(Allah), gökleri ve Arz'ı örneksiz yaratandır. O, bir işe karar verirse, ona yalnızca "Ol" der, o da hemen oluverir.
[BAKARA(2)/117]
(Allah), gökleri ve Arz'ı örneksiz yaratandır. O'nun nasıl bir çocuğu olabilir? O'nun bir eşi (zevcesi) yoktur. O, herşeyi yaratmıştır. O, herşeyin Alimi'dir.
[EN'AM(6)/101]
Yedi Gök, Arz ve içindekiler, O'nu tesbih eder. O'nu, övgü ile tesbih etmeyen hiç birşey yoktur. Ancak siz, onların tesbihini anlayamazsınız. Muhakkak O, Halim'dir, Bağışlayan'dır.
[İSRA (17)/44]
Muhakkak Biz, 'Emaneti' (İslamı) gökler'e, Arz'a ve dağlara arz ettik. Onlar, 'Emanet'i yüklenmekten çekindi ve korktu. Onu insan yüklendi. Muhakkak (insan), zalim ve cahildir.
[AHZAB(33)/72]
Muhakkak, Davud'a tarafımızdan bir üstünlük verdik. "Ey dağlar ve kuşlar! Onunla beraber dönün(tesbih edin)!" dedik. Ona demiri yumuşattık.
[SEBE(34)/10]
Bugün Biz, onların ağızlarını mühürleriz. Kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları şahitlik etmektedir.
[YASİN(36)/65]
(Arz'ın) üstünde sarsılmaz dağlar kıldı, orada, bereketler yarattı ve isteyip-arayanlar için, 'eşit-dengeli' olmak üzere, dört günde(devirde) rızıklar takdir etti.
Sonra, oraya Göğe yöneldi, o duhan(gaz) halinde idi. Böylece (Göğe) ve Arz'a dedi ki: "İsteyerek veya istemeyerek gelin!" İkisi de: "İsteyerek (İtaat ederek) geldik" dediler.
[FUSSİLET(41)/10-11]
O gün Allah, düşmanlarını ceheneme toplar, onları orada biriktirir.
Oraya toplandıkları zaman, onların yaptıkları şeylere; (kendi) kulakları, gözleri ve derileri, şahitlik eder.
Kendi derilerine derler ki: "Niçin aleyhimizde şahitlik ettiniz?" (Derileri) dediler ki:
"Herşeyi konuşturan Allah, bizi de konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattı ve O'na döndürülüyorsunuz."
"Siz, kulaklarınız, gözleriniz ve derilerinizin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Aksine, yaptıklarınızın birçoğunu, Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz."
[FUSSİLET(41)/19-22]
|