yaklaşan saat
kuranda islam, kuran ışığında araştırmalar
  theapproachinghour, english website




kuranı anlamak için arapça


tasavvuf felsefesi, kuran islamı, radikalizm islam değil hastalıktır

YAKLAŞAN SAAT'TE BEKLENEN MEHDİ DEĞİL İSA'DIR, mehdiyet felsefesi

 

Dünyamız/ Dünya Gezegeninde: "Canlılık ve Canlılar"/ Şifa Üreten: "Arı Toplumu"/ Alzheimer Tedavisinde Bal ve Arı Ürünleri

ALZHEİMER TEDAVİSİNDE BAL VE ARI ÜRÜNLERİ

Rabb'in bal arısına vahyetti: "Dağlarda, ağaçlarda ve yüksek yerlerde kendine evler edin!"

"Sonra, meyvelerin-çiçeklerin tümünden ye! Böylece, Rabb'inin yollarında, boyun eğmiş olarak dolaş!" Arıların karınlarından, muhtelif renkte içecek-şerbetler çıkar ki, 'onda(balda)' insanlar için şifa vardır. Muhakkak düşünen bir topluluk için bunda bir ayet vardır.

[NAHL (16)/ 68-69]

Allah sizi yarattı sonra sizi vefat ettirir(öldürür) ve sizden kimini de ilimden bir şey biliyor olduktan sonra bilmez olsun diye ömrün en rezil(bunamış-aciz) haline döndürür.

[NAHL (16)/70]

Yukarıda 16/68-69 ayetlerinde balın insanlar için "şifa" olduğu bildiriliyor. "İnsanlar için şifadır" ifadesi genellik arzetmektedir. Yani özel bir hastalığa şifadır denmiyor, genel anlamda şifadır deniyor. Bu demektir ki insanoğlunun her hastalığına şifadır. Bu, alemleri, her şeyi ve insanoğlunu yaratan, her şeyi bilen Sonsuz Yüce Allah'ın sözüdür ve mutlak doğrudur. İnsanoğluna düşen görev bunu araştırmak ve nasıl kullanılırsa hastalıklarda şifa olur onu bulmaktır.

16/70 ayeti ise Alzheimer'ı tanımlıyor ve Arının bal yapması ve de balın şifa olması ayetlerinin hemen arkasından geliyor. Bu oldukça anlamlıdır ve Arı-Bal ile Alzheimer arasında ilişki olduğunu bize gösteriyor. Sonsuz Yüce Rabb'imiz bize bir işarette bulunuyor. Bu ilişkiyi kanıtlamak, gerekli araştırmalar ve uygulamaları yapmak elbette bize düşüyor.

Ayrıca Peygamberimizin(sav) hadislerinde de balın şifasına işaret edilmektedir. Bu konuda bugüne kadar yapılan çalışmalar maalesef yeterli değildir. Hele İslam etiketi taşıyan milletlerin ve bilim insanlarının bu ve benzeri konulardaki ataleti-duyarsızlığı ortadadır. Aşağıda Arı ürünler konusunda yapılan ve ulaşabildiğimiz bilimsel araştırmalardan bir özet verilmiştir.

Apiterapi; bal, polen, propolis, arı sütü ve arı zehiri gibi ürünlerle yapılan tedavidir. Bağışıklık sistemi ve nörolojik sisteme bağlı hastalıklar için tamamlayıcı bir tedavi olarak kullanılabilir. Örneğin; Parkinson hastalığı, Alzheimer hastalığı, vb.

Apiterapik ürünler, genel bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin yanısıra, erken yaşlanmayı geciktirme, kalp hastalıkları, kanser, katarakt, Alzheimer, solunum sistemi ile mide bağırsak ülserlerinin oluşumunu engelleyebilme özelliğine sahiptir.

BAL

Oksidatif stres(1) nöronal programlı hücre ölümüne(apoptoz) ve ölüme yol açan nöroinflamasyonun(2) en temel nedenlerinden biridir. Alzheimer hastaları; oksidasyona, inflamasyona(iltihaplanmaya)(3) ve bir tür aminoasit olan homosistein(4) seviyesinin yüksek olmasına yatkındırlar.

Bu hastalarda hafızayı destekleyici bir nörotransmitter(5) olan asetilkolin(6) seviyesi düşüktür. Bal; iltihaplanmayı engellemeye yardımcı olur, iltihaplı prostaglandinleri azaltabilir ve homosistein seviyesini düşürebilir. Bunun yanı sıra, balın içerisinde asetilkolin bulunmaktadır. Balın nörodejeneratif(7) hastalıklara etkisi üzerine yapılan bir araştırmaya göre bal, Alzheimer hastalığına yol açan birçok etkenden biri olan kronik serebral hipoperfüzyona(8) karşı önemli bir etkiye sahip.

Bal, Hafızayı Geliştiriyor-Nöron Sayısını Attırıyor

Birçok araştırma, balın hafıza ve öğrenme süreçleri üzerinde olumlu etkilere sahip olduğunu destekliyor. 2014 yılında yapılan bir araştırmada, balın bir grup yararlı doğal bileşen olan polifenoller bakımından zengin olduğu ortaya çıktı. Polifenoller; hafıza kaybını iyileştirir, aynı zamanda beyindeki inflamasyonu azaltır. Bu inflamasyon, Alzheimer hastalığıyla ilişkilendirilmektedir.

Yapılan başka bir araştırmada, farelere sürekli olarak bal verildi, sonucunda farelerin hafızalarının geliştiği ve hipokampal(9) bölgelerinde bulunan nöron sayısının arttığı gözlemlendi.

Günlük Bal Tüketimi Demans Riskini Azaltıyor

Bilim adamları, balın içeriğinde bulunan doğal antioksidanlar ve sahip olduğu tedavi edici özellikler sayesinde bilişsel gerilemenin ve demansın önlenmesine yardımcı olacağını belirtti.

Demans(bunama) hastalığının tedavisinde balın etkinliği üzerine yapılan bir çalışmaya göre, bal ve içerisinde bulunan maddeler demansı ve diğer bilişsel hastalıkları engelleyebilir.

Irak'ta bulunan Babil Üniversitesinden araştırmacılar, balın nörolojik hastalıklar üzerindeki etkilerini değerlendirmek için 2003-2008 yılları arasında beş yıllık bir çalışma gerçekleştirdi. Araştırmada yer alan yaklaşık 3000 katılımcının yarısına her gün belli bir miktar bal verildi. Beş yılın sonunda, 489 katılımcıda demans hastalığı gelişti. Demans hastası olan bu katılımcıların yalnızca 95'i her gün bal tüketen grupta yer almaktaydı. Diğer 394 hasta ise bal verilmeyen gruptandı.

Bal Kan Şekerini Dengeliyor

Kan şekeri seviyesinin yüksek olması beyin proteinlerine zarar vererek Alzheimer'ı tetiklemektedir. Şekere kıyasla, bal tüketildiğinde kan şekeri daha az yükselir.

Dr. Penny Stanway, işlem görmemiş ve antioksidan bakımından zengin olan baldan, biri yatmadan önce olmak üzere günde üç defa birer çay kaşığı tüketilmesini önermektedir.

ARI SÜTÜ

Alzheimer hastalığının hafıza bozuklukları ve öğrenme ile ilişkili olduğu biliniyor. Bu nedenle, ileri biyomedikal araştırmalar vasıtasıyla, alzheimer ve arı sütü faydaları üzerine incelemeler yapılmıştır.

Yapılan araştırmalar sonucunda arı sütünün içeriğinde bulunan antioksidan maddeler, nörodejeneratif hastalıkların oluşmasının önlenmesinde ve tedavi edilmesinde önemli bir rol oynamaktadır.

Arı sütü, içinde bulunan güçlü antioksidanlar sayesinde, Alzheimer gibi birçok nörodejeneratif hastalıklarda meydana gelen serbest radikallerin oluşumuna ve oksidatif strese karşı doğal ve etkili bir tedavi olabilir.

Bir tür nörotransmiter olan asetilkolin, arı sütü içeriğinde önemli miktarda bulunmaktadır. Bu madde sinir sistemi sağlığı için hayati önem taşımaktadır ve başka doğal hiçbir üründe bulunmamaktadır.

Arı sütü, allopatik(10) tedavide, özellikle Alzheimer hastalarında asetilkolin seviyesinin yükseltilmesi için kullanılır. Asetilkolinin yanı sıra, arı sütü içeriğinde hiçbir yan etki göstermeden asetilkolinin etkinliğini sağlayan birçok biyoaktif madde bulunur.

UnutkanlıkParkinsonAlzheimer ve benzeri diğer sinir sistemi hastalıklarına deva olan acetylcholine maddesi ve phospho-lipids'ler bakımından arı sütü zengin içeriklidir.

Arı sütünün, santral sinir sistemini uyarıcı etkisi olduğu nöroprotektif, nörotrofik etki gösterdiği ve beyin hücre diferansiyasyonunu(ayrımlaşma-farklılaşma) doğrudan etkilediği sonuçlarına birtakım çalışmalarda ulaşılmıştır. Bu bulgular, Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıklardaki nöronal kaybın engellenmesi ve nörogenezisin arttırılması için arı sütünün kullanılabileceği konusunu gündeme getirmiştir. Ancak bu, şu anda sadece varsayım aşamasında olup bu varsayımı doğrulayan detaylı hayvan deneylerine ihtiyaç vardır.

Arı sütü ve polen içeriklerinde zengin oranlarda bulunan doğal hormonlar, mineraller, B-Kompleks vitaminler, folik asit ve bazı yağ asitleri de özellikle beyin ve sinir sistemi başta olmak üzere, beden genelinde olumlu ve şifalı etkiler gösterirler.

Arı Sütü, Kısa Süreli Belleği Arttırır

Kısa süreli bellek,
yani örneğin bir telefon görüşmesinde verilen farklı bir numarayı telefonu kapatana kadar akılda tutmak ya da herhangi bir eğitim ya da benzeri bir durumda not alırken eğitmenin söylediklerini akılda tutarak yazabilme durumudur.

Advanced Biomedical Research dergisinde yayınlanan bir araştırma, arı sütünün sinir sistemine faydalı olduğunu ve Alzheimer hastalarının kısa süreli belleklerinin gelişimine yardımcı olabileceğini göstermektedir.
Alzheimer hastalığında, beyinde bulunan hipokampus bölümünün boyutu ve fonksiyonları azalır. Arı sütü, bilişsel süreçte faaliyet gösteren hipokampal granüler hücreleri yenileyerek nöronal fonksiyonları iyileştirir. Arı larvasında bulunan bir madde olan 10-HDA, hipokampal nöronların büyüme hızını artırır ve hipokampal nöronların çoğalmasını kolaylaştırır.

Arı Sütü Yaşlılar için de Faydalı

Önemli miktarda bulunan asetilkolin nedeniyle arı sütü yaşlıların da akıl sağlığı gelişimi için faydalıdır.
Arı sütünün olgunlaşmış bir beyindeki nöral kök hücrelerin aktivasyonu için faydalı olabileceği ve nöronlarda veya gliyal hücrelerde(11) farklılaşmayı sağlayabileceği düşünülüyor. Arı sütü Alzheimer ve Parkinson hastalığı tedavisinde kullanılarak nöron ölümlerinin azalmasını ve nöron üretiminin artmasını sağlayabilir ancak bunun için daha detaylı araştırmalara ve deneylere ihtiyaç vardır.

Yaşları 60 ila 78 arasında değişen 60 gönüllü üzerinde oldukça ilginç bir araştırma gerçekleştirildi. 6 ay boyunca, gönüllülerin yarısına her gün içerisinde 3 gram arı sütü bulunan su verildi ve diğer gruba saf su içirildi. Araştırmaya katılan bu insanlara psikolojik inceleme ve birçok kan testi yapıldı. Araştırma sonunda (diğer gruptakilerin akıl sağlığı yaşa bağlı olarak bozulmaya devam ederken) arı sütü verilen gruptakilerin daha iyi bir akıl sağlığına sahip oldukları, kırmızı kan hücresi ve hemokrit seviyelerinin daha yüksek olduğu, insulin değerlerinde bir yükselme olduğu ve sabah ölçülen glisemik indekslerinde bir azalma olduğu gözlemlenmiştir.

Yakın zamanda yapılan bir araştırma, arı sütünün merkezi sinir sistemi üzerindeki etki mekanizmasını aydınlığa kavuşturmuştur. Arı sütüne özgü olan ve başka hiçbir maddede bulunmayan cAMP- N1 oksit bileşeni doğrudan nöronal farklılaşmaya etki eder ve farklı beyin hücrelerinin oluşmasını tetikler. Arı sütü aynı zamanda beyin hücrelerinin her türünde (nöronlar, astrositler ve oligodendrositler) farklılaşmayı sağlar.

Alzheimer, öğrenme bozukluğu ve hafıza kaybıyla ilişkilendirilir. Bu nedenle, bu çalışmanın amacı arı sütünün farelerin öğrenmeleri ve hafızaları üzerindeki etkisini incelemektir. 10 gün boyunca bir grup fareye arı sütü içeren yiyecek verilirken diğer gruba normal yiyecekleri verildi. Sonrasında farelerin öğrenmeleri ve hafızaları test edildi. Sonuçlar arı sütünün potansiyel nöroprotektif(nörolojik koruyucu) rolünü ve Alzheimer hastalığındaki olumlu etkisini destekler niteliktedir. Terapistler, Alzheimer tedavisinde günlük 3-4 ml ham arı sütü tüketimini ve sağlıklı beslenmeyi tavsiye etmektedir.

ARI ZEHİRİ (Apitoksin)

Arı Zehiri, 18 Aktif Bileşen İçeriyor

Apiterapinin kökeni, Antik Mısır ve Çin'e kadar uzanır. Yunanlılar ve Romalılar, eklem ağrısını tedavi etmek için arı zehri içeren arı ürünlerini kullanmışlardır. Bu uygulama 2 bin yaşın üzerindedir ve dünya bilimsel literatüründe arı zehiri üzerine 1500'den fazla makale bulunur. Arı zehiri; zengin bir enzim, peptit ve biyojenik amin(12) kaynağıdır. 

Zehir içinde; melittin, apamin, adolapin, hiyalüronidaz, dopamin, histamin, serotonin gibi çeşitli biyoaminler ve mast hücre degranülasyon proteini ve fosfolipaz A2 de dahil olmak üzere biyolojik olarak aktif birçok peptit gibi, farmasötik özelliklere sahip olan en az 18 aktif bileşen vardır.

Bu bileşiklerin bazıları güçlü anti-enflamatuar ve ağrı giderici etkilere sahiptir. Öte yandan sinir sistemini güçlendirir, sinir iletimine ve çeşitli sinirsel rahatsızlıklarda iyileşmeye olanak sağlar. Buna bağlı olarak, arı zehiri sinir yolundan yani omurgadan çeşitli tetik noktalara ve hasarlı bölgelere ilerleyerek sinir hasarlarında ve hareket kabiliyetinde bir iyileşme sağlar. Arı zehiri, yara dokusunu yumuşatır ve kişinin ruh halini ve bağışıklık sistemini iyileştirir.

Arı zehiri bu hastalıklar için tek tedavi yöntemi olmamasına rağmen, araştırmalar, arı zehrinin bağışıklık sistemini artırabildiğini ve bu koşulların vücuttaki bazı semptomlarını azaltabildiğini kanıtlamıştır. Nedeni ise arı zehrinin antienflamatuar özelliğidir.

Huntington(13), Alzheimer ve Parkinson gibi birçok nörodejeneratif hastalığın temel özelliği nöral hücre ölümüdür. Merkezi sinir sistemi oldukça sınırlıdır, bu nedenle rejeneratif (onarıcı) kapasite nöral hücre ölümlerinden kaynaklanan hasarı azaltmak için büyük önem taşımaktadır.

Arı Zehiri T Hücre Sayısını Arttırıyor

Alzheimer ciddi nöroinflamatuar bir hastalıktır. Tregler(T hücreleri) Th hücre aktvivasyonunu engelleyerek birçok inflamatuar hastalığı hafifletir. Treglerin nörodejeneratif hastalıklarda faydalı olduğuna dair birçok kanıt bulunmaktadır. Araştırmacılar, arı zehrinden elde edilen fosfolipaz A2 tedavisi sayesinde Treg hücre sayısının önemli oranda arttığını keşfetti.

Arı zehrinden elde edilen fosfolipaz A2'nin Alzheimer hastalığı üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla Alzheimer fare modeli olan 3xTg-AD farelerine bu tedaviyi uyguladılar. Tedavi sayesinde, Alzheimerlı farelerde öğrenme yetersizlikleri ve hafıza yitimi önemli ölçüde iyileşti. Farelerin hipokampüsündeki ve korteks alanındaki amiloid beta miktarı oldukça azaldı. Ayrıca, farelerin bilişsel fonksiyonlarında büyük oranda iyileşme ve beyinlerindeki glikoz metabolizmasında artış görüldü. Arı zehrinden elde edilen fosfolipaz A2'nin bu nöroprotektif(koruyucu) etkisi, mikroglial aktivasyonu baskılaması ve T hücre sızmasını azaltmasıyla bağlantılandırıldı.

Nörotoksinler

Çoğu böceğin özellikle de karıncaların, bal arılarının ve yaban arılarının zehiri, insanlar üzerinde nörotoksik etkiye sahiptir. Filantotoksin, böcek zehirlerinde tespit edilen bileşiklerden biridir. Bu maddenin insanlardaki kasların kasılmasına, öğrenmeye ve hafıza biçimlenmesine neden olan reseptörler üzerinde etkili olduğu dolayısıyla parkinson ve alzheimer gibi hastalıkların tedavisi için kullanıldığı bildirilmiştir.

Glutamat, Merkezi Sinir Sisteminde En Çok Bulunan Uyarıcı Nörotransmitterdir

Parkinson, Alzheimer ve ALS gibi birçok nörodejenaratif hastalıkta, glutamat taşıyıcılarının aktivitesindeki değişiklikler nedeniyle glutamat alımı ve salımında değişimler meydana geldiği gözlemlenmiştir.

Araştırmacılar arı zehirinin glutamat nedenli nörotoksisiteyi engelleyip engelleyemeyeceğini test etmek için, arı zehrinin verildiği ve verilmediği durumlarda nöronal ve mikrogliyal hücrelerdeki hücre canlılığını ve sinyal iletimini incelemiştir.

Araştırmacılar nöronal ve mikrogliyal hücrelerde glutamaterjik toksisitenin oluşmasını sağlamış ve bu toksisiteye karşı arı zehiri tedavisi uygulamıştır. Çalışma sonucunda, arı zehrinin hücre ölümüne karşı koruyucu bir etkiye sahip olduğu keşfedilmiştir. Dahası, arı zehiri glutamaterjik hücresel toksisiteyi önemli ölçüde engellemiştir.

Bu bulgular, arı zehiriyle tedavinin nörodejeneratif hastalıklarda meydana gelen glutamaterjik hücre toksisitesini azaltmada yardımcı olabileceğini göstermiştir.

Parkinson, Alzheimer, ALS(14) gibi nörodejenaratif hastalıklarda glutamaterjik hücre toksisitesi görülmektedir. Arı zehri, glutamata maruziyete neden olan MAPK (mitojenle etkileşen protein kinaz) aktivasyonunu engelleyerek glutamaterjik hücre toksisitesinin azalmasında faydalı olabilir.

Yapılan birçok ön çalışmada, arı zehrinin ve arı zehrinden elde edilen aktif maddelerin periferik bağışıklık tepkisini, inflamatuar(yangısal) tepkiyi ve merkezi sinir sistemindeki glial aktivasyonu azaltacağı, böylece Alzheimer ve Parkinson hastalıklarını, kronik nöropatik ağrıları iyileştireceği sonucuna varılmıştır.

ALZHEİMER, TİP-3 DİYABETİ Mİ?

Alzheimer hastalığının başlangıcının bir amiloid(15) nedeniyle olduğu Japonya'da yıllardır tartışılmaktadır. Beta-amiloid birikimi ve nöroinflamasyon, Alzheimer hastalığını tetikler. Lipopolisakkarit(LPS) beta-amiloid peptitlerinin birikmesiyle nöroinflamasyona ve bunun sonucunda da hafıza kaybına neden olur.

Nükleer faktör kappa B(NF-κB)  aktivasyonunu engelleyen çeşitli anti-inflamatuar maddeler nöroinflamasyonu ve amiloidojenezi engellemede etkinlik gösterdi. Araştırmacılar arı zehirinin içeriğinde bulunan melittin sayesinde nükleer faktör kappa B(NF-κB)yi engellediğini keşfetti. Davranışsal testler sonucunda, arı zehrinin, LPS nedeniyle oluşan hafıza kaybını ve hücre ölümünü engellediği fark edildi. Ayrıca arı zehiri beta-amiloid seviyelerinde LPS nedeniyle meydana gelen artışları da önledi. Ek olarak, yapılan incelemeler ve moleküler modelleme arı zehrinin NF-κB nin DNA bağlayıcı aktivitelerini azalttığını gösterdi.

Bu veriler sonucunda, arı zehri, Alzheimer gibi amiloidojenez ve nöroinflamasyon hastalıklarının tedavisinde kullanılabilir. Amiloid ne yazık ki gıda ve kozmetik endüstrisinde yaygın biçimde kullanılmaktadır.

ABD Brown Üniversitesi Alpert Tıp Okulundan nöropatoloji uzmanı Suzana la Monte, Alzheimer hastalığının sağlıksız beslenme biçimlerinden kaynaklanan metabolik bir hastalığın nörolojik sonucu olabileceği hipotezini öne sürmüştür. Bunun sonucunda, bazı uzmanlar bu hastalığın tip-3 diyabet olarak adlandırılmasını istemektedir.

BAL- ZENCEFİL KARIŞMI

Zencefil ve bal karıştırılarak elde edilecek kür düzenli olarak hastanın yemeklerine katılırsa Alzheimer tedavisinde faydalı olacağı iddia edilmektedir. Hastayı sakinleştirip, unutkanlığı azalttığı iddialar arasındadır.

Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde yaşayan İbrahim Turgut Özgül isimli şahıs; Maren Franz'ın kitabından faydalanarak hazırladığı bitkisel karışımlarla Alzheimer hastası eşini tedavi ettiğini söylüyor. Eşine normal ilaçlarının yanında bitkisel karışımlar verdiğini ve eşinin iyileşme sürecine girdiğini belirterek şöyle söylüyor: 
"Zencefille balı karıştırıyorum. Yalnız kendim çekiyorum, aktardan almıyorum. Bunu özellikle belirtmek istiyorum. Kendi makinemle çiçek balıyla onu hemen bloke edip içindeki mineralleri ve vitaminleri koruyorum. Bunu günde iki defa bir yemek kaşığı olarak yemeğin içerisine koydum. Bu karışımı eşime yemekle birlikte yedirmeye başladıktan sonra benim ismimi dahi söyleyemeyen, dokuz saatte tuvalete götürdüğüm, bana saldırdığı vakit gözleri tersine dönen eşim sakinleşmeye ve düzelmeye başladı. Ben buna sabah akşam devam ettim. Çok rahat uyumaya başladı. Tuvalete kendisi gidebiliyordu." 

(1) Oksidatif stres. Vücudumuzda besinlerin oksijen kullanarak enerjiye çevrilmesi sırasında serbest radikal adı verilen metabolik atıklar.
(2) İnflamasyon patojen, hasarlı hücre gibi vücuda zarar verebilecek canlı ve cansız maddelere karşı kendi koruma girişimidir.
(3) İnflamasyon (iltihap), tahriş, yaralanma veya infeksiyona karşı vücudun tepkisi İnflamasyon, enflamasyon, yangı veya halk arasında bilinen adı ile iltihaplanma, canlı dokunun her türlü canlı, cansız yabancı etkene veya içsel / dışsal doku hasarına verdiği bir dizi yanıttır.
(4)Homosistein: Et ürünlerinden alınan bir aminoasit olan homosistein, vücutta yeterli miktarda folik asit (B9), B6 ve B12 vitaminleri bulunduğunda zararsız bir başka aminoaside dönüşüyor. Eğer vücut bu dönüşümü yapamazsa kandaki homosistein değeri yükseliyor. Hücrelerin paslanmasını, yaşlanmasını hızlandırarak vücuda zarar veren yüksek homosistein düzeyi, kandaki pıhtılaşma sistemini de etkileyerek, damar içinde pıhtıların oluşmasına neden oluyor. 
(5)Nörotransmitter,  kimyasal bir haberci olup, nöronlar ve vücuttaki diğer hücreler arasındaki sinyalleri modüle eden, hızlandıran bir taşıyıcıdır. Nörotransmitterler sinir hücreleri arasında ve sinir hücresinin bağlı bulunduğu diğer vücut hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan kimyasallardır. Vücudun bir bölümünden diğerine sinyaller göndermek için nörotransmitterler kullanılır.
(6) Asetilkolin ilk bulunan, nöronlar arası iletişimden sorumlu beyin kimyasalıdır. Asetilkolin, merkezi sinir sistemi (MSS) ve periferik sinir sisteminde (PSS) bir nöromodülatör olarak görev yapar. (kimyasal transmitterdir. (İleticidir.)
(7) Nörodejeneratif hastalıklar, kazanılmış becerilerin sonradan kaybı ve ilerleyici mental yıkım ile karakterli sinir sistemini etkileyen bir grup hastalıktır.
(8) Serebral (beyin) hipoperfüzyonu (kan dolaşımındaki yetersizlik sonucunda kan basıncının düşmesi) Hipoperfüzyon bir organa kan akışının düşmesidir.
(9) Hipokampus medial temporal lobda yer alan, hafıza ve yön bulmada önemli rolü olan bölge. 
(10) Allopatik tedavi: Semptomların baskılanmasına yönelik tedavi. Bir hastalığı, o hastalıktan farklı belirtiler meydana getiren ilaçlarla tedavi yolu; bu tarz tedavi uygulayan eski tıp öğretisi.
(11) Glia hücreleri, merkezi ve periferal sinir sisteminde nöronların bakımından sorumlu nöronlardan sayıca 5-10 kat daha fazla bulunan hücrelerdir.
(12)Biyojen aminler, proteinlerin yapı taşı olan amino asitlerden türevlenen bileşiklerin bir sınıfıdır. En iyi bilinen biyojen amin vücutta üretilen histamindir ve alerjik reaksiyonlarda önemli bir rol oynar.
(13) Huntington hastalığı (HH) kronik, nörodejeneratif bir beyin hastalığıdır. Bu beyninizdeki sinir hücrelerinin zamanla yıkıma uğradığı anlamına gelir.
(14) ALS Amiyotrofik Lateral Skleroz, omurilikte belli bir bölgenin harabiyeti ile başlayıp sinirleri ve kasları etkileyen ve zayıflamalarına sebep olan ilerleyici bir hastalık.
(15) Amiloid( Metabolizma hastalığı olan "amiloidoz", amiloid olarak adlandırılan lifli protein bileşiğinin bir veya birden çok organda hücre dışında birikmesi sonucunda meydana gelir.

Derleyen: Zeynep Uygur
Yaklaşan Saat, 22/02/2019

Kaynaklar:
1) Kur'an'ı Kerim
2) bloomberght.com/haberler/haber/1485793-apiterapi-sifa-dagitiyor (Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevgi Kolaylı)
3) sciencedirect.com/science/article/pii/S0102695X16301843
4) express.co.uk/life-style/health/866996/dementia-honey-eating-treat-alzheimers-99p-neurological-condition
5) aridiyari.net/(journals.usamvcj.ro/zootehnie/article/view/2237/2150)
6) apitherapy-project.eu/pdf/20160920/apitherapy-handbook-tr.pdfunmaktadır.
7) onkoloji.gov.tr/attachments/article/8571/AriSutu1.pdf
8) faydalarizararlari.net/ari-sutunun-faydalari/
9) emaxhealth.com/13955/10-health-benefits-royal-jelly-and-why-it-may-be-treatment-alzheimer-s-disease
10) onejive.com/food-queen-fights-diabetes-alzheimers/
11) researchgate.net/publication/304012235_Royal_Jelly_Bee_Brood_Composition_Nutrition_Health
12) sabah.com.tr/yazarlar/halit-yerebakan/2018/04/11/arinin-gucu-yaralari-iyilestirir-bagisikligi-guclendirir
13) dergipark.gov.tr/download/article-file/321943 (Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, UŞAK. -Süleyman Demirel Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü, ISPARTA)
14- frontiersin.org/10.3389/conf.fnhum.2013.210.00057/event_abstract
15- ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4516920/
16- ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26772975
17- jneuroinflammation.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12974-015-0344-2
18- hindawi.com/journals/ecam/2012/368196/abs/
19) Penny Stanway, The Miracle of Honey - Practical Tips for Health, Home & Beauty
20) alzheimerhastaligi.com
21) Maren Franz, Tabiattan Gelen Şifa Kaynağı Çörek Otuyla, Grafe Und Unzer


ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Yaklaşan Saat'in resmi twitter adresi aşağıdadır. Bu hesabın dışındaki diğer hesaplarla Yaklaşan Saat'in bir ilgisi yoktur: @yaklasansaat