotoplarıdır.
Yükseltgenme Dereceleri:
1, seyrek olarak 2, 3
Özgül kütlesi:
10,49 g/cm³
Her Enerji Seviyesindeki Elektronlar:
2, 8, 18, 18, 1
Nötron Sayıları:
61
Proton Sayıları:
47

ÖZELLİKLERİ

Gümüş, parlak beyaz renkte değerli bir metaldir. Bu özelliği ve parlaklığı nedeniyle gümüşe, Latince beyaz ve parlak anlamına gelen "argertum" adı verilmiştir. Gümüş doğada serbest olarak bulunursa da enderdir. Soy metaller içinde kimyasal açıdan en etkin olanıdır.

Altından daha sert, bakırdan daha yumuşaktır. Sünekliği ve dövülebilirliği, altından sonra ikinci sıradadır. Dövülerek birkaç mikrometre kalınlığında saydam yapraklar haline getirilebilir. Saf gümüş, tırnakla çizilebilecek derecede yumuşaktır. Gerek ısıl, gerek elektrik iletkenliği bakımından tüm metallerin başında yer alır.

Gümüş, tüm metallerin en beyazıdır. Tam parlatıldığında kusursuz yansıtıcı bir yüzey elde edilir ve bu nedenle optik aynalarda kullanılır. Bu niteliğinden dolayı, böyle bir yüzeyden ışıyan ısı son derece düşüktür. Dolayısıyla parlatılmış gümüş kaba doldurulan sıcak bir sıvı, çok yavaş soğur. Temiz hava ve su içinde kararlı yapısını korur; ozon, hidrojen sülfür ya da kükürt karşısında ise donuklaşır ve kararır. Lahana ya da yumurta gibi bazı yiyeceklerin gümüş kaşıkları karartması da bundandır. Havadaki eser miktardaki hidrojen sülfürle bile donuklaşır ve yavaş yavaş kararır. Gümüş havayla temas halinde eritilirse, büyük miktarlarda oksijen soğurur. Yüzeyi, katılaşma sırasında soğurduğu oksijeni geri verirken küçük kraterler oluşturur; buna kabarma olayı denir.

Sıcakta, kükürt ve halojenlerle bileşir. Nitrik asitte soğukta çözünür, derişik ve sıcak sülfürik asitle tepkimeye girer. Doğal bir altın ve gümüş alaşımı olan elektrum içerisinde %40 oranında gümüş bulunmaktadır. Gümüş çok yumuşak bir maden olduğu için bir miktar bakırla kullanılmaktadır. Yumuşak olması nedeniyle soğuk iken çekiçlenebilmektedir. Bu nedenle de kuyumculukta kullanımı oldukça yaygındır.

CEVHERLERİ, BİLEŞİKLERİ VE İZOTOPLARI

Cevherleri: Gümüş, blend, pirit ve galen damarlarında çok düşük nicelikte bulunmasına rağmen, işletme giderlerini karşılayabilecek değerdedir. Galen özellikle gümüşlüdür, ayrıca gümüşlü kurşun, ocaklarda oldukça yaygın ve önemlidir. Gümüş, yüzeyde klorür, bromür, iyodür, hatta doğal gümüş halinde bulunur. Daha derinlerde "siyah gümüş", "kırmızı gümüş" vb. denen sülfürlere (argiroz), tiyoantimonitlere (polibazit, pırargirit), sülfoarsenürlere (proustit) rastlanır. Günümüzde gümüşün büyük bir bölümü, blend, pirit ve galen damarlarından elde edilir.

Gümüş Bileşikleri: Gümüş, bileşiklerinde ekseriyetle 1 (+1) değerlidir. Geçiş elementlerine yaklaştıran +2 ve +3 değerlikleri de bulunur. Bilinen pek çok bileşiğinden önemlileri şunlardır:

Gümüş Oksit(Ag2O): Gümüş nitrat çözeltisi, sodyum veya potasyum hidroksit ile muamele edilirse, kahverengi bir çökelti meydana gelir. Dayanıklı değildir ve 300 °C'nin üzerine ısıtılırsa, tamamen gümüşe dönüşür.

Gümüş Sülfür(Ag2S): Doğada argentit minerali halinde bulunur. Gümüş tuzunun çözeltisi üzerinden hidrojen sülfür geçirmekle elde edilen kararlı bir bileşiktir.

Gümüş Nitrat(AgNO3): En önemli gümüş tuzudur. Renksiz ağır kristaller teşkil eder. Tıpta dağlamak maksadıyla kullanılır. Siğil tedavisinde çok iyidir. Ayrıca deriyi ve organik maddeleri karartmada tercih edilir. Deriyi kararttığından "cehennem taşı" ismini almıştır. Gerçekten organik maddelere bir yükseltgen gibi etkiyerek siyah bir gümüş çökeltisi verir. Gümüş tuzlan arasında gümüş sülfat(Ag2SO4) ile gümüş ortofosfat(Ag3PO4) da saymak gerekir. Gümüş sülfat, sodyum sülfatla eş yapılıdır; gümüş ortofosfat ise, sarı bir çökeltidir.

Gümüş Siyanür(AgCN): Gümüş tuzuna sodyum veya potasyum siyanürün ilave edilmesiyle meydana gelen zehirli beyaz bir tuzdur.

Gümüş Halojeniler: Gümüş klorür(AgCl), gümüş bromür(AgBr), gümüş iyodür(AgI); gümüş nitrat çözeltisine halojen tuzları ilavesiyle elde edilirler.

İzotopları: Doğada iki kararlı izotopu vardır. Ag-107 (% 51,8) ve Ag-109 (% 48,2). Ayrıca yarılanma süresi 4,5 saniye (Ag-114) ve 40 gün arasında değişen (Ag-105), 14 kadar radyoaktif izotopu da vardır.

GÜMÜŞÜN BULUNDUĞU YERLER

Kükürtle kolayca birleşme eğilimi gösteren (Kalkofil) bir element olan gümüş, yerkabuğun yapısına %0,00001 oranında katılır. Genellikle altın ile birlikte bulunmaktadır. Gümüş düşük sıcaklık minerali olduğundan Kurşun, Çinko, Kalay, Antimon, Bizmut ve subvolkanik (yeryüzüne yakın bölgelerdeki magmaların soğumasıyla oluşan magmatik kayaç) sıcaklıklarda oluşmuş Bakır ile birlikte bulunur. Düşük sıcaklık minerali olduğu halde Gümüş, yüksek sıcaklıklarda oluşan Kobalt ve Nikel gibi minerallerle de birlikte bulunabilir. Gümüş, magmatik kayaçlarda(ultra bazik ve bazik kayaçlarda, asidik kayaçlarda), kalkerlerde kiltaşlarında, toprakta, bitkilerde, tatlı suda ve deniz suyunda, 4x10-8 mg/lt (AgCl2 ve AgCl3 2 olarak) oranında bulunur. Dünyada en zengin Gümüş yatakları, dalma-batma zonlarından oluşmuş volkanizma sonucunda meydana gelmişlerdir. Kuzey ve Güney Amerika'nın batı kıyıları boyunca uzanan yataklar, dünya üretiminin yaklaşık %60'ını vermektedir.

GÜMÜŞÜN OLUŞUMU

Heidelberg Üniversitesinin astronomi merkezinden Dr. Hansen önderliğinde, Alman bilim adamları, Japon ve İsveç astronomlarıyla birlikte yürütülen araştırmaların bulguları, Astronomy & Astrophysics dergisinde yayımlandı. Bu yayında; Ağır elementlerin evrendeki kökenlerinin araştırılmasında Dr. Camilia Hansen, gümüşün sadece belirli türdeki yıldızların patlaması sonucu oluşabileceğini ortaya koydu. Bu yıldızlar patladıkları zaman, altın üreten yıldızların türünden daha farklıdırlar. Bu olayın izleri, bütün bozulabilen maddelerin bileşenlerinin adım adım değerlendirilmesi sonucu, büyük kütleli yıldızların ağırlık ölçümleriyle ortaya çıktı. Bir yıldızın oluşturabileceği elementler, daha çok kütlesine bağlıdır. Yıldızın ilk başta ne kadar ağır olduğuna bağlı olarak, gümüş veya altın maddesi haline dönüşebilmektedir.

Gümüş ve altın gibi ağır metaller, yıldızlara ait çok ekstrem ortamlarda oluşurlar. Bu oluşumlar, büyük kütleli yıldızların patlamalarında veya süpernova patlamalarında gerçekleşir. Gümüşün tam olarak nasıl oluştuğunu belirlemek için Hansen ve ekibi, 70 den fazla büyük kütleli yıldızın gözlemleriyle birlikte bilgisayar modellemeleri kullandılar. Bu ekip, yıldızların kimyasal karakterlerini ayırt etmek için ışık dalga boylarını analiz ettiler. Hansen'in dediğine göre; her bir elementin miktarı, doğrudan tayf çizgilerinin ne kadar güçlü olduğuna bağlıdır. Bu da yıldızın doğrudan ne kadar sıcak olduğuyla ilgilidir. Araştırmacılar, gümüş üretiminin, altın üretimi gerçekleşen yıldızlardan daha az kütleli yıldızlarda zayıf r – işlemi adı verilen tamamen farklı tipteki bir nükleer füzyon da üretildiği sonucuna vardılar. Bu maddelerin, dev yıldızlarda olağanüstü ortamlarda oluşması, değerli olması ve dünyamızda az bulunması, bunların cennet maddesi olduğunu akla getiriyor.

Evrende Gümüş/Altın Oranı

Bu bulgu, ekibin belirli tipteki süpernovaların oluşturabileceği metal miktarı konusunda bir limit belirleyebilmelerine olanak sağladı. Hansen'e göre; Güneş'ten 8 ile 9 katı ağır olan yıldızlar, sönük düşük kütleli süpernovalar gibi yaşamlarının sonunda patlayabilirler ve paladyumdan, gümüşe kadar birçok element üretebilirler. Fakat daha ağır metaller üretemezler. Öyle gözüküyor ki bu zayıf r- işlemi bizim önceden düşündüğümüzün aksine daha az kütleli yıldızların süpernova patlamaları ile bağlantılı olabilir. Bundan dolayı bir tek yıldız tarafından çıkarılan metal miktarı, yıldızın orijinal ilk ağırlığının milyarda biri kadar az olabilir. Fakat bu gümüş üreten süpernovalar; altın üreten daha büyük kütleli benzer süpernova patlamalarından daha yaygın olabilir. Bu kozmik farklılık Dünya'da gümüşün, altından neden daha bol olduğunu açıklamaya yardımcı olabilir.

1.

Mexico

152,8

2.

Peru

109,8

3.

China

103,9

4.

Australia

55,2

5.

Chile

42,1

6.

Poland

40,8

7.

Russia

40,0

8.

Bolivia

30,0

9.

United States

36,0

10.

Argentina

22,6

11.

Canada

19,1

12.

Kazakhstan

17,6

13.

India

11,0

14.

Turkey

9,4

15.

Sweden

9,1

16.

Guatemala

8,8

17.

Morocco

7,3

18.

Indonesia

6,0

19.

Iran

3,5

20.

Papua New Guinea

30,0

2011'de En Fazla Gümüş Üreten İlk 20 Ülke (milyon ons)

ÜRETİMİ

Gümüş daha çok bakır ve kurşun mineralleriyle birlikte bulunur ve bunların elde edilmesinde yan ürün olarak görülür. Dünya çapında gümüş madeni üretimi 2011 yılında rekor yaparak 23.689 tona ulaşmıştır.

GÜMÜŞÜNÜZ KAÇ AYAR

Uluslararası piyasalarda saf gümüş değeri 1000 kabul edilir. Ticari gümüş ise enaz 999 saflıktadır (% 99,9 Ag). Ayrıca gümüşün, "Sterling Silver" diye bilinen ve özellikle süs eşyalarında kullanılan cinsi vardır ki, 925 kalite diye bilinir. (% 92,5 Ag, % 7,5 Cu). Gümüş standartı, gümüş üreticilerinin uyması gerekli olan ve ticari işlemlerde aranan özelliklerdir. TSE tarafından tespit edilen gümüş standardı henüz yayınlanmamıştır. Gümüş metali çok yumuşak olduğundan, çoğunlukla diğer metallerle alaşımlar hâlinde kullanılır. Çatal, kaşık gibi gümüşten yapılmış ev eşyalarının yapısında %90 gümüş ve %10 bakır bulunmaktadır.

GÜMÜŞÜN TARİHÇESİ

Gümüş çok eski zamanlardan beri bilinmekle birlikte yine de altın ve bakırdan sonra keşfedilmiştir. Altın az olmasına rağmen, dünyanın her yanına yayılması sebebiyle daha önce kullanılmaya başlanmıştır. Ayrıca tabii halde gümüş az olup, çok derinlerde bulunmaktadır. Gümüşün MÖ 3100 yıllarında Mısırlılar ve MÖ 2500 yıllarında Çinliler ve Persler tarafından kullanıldığı belirtilmiştir. Yunan tarihinde Atina'daki gümüş madenlerine rastlanır. MÖ 800 yıllarına doğru gümüş, Nil nehri havalisinde para olarak kullanılmaya başlanmıştır. MÖ 7. yüzyılda Anadolu'daki Lidyalılar gümüşü para olarak basmışlardır.

Anadolu'da altın ve gümüşten yapılmış eserlerin yoğun olarak ortaya çıkması, MÖ 1800–1500 yılları arasına rastlamaktadır. Dolayısıyla en eski altın ve gümüş takıların Orta Tunç Çağına ait olduğu ve Alacahöyük mezarlarında ortaya çıkarıldığı bilinmektedir. 11. yüzyıldan sonra ve özellikle 12. ve 13. yüzyıllarda altın ve gümüş, daha çok takılar ile çeşitli eşyalar ve aletler üzerine kakma tekniğiyle yapılan süslemelerde kullanılmıştır. Türk maden sanatı içerisinde kuyumculuk ayrı bir yere sahiptir. Osmanlı döneminde gümüş ve altın yalın olarak işlenmiştir. Yapılan ürünler kemer, tepelik, çeşitli takılar ve ev eşyaları Osmanlı sanatçılarının ince sanat zevkinin en güzel göstergeleridir. Ayrıca, sikke basımında kullanılmıştır.

Gümüş Sikke(Para): Sikke, Anadolu'da ilk olarak MÖ 7. yüzyılda Lidyalılar tarafından icat edilmiştir. Altın ve gümüş karışımından meydana gelen elektrondan (elektrum) yapılmıştır. Bu doğal elektronu ilk kez altın ve gümüşe ayırarak sikke bastıran Krezüs'tür.

Değerli bir metal olan gümüş, çok önceleri para olarak kullanıldı. Kimi Avrupa ülkelerinde o dönemde yalnız gümüş para geçerliydi. Ancak XIV. yy.da gümüşle birlikte altın para da kullanılmaya başlandı. Bununla birlikte Fransa'da Germina yasasıyla para birimi olarak yalnızca gümüş kabul edilmişti. Gümüş, XIX yy.da Avrupa'da eski önemli işlevini yitirdi ve yalnızca düşük değerli para olarak varlığını sürdürdü. Ancak ABD'de gümüş üreticisi Batılı eyaletlerinin baskısı yüzünden daha uzun süre önemini korudu. Gümüş kurunda görülen büyük dalgalanmalar, parasal işlevinin kaybolmasına yol açtı.

II. Murat dönemi Osmanlı Akçesi

Türkler, Göktürkler döneminde (VI.-VIII. yy'lar) belirli ağırlıkta gümüş külçeleri para yerine kullanıyorlardı. Samaniler ve Karahanlılar dönemlerinde gümüş ve bakır karışımı sikkeler bastırıldı. Moğol imparatoru, Cengiz Han'ın bastırdığı bazı gümüş sikkelere de rastlanmaktadır. İran Moğollarında da para sistemi gümüş sikkelere dayanıyordu. İslam dünyasında dirhem denilen, ağırlığı bölgelere ve dönemlere göre değişen gümüş sikkeler kullanılıyordu. Anadolu Selçuklularında sikkenin basımı sürdürüldü. Osmanlılarda ilk gümüş sikkenin Orhan Gazi zamanında akçe adıyla kestirildiği bilinmektedir. (1328/1329), ancak İstanbul Arkeoloji müzeleri nümismatik bölümünde Osman Gazi'nin adını taşıyan bir gümüş sikke bulunmaktadır. Osmanlılarda anapara birimi olan akçenin yerini 1730'dan sonra üç akçe değerinde kuruşlar aldı. Cumhuriyet dönemin başlarında kuruş olarak bastırılan gümüş paraların kullanımı 1960'lara kadar sürmüştür.

Metal paraları inceleyen bilim dalına "nümizmatik" denir. Yunanca "nomisma" ve Latince "numisma" sözcüklerinden türetilmiştir. Osmanlıca'da bu kavram "ilm-i meskûkât" ya da kısaca "meskûkât" (Arapça 'sikke) olarak geçmektedir.

GÜMÜŞÜN KULLANIM ALANLARI

60 gram saf gümüş elde etmek için, 1200 metre toprak altında 1 ton gümüş cevheri kazıp çıkarmak gerekmektedir. Buna rağmen bütün bu yapılan iş sonunda çekilen emeğe değer. Zira gümüş bizim için zorunludur. Güneş ışığını, elektrik akımına dönüştürürken, göğüs kanserini saptarken, jet motorları çalışırken, bilgisayarlar hesap yaparken, otomobil motorları işletilirken hep ona ihtiyacımız vardır. Onun sayesinde kafatasındaki ponksiyon deliklerini kapatırız.

Gümüş elementi; sanattan bilime, bilimden endüstriye kadar birçok alanda kullanılmaktadır. Gümüşün kullanım alanları üç ana kategoriye ayrılmıştır; sanayii, yatırım, süs-mücevherat. Bu üç önemli sektör, gümüş taleplerinin %95'ini oluşturmaktadır. 2010 yılında sanayi uygulamalarında 13.817 ton, kuyumculuk sektöründe 4734 tondan fazla, metal paralar ve madalyalarda ise 2871 ton miktarında kullanılmıştır.

Mücevheratta Gümüş Kullanımı
Saf gümüş kararmaya karşı çok dirençlidir, fakat kuyumculukta kullanmak için çok da yumuşaktır. Bundan dolayı gümüş işleyicileri sertleştirici olarak bakır gibi metallerle alaşım haline getirirler. Örneğin; som gümüş %92,5 gümüş ve %7,5 bakırdan meydana gelir. Bu popüler alaşım, küpeler, bilezikler, yüzük ve kolyeler için idealdir. Geçmişten bugüne kadar gelen, kuyumculukta kullanılan çeşitli teknikler vardır. Bunların en önemlileri; Trabzon hasır örme, telkâri ve Osmanlılarda gözde işlemecilik olan kazazlık sanatı vb.

Telkâriyle yapılmış kemer.               
Kazazlık sanatı ile yapılmış bir tespih.
Trabzon hasır işi.

Ev Dekorasyonu
Gümüş sofra takımları, Gümüş çay kahve takımları, gümüş tepsiler, ev eşyaları, ev dekorasyonu ve gümüş işleme gibi alanlarda yerini almıştır. Gümüş sofra takımlarında som gümüş (925 ayar) 14. yüz yıldan beri standart olarak kullanılmaktadır.

İzolasyon ve Enerji Tasarrufu
Gümüş, ısı ve elektrik yalıtımında kullanılan iki büyük değişken olan kimyasal bileşiklerin üretilmesinde anahtar role sahiptir. Plastik sanayii için temel maddelerden olan etilen oksit ve formaldehit bileşiklerini üretmek için, 1 yılda 700 tondan fazla gümüş kullanılıyor. Etilen oksit; bilgisayar düğmelerinde, fırın ve sobalardaki elektrik kontrol düğmelerinde, ev eşyalarındaki diğer yerlerdeki izolasyonu için gerekli olan maddenin üretilmesinde temel olan bir bileşiktir. Bu kimyasal madde, aynı zamanda bütün kıyafetlerde ve kumaşlarda kullanılan polyester gibi esnek plastik malzemelerin üretiminde de kullanılmaktadır. Etilen oksit üretiminin yaklaşık %25'i, otomobil ve diğer taşıtlarda soğutucu antifriz olarak değerlendirilmektedir. Etanolden üretilen formaldehit ise, plywood ve laminat parkelerin montajında kullanılan yapıştırıcılar gibi katı plastikten malzemelerde kullanılmaktadır. Formaldehit aynı zamanda kağıt üretiminde, elektronik malzemelerde son kaplama olarak, tekstilde, otomotiv endüstrisinde, elektrik izolasyon malzemelerinde, oyuncaklar gibi birçok alanda kullanılmaktadır.

Fotoğrafçılık
Gümüş, fotoğrafçılıkta önemli bir yere sahiptir. Yaklaşık 5000 renkli fotoğrafta 1 ons gümüş kullanılmaktadır. Fotoğraf film ve camlarının üzeri AgNO3'den elde edilen AgBr'ün sıcak jelatinli emülsiyonu ince homojen bir tabaka hâlinde kaplanır. Soğuduğunda gümüş bromür – jelatin çözeltisi donar, böylece fotoğraf filmi hazırlanmış olur.

George T. Morgan tarafından oluşturulan morgan gümüş dolar örneği.
Madeni Para Basımı
19. yüzyıl sonlarına kadar, birçok ulusun para birimi gümüş standardındaydı. Günümüzde sadece Meksika, az miktarda da olsa kurlarında gümüş kullanan tek ülkedir. Ama birçok ülke de gümüşü özel üretimler için kullanmaktadır. Gümüş madalyon ve kupalar gibi. Kanada Kraliyet Darphanesi, 5 dolar değerinde 9999 saflıkta gümüş madalyonu, yine Avustralya ise 999 saflıkta 5 dolar değerinde Kookaburra adında gümüş madalyon üretmektedir. İlave olarak Birleşik Devletler de, Morgan gümüş doları adında 1878-1921 yılları arasında piyasaya sürülen koleksiyonluk gümüş para üretilmiştir.

TEKNOLOJİDE GÜMÜŞ

Güneş Enerjisi
Fosil yakıtlara karşın uygulanabilir bir alternatif olarak Güneş enerjisi gün geçtikçe daha fazla kullanılmaya başlanıyor. Çok bilinmemesine rağmen gümüş, Güneş ışınlarını yakalayıp, enerjiye çeviren fotovoltaik hücrelerde kullanılan temel bir maddedir. Fotovoltaik hücrelerdeki kristalize silikonların  %90'ında gümüşten elde edilen macun kullanır. 2015 yılı itibariyle 100 milyon onstan fazla gümüşün bu sektörde kullanılacağı tahmin ediliyor. Ayrıca jeneratörleri çalıştırmak için kullanılan güneş enerjisini depolayan, "tuz içerikli kolektörlerin" üzerinde de kullanılmaktadır.

Su Arıtımı
Gümüşün temel kullanım alanlarından biri de su arıtma sistemleridir. Gümüş kullanılan filtrelerde, bakteri ve alglerin üremesi önlenir. İçme suyunda zararlı mikroorganizmalar, klor, thm, kurşun, partiküller ve koku problemleri ortadan kaldırılmış olur. Yapılan araştırmalara göre, gümüşün katalizör etkisi ile birlikte oksijen, güçlü bir dezenfektan oluşturur. Zararlı yan etkileri olan klorun kullanılmasına gerek kalmaz. Gümüş iyonları, hastanelerde su arıtma sistemlerine, şebeke suyu sistemlerine ve havuzlara ilave edilmeye başlanıyor. Filtre işlemi için en çok tercih edilen madde olan klorun artık yavaş yavaş yerini almaya başlamıştır. Gümüş aynı zamanda, boru ve bağlantıların, su haznelerinin içerisinde meydana gelen Lejyoner hastalığını tamamen ortadan kaldırır.

Pencere ve Camlar
Gümüşün şeffaf olarak pencerelere kaplanması, Güneş ışınlarının dışarıda tutulup, içerideki ısının korunmasını sağlamaktadır. Birleşik Devletler'de her yıl evlerde 250 milyon ft2(23.225.760 m2) gümüş kaplı cam kullanılmaktadır. Popüler olan bir çeşidi, Güneş ışınlarının %95'ini yansıtır ve enerji kullanımı, soğutma masrafları büyük ölçüde azalmış olur. Pencereleri güçlendirmek için kullanılan gümüş kaplı polyester levhalar, ısı alışverişini azaltan bilinen diğer bir uygulamadır.

TIPTA GÜMÜŞ KULLANIMI

Anti Bakteriyel Olarak Gümüş
Basit bir şekilde; gümüş elementi bakterinin, yaşayabilmesi için kimyasal bağlar oluşturan hücresel aktivitelerini engellemektedir. Bu bağlar, hücrenin fiziksel yapısındadır. Bundan dolayı bakteri, gümüş ile karşılaştığında kelimenin tam anlamıyla parçalanıyor. Gümüş içerikli yara bantları özellikle ilgi görüyor. Gümüş içeren yara bantları, bakteri çoğalmasını önler, iyileşme süresini azaltır. Bundan dolayı yanık ve yaralanma vakalarında bilhassa tercih edilmektedir.

Gümüşün, yeni hücrelerin çoğalmasını desteklediği ve böylece yaraların iyileşmesini hızlandırdığı aslında kanıtlanmış durumdadır. Antimikrobiyal özellik gösteren diğer metallere karşın gümüş, insanlar üzerinde zararlı bir etkiye sahip değildir. Gümüşün bir diğer önemli kullanım alanı; hastaneler ve sağlık kurumlarında zararlı mikroorganizmaları öldürücü ilaçlardır. "Süperböcek" denilen MRSA bakterisi, neredeyse bütün kimyasal antibiyotiklere karşı (gümüş hariç) dirençlidir. Bundan dolayı birçok hastane gümüş içeren malzemeler kullanmaktadırlar.

Saf gümüş metalinin antibakteriyel etkisi vardır, fakat elektrik akımı ile kombine edildiği zaman bu etki yaklaşık yüz defa artar. Doku uyumluluğu ve düşük toksisitesi gösterilmiş olan gümüş anot, antimikrobik olarak ortopedistler tarafından derin kemik lezyonlarında kullanılmış ve başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Bir doktora çalışmasında; bu literatür çalışmaları baz alınarak dişlerin enfekte kök kanallarını gümüş anot ile dezenfekte etmek ve bu sırada enfekte kök kanalları içerisinden elde edilen mikroorganizmaların antibiyotik duyarlılıklarını değerlendirerek, akut diş apselerinde ilk tercih edilebilecek antibiyotikleri tespit etmek işi başarılmıştır. Gümüş anot deyimi, bir elektrik kaynağının pozitif kutupuna bağlanmış saf bir gümüş metalini (elektrotu) ifade eder. Uygulandığı dokuda antibakteriyel, antiviral, antifungal etki gösterdiği bilinmektedir. Antimikrobik etkinin kaynağı metalin yüzeyinden ortama difüzyon yolu ile yayılan gümüş iyonlarıdır.

Gümüş anot ile elde edilen antimikrobik etkinin en şaşırtıcı özelliklerinden bir tanesi, elektrik akımı kesilse bile uygulandığı ortamdaki antimikrobik etkinin devam etmesidir. Böyle bir özellik başka bir metalde tespit edilememiştir.

Gümüş katot ise gümüş anodun tersine osteojeniktir(kemik oluşturan). Bu özelliği gösterildikten sonra ortopedistler kronik osteomyelit vakalarında gümüş anot dışında gümüş katot da kullanmışlardır. Gümüşün elektrot potansiyeli diğer metallere göre daha düşüktür. Bakır, çinko, titanyum ve çelik elektrotlar 1,4 Volttan sonra polarlanırken, gümüş elektrotlar 0,2 V ile polarlanabilmektedir. Bu özelliği sebebiyle gümüş elektrotlar daha az riskli olarak biyolojik uygulama alanı bulmaktadır. Üstelik Ag-AgCl elektrotlar fevkalade stabildir ve "referans elektrot" olarak kabul gören 3 elektrot sisteminden birisini oluştururlar. Gümüş anodun antibakteriyal etkisi geniş spektrumludur. Gümüş ayrıca (metalik gümüş, gümüş nitrat veya gümüş oksit şekillerinde) polimerlere, filtrelere, tekstil ve diğer yüzeylere uygulanarak, yavaş şekilde gümüşün serbestleşmesiyle, uzun süreli antimikrobik etkinlik sağlanabilmektedir. Bu şekilde Gümüş emdirilmiş pansuman malzemeleri, cerrahi örtüler, damar içi alet ve kataterler bakteriyelkolonizasyon ve enfeksiyonların önlenmesinde kullanılmaktadır.

Gümüş ve X-Ray Cihazları
Dijital teknoloji gelişmeden evvel, gümüş ile bileşik yapan halojen içeren X ışınları standart olarak kullanılmaktaydı. Bugünlerde iki teknolojinin de kullanılmalarına rağmen, gümüş halâ ileri derecedeki doğruluk oranı ve maliyet düşüklüğü nedeniyle popüler bir seçim olmaktadır. Çektirdiğimiz röntgen filmlerin gümüşle kaplı olduğunu biliyor muydunuz?

NANOTEKNOLOJİDE GÜMÜŞ

Nano boyuttaki gümüş parçacıkları pigmentlerde, fotoğrafçılıkta, yara tedavisinde, iletken, iletken olmayan bileşimler, katalizörler ve biyosit alanlarında kullanılmaktadır. Çamaşır makinaları, buzdolapları, klimalar, hava arındırıcıları ve elektrik süpürgelerinde yaklaşık 650 tür bakteriye karşı sterilizasyon sağlamak için gümüş nano-parçacıklar kullanılmaktadır. Nanoteknolojide gümüşün kullanımı büyüyen bir ilgi alanı haline geliyor. Fikir basittir: Gümüş, kumaşlara, beyaz eşyaya, halı ve hava temizleyicilerine eklendiğinde, bir sterilizatör gibi davranır.

UZAY VE HAVACILIK

NASA'nın Magellan uzay gemisinde Güneş'ten gelen radyasyonlardan korumak için, gümüş kaplı seramik levhalar kullanılmıştır. Hava kuvvetleri nakliye uçaklarında ve Apaçi helikopterlerinde, temel madde olarak gümüş alüminyum alaşımından elde edilen dünyanın en güçlü alaşımı kullanılmaktadır.

SANAYİDE GÜMÜŞ KULLANIMI

Pillerde Gümüş Kullanımı
Son yıllarda gümüş oksit piller, lityum pillerin yerini almaya başladı. Pahalı olmalarına rağmen, gümüş pillerinin güç/ağırlık oranı yüksek olduğundan, rakiplerine karşı üstünlük sağlamaktadır. Bundan dolayı, piyasadaki şarj edilebilir ve normal pillerin uçları gümüş alaşımdan üretilmektedir. Gümüş oksit pilin en yaygın olarak düğme şeklinde kameralarda, oyuncaklarda, işitme cihazlarında, saat ve hesap makinalarında kullanılmaktadır. Gümüş, pilde ağırlıkça %35 oranındadır. Bir başka yeni popüler olan ise, gümüş-çinko pildir. Bunlarda öne çıkan özellik; su bazlı olmaları ve lityum veya yanıcı sıvı içermemeleridir.

Elektronikte Gümüş
Sadece hafif bir dokunuş gerektiren ve televizyonlar, telefonlar, mikrodalga fırınlar, oyuncaklar, bilgisayar klavyelerinde tuş olarak kullanılan gümüş membranlı anahtarlar bulunmaktadır. Bu anahtarlar birçok kez açma/kapama durumuna karşı dayanıklıdır. Gümüş aynı zamanda klasik elektrik anahtarlarında da kullanılmaktadır. Cep telefonlarından, bilgisayarlara kadar birçok üründe bulunan baskılı devre kartlarında elektrik yolları oluşturmak için gümüş bazlı mürekkep ve filmler kullanılmaktadır. RFID etiketleri ve antenlerinde de gümüş kullanılmaktadır. CD, DVD ve plazma görüntü panelleri de gümüş kullanılarak üretilmektedir.

Gümüş Katalizörler
Bir kimyasal reaksiyonu hızlandıran ve reaksiyona dahil olmadan çıkan maddeye katalizör adı verilir. Her yıl 150 milyon onstan fazla gümüş, etilen oksit ve formaldehit üretmek için kullanılmaktadır. Katalizör olarak kullanılan gümüşün yaklaşık olarak %90'ı etilen oksit ve formaldehit üretimi esnasında kullanılmaktadır.

Lehim ve Kaynakta Gümüş Kullanımı
Kaynaklama işlemi, sıcaklık 600 derecenin üzerine çıktığı zaman, maddelerin birbirine kaynaşmasıyla meydana gelir. Lehim işleminde ise sıcaklık 600 derecenin altındadır. Lehimleme ve kaynak işlemi esnasında gümüş kullanmak pürüzsüz, sızdırmaz ve korozyona dayanıklı birleşim noktaları oluşturmaya imkan verir. Gümüş lehim ve kaynaklar, yüksek çekme kuvveti, şekil verilebilme ve ısı iletkenliğini bir araya getirir. Gümüş-kalay lehimleri evlerde bakır boruları tutturmak ve anti bakteriyel olması için kullanılır. Büyük musluk üreticileri de bu avantajlarından ötürü gümüş bazlı malzemeler kullanmaktadırlar.

Otomotiv Endüstrisi
Yıllık olarak otomobillerde 36 milyon ons gümüş kullanılmaktadır. Günümüzdeki arabalarda her bir elektriksel olay gümüş kaplı bağlantılar tarafından gerçekleştiriliyor. Motoru başlatmak, pencereleri açma gibi basit fonksiyonlar gümüş anahtar vasıtasıyla aktive ediliyor. Otomobillerin arka camındaki ısıtıcı şeritlerde iletken olarak gümüş-seramik teller kullanılmaktadır. Bu sayede oluşturulan ısı, cama bu teller vasıtasıyla iletilerek don ve buzun temizlenmesi sağlanıyor. Araçtaki antifrizde de gümüş aracılığı ile elde edilmiş bir bileşik olan etilen oksit kullanılmaktadır.

Gümüş ve Ayna Yapımı
Gümüş aynaların yapımında cam üzerinde ince bir gümüş tabakası oluşturulur. Amonyaklı gümüş nitrat çözeltisi çok kuvvetli olmayan bir indirgenle (glikoz veya formaldehit) ısıtılırsa metalik gümüşe indirgenir. Amonyaklı gümüş nitrat ve indirgenden oluşan karışım cam üzerine dökülüp ısıtılırsa metalik gümüş ayrılıp cam üzerinde ince bir tabaka oluşturur. Daha sonra yıkanan cam kurutulursa ayna meydana gelir.

Gümüş Zehirlenmesi (Arjirizm)
Zehirlenme ağız ya da cilt yoluyla olabilir. Hastalığın oluşması için, içinde gümüş bileşiği olan maddelerle uzun süre ilişki gereklidir. Bunun sonucu mukoza zarları, iç organlarda ve ciltte renk değişmesi oluşur. En çok fotoğrafçılıkla uğraşanlarda, kuyumcularda ve gümüş bileşikli ilaçlar kullananlarda görülür.

SONUÇ

Gümüş, Dünya'da bulunan değerli metallerden birisidir. Gümüş'ten değerli metaller olsa da, Gümüş, Altın'dan sonra ve onun hemen yanında ikinci olarak Dünya'da en çok kullanılan bir metaldir. Ekonomik olarak tarihler boyunca kullanılan Altın ve Gümüş'ün yerini tutabilecek başka bir metal yoktur. Geçmiş tarihlerlerden bu yana ekonomik bir birim olarak kullanıla gelmiştir. Bugünkü ekonomiler de Altın karşılıklarının olmasıyla orantılı olarak sağlıklı sayılmaktadırlar. Yakın gelecekte muhtemelen tekrar para birimi olarak Altın ve Gümüş varlığını Dünya'ya onaylatacaktır.

Altın ve Gümüş, Dünyada az bulunan, yapıları itibarıyla bozulmaz-değerli olan bu iki metal, ekonominin ölçüsü oldukları için İslam'da özel bir yere sahiptirler. Altın ve Gümüş'ün "biriktirilmesi" ve "israf edilmesi" İslam'da yasaklanmıştır. Toplum fertlerinin ellerinde Altın-Gümüş'ü biriktirmesi; yani belli ellerde bu ekonomik değerin yığılması; yatırıma, teknolojiye ve toplum yararına dönüştürülmemesi İslam'da haramdır.

Bu nedenle Altın ve Gümüş "ziynetler"in ve "eşyalar"ın kullanılması, Peygamberimiz tarafından hoş görülmemiştir. İnsanoğlu hasisliği dolayısıyla Altın ve Gümüş yığmaya meyyaldir. Evet, "Servet"in, kan dolaşımı gibi toplum yararına dolaşmasını; yani zenginliğin, kanın vücuda yayılması gibi yayılmasını engellemeye; "Altın-Gümüş toplama"ya eğilimlidir insanoğlu. İslam, damarların tıkanmasına ve toplumsal çapta kriz oluşmasına engel olacak sistemi ortaya koymuş, "Altın-Gümüş toplama"yı yasak etmiş ve "zekat"ı da emretmiştir. Bügünün hakimlerinin, küresel patronlarının, Dünya'nın altınlarını nasıl istif ettiklerini ve insanlığı iliklerine kadar sömürmeye nasıl devam ettiklerini bilmeyen var mıdır?

Diğer taraftan Gümüş de Altın gibi "cennet metası"dır ve cennette her şekilde kullanılacaktır. Altın'ın ve Gümüş'ün, sağlıkta, teknolojide ve nano teknolojide kullanımı oldukça önemlidir ve insanlığın-toplumların yararınadır. Her geçen gün Altın'ın ve Gümüş'ün insan sağlığında ve teknolojide kullanımı-önemi artmaktadır ve bu iki "özel metal"in kerametleri her geçen gün daha iyi anlaşılmaktadır. işte İslam'ın bu metallerle ilgili hassasiyeti ve bu meseleye bakışındaki ayrıcalığı buradan gelmektedir. İslam'ın her alandaki hikmetli bakışı, bu meselede de ilim ve teknoloji ilerledikçe daha iyi anlaşılacaktır.

23/03/2013 Aysel Kargıoğlu
yaklasansaat.com

Kaynaklar:
1) Zeki Tez, "Madencilik, Metalürji ve Mineralojinin Çileli Tarihi", Doruk Yy. 2011
2) Yrd. Doç. Dr. İbrahim Buzkan, Maden Yatakları Ders Notları, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Jeoloji Müh. Böl. Eylül, 2006.
3) M.E.B, MEGEP(Mesleki Eğitim ve Öğretim Güçlendirme Projesi) Kimya Teknolojisi, Metaller 2, Ankara 2008.
4) Murat Aydın, "Diş Apselerinde Gümüş Anot Uygulaması", Sağlık Bilimleri Enst. Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Çukurova Üniv. Adana, 1997.
5) Blake Clark (Das Beste'den), "Gümüşün Öyküsü", Bilim ve Teknik, Ağustos, 1980.
6) Prof. Dr. Mustafa Samastı, "Hastanelerde Dezenfeksiyon Kullanım Esasları, Yapılan Hatalar", İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Sempozyum Dizisi, No:60, Ocak, 2008.
7) Meral Erkan Büyükyazıcı, "Trabzon İlinde Altın ve Gümüs İşlemeciliği" adlı tez çalışması, Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Ev Ekonomisi (El Sanatları) Anabilim Dalı, 2008.
8) Andrew Fazekas, "Silver in Space: Metal Found to Form in Distinct Star Explosions", National Geographic News Published, çev. A. Furkan Kargıoğlu, yaklasansaat.com, 2012.
9) "In Quest of the Cosmic Origins of Silver: Silver and Gold Materialized in Different Stellar Explosions", science daily, çev. A. Furkan Kargıoğlu, yaklasansaat.com, 2012.
10) Peta Bee, "The Golden Touch", The Guardian, çev. Kader Demirpehlivan, yaklasansaat.com, 26/8/2008.
11) silverinstitute.org/site/silver-you-your-home, çev. A. Furkan Kargıoğlu, yaklasansaat.com.
12) silverinstitute.org/site/silver-in-technology, çev. A. Furkan Kargıoğlu, yaklasansaat.com.
13) silverinstitute.org/site/silver-in-industry, çev. A. Furkan Kargıoğlu, yaklasansaat.com.
14) Büyük Larousse, C.9
15) wikipedia.org
16) maden.org
17) paylasimmerkezi.com
18) darphane.gov.tr
19) etimaden.gov.tr
20) nevada-outback-gems.com


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.