Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com







 

Dünyamız/ Dünya Gezegeninde: "Canlılık ve Canlılar"/ Şifa Üreten: "Arı Toplumu"/ Balarıları: Üreme ve Oğul Verme

BALARILARI: ÜREME VE OĞUL VERME 

Oğul verme

Bal arılarında üreme; kraliçenin, evlenme uçuşundan sonra, petek gözlerine, yumurta bırakmasıyla başlar. Kraliçe, yumurtlayacağı zaman, önce başını petek hücresinin içine sokar ve böylece hücreyi kontrol eder.

Daha sonra, kuyruk tarafını, hücre içine sarkıtır. Bu vaziyette kımıldamadan birkaç saniye durur. Vücudunu tekrar dışarıya çektiği zaman, hücrenin dibine yumurta bırakmış olur.

Ana arı, yumurtalarını, hücreler arasında, boş hücre kalmayacak şekilde bırakır. Bu, yumurtaların rahat bakımı için şarttır. Petek gözleri, işçi arı gözleri ve erkek arı gözleri olarak, iki farklı büyüklüğe sahiptir. Ana arı gözleri ise, esas petek yapısı içinde yer almaz, sonradan ilave edilir.

YUMURTADAN LARVA ÇIKAR

Yumurtalar, üç gün boyunca hücrede kalır. Üçüncü günü yumurtalar çatlayarak, küçük bir kurtçuk olan larva haline dönüşür.

Peteğin sağ gözlerinde, yumurtalar; sol tarafta da larvalar görülüyor.

Larva, ilk üç gün arı sütüyle, daha sonraki üç gün ise bal ve polen ile beslenir. Altı gün içinde, larva evresi kapanır. Bu süre içerisinde, yumurtaya göre ağırlığı, 1000 misli, belki daha fazla artmış olur. Bu evreye kadar, petek gözün ağzı açıktır. Dokuzuncu gün, larvanın bulunduğu petek gözü, bal ve polen ile doldurularak kapatılır.

Bir günde yumurtlanan 1500 yumurtanın ağırlığı, kraliçenin ağırlığı kadardır. Arı yumurtasından beyaz, kurt şeklinde bir yavru (larva) çıkar. Bunun başı, gözleri, kanatları ve bacakları yoktur. Yani hiçbir yeri, arıya benzememektedir.

Bir arı larvası, kafi derecede büyüdükten sonra, pupayı meydana getirir.

PUPA AŞAMASINDA: KOZA ÖRER

Larvadan, arıya gelişim aşamaları.

Larva artık pupa aşamasına geçmiştir. Bu aşamada, kendi ürettiği bir madde ile bulunduğu hücre içinde, etrafına koza örerek, kendini buraya adeta hapseder. Arı larvaları, bu şekilde pupa evresine bir geçiş yaparlar. Pupanın içinde vücut, çok büyük değişikliklere uğrar. Koza olarak ördükleri maddenin, özel bir yapısı vardır. Bu değişmeler tamamlandıktan sonra pupa, kabuğunu patlatır. Bu son deri değişimiyle arı, kanatlı olarak ortaya çıkar.

Larvalar, pupa aşamasında ürettiği bir madde ile hücre içinde koza örer. Yukarı da pupa, arı olarak çıktıktan sonra, geride kalan kozalar görülüyor.
İşçiler tarafından, peteğin kuluçka kapağı açılmış. Kapağı açılmış bu hücrelerede, "pupa"nın normal gelişimi görülüyor. (Apis mellifera)

Arı larvalarının kafalarında bulunan, çift taraflı ipek bezleri sayesinde, ürettikleri bu maddenin özelliği; hava ile temasa geçer geçmez sertleşmesidir. Diğer bir özelliği ise; içerdiği "fibroin" isimli protein sebebiyle, kuvvetli bir bakteri öldürücü ve enfeksiyon önleyici olmasıdır.

Arılar üzerinde araştırma yapan bilim adamları, bu canlıların, ördükleri koza sayesinde, larvaların, mikroplardan korunduklarını tahmin etmektedirler.

Kozanın örülmesinde kullanılan , farklı kimyasal maddelerin, belirli oranlarda karışımından oluşmaktadır. Arı larvalarının koza ördükleri bu ipeğin formülü, her arıda aynı şekildedir.

PUPA: HÜCREYİ DELEREK ARI OLUR

Pupa aşamasında değişim geçiren arı, bu aşamayı yaklaşık 12 günde tamamlayıp; hücre kapağını kemirerek dışarı çıkar.

İlk çıktığında güçsüz, ıslak ve donuk renklidir. Dadı arıların bakımı ile 2-3 günde kuvvetlenir, gerçek rengini alır ve tüylenir. İşçi arının, yumurta ile ergin arı olması arasında geçen süre, yaklaşık 21 gündür.

Ana arı, erkek arı yumurtalarını, genişlikleri yaklaşık 6,91 mm olan erkek arı hücrelerine koyar.

Erkek arı yumurtalarının, işçi arı yumurtalarından tek farkı, döllenmemiş olmalarıdır. Kapatılmış erkek arı hücrelerine bakıldığında, işçi arı hücrelerinden, daha kabarık durumda görünürler.

Erkek arının gelişim süreci, işçi arınınki ile aynıdır, fakat süresi 24 gündür. Ana arı, genelde oğul mevsiminden hemen önce, erkek arı yumurtalarını hücrelere bırakır.


ARI CİNSLERİNİN KULUÇKA SÜRELERİ

 

YUMURTA
DÖNEMİ

LARVA
DÖNEMİ

PUPA
DÖNEMİ

TOPLAM
KULUÇKA
SÜRESİ

ANA ARI

3 gün

6 gün

7 gün

16 gün

İŞÇİ ARI

3 gün

6-7 gün

11-12 gün

21 gün

ERKEK ARI

3 gün

8 gün

13 gün

24 gün

Ana arının üremesi, kendiliğinden gelişen bir süreç değildir. Koloninin vereceği karara ve bazı gelişmelere bağlıdır.
Koloninin yeni bir ana arı üretme isteği, genelde 3 nedene dayanır:

KRALİÇE ÜRETME SEBEPLERİ

Ana arı gözü: yüksük

Birinci neden, koloninin oğul verme arzusudur. Oğul mevsimi yaklaştığında, işçi arılar, yeni ana arı üretmek için, peteğin alt kısmında bulunan hücrelerden bazılarını genişleterek; 20-25 mm uzunluğunda, 8 mm genişliğinde bir yüksük yaparlar. Ana arı gözü denilen bu yüksük, peteğin esas yapısı içerisinde yer almaz. İşçi arı gözlerinin, dışa doğru genişletilip uzatılmasıyla oluşturulur.

İkinci neden, ana arının kaybedilmiş olmasıdır. Herhangi bir sebepten dolayı, ana arının kaybedilmesinde işçi arılar, acilen ana arı yüksükleri yaparak; koloniye yeni ana arı kazandırırlar.

Üçüncü neden ise, yaşlandığı için ana arının değiştirilmesi arzusudur. Ana arı, iyice yaşlanarak, koloninin hayatını devam ettirebileceği asgari yumurtayı, hücreler içine bırakma gücünü kaybettiği zaman, koloni, bu ana arıyı değiştirme kararı alır.

Oğul vermek amacıyla yapılan, ana arı yüksüklerinin sayısı, genelde 10-15 kadardır. Ana arıyı değiştirmek için yapılan yüksükler ise 2-4 tane civarındadır. Oğul için yapılan yüksükleri, ana arıdan gizlemek için, çerçevelerin dip taraflarında, gizli köşelerinde bulunur. Ana arıyı değiştirme amacıyla yapılan yüksükler ise, çerçevenin ortasında, kuluçkanın bol olduğu alanlarda yer alır.

Ana arı
hücresindeki yumurtanın, diğer işçi arı yumurtalarından hiçbir farkı yoktur. 3 gün sonra yumurtalar çatlar. Larva, 6 gün sürekli olarak, arı sütü ile beslenir. İşte fark, bu beslemeden ortaya çıkar. İşçi ve erkek arılar, daha düşük kaliteli arı sütü ile beslenirler. Aynı dönemde, işçi arı larvasına verilen arı sütü, 15 mg civarındadır. Buna karşın, ana arı larvasına, yaklaşık 500 mg arı sütü verilir. Sürekli olarak beslenen larva, dokuzuncu gün yine hücrenin içi arı sütü dolu olacak şekilde kapatılır. Aradan 7 gün geçer ve 15 günün sonunda ana arı, hücreyi kapağını delerek dışarıya çıkar.

OĞUL VERME 

Oğul vermiş koloninin, ilk toplandığı ağaç.

Çiçeklerin açtığı ve besinin bol olduğu ilkbahar, arıların da en fazla geliştiği bir mevsimdir. Larvaların süratle gelişmesi, kraliçeyi daha fazla yumurtlamaya sevk eder. Bu ise arıların çoğalmasını, yani arı topluluğunun kuvvetlenmesini sağlar. Fakat bundan yeni arı toplumlarının oluştuğu anlaşılmamalıdır. Çünkü her arı toplumu, bir tek kraliçesiyle, başlı başına bir devlettir. Bununla beraber, yeni arı toplumlarının da oluşması gerekir.

Yeni bir arı toplumunun, bir kraliçeye ihtiyacı vardır. Bu ise ancak, arıların, oğul vermesiyle mümkün olur. Oğul verme eğilimi, ana arı feromonuyla ilişkilidir. Salgı, yaşlı ana arılarda azalmıştır. Kovanın, Güneş tarafından fazla ısıtılması da, oğul vermeyi teşvik eder.

OĞUL VERME SÜRECİ

Oğul vermeye hazırlık, büyük bir sükûnet içinde cereyan eder. Ekseriya Mayıs da, işçiler, birkaç kraliçe odacığı yaparlar. İçinde özel bir besleme ile genç kraliçeyi yetiştirirler. Oğul vermek için, bir kraliçe kâfidir. Ancak arılar, bir tek kraliçenin, ölme ihtimalini düşünerek, birkaç kraliçe yetiştirirler.

Oğul vermeye istekli kolonilerde, anaya artık bol besin verilmez. Bunun sebebi, oğul verme sırasında uçabilmesini sağlamaktır. Hatta anaarı, işçi arılar tarafından itilip kakılır, petekler üzerinde arkasından kovalanır. Uzun uçuşlara hazırlanır. Nektar ve polen toplama işi yavaşlamıştır.

Yeni kraliçe hücresinden çıkmadan bir hafta evvel, arı toplumu, kovandan ayrılır. Burada da yine oğul verme süreci, önce işçilerden başlar. İşçiler, kovandan ayrılmadan birkaç gün önce, işlerini bırakırlar ve eğer toplulukları kalabalık ise, kovanın uçma deliği önünde toplanırlar. Bundan sonra, hep birden karar vermiş gibi, büyük bir heyecanla, kovanın bal odalarına hücum ederler ve midelerini bal ile doldururlar. Bu beslenmenin sonucunda ,bir kısmının karınları öylesine şişer ki; vücut esnekliklerini kaybederler. İğnelerini kullanamazlar. Besin için çiçekleri dolaşmaya vakitleri yoktur. Kendilerine yeni bir barınma yeri bulmak zorundadırlar.

Odacıklarına hapsedilmiş kraliçeler, bu ufacık deliklerden beslenirler.

Bundan sonra, hep birden uçma deliğinden dışarı çıkarlar ve daireler çizerek, bir bulut gibi yavaş yavaş havaya yükselirler. Bunlarla birlikte eski kraliçe de, kovanı terk eder. Yeni topluluğu kokusuyla yöneten kraliçe, her hangi bir ağaç dalını veya buna benzer bir yeri seçer.

Gözcü arılar, hatta oğuldan birkaç gün önce, dört tarafa; bazen uzaklara uçarak, kendilerine uygun bir yuva ararlar. Böyle bir yer bulunca, oğul toplumunu, bulunan yeni yere doğru harekete geçirirler ve yeni bulunan yuvaya yerleşirler.

Şayet arı topluluğu yalnız bir defa oğul verirse, ilk kraliçeden çıktıktan sonra, yedek diğer kraliçelerin odacıkları, işçi arılar tarafından yok edilir. Eğer arı topluluğu, ikinci oğlu verecekse, o zaman işçiler, diğer genç kraliçeleri hayatta bırakırlar. Ancak bunlar, kendi odalarından dışarıya çıkamazlar. Çünkü yönetici kraliçe, onları öldürmek isteyecektir. Kraliçeler, odacıklarının ufak deliğinden, ancak hortumlarını dışarıya çıkarırlar ve işçiler tarafından beslenirler.

Bu sırada yönetici kraliçe, tüte diye bir ses çıkarır. Hapsedilmiş kraliçelerde, buna benzer bir sesle cevap verirler. Bu ses, kapalı odacıklardan dışarıya, kuvak kuvak gibi yankılanır. Bu sesler duyulduğu müddetçe, hapsolundukları odacıklardan dışarı çıkmazlar.

Aysel Kargıoğlu
yaklasansaat.com

 

Kaynaklar:
1. Dr. Prof. K. V. Frisch, Arıların Hayatı, çev. Dr. Bedia Bozkurt.
2. Franz Lampeıtl, Arıcılık, Editör: Prof. Dr.Türker Savaş, İst. 2007.
3. Ardahan Arıcılık Üretme İstasyonu Yayınları, yayın no:1, Ardahan, 1985.
4. Prof. Dr. Ali Demirsoy, Yaşamın Temel Kuralları(Entomoloji), Cilt-2/Kısım-2, Ankara 1990
5. Mark L.Winston, The Biology of the Honey Bee, Harvard Unv. Press, Nisan 1991.
6. arîcilik.gen.tr


Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| videolar
site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.