Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com





 

Dünyamız/Dünya'nın Katmanları(Tabakaları) ve İç Yapısı/ "Biz Demiri İndirdik: Onda Güç ve Yarar Vardır"

"BİZ DEMİRİ İNDİRDİK: ONDA GÜÇ VE YARAR VARDIR"

Kur'an'da Demir





 Demirin Kimlik Kartı       

  • Atom Numarası: 26
  • Grup: 8
  • Periyot: 4
  • Atomikayarıçap:1.72Å
  • Atomik Hacim: 7.1cm3/mol
  • Kristal yapısı: Kübik Merkezli Yüzey
  • Her Enerji Seviyesindeki Elektronlar: 2.8.14.2    
  • Kabuk Modeli
  • Elektron Sayıları: 26
  • Nötron Sayıları: 30
  • Proton Sayıları: 26

Bazı Tanımlar

Atom Numarası: Bir atomun çekirdeğinde bulunan toplam proton sayısıdır.
Kütle Numarası: Proton ve nötron sayısının toplamıdır.
Nötr Atom: Elektron almamış veya vermemiş atomdur. Bu durumda proton sayısı, elektron sayısına eşittir.
İyon: Pozitif(+) ya da Negatif(-) yüklü atom ya da atom gruplarıdır.
İzotop: Proton sayıları aynı, nötron sayıları farklı parçacıklardır.
Allotropik: Aynı tür atomların farklı şekilde dizilmeleriyle oluşan farklı maddelere allotropik denir. Kimyasal özellikleri aynı, fiziksel özellikleri farklıdır.
Sementit: 3 Demir(Fe) ve 1 Karbon(C) atomu birleşerek Fe3C sementit kristalini oluşturmasıdır. Bu sert ve kırılgan bileşik beyaz dökme demiri sertleştirir. Ancak darbelere karşı dayanıksız kılar.
Element: Aynı cins atomlardan oluşan, fiziksel veya kimyasal yollarla kendinden daha basit maddelere ayrıştırılamayan, sembollerle gösterilen saf maddelere element denir.
B Grubu(Geçiş metalleri): Periyodik tabloda B grubu elementlerine geçiş metalleri denir. B grubu elementleri 4. periyottan itibaren başlarlar. Tamamı metaldir.
Metal: Yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, şekillendirmeye yatkın, katyon((+) yüklü iyon) oluşturma eğilimi yüksek, oksijenle birleşerek çoğunlukla bazik oksitler veren elementler.
Ametal: Metal özelliği göstermeyen elementlerdir. Metaller çözeltilerde katyon (+) iyonları oluştururken, ametaller anyon(-) yüklü iyon oluşturma eğilimindedirler. İyi iletken değildirler.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DEMİRİN(Fe) OLUŞUMU

Sadece Dünya'daki demir değil, tüm Güneş sistemindeki demir uzayda oluşmuştur. Demir; ancak Güneş'ten çok daha büyük yıldızlarda, birkaç yüz milyon dereceye varan sıcaklıklarda oluşabilmektedir.

Yıldız
ın kütlesi Güneş'in kütlesinin 1,4 katından büyükse, böyle büyük yıldızlar cüce olarak kalamazlar. İç sıcaklıkları ve yoğunlukları öyle yükselir ki yakıtı, demir, nikel, krom, kobalt haline gelir. Demir haline gelmiş yakıt, artık yanamaz. Sıcaklık ve basınç elektron ve protonları birbirine yapıştırarak nötron haline getirir. Ve yıldız, kritik bir sıcaklıkta ışık çıkararak patlar. Bu bir süpernova patlamasıdır. Nova veya süpernova olarak adlandırılan bu yıldızlardaki demir miktarı, belli bir oranı geçince artık yıldız bunu taşıyamaz ve patlama gerçekleşir. Demirin uzaya dağılması bu patlamalar sonucunda mümkün olur.

DOĞADA BULUNUŞU 


Metalik
halde tabiatta pek az rastlanır. Daha çok oksijenli ve kükürtlü bileşikler halinde bulunur. Demir ihtiva eden minerallerin sayısı yüzlere vardığı gibi, birçok topraklar da az veya çok demir ihtiva ederler. Demir ihtiva eden mineraller; oksitler, karbonatlar, silikatlar ve sülfürler halinde bulunur. Bunların başlıcaları şunlardır:

Manyetit (Fe3 O4), Magnetik özelliği vardır. Siyah ve koyu esmer renktedir.
Hematit (Fe2 O3), Kırmızı renkli olduğu için kırmızı demir taşı da denir. Hematit filizlerinin fosforu ve kükürdü az olduğundan, demir elde edilmesinde en çok tercih ed ilen filizlerden biridir.
Limonit (Fe2 O3 x H2O), Oksitlenmiş demir rengindedir. İçinde fazla miktarda kireç bulunduğundan üretim sırasında, katkı maddesi olarak kireç gerektirmez.
Siderit (FeCO3), Demir spatı adı da verilir. Bileşiminde fazla miktarda manganez de bulunduğundan kıymetli bir cevherdir. Yüksek fırına verilmeden önce, kavrularak CO2 çıkarılır.
Pirit (FeS2), Altın sarısı renkte olup, daha çok sülfürik asit üretiminde kullanılır. Kükürt miktarı çok fazla olduğundan, demir üretimi için uygun değildir. Çok az miktardaki kükürt dahi demirin kırılganlığını arttırmaktadır. Bir demir filizinin işlenebilmesi için, demir oranının % 30'dan fazla olması gerekir.

Demir'in bileşikleri, demir II bileşikleri, mat yeşil renkte Fe2+ iyonu veya karmaşık iyonlar ihtiva eder. Demirin +3 değerli olduğu bileşiklerde ise, rengi sarıdan turuncuya ve kahverengiye doğru değişen, Fe3+ iyonu veya karmaşık iyonlar bulunur. Demir, doğada, yeşil sebzelerde, baklagillerde, karaciğer ve kırmızı ette de bulunur.

KİMYASAL ÖZELLİKLERİ
  
Demir, geçiş metalleri grubunda yer alır ve bu grubun tüm özelliklerini taşır. Periyodik tabloda, demir, nikel, kobalt yan yana bulunur. Demir, karbonla doğrudan birleşerek demir karbür(Fe3C) verir. Bu bileşik semantittir. Ve çeliklerin niteliğinde önemli rol oynar.

Demir, ametallerin çoğu ile doğrudan birleşebilir. Akkor halde, oksijen içinde yanarak, manyetik oksidini(Fe3 O4) verir. Bu oksit, şiddetli bir darbe etkisiyle metalden kopan çok küçük parçaların, havada kıvılcımlar saçarak yanması sonucunda da oluşur. Demir, klor gazı içinde de yanar ve sıcakta kükürtle birleşir. Kızıl derecede su buharını bozundurarak hidrojenin açığa çıkmasına yol açar. Seyreltik asitlerde kolayca çözünür. Demir oksitlerin karbonla indirgenmesi, demir-çelik sanayinin ilk temel işlemini oluşturur.

Demir yüzeyinde, alüminyumda olduğu gibi koruyucu tabaka  oluşmadığından, korozyona(aşınma-paslanmaya) karşı dayanıksızdır. Nemli havada, aşınma-paslanma, büyük önem kazanır. Demiri korumak için şu önlemler alınabilir: Birincisi, mekanik kaplama (boya, vernik vb.) İkincisi katodik koruma ki, bu durumda demiri, anot rolü oynayan harcanabilir bir başka metalle, örneğin çinko ile birleştirmektir. Yine, nikel, krom gibi elementlerle de kaplama yapılır Bu şekilde, metalin oksitlenmesine karşın demirin zarar görmesi engellenir.

FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ   

Periyodik sistemin VIII B grubunda bulunur. Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,85, özgül ağırlığı 7,86 g/cm3tür. Erime sıcaklığı 1535°C, kaynama sıcaklığı ise 2740 (3000) °C'dir. Brinel sertliği 6,7'dir. Dört tane kararlı izotopu vardır. Bunlar 54, 56, 57 ve 58 kütle numaralıdırlar.

Saf demir
, gümüş parlaklığında, gri renkte, dövülebilen, işlenebilen, kolayca tel ve levha haline getirilebilen, orta sertlikte (kobalt ile nikel arasında) bir metaldir.

Çekme direnci 20-25 kg/ mm2, uzama kabiliyeti % 40-50'dir. Isı ve elektrik akımını iyi iletirse de bakıra göre iletkenliği düşüktür. Nemli havalarda kolay paslanır. Üç tane allotropik kristal şekli gösterir. Demirin, allotropik özellikleri, alaşımların meydana gelmesinde ve sıcak şekillendirmede, çeliklerin, ısıl işlemlere elverişlilik özelliklerinde önemli rol oynarlar.

Demir
in en belirli fiziksel özelliği, bir manyetik alan veya elektrik akımı tesiriyle, manyetik olabilmesidir. Bu özellik, kobalt ve nikel gibi diğer metallere nazaran çok üstündür. Karbon, kobalt ve nikel gibi elementlerin mevcudiyeti, demirin manyetik olabilme gücünü arttırır.
 
DÜNYADAKİ DEMİR ORANI


Yer kabuğunun yaklaşık %5'ini demir oluşturur. Doğadaki miktarı bakımından, metaller arasında, alüminyumdan sonra 2. sıradadır. Elementler arasında ise oksijen, silisyum ve alüminyumdan sonra 4. sırada yer alır. Dünya çekirdeğinin büyük bir bölümünü oluşturan demir, bir bütün olarak Dünya'yı oluşturan elementler arasında, yaklaşık %35 oranıyla 1. sırayı alır. (Dünya'daki Demir Yatakları)

DEMİRİN MANYETİK ÖZELLİĞİ  

 
Dünya
'nın merkezindeki erimiş demir, dev bir mıknatıs görevi yapar ve Dünya'nın manyetik alanını oluşturur.   
Manyetiklik özelliği, demirin en önemli özelliklerinden biridir. Saf demir, çabucak mıknatıslanır ancak mıknatıs özelliğini yine çabucak yitirir. Öte yandan çelik, daha zor mıknatıslanır ama mıknatıslık özelliği daha uzun sürer.
 
Manyetik özellik
, elektronların, kendi ekseni çevresindeki hareketleri (spinleri) ile ilişkilidir. Elektronları eşleşmiş olan atomlar, manyetik özellik göstermezler. Çünkü eşlenmiş elektronlar, birbirine karşıt yönde döneceğinden manyetik alanları birbirini yok eder. Sonuçta madde, diyamanyetik özellikte olur.

Eşlenmemiş bir elektronu bulunan maddeler, zayıf bir manyetik etki gösterirler. Eşlenmemiş elektron sayısı arttıkça manyetik özellik artar. Bir elementin ferromanyetik olması için aşağıdaki koşulları sağlaması gerekir:
1. Tam dolu olmayan d ve f yörüngelerine sahip olmalıdır.
2. Kristal örgüde atomlar, birbirine çok yakın olmamalıdır. Aksi durumda, komşu atomlardaki tek elektronlar etkileşerek, zıt yönde dönme kazanır ve böylece elektron eşlenmesi yaparak etkilerini yok ederler.
3. Atomlar, kristalde birbirinden çok uzakta olmamalıdır. Aksi halde bir atomdaki eşlenmemiş elektronlar komşu atomlardaki elektronlarla etkileşip aynı bir doğrultuda düzenlenemezler.

DEMİRİN KULLANIM ALANLARI 
  • Çelik sanayinin ana hammaddesi olarak,
  • İnsan ve hayvan yaşamının en önemli parçası olan hemoglobinin yapısında,
  • Demir oksitleri, boya endüstrisinde pigment olarak,
  • Saf halde demir, karbon ve diğer metallerle alaşımları halinde,
  • İnşaatlarda beton, kiriş ve yüzeylerin güçlendirilmesinde kullanılır.

Demirin tüm canlıların yaşamlarını devam ettirmedeki önemi tartışılmaz. Saf demir, gümüş parlaklığında, gri renkte, dövülebilen, işlenebilen, kolayca tel ve levha haline getirilebilen orta sertlikte (kobalt ile nikel arasında) bir metaldir. Saf demir'in kullanım alanları sınırlıdır. Çünkü kolayca kırılır ve gevrektir. Ancak demiri, karbon ya da başka elementlerle karıştırarak, çelik alaşımlar üretebiliriz. Çelik, demirden çok daha dayanıklı ve esnektir. Şaşırtıcı ama demirle karıştırılan % 0,2 kadar karbon bile, yoğun trafiği kaldırabilecek köprüler kurmaya elverişli çelik üretimi için yeterli olmaktadır. Demir ve karbon alaşımı olan çelik, yaşamın kolaylaşması için pek çok alternatif sunmaktadır insanlığa. Çelik kapılar, çelik kasalar, çelik yelekler, çelik tencereler. Kullandığımız elektronik eşyalar, ev aletleri vs.
Demir - çelik sektörünün, inşaat, otomotiv, demiryolu, gemi, tarım aleti, beyaz eşya ve daha pek çok cihaz ve eşya üretimine katkısı bilinmektedir.  

Ayrıca demir(III)oksit kozmetik yapımında kullanılır. Demir II sülfatın, amonyum sülfatla meydana getirdiği (NH4)2SO4 FeSO46H2O bileşimindeki "mohr tuzu", mürekkep yapımında, deri ve yünleri siyaha boyamada, tarlalardaki parazitlerin öldürülmesinde kullanılır. Demir III klorür (FeCl3)den, endüstride organik boya sentezinde, deri ve basma boyacılığında istifade edilir.

Bazı demir bileşiklerinden tedavi maksadıyla da faydalanılır. Demir II glikonat [Fe(C6 H11 O7)x 2H2O] ve demir III pirofosfat [Fe4(P2O7)x H2O], kansızlık tedavisinde sık kullanılan bileşikler arasındadır. Pıhtılaştırma tesiri olan çeşitli demir III tuzları da yaralara tatbik edilir.

İNSAN VE HAYVAN YAŞAMINDA DEMİR

Demir, vücudun dışarıdan aldığı, az miktarda ancak mutlak ihtiyaç duyduğu bir maddedir. Günlük en az 1,0 mgr. Demiri yiyeceklerle dışarıdan almak gerekir. İnsan vücudunda demir, temel yapı taşı olarak görev yapmaktadır.

Demir elementi
, vücutta birçok fonksiyona sahiptir. Bu element, vücutta tendonların ve bağ dokuların yapımında kullanılır. Beynimizdeki bazı kimyasal maddeler, demirle veya demirin eksikliğiyle kontrol edilir. Hem de bu, vücudun bağışıklık sisteminin devamı için önemlidir ve ayrıca yediğimiz besinlerin sindirilmesine de yardımcı olur. Gerçekte, yediğimiz besinlerden enerji elde edilmesinde hayatî önem taşır. 

Günlük besinlerden aldığımız demir, kanımızda oksijen taşıyan hemoglobin yapıtaşını oluşturur. Demir, kanın tam anlamıyla görev yapması için temel olan bir elementtir. Eğer günlük besinlerden yeterince demir alamazsak, kanımız vücudumuzda yeteri kadar oksijen taşıyamaz ve kendimizi yorgun hissedebiliriz ve kaslarımızın kasılma, uyarılma frekansı düşer ve görevlerini tam olarak yapamazlar. Böylece gücümüz gider. 

Demir
düzeyi düşük olan çocuklarda kansızlık gelişir. İştahsızlık, kilo alamama gibi belirtilerin yanında, öğrenme güçlüğü gibi zihinsel sorunlarda bu çocuklarda sık görülür. Kansızlık olan çocuklarda, enfeksiyon hastalıkları daha sık görülür ve bu çocukların zeka puanları (IQ) diğerlerinden düşüktür. Sadece çocuklarda değil, hamilelik döneminde de demir alımı önemlidir.

Kan
da oksijen taşıyıcısı olan hemoglobin yapısında demir bulunur. Dolayısıyla demir iyonlarının, insan ve hayvan organizmasında, solunum olaylarında çok önemli bir görevi vardır.

Hemoglobinin en önemli özelliği, oksijen atomlarını yakalama yeteneğidir. Bu yetenekli molekül, kandaki milyonlarca molekül içinden özellikle oksijen moleküllerini seçer ve onları yakalar. Oksijen moleküllerini yakalamak ise özel bir yetenek ister. Çünkü rasgele oksijen molekülüne bağlanan bir molekül okside olur ve işlev göremez hale gelir. Bu nedenle hemoglobin usta bir avcı gibi avına hiç dokunmadan onu sanki bir maşa ile tutar gibi yakalar.

Bunların dışında demir, kasların myoglobininde, sitokrom, peroksidaz ve katalaz enzim sistemlerinde yer almasından dolayı da hayatî bir mineraldir. Bütün insan vücudundaki total demir miktarı, ancak 4-5 gr arasında olmasına rağmen, bunun 700 mg kadarı karaciğerdedir. Hayvansal organizma büyük kısmıyla, alyuvarlarda yer alan demir muhtevasını tekrar tekrar kullanma kabiliyetindedir. Bu sebeple günlük demir ihtiyacı oldukça azdır. Çocuklar için 10-15 mg arasında değişir. Büyüklerin demir ihtiyacı da cinsiyete ve yaşa göre farklılık gösterir. İnsanlar yedikleri her türlü et besinleri ile yeteri miktarda demir alırlar. Ayrıca sebzelerde; ıspanak, fasulyede, kuşkonmazda, incirde, hurmada ve diğerlerinde demir bulunur. (Demirin İnsan Organizmasındaki Önemi)

BİTKİLERDE DEMİR 


Demir,
bitki bünyesinde;

  • Enzimatik reaksiyonlarda görev almaktadır.
  • Yapraklarda fotosentez için mutlak gerekli olan klorofilin oluşumu reaksiyonlarında da önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle demir eksikliğinde, klorofil parçalanmakta ve yapraklarda kloroz meydana gelmektedir. Eksikliği önce genç yapraklarda ortaya çıkmaktadır. Önce damar araları sararır ve damarlar yaprak yüzeyinde adeta bir ağ görünümündedir.

SONUÇ: DEMİRSİZ YAŞAM OLMAZ

Tüm metaller içinde, demirden daha çok hayati önem taşıyanı yoktur. Bir yıldızın çekirdeğinde demirin birikmesi, süpernova patlamasını tetikler ve böylece hayat için gerekli olan atomların tüm evrene yayılmasına imkân verir. Demir atomlarının, Dünya'nın ilk aşamalarında, çekirdekte oluşturduğu yerçekimiyle üretilen ısı, Dünya'nın başlangıcındaki kimyasal farklılıklara neden olmuştur. Bunun arkasından atmosferin ve sonuçta da hidrosferin oluşumunu sağlamıştır. Dünya'nın merkezinde bulunan erimiş demir, dev bir mıknatıs görevi yapar ve Dünya'nın manyetik alanını oluşturur. Bu alan sayesinde, Dünya'nın yüzeyini morötesi(UV)  kozmik radyasyondan koruyan Van Allen radyasyon kuşakları; yani manyetik kalkan oluşur. Aynı şekilde, hayati önem taşıyan ozon tabakası kozmik ışın yıkımından korunmuş olur.

Demir
atomu olmasaydı, evrende karbona bağlı yaşam olamazdı. Süpernovalar olmaz, Dünya'nın ilk dönemlerinde ortaya çıkan ısı oluşmaz, sonuçta atmosfer ve de hidrosfer ortaya çıkmazdı. Koruyucu manyetik kalkan ve ozon tabakası oluşmaz, insan kanındaki hemoglobin ve yaşamsal metabolizma meydana gelmezdi.

Sonuç olarak, Demir, hayat, kırmızı kan, Sema'daki yıldızların ölümü arasındaki bu gizemli ilişki, yaşam için Evren'in ne derece anlamlı ve bilinçli olduğunu ve sonsuz akıl sahibi Alemlerin Rabbi'nin varlığını bize kanıtlar. Bunlar, sonsuza yakın kanıtlar kümesinden birkaçıdır..

Elbette kanıtlar ve deliller, akledenleri ve düşünenleri, gerçeğe götüren işaretler ve alametlerdir. İşte Kur'an'ın sayısız işaretlerinden bir tanesi daha. "Biz Demiri Sema'dan indirdik, onda insanlar için şiddetli güç ve yarar vardır."

Aysel Kargıoğlu
yaklasansaat.com

2007

Kaynaklar:
1) Michael J. Denton, Nature's Desinity(Doğanın Kaderi), The Free Press, 1998.
2) Bilim ve Teknik, Mart 1971, Şubat 1984, Aralık 1991, Mart 2004.
3) Phil Roxbee Cox-Max Parsonage, Atom ve Molekül, çev. Feryal Halatçı, Tübitak Yy. 1998.
4) Peter Adamczyk- Paul-Francis Law, Elektrik ve Manyetizma, çev. Necmi Buğdaycı, Tübitak Yy. 2005.                  
5) Ziraat Y. Müh. Mehmet Keçeci ve Şule Kaya, "Bitki Bünyesinde Demir", ODTÜ, SRM.                
6) Ana Britannica, C.9.
7) Büyük Larousse, C.6.
8) scign.jpl.nasa.gov
9) teknolojikarastirmalar.com
10) turkcebilgi.com


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.