Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com





 

Cin-Şeytanlar/ İnsanlık Tarihi, Mu-Atlantis ve "Ye'cuc- Me'cuc"/ Kur'an'da ''Ye'cuc-Me'cuc''

KUR'AN'DA "YE'CUC-ME'CUC"

Dediler ki: "Ey Zülkarneyn, şüphesiz Ye'cuc ve Me'cuc, Arz'da(Yer'de) fesat çıkarıyor. Bizimle, onlar arasında bir set yapman için, sana bir haraç verelim mi?"

(Zülkarneyn) dedi ki: "Rabb'imin bana verdiği imkan(güç) daha hayırlıdır. Siz bana kuvvetinizle yardım edin, sizinle onlar arasına aşılmaz bir engel yapayım."

"Bana, demir kütleleri getirin." Nihayet dağın iki yamacı arasını, bir seviyeye kadar (demirle) doldurunca. "Bu (kütleler) kor haline gelinceye kadar üfleyin(körükleyin)! Bana getirin, üzerine erimiş bakır dökeyim" dedi.

(Artık bundan sonra Ye'cuc-Me'cuc) onun üzerinden aşmaya ve onu delmeye güç yetiremezler.

(Zülkarneyn) dedi ki: "Bu Rabb'imden bir rahmettir. Ne zaman ki; Rabb'imin vaadi gelir, o engeli(seti) yerle bir eder. Rabb'imin (Ye'cuc-Me'cuc) vaadi gerçekleşir."

O gün, bazısını(Ye'cuc-Me'cuc'u), bazısının(o Hakk'ı örtenlerin) üzerine dalga dalga bırakırız. Arkasından Sur'a üfürülür ve onları, bir toplayışla toplarız.

[KEHF(18)/94-99]

O an ki çetin azabımızı hissettiler, o zaman oradan uzaklaşıp kaçıyorlardı.

Kaçmayın! İçinde (şımardığınız) etrafınıza ve meskenlerinize dönün! Umulur ki hesap vereceksiniz!

Dediler ki: "Yazıklar olsun bize! Muhakkak biz zalimler olduk!"

Onların bu bağırıp-çağırmaları, Biz onları hasad edip, söndürünceye kadar devam eder.

Biz, Göğü, Arz'ı ve ikisi arasındakileri, oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık!

[ENBİYA(21)/12-16]

Bir 'Karyete'(İsrailoğulları) ki, onları helak etmeyi haram (kıldık). Şüphesiz onlar, (Hakk'a) dönmezler.

Ta ki Ye'cuc, Me'cuc çıkıncaya ve her bir tepeden akın edinceye kadar!

Hak 'vaad'(helak) yaklaşmıştır. O zaman, Hakk'ı örtenlerin gözleri, bir noktaya dikilecek ve: "Vay başımıza, biz bu şeyden(helaktan), gaflet içindeydik. Bilakis bizler, zalimleriz" (diyeceklerdir).

[ENBİYA(21)/95-97]

O gün o(müminler), 'Büyük Korku'dan('Ye'cuc-Me'cuc' saldırısından) mahzun olmazlar. Melekler, onlarla karşılaşırlar. (Derler ki): "İşte bu gün ki; size o vadedilmişti."

[ENBİYA(21)/103]

Nihayet üzerlerine, 'şiddetli azap sahibi bir kapı'yı(Ye'cuc-Me'cuc kapısını) açtığımızda, o zaman onlar, orada ümitsiz kalanlar oldular.

[MÜ'MİNUN(23)/77]

Onlar(kafirler) diyorlar ki: "Şayet doğru sözlüler iseniz, şu 'fetih'(Ye'cuc-Me'cuc'un çıkması) ne zaman?"

De ki: "Fetih günü, o örten kimselerin imanları fayda vermez. Onlar bekletilmezler de!"

Onlardan yüz çevir ve bekle! Muhakkak onlar da bekleyenlerdendir.

[SECDE(32)/28-30]

(Ey Muhammed!), şayet o dehşete kapıldıkları zamanı(Ye'cuc-Me'cuc saldırısını) görseydin! Artık kaçış yok ve yakın bir yerden yakalanırlar.

Derler ki: "Biz O'na(Allah'a) iman ettik." Onlar uzak bir yerden onu(imanı) nasıl elde edecekler?

[SEBE(34)/51-52]

O gün (sizi), büyük bir yakalayışla yakalarız, muhakkak Biz, intikam alanlarız.

[DUHAN(44)/16]

Biz, onlardan önce yakalayış bakımından daha şiddetli nice nesilleri helak ettik . (Onlar), kurtuluş var mı diye sığınaklı beldeler oydular.

[KAF (50)/36]

 
Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.