Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com







 

Cin- Şeytanlar/ Kur'an Diyor ki: "Şeytan Sizin Düşmanınız Siz de Ona Düşman Olun!"/İblis İmzalı Filmlerin Mesajları/ Kehanet: Şeytan Fısıltısı

KEHANET: Şeytan Fısıltısı

KEHANET: Şeytan Fısıltısı

Bu yazımızda, İblis imzalı yapımlardan birisi olan Kehanet filmini analiz edeceğiz. Beyin yıkama, yalan ve aldatmacalarla dolu bu filmin gizli mesajlarını ve şeytani amaçlarını ortaya koymaya çalışacağız.

Filmin temel konusu; Dünya'nın, "Güneş patlamaları"yla son bulacak olan akıbetinin, bir kehanet ile haber verilmesi ve bu haberi veren cin-şeytanlar tarafından "insanlığın kurtarılması"dır. Ve elbette bu, bir cin masalıdır.

İnsanoğlunun en büyük düşmanı olan İblis, Yaklaşan Saat'te; yalan ve iftiralar üzerine kurduğu, insanlığı kontrol altına almayı amaçlayan "küresel çaplı planı"nı işletmek için, tüm kozlarını kullanmaktadır. Bu "kadim plan"ı hayata geçirmek için yapamayacağı şey yoktur. Her türlü pislik ve iftirayı, köleleri olan "ifritler" ve "insan şeytanları" aracılığıyla kusmaktadır. İblis imzalı filmlerden birisi olan Kehanet filmi de, aynı plana hizmet eden bir aldatma ve yönlendirme aracıdır.

Filmde sarışın, siyah giyinen, fısıldayan adamlar kimlerdir?
Kimse gelecekten haber verebilir mi?
Dünya'nın son bulması ve insanlığın kurtarılması masalının aslı nedir?
Bu ve benzeri sorulara film analizi içerisinde cevap verecek ve filmde yer alan diğer şeytani unsurları analiz etmeye çalışacağız.

2009 yapımı olan Kehanet filminin yönetmeni, "kült filmleri" ile tanınan Alex Proyas'tır. Film 50 milyon dolarlık bir bütçe ile çekilmiş, ABD-İngiltere ortak yapımı bir filmdir. Proyas'ın filmleri arasında Matrix'e olan benzerliği ile dikkat çeken Gizemli Şehir(Dark City), Karga(The Crow) ve Ben Robot(I, Robot) gibi filmler de bulunmaktadır.

Filmin başrollerinde; "Melekler(Şeytanlar) Şehri", şeytana ruhunu satan bir adamın anlatıldığı "Hayalet Sürücü", vampirleşen bir adamı konu alan "Vampirin Öpücüğü" ve masonluğun övülerek göklere çıkarıldığı "Ulusal Hazine" gibi filmlerle meşhur olan ünlü aktör Nicholas Cage ve çocuk oyuncu Chandler Canterbury yer alıyor. Filmin başrol oyuncusu Nicholas Cage kendini, büyük bir Alex Proyas hayranı olarak tanımlıyor ve bu filmin, insanların düşüncelerini değiştirebilecek yetenekte bir film olduğunu söylüyor.

FİLMİN YÖNETMENİ: ALEX PROYAS

Alex Proyas, spritüel filmler yapması ile tanınan bir yönetmendir. Karga(The Crow) ve özellikle Matrix'ten önce çekilmiş olup Matrix'e olan benzerliği ile kült olarak kabul edilen Gizemli Şehir(Dark City) filmleriyle kalabalık bir izleyici kitlesi edinmiştir. Genellikle filmlerinde, gizemli filozofik ve New Age'ci temalar kullanmaktadır.

Röportajlarında Tanrı'ya inanıp inanmadığı sorusunu; "Ben bir agnostiğim(bilinmezci)" şeklinde cevaplamaktadır. Koyu bir Hıristiyan olan Ryne Douglas Pearson'ın kitabından senaryolaştırılan Kehanet filminin senaryosu ile kitabı arasında da Alex Proyas tarafından yapılan birçok değişiklik bulunmaktadır. "New Age unsurları"nı, senaryoya ustaca döşemiştir. Hıristiyanlık kavramlarına inanmadığını belirten Proyas, filmin sonunu, kitaptan farklı olarak bitirmeyi tercih etmiştir. Yönetmen şuan Dracula efsanesinin doğuşunu anlatan, Dracula Year Zero(Drakula Yıl Sıfır) adında bir film çekmektedir.

FİLMİN ÖZETİ

Uzaylı(!) şeytanlardan, gelecek 50 yılda olacakları(!) fısıltıyla alan medyum kız Lucinda. Bakışları, içinde şeytan bulunan bir insanı çağrıştırıyor.

1959 yılında Amerika'da bir ilkokulda, öğrencilerden 2009 yılını nasıl hayal ettiklerini gösteren resimler yapmaları istenir. Bu resimler bir zaman kapsülüne konur ve 50 yıl sonra açılmak üzere okulun bahçesine gömülür. Öğrenciler arasında tuhaf davranışları ve içine kapanıklığı dikkat çeken Lucinda adındaki küçük kız ise, resim yapmak yerine uzun uzadıya sadece numaralardan oluşan bir mektup yazar.

2009 yılına gelindiğinde, zaman kapsülünün üzerinden 50 yıl geçmiştir ve aynı ilkokulda okuyan öğrencilere dağıtılmak üzere açılır. Her öğrenciye, çıkan resimlerden biri verilir ancak Caleb adındaki çocuğa ise Lucinda'nın yazmış olduğu mektup düşer.

Caleb işitme cihazı kullanan, bilime meraklı, zeki ve duygusal bir çocuktur, babası MIT'de astrofizik profesörüdür ve annesini ise bir süre önce bir kazada kaybetmiştir. Numaraların bulunduğu mektubu babası John'a gösterir ve bir süre sonra John, şifre şeklinde yazılmış numaraların, insan eliyle veya doğal olarak gerçekleşen felaketlerin meydana geldiği tarih, konum ve ölen kişi sayısını gösterdiğini fark eder. Mektupta yer alan son üç kehanet dışındaki tüm kehanetler gerçekleşmiştir. Biri uçak, diğeri metro kazası olmak üzere, iki büyük kaza meydana gelir, John bu kazaları engelleyemez, geriye sadece son bir kehanet kalmıştır. Bu da, Güneş patlamaları sonucu tüm Dünya'nın yok olmasını içermektedir.

Caleb ve Abby, devamlı fısfısçı şeytanların fısfıslarına muhatap oluyorlar.

Tüm bunlar olurken John'un oğlu Caleb, işitme cihazını takmadığı zamanlarda bir takım fısıltılar işitmekte ve evlerinin etrafında uzun siyah giyimli, sarı saçlı esrarengiz yabancılar görmektedir. Siyah giyimli bu adamlara çocuk, "fısıldayan adamlar" adını vermektedir ve bu adamların konuştukları sadece Caleb ve arkadaşı Abby tarafından duyulabilmektedir. Siyah giyimli, fısıldayan adamlar, çocukları kaçırarak, ormanlık bir alana götürür. Burada kapsül şeklinde bir uzay gemisi bulunmaktadır.

Filmin sonunda uzaylı oldukları anlaşılan bu gizemli adamlar, John'u uzay gemisine kabul etmezler ve sadece iki çocuğu alarak uzay gemisine binip yeni bir gezegene giderler. Fısıldayan adamlar, uzay gemisine bindiklerinde, insan kılığından çıkarak kanatları ve beyinleri bulunan, enerji-ışık formuna dönüşürler. Tüm Dünya, Güneş patlamaları neticesinde kıyameti yaşar ve yok olur.

Filmin son sahnesinde, iki çocuk, uzaylılar tarafından kurtarılarak, fantastik cennet görünümünde yeni bir gezegene; altın rengi başaklardan oluşan bir tarlanın ortasına bırakılırlar.

FİLMİN ANALİZİ

Çocukların etrafında devamlı dolaşan fısfısçı bir şeytan, arabanın camında yansıması ve Caleb.

Yalan ve çarpıtmalarla dolu olan filmde, izleyiciye doğrudan ve üstü kapalı olarak birçok mesaj verilmektedir. İblis imzalı diğer filmlerde olduğu gibi bu filmde de verilen mesajlar, izleyicilerin "bilinçaltı"nı hedef almakta ve görsel efektlerle desteklenmektedir.

İşte filmde sunulan yalanlar ve işte gerçekler:

Yalan 1: Filmde Lucinda adındaki küçük kız, okulun bahçesinde güneşe doğru odaklanmış bir şekilde bakarken, fısıltı şeklinde sesler duyuyor. Fısıltılarla, küçük kıza gelecek 50 yılda ki felaketlerin yer ve zamanı, ölecek kişi sayısı bildiriliyor. Ve o da tüm bunları, insanlığı haberdar etmek için rakamlarla kâğıda döküyor. Lucinda büyüdüğünde de kehanetlerde bulunmaya devam ediyor. Hatta ileride, güya kendi kızının ne zaman öleceğini de bildiriyor.

Gerçek 1: Filmde sarışın, soluk benizli, siyah giyinen fısıldayan adamlar ve filmin sonunda da uzaylı olarak gösterilen kişiler, gerçekte "cin- şeytanlar"dır. Bizler biliyoruz ki, Allah bildirmedikçe hiç bir insanın, cinin veya cin-şeytanın gelecekte neler olacağını bilmesi mümkün değildir. Hiç kimse bir kişinin ne zaman ve nerede öleceğini bilemez. Bunun bilgisi ancak Yüce Allah'ın katındadır. Peygamberimiz'den önce cinler, semanın burçlarına oturarak üst semaları kulak hırsızlığı yaparak dinliyor, edindikleri bilgi kırıntılarını da yeryüzündeki kâhin ya da medyumlardan dostlarına bire yüz katarak aktarıyorlardı. Ancak Peygamberimiz'in (s.a.v) gelmesi ile burçlardan kulak hırsızlığı yapan her şeytanı "ışın topu" yaktığından, bu işten engellendiler. Bu konuda Kur'an'da şu ayetler zikrediliyor:

Muhakkak Biz, Dünya Göğü'nü, yıldız süsüyle süsledik.
Onu, her (kovulmuş) asi şeytandan koruduk.
Onlar, Mele'i A'la'yı(Yüksek Melekler'i) dinleyemezler, her yandan kovulup atılırlar.
Uzaklaştırılırlar. Ve onlara sürekli bir azap vardır.
Ancak (sözü), çalıp-kapan olursa; artık ona isabet eden 'yakıcı-delici ışın topu' vardır.

[SAFFAT (37)/6-10]

Filmde bir medyum olarak gösterilen Lucinda, doğrudan "şeytanlardan vahiy" alıyor. Kahinlik yahut medyumluk; yani şeytanlardan haber ve vahiy alma, onlara kanallık etme, onların yaldızlı lafları ile insanları Hak'tan uzaklaştırma işidir. Şeytanlar, yaldızlı laflarını kâhinlere doğrudan iletirler ve onlar vasıtasıyla gelecekten haber verme veya bir olayı bilme gibi oyunlarla insanları etkilerler. Medyumlar, İblis'in sadık elçileridir ve İblis'in kadim planını gerçekleştirmek adına ona hizmet etmektedirler. Bu medyum geçinen İblis dostlarının içine giren cin-şeytanlar, onları bir radyo istasyonu gibi kullanarak, insanları saptırmaya çalışırlar. Bugün bu yayınlarla cin-şeytanlar, dünyada milyonlarca insanı tuzaklarına düşürmüşlerdir.

Evrimci-ateist astrofizik profesörü John: Caleb'in babası.

Yalan 2: John, MIT'de bir astrofizik profesörüdür. Babası ise Hıristiyan bir papazdır. Karısını bir kazada kaybetmiştir. Tanrı'ya ve cennete inanmamaktadır. Üniversitede verdiği kozmoloji derslerinde, evrenin oluşumunu "evrimci evren teorisi" ile açıklamaktadır. Bu teoriye göre her şey, basit bir tesadüften ibarettir ve varoluş, çok karmaşık kaçınılmaz kimyasal kazalar ve biyolojik mutasyonlara bağlıdır. John'a göre varoluşun büyük bir anlamı ve amacı yoktur.

John, oğlunun getirdiği şifreli mektubu çözer. Amerika'da yaşanan 11 Eylül olayları da dâhil olmak üzere, son 50 yıl içinde yaşanmış birçok olayların tarihlerini ve zamanlarını ve daha olmamış olayları, tarih, zaman ve ölen kişi sayıları ile verir. Karısının öldüğü olayı da mektupta bulunca, oğlu Caleb'in, Lucinda'nın kehanetlerini açığa çıkarmak için seçilmiş olduğuna inanmaya başlar. Mektupta yer alan gerçekleşmemiş sadece 2 büyük olay vardır ve John, bu iki felaketi engellemeye çalışır ancak başarılı olamaz. Ayrıca mektup eline daha önce geçmiş olsaydı, karısının ölümünü engelleyeceğini zanneder.

Gerçek 2: Filmde John karakteri, Tanrı'ya inanmayan, yaratılışı reddeden ve her şeyin bir rastlantıdan ibaret olduğuna inanan günümüz evrimci-ateist bilim adamı profili ile örtüşmektedir. Herhangi bir dini inançlarının olmadığını söyleyen, ancak kendi mantıklarını ilah edinen ve maddeye tapan bu tarz ateist-evrimciler, şeytanların sahnelediği bir takım olağanüstülükleri(!) gördüklerinde, onların eteğine yapışırlar. Yaklaşansaat'te de tüm bu ateist-evrimcilerin, Deccal'in göstereceği olağanüstü şarlatanlıkları karşısında, şaşkına döneceği ve Deccal'in önünde secdeye kapanacakları muhtemeldir.

Caleb, Lucinda'nın 50 yıl önce fısfısçılardan aldığı gelecekteki felaketleri şifreleyen kağıdı okuyor.

Ayrıca hiç kimsenin; Sonsuz Yüce Allah'ın takdirini yahut ölümü engellemeye ne gücü yeter ne de bir yetkisi vardır. Her şey, Allah'ın izni ve takdir etmesi ile gerçekleşir. Allah izin vermezse, bir yaprak bile düşmez. Ancak bu tarz mantığını ilah edinmiş ateistler, her şeyin rastlantıdan ibaret olduğunu ve isterlerse olayların seyrini değiştirebileceklerini sanarak büyük bir aldanma içindedirler. Evrenler(alemler), Yer- Gök ve bu ikisi arasındaki her şey, Sonsuz Akıl Sahibi Allah'ın eseridir. Ancak kalpleri kibirle katmerleşmiş ve gerçeğe kapalı olanlar için her şey rastlantıdır. Sonsuz Yüce Yaratıcı'yı reddetmek ne kadar akıl dışı ve ne kadar da hazindir.

Yalan 3: Caleb, yaşıtlarına göre farklı davranan, duygusal bir çocuktur. Bilime meraklı, bu yaşında vejeteryanlığı tercih etmiş, dünya dışı yaşamı sorgulamaktadır. İşitme cihazını takmadığı zamanlarda fısıltılı bir takım sesler duyar. Zaman zaman etrafında siyah giyinen, soluk benizli, sarışın ve asla konuşmayan bir takım adamlar görür. Caleb, bu adamları "fısıldayan adamlar" şeklinde adlandırır.

Ayrıca filmde, Caleb ve arkadaşı Abby, fısıldayan adamların, kafalarının içinde fısıldadıklarını söyler. Bu adamlar, Caleb'e bir takım vizyonlar da gösterirler ve filmin sonunda uzaylı olarak gösterilen bu adamlar, dünyadan sadece belli seçilmiş çocukları uzay kapsüllerine alarak, sözde yeni bir gezegene götürür ve insan neslinin devam etmesi için uğraşırlar.

Kendilerini sürekli değişik formlara ve insan formuna sokarak, tarih boyunca insanlara vesvese veren bir fısfısçı cin-şeytan ve arkasında tayfası.

Gerçek 3: Daha önce de belirttiğimiz gibi, fısıldayan ve sözde insanlığı kurtarmaya çalışan bu iyi kalpli uzaylılar(!), gerçekte "cin- şeytanlar"dır. Herkesin yanında, İblis tarafından görevlendirilmiş bir veya daha fazla sayıda cin-şeytan bulunmaktadır. Bu "cin-şeytanlar"ın amacı, yanında bulundukları kişiye vesveseler vermek, yaldızlı sözler fısıldamak, yular takarak kontrol etmek ve nihai olarak "İblis'in planı"na hizmet ettirmektir. Gerçekte şeytanlar, insandan nefret ederler ve ademoğlunun kadim düşmanıdırlar. Kendilerini çağıran kimselerin cehaletinden yararlanırlar ve özellikle çocukları çok daha kolay bir şekilde etkileyip kandırabilirler. Filmde uzaylı olarak gösterilen cin-şeytanlar için "fısıldayan adamlar" ifadesini kullanarak yönetmen, bu karakteristik şeytan özelliğiyle "uzaylı yalanı"nı pekiştirmiştir.

İzleyiciye, önce korkutucu ve gizemli görünen bu adamlar, final kısmında aslında iyi niyetli ve insanlık için çalışan uzaylılar olarak kendilerini lanse etmektedirler. Kendilerini uzaylı diye yutturmaya çalışan cin-şeytanlar, filmde siyah elbiseler giymektedirler, soluk benizli-sarışındırlar ve robot gibi ruhsuz hareket etmektedirler. Ruhsuz-duygusuz robot gibi hareket etmeleri gerçeğe uygundur. Cin-şeytanlar duygudan mahrum bir şekilde, İblis'in robotlaşmış köleleri olarak sadece ona hizmet ederler.

Fısfısçı cin-şeytanlar, sürekli çocuğun evinin etrafında gözetliyorlar.

Yalan 4: Caleb karakteri, "seçilmiş bir çocuk" olarak sunulur. Okulda zaman kapsülü açılıp, çıkan resimler öğrencilere dağıtılırken, Lucinda'nın kehanetini içeren mektubu Caleb alır. Fısıldayan adam olarak tabir edilen bu cin-şeytanlar, ilk bu dakikada çocuğa görünmeye ve fısıltılı sesler çıkarmaya başlarlar. Bundan sonra da evlerinin çevresinde, gece yatak odasında, bahçede oynarken sürekli çocuğu gözetlerler. Filmin sonunda da cin-şeytanlar, sadece çocukları kurtarır. Fısıldayan adamlar, her gece çocuğun evinin etrafında sayıları artmış bir şekilde beklerler. Bu hareketleri ile sözde Dünya'nın sonunun geldiği ve Dünya gezegeninin büyük küresel yok oluşla karşı karşıya olduğuna dikkat çekmeye çalışırlar.

Gerçek 4: Filmde cin-şeytanlar, çocuklarla konuşmakta, onlar vasıtasıyla insanlara mesaj göndermekte, filmin sonunda sadece çocukları kurtarmaktadırlar. Cin-şeytanlar, çocukları çok daha kolay kandırıp kontrolü altına alabildiğinden, istedikleri her tür çılgınca eylemi çocuklara yaptırabilirler. Şu cinnet çağında, İblis imzalı çizgi filmlerle büyüyen sevgisiz, merhametsiz ve ruhsuz çocuklar, her türlü cinayeti-sapkınlığı yapabilecek potansiyel katiller olmaya malesef adaydır.

Filmde Güneş, Dünya'yı yok ediyor. Elbette "Fiili Kıyamet"te bu olay gerçekleşecek ve kimse de kurtulamayacak. Her zamanki gibi gerçeğin saptırılması...

Yalan 5:  Filmde son kehanet, Dünya'nın yok olacağını söyler. John, astrofizik profesörüdür ve yayınladığı tezde, Güneş dışı bir takım etkinliklerden; Ülker takım yıldızının birinde yüksek bir patlama olacağına dair bir dizi kanıttan bahseder. Güneş sisteminde çok büyük bir patlama olacak; radyasyon dalgası ozon tabakasına zarar verecek ve gezegende yaşayan her canlı yok olacaktır. Sözde kehanetle örtüşen bilimsel veriler karşısında John, her şeyin sonunun geldiğini düşünür.

Gerçek 5: İblis, her zamanki gibi sahnelediği senaryoları, bir takım gerçeklere, yalanlar ve iftiralar karıştırarak sunuyor. Bunu yaparken Hakk'ı, batıl gibi göstermesinin yanı sıra; bir takım gerçekleri alarak onları kendi planı doğrultusunda makyajlıyor. Gerçekte, dünyayı "Fiili kıyamet"ten önce Yaklaşansaat'te büyük bir helak beklemektedir. Ye'cuc-Me'cuc'un çıkması, küresel çapta bir helaktır. Bu Allah'ın vaadidir ve Hak'tır. İblis ise bu filmde, böyle bir yaklaşansaat gelmeyecek ve yaygın bir helak olmayacakmış gibi, doğrudan Dünya'nın yok oluş hikâyesini uydurmaktadır. Ve Allah'ın tehdidini örterek, seçilmiş çocuklardan oluşan bir insan topluluğunu kurtararak, onları insan medeniyetinin geriye kalanları olarak sunmaktadır. Bu, büyük bir yalandır. İblis'in adamları, medyumlar aracılığıyla hep şu "altüst edilmiş kavramlar"ı içeren mesajı yaymaya çalışırlar:

"Tüm eski enerjiler(eski büyük dinlerin mensupları) yok olacak. Yeni enerjiler(New Age kardeşliği), yeni dünya; altın çağda; Mesih çağında ebedi yaşayacaklar."

Kendilerini melek gibi kanatlı ve ışık adamlar olarak sunan fısfısçılar, çocukları yeni bir gezegene götürüyorlar.

İblis, yerine ve zamanına göre farklı insan toplulukları için farklı yalanlarla aldatıcı mesajlarını yaymaktadır. Bu filmde ise İblis, insanlığa sözde şu mesajı vermektedir: Bizler, başka galaksilerden, gezegenlerden gelen iyi uzaylılarız. İnsanlığı seviyoruz(!) ve sizlere gelecekte yaşayacağınız felaketleri haber veriyoruz, ancak sizden yeni enerji olanlarınızı; ışık işçilerini(!), yani bizim öğretilerimize açık olanları kurtaracağız; yepyeni adeta cennet gibi bir gezegene yerleştireceğiz. Ancak eski enerjiler ise kaybedecekler. Saptırılmış kavramlarla inşa edilmiş bir palavra kurtarıcılık. Bütün bu İblis imzalı filmlerdeki insanlığı kurtarma masalları, gerçekte insanlığı dünya ve ahirette helaka sürüklemekten başkası değildir.

Yalan 6: Fısıldayan adamlar, çocukları almak için geldiklerinde, uzay gemisine binerken kılık değiştiriyorlar. İnsan silueti şeklinde, ışık formuna dönüşüyorlar. Kafalarında beyinleri gözüküyor. Şeffaf, enerji formundalar ve kafaları oval şeklinde. Ayrıca sırtlarında da belli belirsiz ışıktan kanatlar var.

Gerçek 6: Kendini uzaylı diye yutturmaya çalışan cin-şeytanlar, gerçekte dumansız ateşten yaratılmışlardır. Filmde ifşa ettikleri gibi bir çeşit ışık-enerji formuna girebilirler. Cin-şeytanlar, elbette değişik formlarda insanlara görünme yeteneğine sahiptirler. Filmin sonunda kanatlı olarak görünmeleri, kendilerini melek olarak pazarlama gayretinden başkası değildir. Bu, filmin romanında olmayıp, yönetmen tarafından senaryoya sonradan kurnazca eklenmiş bir ayrıntıdır.

SONUÇ

Kaçırılan-kandırılan çocuklar yeni hayali bir gezegende. Tamamen hayal ve yalan.

Bu ve benzeri filmler, öncelikle insanların bilinçaltına, "uzaylı" yalanını pompalamaktadır. Bu uzaylı edebiyatı, yakın zamanda; film ve haberlerle çok daha fazla işlenmektedir. Bu yoğun propagandanın elbette bir amacı vardır. Uzaylı postuna bürünmüş bu yaratıklar, bazı filmlerde kötü uzaylı, bazı filmlerde ise iyi uzaylılar olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Bu iyi ve kötü uzaylı dualitesi, İblis'in dünyayı ele geçirmek için tasarladığı "kadim plan"ın bir parçasıdır.

Kendilerini kurtarıcı olarak gösteren cin-şeytanlar, bu filmde iyi uzaylılar olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Bu iyi uzaylılar, güya gelecek felaketleri haber verip, insanlığı kurtarma misyonu yüklenmektedirler. Seçilmiş çocukları başka bir gezegene götürmeleri ve sözde insan neslinin devam etmesini sağlamaları, şuuraltına ekilmeye çalışılan "kurtarıcı melekler(!)" yalanından başkası değildir.

Yaklaşan Saat'te; İblis'in, Deccal'i çıkarma hazırlıklarına hizmet eden en önemli unsur, dünyayı "kaos ve korku"ya mahkum edecek şartları oluşturmaktır. Daha sonra da insanlığı bu durumdan kurtaracak yalancı bir Mesih çıkarmaktır. Böylece insanlık, kötü uzaylıların, küresel güçlerle işbirliğinden doğan "kaos ve korku"yla "Mesih-i Deccal"in kucağına atılacaktır. Öte yandan "Mesih-i Deccal"in yanında yer alan iyi uzaylı veya melek postuna bürünmüş cin-şeytanlar; kurtarıcı rolleriyle arzı endam edecekler ve böylece denize düşenler, "sürüngen yılanlar"a sarılacaklardır. Bütün bu tip filmlerin hizmet ettiği amaç budur.

Maalesef birçok gafil, boş kafalı genç, bütün bu filmlerin mesajlarını anlamaktan acizdir. Hayal aleminde dolaşmak, olağanüstü kurgu, efekt ve hareketler, filmlerin avlamak istediği gençleri sarhoş etmekte; tıpkı yılan zehrinin uyuşturucu etkisiyle yılana av olmak gibi trajik bir sonuç doğurmaktadır. Bu filmlerin yapımcılarının, kendileri gibi boş kafalı olduğunu sanan hayalciler, uyandıkları zaman atı alan Üsküdar'ı geçmiş olacaktır.

Kader Demirpehlivan
yaklasansaat.com

03/02/2011

Kaynaklar:
1) Kur'an-ı Kerim
2) imdb.com
3) christiancinema.com
4) en.wikipedia.org
5) blogs.suntimes.com

 
Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| seslendirmeler| videolar| site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.