Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com




 

Dünyamız/ Dünya Gezegeninde: "Canlılık ve Canlılar"/ Evrim Teorisi Nedir Ne Değildir?/ "Akıllı Tasarım Teorisi" Nedir?/ Avrupa Konseyi Kararı: "Engizisyon Mahkemesi"ni Çağrıştırıyor!

AVRUPA KONSEYİ KARARI: "ENGİZİSYON MAHKEMESİ"Nİ ÇAĞRIŞTIRIYOR!

Avrupa Konseyi, Yaratılış yahut Akıllı Tasarım Teorisi'nin okullarda okutulmasının "tehlikeli" olduğuna dair uyarılar içeren "rapor"u, 4 ekim 2007'de Genel Kurul'da kabul etti.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi
'nden, 25 hayır oyuna karşılık, 48 evet oyuyla geçen rapor; evrim teorisi dışında başka bir "bilimsel görüş"e hayat hakkı tanımıyor. "İnancı, bilimden ayırmak zorunludur" derken; adeta bir inanç haline gelmiş Darvinizm'i, baş tacı ediyor ve farklı görüş ve teorileri mahkum ediyor.

Bu yaklaşımın, adeta bir "orta çağ engizisyon dayatması"nı çağrıştırdığı açıktır. Alınan kararın içeriği ve mantalitesi incelendiğinde; ne kadar yanlı, bilim ve akıl dışı olduğu görülecektir. Rapor denen metnin, Dawkins benzeri bir evrimcinin kesin inançlı ifadelerini çağrıştırdığı, ilk bakışta anlaşılmaktadır. Adeta, "Darvinci Evrim Teorisi"nin, teori değilde; ispatlanmış bir "Yasa" olduğunu sanırsınız. İnancı, bilimden ayırmak zorunluluğundan bahsedenlerin, kendi inançlarına kalkan yaptıkları "Teori"yi, hem de bu çağda nasıl dayattıklarını görmek; bilim ve insanlık adına sükutu hayal olsa gerek!

İŞTE "RAPOR"UN BAZI MADDELERİ VE ELEŞTİRİLERİMİZ:

Madde 2) Bazı insanlar için yaratılışçılık, dini bir inanç olarak, yaşama anlam katar. Ne var ki; Parlamenterler Meclisi, eğitim sistemimiz içinde yaratılışçı fikirlerin yayılmasının, olası zararlı etkilerinden ve demokrasimiz için sonuçlarından kaygı duymaktadır. Eğer dikkatli olmazsak, yaratılışçılık, Avrupa Konseyi'nin en önemli yükümlülüklerinden biri olan insan haklarına yönelik bir tehdit haline gelebilir.

Eleştiri 2) Nedir yaratılışçılık? Tüm büyük dinlerin mensupları ve insanlığın önemli bir kısmının inancında yer alan bir kavram. Böyle bir kavramı kullanılarak evrimci-rapor yazarı, içine istediğini dolduruyor; zararlarından söz ederek; insan haklarına tehdit sayıyor ve adeta savaş ilan ediyor. İnsan haklarını kim tehdit ediyor? 21. yüzyılda kim farklı fikirlerden bu kadar korkuyor? Elinde "engizisyon kılıcı"nı sallayan bir ortaçağ kilisesi mi var ortada?

Madde 3) Türlerin, doğal seçilim yoluyla evrimini reddeden yaratılışçılık, uzun süre bir Amerikan olgusu olarak görülüyordu. Bugün yaratılışçı fikirler, Avrupa'ya sızmaya çalışıyor ve bu fikirlerin yayılması, Avrupa Birliği'ne üye pek çok ülkeyi ilgilendiriyor.

Eleştiri 3) Yaratılışçılıktan neyin kasdedildiği meçhul. Ancak "Evrim Teorisi"ni bütünüyle kabul etmek niçin gereksin? Bu teori, kanıtlanmış mı? Hayır! O halde bilim insanlarının, bunu eleştirme hakları niçin mahkum ediliyor? Yoksa bu teori; ateist-masonik çevrelerin vazgeçemeyeceği bir inanç mı? Böylece, asıl dayatmayı, Darvinci- evrimciler yapmış olmuyor mu? Yaratılışçı diye bir torbaya koyduğunuz fikirlere-eleştirilere yer verilse, Darvin evrimciliği daha da güçlü ve sağlıklı hale gelmez mi? Mademki "Evrim Teorisi" sağlam temellere dayanıyor, bu eleştirilerden niçin korkuluyor? Bu eleştiriler, "Teori"yi güçlendiren aşı görevi yapmaz mı? Böyle yaklaşırsanız, sizin, "ortaçağ kilise zihniyeti"nden farkınız ne olur o zaman?

Madde 6) Doğa, evrim, kökenimiz ve evrendeki konumumuz ile ilgili yerleşik bilgi dağarcığımıza meydan okuyan bir düşünce şekli ile karşı karşıyayız.

Eleştiri 6) Doğrudur, yerleşik-ortodoks bilgi dağarcığınıza; hatta yerleşik inancınıza bir meydan okuma var. Olabilir, bırakın farklı bilimsel görüşler ve hatta inançlar da, özgürce masada bulunsun. Yasaklamalar, tarihte ve bugün kime fayda sağlamış? Avrupa Birliği'nin normları; insan, düşünce ve inanç haklarını böyle mi sağlayacak?

Madde 8) Yaratılışçılığın, birbiriyle çelişen pek çok yönü vardır. En sonuncusu olan "akıllı tasarım" fikri, yaratılışçılığın daha rafine edilmiş bir şeklidir. Ancak, kurnazca devreye sokulan akıllı tasarım, bilimsel bir yaklaşım olarak sunulduğu için, daha büyük bir tehlike oluşturur.

Eleştiri 8) Bu ifadeler o kadar çağ dışı, o kadar tutarsız ki; acaba bu ifadelerin sahipleri, bu çağda yaşamıyor mu diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz. Yaratılışçılık diye torba kavram icat ediyorsunuz, sonra da boks torbası gibi habire bu meşum kavrama saldırıyorsunuz. Diyelim ki pek çok çelişki var. Darvinci-evrimde çelişki-tutarsızlık yok mu? Ne demek kurnazca devereye sokulan akıllı tasarım, bilimsel bir yaklaşım olduğu için daha tehlikelidir? Peki ateizmin kalkanı yapılan Dawkins gibi evrimcilerin çabaları, bilim adına tehlike oluşturmuyor mu? İngiltere ve benzeri toplumlarda; Darvinist evrimden beslenerek, bir din haline gelmekte olan ateizim, sizce benzer şekilde sakınca teşkil etmiyor mu?

Madde 9) Evrim kuramı, Gök'ten inmiş tanrısal bir bildiri (vahiy) değildir; tümüyle gerçeklere dayanır.

Eleştiri 9) Evrim kuramı, ismiyle müsemme bir kuramdır, kanıtlanmış bir fizik yasası değildir. Kaldı ki değişmez sanılan fizik yasaları da, değişmeye mahkumdur. Bugün kutsallaştırılan "Einstein yasaları"da, "Newton yasaları" gibi yakın gelecekte değişecektir, değişmeye mahkumdur. Çünkü insan ve bilimi ne kadar kutsanırsa kutsansın; hatalıdır, izafidir ve mutlak bir değişmezliğe sahip değildir. Ancak Sonsuz Boyutlu ve Sonsuz Akıl Sahibi bir varlığın ilmi; kesin, değişmez ve mutlaktır. O da, birileri hoşlanmasa da "Allah"tır.

Diyorsunuz ki Evrim kuramı, "tümüyle gerçeklere dayanır." Bizim bu tümleyici gerçek dışı olan nitelemeye karşı sözümüz: "Bu ifade, tümüyle doğru değildir."

Madde 13) Evrime ve evrim savunucularına karşı savaş açanlar, çoğunlukla aşırı dincilerdir. Bu kişiler, aşırı sağ-kanat siyasi akımlarla işbirliği içindedir. Yaratılışçı akımlar, gerçek bir siyasi güce sahiptir. Ayrıca pek çok kereler, tanık olunduğu üzere, yaratılışçılığı en şiddetli şekilde savunanlar, demokrasiyi, teokrasiye dönüştürmeye hazırdır.

Eleştiri 13) Evrime savaş açanlar, aşırı dincilermiş. Aşırı sağ kanatla işbirliği içindelermiş. Yaratılışçılar, siyasi güce sahipmiş. Demokrasiyi yıkıp teokrasiyi kuracaklarmış. Sanki ortada okullarda okutulacak bir bilimsel teori ve ona alternatif teori veya görüşler yokta; bir rejim savaşı var. Kendi deyimleriyle; aman bu yaratılışçı görüşlere fırsat tanımayın! Şayet bu görüşlere de eğitimde yer verilirse; bunlar, teokrasiyi getirirler. Sanki Avrupa Birliği; bilim, eğitim-öğretim konusunda tarafsız ve objektif değil de; bir görüşün iktidarını temsil eden teokratik bir yapı.. Peki insanlar sormazlar mı, bu derece çağ dışı-ortaçağ bağnazlığı niye? Yoksa Darvinci evrimcilikle, dinlere savaş açanlar, "aşırı dinsiz"ler mi?

Madde 15) Temel bilimsel kuram olarak, evrim ile ilgili tüm olguların öğretilmesi, toplumumuzun ve demokrasimizin geleceği için çok kritik bir rol oynar. Bu nedenle, evrim kuramı, bilimsel olarak yanlışlanmadığı sürece, başta bilim derslerinin içeriği olmak üzere, müfredatta sağlam bir yer edinmelidir...

Eleştiri 15) Temel bilimsel kuram olarak bu teori okutulmalıymış. Zaten okutuluyor. Hem de hiçbir aykırı bilimsel görüşe yer verilmeden. Hem de mutlak bir gerçekmiş gibi, beyinler yıkanıyor. Burada Avrupa Birliği neyi yasaklıyor? Evrim teorisinin eleştirilmesini, farklı bilimsel görüşlere yer verilmesini. Yoksa kimse, evrim teorisi, yeterli delillerden ve ispattan mahrum diye yasaklansın demiyor. Ancak Avrupa Birliği, bilimsel olarak yanlışlanmadığı sürece, sadece bu teori okutulmalıdır diyor. Ne demektir bilimsel olarak yanlışlama? Bu teori, sayısız tutarsızlıkları ve boşlukları dolayısıyle ispata muhtaçken, nasıl yanlışlanacakmış? Kendisi yeterli kanıt ve dayanaktan mahrum bir teori için, "müfredatta sağlam yer edinmeli ve eleştirilmemelidir" buyurganlığı, acaba nasıl bir mantalitedir?

SONUÇ

Özetle Avrupa Biriği'nin bu "rapor"u; ruhu, kavramları ve kapsamı itibariyle; insan haklarına, bilimsel anlayışa ve düşünce özgürlüğüne aykırıdır. Bu rapor, bir teoriyi, amacını aşacak şekilde kutsamakta; adeta inanç haline getirerek dayatmaktadır. Burada ideolojik kaygı ön plana çıkarak; farklı ve özellikle aykırı bilimsel görüşlere yer verilmesi, şiddetle engellenmektedir. Bu, bizzat Avrupa Birliği'nin kendi normlarıyla çelİşmektedir. Bu ideolojik tavırla, bizzat bilim katledilmiştir. Ayrıca bu yasakçılık, dinlere, hatta Tanrı'nın varlığına inanan milyarlarca insanın inançlarına karşı bir duruştur.

Gökben Coşkun
yaklasansaat.com

 

Kaynak: "Avrupa Birliği'nin Raporu", turkish-media, 27/10/2007


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.